Bölüm 47: Herkes Eşit Yaratılmamıştır

avatar
2617 8

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 47: Herkes Eşit Yaratılmamıştır


 

Ormanda, sürekli karşılaştıkları gizli tuzaklar gibi daha nice tehlike kol geziyordu. Chen Bo kazıklarla dolu bir çukura düşüp ölmekten son anda kurtulmuştu. Bir adım kala çukuru görüp basmayacak kadar dikkatliydi. Yoksa böyle basit bir tuzağa basıp öldüğünde kendini daha da utandırmış olacaktı. Bu olaydan sonra fikrini değiştirmişti. Artık gruptan ayrılıp keşfedilmemiş yerlerde tuzak aramaya son vermişti. Bunun yerine Nie Yan’ın geçtiği yerlerden geçip Nie Yan’ın gözden kaçırdığı tuzakları arıyormuş numarası yapmaya başlamıştı.

 

On dakika geçmesine rağmen Chen Bo’nun başına bir şey gelmemişti. Daha özenli olduğundan değildi tabii, geçtiği bölgelerdeki tuzaklar çoktan etkisiz hale getirildiği içindi.

 

Chen Bo bulunduğu yeri inceliyor gibi numara yaptıktan sonra, biraz önce Nie Yan’ı gördüğü açıklığa yöneldi. Açıklığın ortasına kadar gittiğinde buradaki toprağın yumuşak olduğunu fark etti. Ancak bunun üzerine düşmedi ve yoluna devam etti.

 

Yer sarsıldı, altında devasa bir çukur belirdi. Lağım çukuruna düşmüştü. Bütün vücudu pislik kaplıydı. Dahası, çukurdaki pislik ve çamur karışımının etkisi olarak zehirlenmiş ve canı her saniye ikişer ikişer azalmaya başlamıştı. Bedbaht bir halde başını kaldırıp ne kadar derine düştüğünü tespit etmeye çalıştı. Etrafındaki toprak duvarların derinliği 3 metre kadardı. Çukur derin olduğundan çıkması için insanüstü çaba harcaması gerekecekti.

 

Nie Yan çukurun başına gelip aşağı doğru başını uzattı. “Aa, Kardeş Chen Bo. Nasıl çukura düşebildin? Seni daha önce uyarmadım mı ben? Bir Hırsız olarak her zaman etrafına dikkat etmen gerekir. Nasıl oldu da gidip bir tuzağa daha düşmeyi başarabildin?

 

Puşt! Buradan elini kolunu sallayarak geçtiğini bizzat gördüm! Bilerek beni tuzağa çektin!” Chen Bo aptal olabilirdi ama yine de ne olduğunu anlamıştı.

 

Oraya kendin düştün. Seni ben mi ittim ki suçlu konumuna düştüm? Dikkatsizdin, o kadar. Sana bir de tavsiyem olacak: Bir yerden güvenle geçmem senin de aynısını yapabileceğin anlamına gelmez. Herkes eşit yaratılmamıştır.” Chen Bo’ya aşağılayıcı bir bakış attı. “İşe yaramazın tekisin!” Daha reenkarne olmadan önce Chen Bo’nun nasıl bir kişiliğe sahip olduğunu anlamıştı. Aşağılık, kindar ve hiçbir karşıtlığa katlanamayan… Birine kin duyuyorsa o kişinin peşini sonuna kadar bırakmazdı. Eğer durum buysa, Nie Yan onun bütün oyunlarına kucak açmaya hazırdı!

 

Nie Yan, seni ****. Bunu unutmayacağım! Senin yedi ceddini s****! Karşıma çıkacak cesaretin varsa seni yerin dibine sokacağım!” Chen Bo kudurmuş gibi hakaret yağdırıyordu.

 

O konuda da elinden bir şey gelmez. Belki yanında birkaç kişi daha getirsen eğlenceli olabilir.” Nie Yan hakaretlere aldırış etmedi. Arkasını dönüp Mantı ve yanındakilere seslendi. “Gelip şunu çıkarın. Yola devam etmemiz gerek.

 

Alacakaranlık, Tang Yao ve diğerleri baktığında Nie Yan’ın Chen Bo’ya acımasızca karşılık verdiğini gördüler.

