Bölüm 70: Natlan Bataklığı

avatar
3628 18

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 70: Natlan Bataklığı


 

Yürüyerek gitmek çok zaman alıyor. Ne zaman at sürmeye başlayacağım acaba? Öylesi çok daha hızlı ve konforlu. Böyle söylese de atların yaygın ulaşım araçları olacak kullanılmaya başlanması için en azından iki ay daha geçmesi gerektiğini biliyordu. Atlar çok pahalıydı. En rezil cinsin bile şu anki fiyatı 10 altını buluyordu. Öyle bir bineğe onca para vermek ahmaklık olurdu.

 

Çantasından bir tane Temel Hız Parşömeni çıkarıp elinde buruşturarak etkinleştirip Sulgata’ya doğru hızlandı.

 

Etrafta bir oyuncu olsaydı göreceği şey bir siluetin açıklık boyunca rüzgâr gibi ilerlemesi ve kısa süre sonra uzaklarda kaybolması olurdu.

 

Yarım saat sonra, etraftaki bitki örtüsünün yerini kara bataklığa bırakmasıyla yeni bir bölgeye gelmiş oldu. Burası kasabalara oldukça uzak olduğundan çok az sayıda oyuncu burada avlanmayı tercih ediyordu. Neredeyse hiçbir oyuncu bu tehlike dolu yere bilerek gelmezdi. Lakin zaman zaman, nadir de olsa birkaç kişi gelip bu bataklığı keşfetmeyi deniyordu. Bunların çoğunluğu heyecan arayan yüksek seviyeli usta oyunculardı. Buraya kadarki yolculuğunda Nie Yan da gruplar halinde seyahat eden oyunculara rastlamıştı.

 

Kısa, geniş çalılıklar araziye yayılmıştı. Havadaki yoğun sis tabakası, bataklığa güneş ışınlarının ulaşmasını engelliyordu. Arada bir esen soğuk rüzgârın da etkisiyle bataklık, ziyaretçileri üzerinde ürpertici bir etki bırakıyordu.

 

Zemin çamurluydu, yer yer içerisinde ölü ve çürümekte olan hayvan cesetlerinin bulunabileceği su yataklarıyla doluydu. Bu irin gibi sularda bazen hareketlenmeler oluyordu. Bunun sebebi oradaki yılanların kıpraşmalarıydı. Kısaca kara bataklık türlü tehlikeler barındıran bir yerdi.

 

Sistem: Natlan Bataklığı’nı keşfettiniz!

 

Sonunda geldim. Natlan Bataklığı’nın hiç dağılmayan sisine baktı. Burayı geçmek beni biraz zorlayabilir.

 

Çalıların arasında pürdikkat ilerliyordu. Etraftan çıkması muhtemel yaratıklara karşı tetikteydi. Elinden geldiğince bakışlarından kaçınıyordu. Ancak yoğun bir çalı bölgesini geçtikten sonra Sezgisi zihninde tehlike çanları çalmaya başladı.

 

Büyük bir siluet çalıları hızla geçip üzerine çullandı.

 

İçgüdüsel olarak yuvarlanarak kurtuldu ama yuvarlanmadan da düşmanının yüzünü açıkça görmüştü. Gelen bir Batak Gözlemcisiydi. Bir kertenkele cinsi olan bu canlılar, bölgede kol geziyordu. Karşısındaki gözlemcinin boyu iki metre kadardı. Koyu yeşil derisinin üzerinde siyah benekler vardı. Başından ve kuyruğundan sivri çıkıntılar fırlamış ve pençeleri de felç etkisi olan yeşil renkli bir zehirle kaplanmıştı. Bu zehrin tesirinde kalan kişi üç saniye boyunca kılını bile kıpırdatamazdı. Batak Gözlemcisinin en tehlikeli silahı buydu.

 

Ah, yine bunlar. Biraz endişeliydi. Bu kertenkeleler canları düşük olduğundan kırılgan canlılar olsalar da tek bir saldırılarına maruz kalmanın çok ağır sonuçları olabilirdi.

