Bölüm 88: Kaçış

avatar
2508 15

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 88: Kaçış


 

Seres Tot’un beş metre boyundaki heybetli vücudu karşısında Kara Gladyatör bir kedi kadar uysal görünüyordu.

 

Altın zırhlı mumya, kadim zamanlardan kalma bir titanın yeniden dirilişmiş hali kadar tehditkardı.

 

Seres Tot saldırı menziline girerse işler çirkinleşebilirdi.

 

Kara Gladyatör Nie Yan’ın emriyle ansızın havaya sıçradı. Uygun bir yüksekliğe ulaşınca başını aşağı döndü ve mermi misali hızla düşmanın üzerine daldı.

 

Kara Gladyatörün yaklaştığını gören Seres Tot’un gözlerindeki alevler titreşti. İskelet ejderhanın zayıflığı karşısında aşağılayıcı bir tavırla ellerini kaldırdı. Elinin tersiyle ejderhaya hafifçe dokunması, daha kendisine yaklaşamadan ejderhayı yere çalmasına yetti.

 

Kara Gladyatör sertçe yere çarpıp sürüklenmeye başladı. Sonunda duvarlara çarpıp durdu.

−139

 

Seres Tot’un hasar çıktısı gerçekten korkunçtu. Kara Gladyatör bile yüksek savunmasına rağmen tek hamlede canının %20’sinden fazlasını kaybetmişti.

 

Yine de ayağa kalkıp bir kez daha Seres Tot’un üzerine atıldı.

 

Kara Gladyatör patronu oyalayamazsa Nie Yan’ın kaçma şansı kalmıyordu.

 

Kara Gladyatör gibi bir hizmetkar bulmak kolay iş değildi. Lakin hayatının pamuk ipliğine bağlı olduğu bu durumda elinde başka seçeneği yoktu. Zaten Hortlak Ayininin süresinin dolmasına da çok bir şey kalmamıştı.

 

Kara Gladyatör Seres Tot’a yaklaştığında direkt olarak üzerine atlayıp beline pençesini geçirdi. Pençesini -belinde sabitledikten sonra geri çekmedi. Seres Tot buna karşılık altın kılıcını kaldırıp savurdu. Temiz bir hamleyle Kara Gladyatörün beline sapladığı pençesini, kolundan itibaren kesip aldı. Ardından dirseğiyle Kara Gladyatöre öyle bir vurdu ki, iskelet ejderha ipi kopan uçurtma gibi uçmaya başladı.

 

Hortlakların genelinde olduğu gibi Seres Tot’un hareketleri de hantaldı. Bu sayede Kara Gladyatör az önceki saldırıdan ciddi bir hasar almadan kurtulmayı başarmıştı.

 

Fakat o da artık sınırına yaklaşıyordu. Kalan %21 canıyla Seres Tot’un başka bir saldırısına daha dayanamazdı.

 

Kara Gladyatörün ölümü an meselesiyken Nie Yan da iyiden iyiye gerilmişti. Seres Tot’un ilerleyişini biraz geciktirmişti ama tamamen durdurmayı becerememişti.

 

On iki saniye… On dört saniye… On beş saniye…

 

Plan başarısız olmuştu. Seres Tot durdurulamazdı. Şu anda altın zırhlı dev beden Nie Yan’ın hemen önündeydi. Seres Tot ışıl ışıl parlayan kılıcını yavaşça başının üzerine kaldırdı. Eğer kılıç Nie Yan’a dokunursa, hiç kuşkusuz ölecekti.

 

Kılıca baktığında Nie Yan’ın zihninde ikiye yarılmış bedeninin hali canlandı. Ayağa kalkmaya çalışan Kara Gladyatöre baktı. Hadi! Hadi! Acele et!

 

Kara Gladyatör ayaklandı. Dengesini tam sağlayamadan tekrar Seres Tot’a doğru koşmaya başladı.

