Bölüm 68: Simya Kralı Ruhunu Satıyor

avatar
2598 14

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 68: Simya Kralı Ruhunu Satıyor


 

Hmm… Güzel beceriymiş.

 

İyi de benim ne işime yarayacak ki? Hap karışımında başarı oranım diğerlerinin üçte biri kadar! Biri benden hap, iksir veya ilaç karıştırmamı istese anca şans eseri başarılı olabilirim!

 

Seni himayeme aldığıma göre yeteneklerine inanıyorum demektir. Beni takip etmek istiyorsan şu anlaşmayı imzala.” İnanç dünyasında gerçek dünyanın yasalarıyla ters düşmediği sürece her anlaşmanın geçerliliği vardı.

 

Kuş şüphe içinde Nie Yan’ın elindeki anlaşmaya baktı. Sonra anlaşmayı alıp içeriğini okumaya başladı. Okudukça içerik de kelime kelime zihninde yer etti. Aslında anlaşma gayet basitti. Nie Yan ona Simya eğitiminde kullanması için malzeme ve materyal desteğinde bulunacaktı. Karşılık olarak ürettiği bütün hap, iksir, tonik ve diğer karışımların nasıl kullanılacağına Nie Yan karar verecekti. Ayrıca sattığı her ürünün kârının %30’luk kısmı da onun olacaktı.

 

Anlaşma şartları, büyük loncaların alımlarında öne sürdüğü şartlarla hemen hemen aynıydı. Ancak belirgin bir fark da yok değildi. Nie Yan’ın anlaşmasında belirtilene göre kârın yalnızca %30’u onun olacaktı. Hemen her loncada geçerli olan durumda ise kârın %20’si Simyacıya verilirdi, o da Simyacı kıymetli biriyse. Kazanç olarak bakıldığında Nie Yan’ın anlaşması, loncalarınkine göre çok daha iyi şartlar sunuyordu. Fakat Simyacı yetiştirmek için dağ gibi malzeme harcamak gerekirdi ve bu harcamaların finansörü Nie Yan olacaktı. Üzerinde olağanüstü büyük bir sorumluluk vardı.

 

Bu anlaşma… Gerçekten bu şartlar altında anlaşmayı imzalamamı mı istiyorsun?” Kuş duygulanmıştı. Oyunda nereye gidersen git, böyle cömert bir anlaşmayı bulmak neredeyse imkânsızdı.

 

Hı hı.

 

Simyayı öğrendiğim andan beri karışımlarımda sürekli başarısız oluyorum. Yoksa lonca neden beni kovsun? Şu ana kadar çöp ettiğim malzemelerin değerini hesaplasak en azından 2 gümüş eder! Lütfen zarara girersen beni suçlama. Tekrar ve daha dikkatli düşün. Hala anlaşmayı değiştirebilirsin.” Kuş anlaşmayı Nie Yan’a geri uzattı. Kağıt elinde dalgalanırken içinde endişe belirdi. Ya Nie Yan kağıdı geri alırsa? O zaman ne yapacaktı?

 

Para eksiğim yok. Zarara girsem bile önemli değil. Hatalarımdan ders almasını bilirim. Lakin… hislerim beni hiç yanıltmadı. Bu gibi konularda nadiren hata yaptığım görülmüştür.

 

Yine de… %30’luk pay benim için çok yüksek değil mi?” Kuş’un özgüveni başarısızlıklarından ötürü yerle bir olmuştu. Maaşı yüksek loncalarda bile verilen en yüksek pay %20 idi.

 

Kararımı verdim. Bence bu fiyata değersin.” Kuş’un mutlak sadakatini kazanmak için yalnızca para yetmezdi. Asıl önemli olan onun gözünde iyi bir yere sahip olmaktı. Özgüvenini yükselterek onun yeteneğini takdir ettiğini göstermesi de iyi bir hamleydi.

 

Kuş, Nie Yan’ın ona olan güveninin nereden geldiğini bir türlü anlayamıyordu. Ancak hem sözlerinden, hem de hareketlerinden anladığı üzere Nie Yan ona inanıyordu. Kişi en alçak konuma düştüğünde ve işe yaramaz biri gibi hissettiğinde ihtiyaç duyduğu şey insanların kendisine acıması değil, kabullenilmektir. Nie Yan’ın sözleri gayet sıradan, tonu normaldi ve sözlerinde gizli bir anlam yoktu. Yine de Kuş’un kalbine ördüğü duvarı geçip ona dokunmayı başarabilmişti.