 

Önceki yaşamında bir uzman, oyunculara şöyle bir tavsiye vermişti: Hiçbir koşulda yaratıkların gücünü küçümsemeyin. Yeri gelir en zayıf Batak Gözlemcisi bile sizi öldürebilir.

 

Düşük seviyelerde bu kertenkeleler Büyücü ve Hırsızların baş düşmanlarıydı. Çünkü bu iki sınıfın hayatta kalmasının anahtarı hareketli oyunlarıydı. Hırsız veya Büyücünün felç edildikleri durumlarda Batak Gözlemcileri onları rahatça parçalarına ayırabilirlerdi. Ağır zırhlı Savaşçılar bile dikkatsiz davranırlarsa bu kertenkelelerin avı olabilirlerdi.

 

Batak Gözlemcisi: Seviye 6
Sağlık: 360/360

 

Saldırısı boşa çıkan Batak Gözlemcisi yere yapıştı. Ağır vücudu, çarpmanın etkisiyle etrafa çamur ve su sıçratmıştı.

 

Nie Yan tekrar dengesini sağladığı anda hançerini çıkarıp sağ elinde ters şekilde kavradı. Şok Darbesi, Suikast ve Hayati Vuruş ile art arda saldırılar gerçekleştirdi.

−79
−83
−97

 

Şok Darbesinin uyuşturma etkisi bitmeden Nie Yan birkaç saldırı daha yaparak yaratığın işini bitirdi. Batak Gözlemcisi titreyerek yere yığıldı.

 

Bu kertenkeleler kırılgan yaratıklardı. Oyuncu darbe almadığı sürece kolaylıkla bu yaratığı öldürebilirdi.

 

Nie Yan’ın aman vermeyen saldırıları karşısında Batak Gözlemcisi dayanamamış ve daha ilk saldırıda ölmüştü.

 

Seviye 5 ekipmana geçtikten sonra Saldırı değeri 60 puanın üzerine çıkmıştı. Mevcut oyuncu seviyelerine bakarak herhangi bir Hırsızda böylesi bir sayı görmek inanılmazdı. Sınıfının özelliği olan hızlı saldırıları da eklenince saniye başı çıkardığı hasar olağanüstü boyutlara ulaşmıştı. Büyük loncaların liderleri dışında çok az sayıda oyuncu bu kalitede ekipman kuşanabilirdi. Kuşanmış olsalar bile Nie Yan’da olan Cesaret Bölümü’ne sahip olmadıklarından ona yaklaşamazlardı.

 

Batak Gözlemcisi ile savaşıp seviyesinin üzerindeki yaratığı mağlup ederken en ufak bir gerginlik hissetmemişti. Savaşın bütün kontrolü onu elindeydi. Bunun temel sebebi oldukça yüksek olan İrade ve Sezgi statüleriydi. Üstüne bir de ezici saldırı gücü, sıra dışı manevraları ve yüksek saldırı hızı da eklenince yaratığın şansı kalmıyordu.

 

Yol boyunca birkaç tane daha Batak Gözlemcisi öldürdü. Çeviklik ve hızı sayesinde hiçbir yaratık onun kılına zarar verememişti.

 

Bataklıkta ilerledikçe sis tabakası daha da yoğunlaşarak görüşünü engellemeye başladı. Mecburen çevresine karşı çok daha dikkatle ilerliyordu. Batak Gözlemcilerini kolaylıkla öldürebiliyor olsa da, aldığı tek darbeyle kendisi de fazla direnemeden kolaylıkla ölecekti.

 

Yoğun sis tabakası havada süzülüyordu. Zaman zaman sisin içinde beliren garip gölgeler görüyordu. Ancak gölgeler hemencecik sisin içinde kayboluyorlardı.