 

Kılıç tam Nie Yan’ın üzerine inip onu ikiye ayıracakken Kara Gladyatör yandan gelip Seres Tot’a tosladı ve iri cüssesinin etkisiyle Seres Tot’un dengesini yitirmesini sağladı. Kendisinden daha aşağıdaki bir varlığın yaptığı bu hamle Seres Tot’u kızdırmış olacak ki anında kılıcıyla misilleme yaptı.

 

Kılıcından yayılan yay şeklindeki ışık Kara Gladyatörün kemik vücudunu kesip geçti. Koca ejderha ikiye ayrılmıştı. İki parça yere çarptığında zemin şiddetle sarsıldı.

 

Kara Gladyatörü kemik yığınına çevirdikten sonra Seres Tot’un gözleri şu ana kadar gereken ilgiyi gösteremediği diğer böceğe kaydı.

 

On sekiz… On dokuz… Yirmi!

 

Tam o sırada Dönüş Parşömeni tamamen etkinleşti. Altındaki ışınlanma çemberinden bir ışık yayıldı ve mezardan kayboldu.

 

Işık dindiğinde Nie Yan kendisini Kalor’un transfer noktasında buldu. Kaçış planı başarıya ulaşsa da kalbi hala normal ritminden çok daha hızlı atıyordu. Puşttan sonunda kurtulabildim. Kara Gladyatörü kaybettim ama olsun…

 

Her neyse. Yapacak bir şey yok. Her halükarda zamanı dolunca kaybolacaktı.

 

Her ne olursa olsun hedefine ulaşmış, Sulgata’nın Çizmeleri’ni ele geçirmişti. Şimdi yapması gereken en kısa sürede Güç statüsünü artırmanın bir yolunu bulmaktı.

 

Nie Yan, Genç Yedi ve takımına mesaj attı.Neredesiniz?

 

Kalor’a döndük. Şimdi simya dükkanındayız.İkmal yapmak için kısa süre sonra geri dönmüşlerdi. Sulgata’da çok sayıda mob olduğundan ellerindeki malzemeleri tahmin ettiklerinden daha hızlı tüketmişlerdi. 

 

Güzel, müzayede evinde buluşalım.

 

Tamamdır birazdan oradayız.

 

Bir süre sonra Genç Yedi ve takımı müzayede evine ulaştı. Nie Yan kapının önünde onları bekliyordu.

 

Sizi gördüğüme sevindim.” Nie Yan ilk selam veren taraftı. Bu kişilerin yardımı olmadan ne mücevherleri, ne de Sulgatanın Çizmelerini ele geçiremezdi.

 

Biz de.” Genç Yedi, Yitik ve diğerleri de selam verdiler.

 

Görevini tamamladın mı?” Yitik görevi sorsa da detaylarını sormak kabalık olacağından fazla ileri gitmedi. Görev sadece ve sadece Nie Yan’ı ilgilendiriyordu.

 

Tamamladım. Anlaşmaya göre size Altın kademe bir ekipman borcum var.

 

Genç Yedi araya girdi. “Önemli değil. Vermesen de olur.

 

Takımınızdan iki kişi öldü. Sizi eli boş gönderemem. Bunu vermezsem kendimi kötü hissederim.” Nie Yan, Genç Yedi’ye ticaret isteği gönderdi. Genç Yedi ve takımı hakkında gayet iyi düşünceleri vardı. Samimilerdi ve sözlerinden dönmemişlerdi. Gelecekte bu kişilerle iletişimi koparmamayı planlıyordu.

 

Nie Yan’ın ısrarları sonucu Genç Yedi ticaret isteğini kabul etti ve önünde ticaret penceresi açıldı. Pencereye koyulan eşyayı gördüğünde ise gözleri fal taşı gibi açıldı.

 

Ekipman Dövüşçülerin kullandığı bir çift omuz siperliğiydi. Seviye 10 ekipmanı olması yüksek kalitede bir ekipman olduğu gerçeğini gölgeleyemiyordu. Güç +13 ve Direnç +17… Bu kalitede bir ekipman pazarda en azından 30 gümüşe satılırdı!

