Bölüm 50: Ent Bakıcısı

avatar
2673 12

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 50: Ent Bakıcısı


 

Dün oyundan çıkmadan önce bir görev teslim ettim. Hatırı sayılır miktarda tecrübe verdi ve tecrübe puanım bayağı yükseldi.

 

Ne tür bir görev bu kadar çok tecrübe veriyor? Söyle çabuk nerede? Ben de yapmak istiyorum!

 

Kişiye özel bir görevdi.

 

Demek kişiye özeldi ha? Kısmetimiz yokmuş.” Tang Yao hayal kırıklığına uğradı. Özel görevleri tetiklemek genel olarak zordu. Görev seviyeleri değişse de elde edilen ödüller oldukça tatmin ediciydi.

 

Nie Yan, Seviye 4 mü oldun?!” Yao Yao afalladı. İlk karşılaştıklarından Nie Yan Seviye 2 idi. 2 gün içerisinde Seviye 4’e nasıl ulaşabilmişti? Bu seviye atlama hızı biraz insanlık dışı değil miydi?

 

Nie Yan başıyla onayladı.

 

Bu haber en çok Alacakaranlık’ı şaşırtmıştı. Uçan Taştan duyduğuna göre üç gün önce Nie Yan’la ilk tanıştıklarında henüz Seviye 0 idi. Yalnızca birkaç gün geçmesine rağmen Seviye 4’e ulaştı. Tekrar başlamaya cüret edebilmesine şaşmamak gerek. Ne de olsa tekrar yükselecek kadar kendinden emin. Bu yüzden eski Savaşçı karakterini sildi.

 

Bu adam muhteşem! Öyle bildiğin muhteşemlerden de değil!

 

Birkaç gün önce Nie Yan’ın Taş’a yaptığı açıklama, gelişigüzel bir açıklamaydı. Eski karakterini silip baştan başladığını söylediğinde yalnızca bir kılıf uydurma niyetindeydi. Neticede bu kılıf, neden bu kadar bilgili olduğu konusunda oldukça iş görmüştü.

 

Sonunda… Seviye 4. Nie Yan tecrübe çubuğuna baktı. Oyunun en yüksek seviyeli oyuncusu şu anda Seviye 6 idi. Miskin Tilki ve takımı gibi gruplar bile Seviye 5 civarlarındaydı. Bu hızla devam ettiği sürece onları geride bırakması an meselesiydi.

 

Takım ormanın kenarına yaklaştıkça uzaktaki dik kayalıklar belirginleşmeye başladı. Ağaçlar, çalılar, çiçekler ve yol boyunca rastlanan birçok bitki, kayalığa yaklaştıkça gürleşiyordu. Kuvvetle muhtemel, bu kayalık batı yolunun sonuna gelindiğini belirtiyordu.

 

Kayalıkların yanında, ormanın kenarında bir başına duran bir NPC gördüler. Eski püskü şapkalı bir ihtiyardı bu NPC. Sırtını bir ağaca dayamış otururken, elindeki flütü çalıyordu. Antik havasıyla oyuncuların kulaklarında uzaklardan gelen bir melodi tınısı bırakıyordu.

 

Nie Yan ihtiyarı inceledi. Üzerinde “İsimsiz İhtiyar” yazıyordu ama Nie Yan onun gerçek adını biliyordu: Ent Bakıcısı Einpat. Bu ormanın koruyucusuydu. Onun himayesinde insanlar ve Entler birlikte huzur içinde yaşamışlardı. Ancak bir ay kadar önce Entler kontrolden çıkıp ormana giren insanlara saldırmaya başlamışlardı. Bölgede karanlık elf hareketlilikleri görülünce Zümrüt İmparatorluğunun yaşlılar konseyi bir bildiri yayınlayarak imparatorluğun cesur maceracılarını çağırıp ormandaki çıbanın başını, yani Ent Kralını ezmeyi hedeflemişlerdi. Ent Ormanı’nın ana hikâyesinin başlangıcı buydu.

 

İsimsiz İhtiyar gelenleri görünce flütünü bir kenara bırakıp geri dönmeleri için grubu ikna etmeye çalıştı. “Maceracılar, uzun yoldan geldiniz ama geri dönmelisiniz. Bu bölge ziyadesiyle tehlikeli. Entler ormana giren herkesi öldürüyor. Lütfen ormandan bir an önce ayrılın. Geçe çöktüğünde, ay ışığının altında garip bir şeytani güç kazanıyorlar ve güçleri muazzam miktarda artıyor.

 

Değerli Bakıcı Einpat, sizinle tanışmak benim için bir şereftir. Buraya hain Ent Kralını öldürmeye geldik. Entler vahşileştiğinde Tanrıdan onları kurtarmasını diliyorum.” Nie Yan samimi bir ifadeyle yanıtladı.

 

Lanet olsun yerin altındaki kör olası mahlûklara! Kutsal yargı onları bulsun! Flütümü çalıp gölgelerin içinde bir yere sakladılar!” Bakıcı Einpat birden öfkelendi.

 

İşte! Tam burası! Bir görevin tetikleme kısmı olduğu apaçık ortada ama ihtiyar bize görevi vermiyor. Ne şekil konuşursak konuşalım, bunak bizden hemen ayrılmamızı istiyor. Öyle olunca biz de daha fazla uğraşmayıp direkt Ent Kralını öldürmeye gitmişti.Alacakaranlık takım sohbetine geçti.