 

Pekala.” Kuş kısa bir duraksamadan sonra devam etti. “Anlaşmayı imzalıyorum! Payımı düşürmek istersen ses etmem ama zarara girersen de lütfen beni suçlama.” Kuş yine aynı cümleyi üzerine basarak tekrar etti.

 

Merak etme. Başarısız olsan bile seni suçlamak veya sana sıkıntı çıkarmak gibi bir niyetim yok.” Nie Yan gayet sakindi. Geçmişe geri döndükten sonra kendine olan güveni tamdı. Gerçek hayat olsun, oyun olsun para sıkıntısı çekeceğini hiç düşünmüyordu. Oyunun açılmasının üzerinden bir ay geçtikten sonra gerçek para artık oyun içerisinde büyük bir etkiye sahip olacaktı. Yaklaşık iki buçuk hafta sonra da oyun parasıyla dükkânlar, müzayede evleri, toprak ve benzeri şeyler satın alınabilecek ve şahsi mülklere dönüştürülebilecekti. Büyük finansal grupların desteğini alan loncalar, zamanı gelince satın alma yarışına tutuşacaklardı. Gerçek para oyun içi paraya ve oyun içi para da gerçek paraya dönüştürüldüğünde ise bu mülklerin değerleri fırlayacaktı. 10 altına, 100 veya 1000 altına satın aldıkları mülkleri milyonlara, hatta 10 milyonlara ulaştığı zaman, oyuncular hayatlarının şokunu yaşayacaklardı. Müzayede evlerini ise 100 milyon krediye satışa çıkarsalar, daha satışa çıkarıldığı anda satılırdı. Bu durumun kaynağı oyuna inanılmaz yatırımlar yapan büyük finansal gruplar ile büyük para babalarının çılgınca yaptıkları alımlardı. Her halükarda bir dükkâna veya bir müzayede evine sahip olmak, akla hayale sığmayacak kazançlara kapı açabilirdi.

 

Sermaye açısından bakılırsa Nie Yan’ın bu konuda hiçbir sıkıntısı olmayacaktı. O halde Kuş gibi bir Simyacıyı yetiştirmekten neden korkacaktı? Bu henüz Simyacı Çırağı olan kişinin Simya Kralı olduğu zaman geldiğinde yatırımlarının kat kat fazlasını kazanacaktı zaten!

 

Babasının İnanç’a yatırım yaptıktan sonra başarısız olmasının temel nedeni furyaya çok geç katılmış olmasıydı. Oyun ve gerçek dünya ekonomisi tamamen birleşmeden önce oyun içi mülkleri satın alma fırsatını kaçırmıştı. Babası sahneye girdiği zaman büyük finansal gruplar oyun dünyasını kendileri ve oluşturdukları sabit pazarlar arasında paylaştırmışlardı bile. Zor kullanarak sektöre girmeye çalıştığında büyük finansal grupların sarsılmaz gücüyle karşılaşmıştı.

 

Nie Yan babası girmeden önce İnanç’a girmişti ve babası için zemin hazırlayacaktı. Yalnızca bu şekilde önceki hayatında başlarına gelmiş olan felaketi defedebilirlerdi.

 

Gerçek dünya ekonomisi oyuna bağlanmadan önce geçecek olan ilk ayda yapacağı çok fazla iş vardı. Büyük bir sermaye oluşturması ve nüfuzunu genişletmek için belli kişileri kendine katılmaya ikna etmesi gerekiyordu. Gelecekte kendine ait olmasını istediği dükkanlar ekipman dükkanları, simya dükkanları, müzayede evleri, bankalar, geniş topraklar ve marketlerdi. Gelecekten gelmenin avantajı büyük olsa da tek başına fazla ileri gidemeyeceğinin de farkındaydı. Bu dünyada en çok neye ihtiyaç vardı? Elbette yeteneğe! Ve önünde böylesi bir yetenek duruyordu! Muzaffer Dönüşün gelecek Simya Kralını onlardan çalmıştı ve artık Simya Kralını kendi himayesi altında yetiştirecekti! Düşmanını zayıflatırken aynı zamanda kendini güçlendirmek… Fırsatı varken böyle bir şeyi yapmamasının açıklaması olabilir miydi?

 

Kuş’un kurtarıcısı olmasının asıl sebebi sadakat ve bağlılığa ihtiyacı olmasıydı.