 

Yitik savaş meydanının kalıntılarıydı bu illüzyonlar. Naralar atan askerlerin ve düşmana hücum eden süvarilerin sesleri sayesinde savaşı iliklerine kadar hissedebiliyordu. Ancak soğuk rüzgarın esmesiyle birlikte illüzyonlar da rüzgara kapılıp kayboluyorlardı.

 

Birdenbire yaklaşan ayak sesleri duydu. Sesler gürdü ama diğer sesler arasında gerçek olup olmadıklarından emin olamıyordu.

 

Sıra dışı herhangi bir şey görememişti ki yer sarsılmaya başladı. Ancak o zaman içerisine düştüğü felaketin farkına varabildi. Ayak izlerini gözüyle izleyip yakınlardaki çalılıklarda gezinen bir kertenkele tespit etti. Ağzından fırlayan kırmızı dilini gördüğü anda burnuna pis bir koku geldi.

 

Kertenkelenin boyu beş metreydi. Dört güçlü ve de kalın uzvunun yanı sıra vücudunu saran dikenlere sahipti. Tamamen kül karası pullarla kaplıydı. Pulların arasında boynunu saran beyaz renkli bir şekil oluşmuştu.

 

Natlan Bataklığının sakinleri arasında bile bu kertenkele korkunç bir varlık olarak nitelendirilebilirdi. Boynundaki beyaz şekil garip bir gizemi belirttiği gibi ölümü de temsil ediyordu.

 

Bu kertenkele açıkça önceki karşılaştıklarından farklıydı.

 

Dev kertenkele Nie Yan’ın varlığını hissedip hemen üzerine atıldı. Kuyruğunu çevirip garip bir koşu biçimiyle ilerlemeye başladı. Koşu biçimi her ne kadar garip olsa da hızı hafife alınacak cinsten değildi. Aslında hızının temel sebebi garip olan koşu biçimiydi. Saniyeler içinde Nie Yan’ın önüne gelmişti.

 

Hemen Sürat Kaçışını etkinleştirip araya mesafe koydu. Bu sırada da Üstün Sezi ile düşmanını inceledi.

 

Yılan Kertenkele (Alt Elit): Seviye 7
Sağlık: 1,200/1,200

 

İsmi gördüğü anda şoka uğradı. Nasıl oldu da bununla karşılaşmayı becerebildim?!

 

Bu kertenkeleler yalnızca Natlan Bataklığı’nda bulunan Alt Elit sınıfına ait yaratıklardı. Şu anki haliyle bırak Seviye 7 Alt Elit yaratığı, kendi seviyesindeki Lider sınıf bir yaratıkla karşılaşsa bile elinden yalnızca kaçmak gelirdi. Aslan Kral Gatoyu ve Öcü Yutucuyu alt etmesinin temelinde yatan sebep lehine kullanabileceği bir arazide doğuyor olmalarıydı. Ancak bu bataklıklarda öyle bir arazi olmadığı için düşmanla kafa kafaya çarpışmasının imkanı yoktu. Bu kertenkeleler, bu haritanın mutlak hakimleriydi.

 

Yılan Kertenkelelerin, Alt Elit sınıfındaki benzerlerine göre canları çok daha düşük olmasına rağmen bu eksikliklerini yıkıcı saldırı güçleriyle rahatlıkla telafi ediyorlardı. Ayrıca bataklığa saldıkları zehirlerini, sis aracılığıyla etrafa yayabiliyorlardı. Seviye 10 veya altındaki oyuncuların, bu kertenkelelere karşı bire birde şansları yoktu. Önceki yaşamında pek çok oyuncu bunların elinde can verdiği için kertenkelelere bir isim takmışlardı: Bataklığın Katili.

 

Yılan Kertenkele mesafeyi anında kapattıktan sonra zehir bulutunu püskürttü. Yeşil bulut, ağzından çıktığı anda etrafa yayılmaya başladı.

 

Küçücük bir miktarını bile soluyan kişinin aklı karışır ve düşünceleri uyuşurdu.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 24173 Üye Sayısı
  • 838 Seri Sayısı
  • 42140 Bölüm Sayısı


creator
manga tr