 

Çünkü zindana Zor derecesinde girdiniz. Uzman derecesinde Ent Kralını öldürebilmemiz için bu görevi tetiklemekten başka şansımız yok. Uzmandaki patronun zorluğunun yanında, Zordaki patronun zorluğu devede kulak kalır.Nie Yan uzaklardaki gölgelere baktıktan sonra Einpata dönüp sohbete devam etti. “İşte onlar. Ormana girer girmez varlıklarını sezdim. Işığın parıltısı bu sefil şeytanları arındırsın!

 

Maceracı, onların varlıklarını sezebiliyor musun? Güzel! O lanet olası karanlık elfler flütümü çalmasalardı Entler kontrolden çıkmazlardı. Al, bu Uyandırıcı Toz’u bizzat ürettim. Gerçek görünüşlerini ortaya çıkarıp tekrar gölgelerde saklanmalarına engel olabilirsin artık. Lütfen onları öldürüp flütümü geri al. Böylece Ent Kralını mağlup edebilirsin.

 

Sistem: Uyandırıcı Toz elde ettiniz. Adet: 3

 

Uyandırıcı Toz: 30 metre yarıçapında gizlenen bütün oyuncuları ve yaratıkları 20 saniyeliğine ortaya çıkarır.

 

Tozu aldıktan sonra uzaklardaki gölgelere tekrar baktı. Üstün Sezi’nin yanı sıra Sezgisi de oyundaki Hırsızların çok daha üzerindeydi. Böylece gölgelerde saklanan, kötü niyetleri olan habis varlıkları daha ormana girdiği andan itibaren tespit etmişti.

 

Bütün takım içinde yalnızca Nie Yan iki karanlık elfin varlığından haberdardı.

 

Sen… görevi mi aldın?” Öncesinde Miskin Tilki ve diğer takım arkadaşlarıyla farklı yöntemler denemelerine rağmen ihtiyardan en ufak bir ipucu bile edinememişlerdi. Nie Yan’ın önderliğinde görevi almanın bu kadar kolay olabileceği aklına gelmemişti.

 

Aynen, devam edelim. Daha yapacak sürüyle işimiz var.

 

Gerçekten mi? Cidden bizi takip eden bir şeyler mi var?” Yao Yao, Nie Yan’ın bakışlarını takip ederek gölgelere baksa da bir şey göremedi. Ansızın sırtında bir soğukluk hissetti.

 

Birkaç çelimsiz karanlık elf. Fazla büyütmeye değmez.

 

Ardından ormanın karanlık bölgelerine yöneldi.

 

Nie Yan arkasındaki 18 kişiyi, ihtiyarın bulunduğu açıklığın dışına yönlendirdi. Uzun, ince bir patikadan geçtikten sonra kayalığın kenarına geldiler ve kayalığın dibinden başlayıp bütün kayalığı kaplayan gür bitkilerle karşılaştılar.

 

Tang Yao sordu. “Buraya neden geldik?

 

Yalnız Tang Yao değil, diğer herkes Nie Yan’ın buraya gelişindeki sebebi merak ediyordu.

 

Nie Yan önlerindeki kayalığın üst kısımlarına baktı. “Buraya iki karanlık elfi yakalamak için fırsat kollamaya geldik. Bir saniye… sanırım şu tarafta bir şey gördüm.” Nie Yan kayalık boyunca yürüdü ve belli bir yere gelince sıçradı. 3 metre yükseldikten sonra kayalığın yüzündeki bitkilere tutundu. Ardından yukarıdaki bir çalıya yüzüğünden ağ fırlattı. Çevik bir maymun gibi kayalardan tutunarak yukarı tırmanmaya devam etti.

 

Yao Yao yukarılarda bir yeri işaret etti. “Millet, şuraya bakın!

 

Herkes Yao Yao’nun işaret ettiği yere baktı. Ancak o zaman kayalıkların arasında sıkışmış halde duran parlak nesneyi görebildiler. Görünüşüne bakılırsa bu bir hazine sandığıydı. Hem de Gümüş kademe. Burada muhteşem gizlenmiş bir hazine sandığı vardı demek! Nie Yan olmasa yanından geçip gideceklerdi!

 

Nie Yan’ın grubu buraya sürüklemesindeki yegâne amaç, yalnızca Uzman derecesinde ortaya çıkan bu sandıktı. Diğerlerinin dikkatini çekmemek için de buraya karanlık elfleri yakalamaya geldiklerini söylemişti.

 

Sandık, kayaların arasındaki bir çatlağa iyice oturtulmuştu. Bu sandığı kimin keşfettiğini bilmiyordu ama keşfeden kişi şüphesiz bir uzmandı. Çünkü böyle muhteşem gizlenmiş bir sandığı bulabilmek için olağanüstü gözlem kabiliyeti gerekiyordu. Sıra dışı bir görüşünün olmadığı farz edilse bile, geçmişin rehberlerinden bu sandığın yerini biliyordu. Gizli sandıklardan eşyalara her türlü bilgi, bütün detaylarıyla rehberlerde yazılmıştı. Bu bilgiler Nie Yan’ın üstündeki usta oyuncular tarafından kaleme alınmıştı. Bu oyuncular yüksek seviyelere ulaşıp da eski bilgilere ihtiyaç duymamaya başladıklarında, tecrübelerini yüksek meblağlara internette satma yoluna gidiyorlardı. Nie Yan da takımlarla zindanlara girmeden önce, bu rehberleri en ince ayrıntılarına kadar inceliyordu. Bu sayede zindanlarda hata yapma ihtimalini ortadan kaldırıp büyük bir destek edinmiş oluyordu.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22112 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41000 Bölüm Sayısı


creator
manga tr