 

Genç Yedi aslında Nie Yan’ın kendilerine rastgele bir Altın kademe ekipman vereceğini düşünüyordu. Neticede en vasat Altın ekipmanlar bile yüksek özelliklerinden ötürü oldukça pahalıydı. Nie Yan’ın böyle yüksek kalitedeki bir ekipmanı hediye olarak vereceğini ummuyordu. Ekipman takıma büyük fayda sağlayacağından nezaketen de olsa Nie Yan’ın teklifini geri çevirmeyi düşünmüyordu. Aksi taktirde takım lideri olarak görevini yerine getirememiş olurdu. Zira Dövüşçünün savunması takımın başarısında önemli pay sahibiydi.

 

Madem ısrar ediyorsun, bana da kabul etmek düşer. Kardeş Nie Yan, yardımımızın gerektiği bir durum olursa sormaya çekinme. Elimizden gelen bir şey olursa seve seve yaparız!” Genç Yedi son derece samimi bir üslupla konuşuyordu. Az önceki gibi göstermelik nezaketinden eser kalmamıştı.

 

Aslında Nie Yan da çantasından rastgele bir ekipman vermeyi düşünmüştü. Ancak onların samimi halleri ve kendisine yardımcı olmak için canlarını feda eden iki takım üyeleri fikrinin değişmesini sağlamıştı. Onlara hak ettikleri gibi davranmalıydı. Kendisinin kullanamayacağı bir şey olduğundan omuz siperliklerini vermekte sakınca görmemişti. Satması durumunda elde edeceği parayı umursamıyordu. Ne de olsa Nie Yan gibi birine o para bozukluk miktarındaydı.

 

Genç Yedi hediyeyi geri çevirseydi, hoşnutsuzluğunu kazanırdı. Nie Yan sözünü sakınmayan dobra insanlardan hoşlanırdı. Bu tarz insanlarla iletişime geçmek daha kolaydı. Çünkü ikiyüzlü olmazlardı. Genç Yedi ve takımına baktı. “İleride yardıma ihtiyacım olduğunda aklıma ilk siz geleceksiniz. Benimle takım kurmanızı bile isteyebilirim.

 

Memnuniyetle!” Yitik kibarca cevap verdi. Şu ana kadar sabit bir takımları olmamıştı. Olmasını kendileri de istiyorlardı ama bu işe ayıracak zamanları yoktu. Nie Yan’ın takım kurma isteği onların tam da ihtiyacı olan şeydi. Piramidin orda Nie Yan’la karşılaştıklarında ilk olarak onu takımlarına davet etmeyi düşünmüşlerdi. Sonrasında olanlar, Nie Yan’ın olağanüstü becerileri, bu fikirlerinin ne kadar gereksiz olduğunu kanıtlamıştı. O zaman anlamışlardı ki onların küçük takımları Nie Yan gibi bir devi barındıramazdı.

 

Oyun henüz ikinci haftasında olduğundan takım kurabilecek kadar kabiliyetli oyuncuların sayısı azdı. Nie Yan’ın kısa sürede böyle sıra dışı oyuncular bulması harikaydı. Gerçi kendi başına takıldığı süre boyunca o da büyük işler başarmıştı. Kaliteli eşyalar bulmuş, yüksek seviye yaratıklar avlamış ve başka takımlara zindanlarda yardımcı olmuştu.

 

Ticaret tamamlandıktan sonra Nie Yan bir süre daha diğerleriyle muhabbet etti. Genç Yedi, Yitik ve diğer takım üyelerine kanı ısınmıştı. Bütün takımı arkadaş listesine ekledi. Böylece ihtiyacı olduğunda iletişime geçmek daha kolay olacaktı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22111 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40996 Bölüm Sayısı


creator
manga tr