 

Nie Yan’ın koşulsuz güvenine sahip olduktan sonra, kalbinin Nie Yan’ın tarafına kaydığını inkâr etse yalan söylemiş olurdu. Bundan sonra Kuş, her ne zorlukla karşılaşırsa karşılaşsın güvenine layık olmak için Nie Yan’ın yanında olacaktı. Denize düşmüş boğulmakta olan çaresiz bir insan gibiyken Nie Yan ona bir dal uzatmıştı. Bu dal Nie Yan’ın onu kabullenmesiydi. Nie Yan’ın neden yanına gelip kendisine bunca güven bağladığını ise hala bilmiyordu. Her ne olursa olsun halinden memnundu ve bu sorunun cevabı artık çok önemli değildi. Kuş oyunun bu gibi durumlar için ürettiği kalemi çıkarıp sözleşmeye imzasını attı.

 

Şu andan itibaren Kuş’un üretim zanaatında yaptığı bütün harcamalar sistem tarafından kontrol edilip Nie Yan tarafından finanse edilecekti. Kuş sözleşmeyi bozarsa fahiş bir bedel ödemek zorunda kalacaktı. Fakat Nie Yan gönüllü olarak sözleşmesini feshederse Kuş’tan tek bir kuruş alamazdı.

 

Benimle gel.” Nie Yan müzayede evine yöneldi.

 

Nie Yan’ı takip ederken kaderinin ne yönde değişeceğini kestirmeye çalışıyordu. Gerçekten Simyacı olmaya uygun muyum? Gelecekte hala başarı elde edemezse Nie Yan da onu kovar mıydı? Bu ve benzeri sorular aklını kurcalıyordu. Simya becerisini geliştirmek için harcanması gereken miktar çok yüksekti. Nie Yan gerçekten ihtiyaç duyduğu şeyleri karşılayabilecek miydi?

 

Biri önde diğeri arkada, iki kişi müzayede evine girdi.

 

Karışım üzerine konsantre olduğun sürece memnun olurum. Başlangıç için sana birkaç malzeme ve materyal alacağım. Bittiği zaman hiç çekinmeden bana mesaj atabilirsin.” Müzayede evinin geniş salonlarında yürürken teklif cihazını açtı.

 

Ardından eşyaları fiyatlarına göre listeleyip art arda dört tane çanta aldı.

 

Neden bu kadar çok çanta aldın?

 

Neden almayayım? Simyacı çantaları çok küçük.

 

Bunlar benim için mi?” Kuş afalladı. Geçmişte karşılaştığı lonca liderlerinden hiçbiri Simyacılarına böyle çantalar alacak kişiler değillerdi. Lonca liderlerinin bunun dışına çıkıp Simyacılarına hediye veya benzeri şeyler aldıkları durumlarda ya Simyacıların hayatları tehlikeye düşmüştür ya da başka loncalar tarafından Simyacılarının çalınacağından endişe ediyordur.

 

Başka kimin için olacak?” Nie Yan Simya ile alakalı ürünlerden koca bir set oluşturdu. Ürünlerin hepsi üst kaliteydi ve karışım esnasında başarı şansını %5 kadar artırma özelliğine sahiplerdi. Set ona 3 gümüşe mal olmuştu. Set dışında büyük miktarlarda tıbbi bitki ve tarif de aldı.

 

Kuş eşyaların birbirleri ardına alındığına şahit oldu. Bunların hepsi onun içindi! Şaşırmanın dışında duygulanmıştı da. Şaşırmakta haklıydı aslında. Nie Yan gerçekten de çok zengindi! Böyle derin bir sermayeye sahip bir destekçi bulduğu için kendisini şanslı hissediyordu. Duygulanmasının sebebi ise Nie Yan’ın kendisi için böyle büyük miktarları gözünü kırpmadan harcamasıydı! Yeni patronu kesinlikle saygıyı ve hürmeti hak ediyordu. Lakin aklında bir de soru vardı. Nie Yan yatırımlarının karşılığını alacağından nasıl bu kadar emin olabilirdi?

 

Nie Yan’ın cepleri derindi. Bu zenginliği kullanarak Kuş’u kısa sürede Simya Kralına dönüştürebilirdi. Gelecek yıllarda yüksek seviyeli bir Simyacı altından çok daha değerli olacaktı. Birçoğunun değeri 100 milyon krediye kadar ulaşacaktı. Geçmiş hayatındaki Simya Kralının değeri birkaç yüz milyon kredi kadardı ve bütün simyacılar arasında değer bakımından üçüncü sıradaydı!

 

Mevcut finansal gücüne bakarak Kuş’u geçmişteki krala dönüştüreceğine olan inancı tamdı.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21892 Üye Sayısı
  • 836 Seri Sayısı
  • 40687 Bölüm Sayısı


creator
manga tr