 

Sistem: Oyuncu Chen Bo takımdan ayrıldı.

 

Chen Bo bu utançla bir saniye daha takımda kalamazdı. O da ayrılmayı tercih etmişti.

 

Güzel! Önümüzdeki tek engel de kalktığına göre devam edebiliriz. Onsuz daha iyiyiz.” Nie Yan’a göre, istenmediğini anladığında Chen Bo’nun takımdan ayrılması oldukça ince düşünceli bir davranıştı.

 

Biraz fazla ileri gitmedin mi?” Yu Lan kaşlarını çattı. Kendisi de Chen Bo’dan pek hoşlanmasa da her halükarda aynı takımdaydılar. Nie Yan onu uzaklaştırdığında durumdan hiç hoşnut olmamıştı.

 

Hepiniz şu ana kadar neler yaşandığını gördünüz. Aptal gibi Entin kucağına atlamasının sebebi ben değildim. Her şey kendi hareketlerinin sonucuydu. Mesuliyeti de yine kendisine aitti. Benim tek yaptığım çıkmadan önce ona yalnızca birkaç kelime söylemekti. Bunlar yüzünden beni suçlayamazsınız değil mi?” Ardından dönüp Yao Yao’ya baktı. “Hatalı olan ben miyim?

 

Nie Yan’ın masum bakışları, Yao Yao’yu kahkahasını bastırmaya zorluyordu. Adam istediğini almıştı ama hala kendisine yanlış yapıldığını iddia ediyordu.

 

Abla, Chen Bo’nun hareketleri de hiç hoş değildi. Nie Yan biraz aşırıya kaçmış olsa da, Chen Bo’nun başına gelen her şey kendi hatalarından kaynaklanıyordu. Ayrıca kendi işini yapmayıp yükü Nie Yan’ın üstüne yıkması da kabul edilemez.” Yao Yao’nun Chen Bo hakkındaki düşünceleri hiç iyi değildi. Bu yüzden ağzını açar açmaz Nie Yan’a destek çıkmıştı.

 

Olan oldu artık. Şu an zindana odaklanmalıyız. Sonrasını çıkınca konuşuruz.

 

Takımınızla olan işbirliğim zindandan çıktığımız anda sona erecek. Chen Bo takımınızda olduğu sürece beni davet etseniz de gelmeyeceğim. Göz görmeyince gönül katlanır derler. Yaşananlar tekrar etmeyeceği için daha fazla üzülmenize gerek yok. İlerde benimle uğraşmaya çalışsa bile bunun takımınızla alakası olmayacak.” Yao Yao’nun daveti olmasa Nie Yan zaten Yu Lan’ın takımıyla zindana girmeyi düşünmezdi. Chen Bo fazlasıyla rahatsız edici bir insandı. Takımdan çıktıysa ne olmuş yani? Buda bile bir yerden sonra sinirlenir. Chen Bo’nun istediğini yapmasına müsaade etseydi, omurgasız ve zayıf biri olarak anılacaktı.

 

Nie Yan, özür dilerim.” Yao Yao, yaşananlara kendisini sebep görüyordu.

 

Yao Yao gerçekten çok yumuşak kalpliydi. Her şeyin suçlusu Chen Bo olmasına rağmen suçu kendisi üstleniyordu.

 

Senin bir kabahatin yok. Benim kişiliğim böyle. Geçinemediğim biri varsa sürekli sorun çıkarmaya çalışırım. Solo oynamaya alıştım. Tek başına takılmak da güzel. Bir takıma girsem kim bilir nasıl kısıtlamalarla karşılaşacağım. İleride zindana girmek istediğimde en iyisi ve doğrusu kendi takımımı kurmak.” Nie Yan umursamaz bir tavırla güldü.

 

Sorunu çözmüş ve konuyu değiştirmişti. Yao Yao’ya göre Nie Yan oldukça uyumlu ve umursamazdı. Nie Yan hakkındaki görüşleri bir kez daha değişmişti.

 

Aynen! Biraz zaman geçtikten sonra adam bulup kendi takımımızı kurarız!” Tang Yao heveslenmişti.

 

Nie Yan eğer bir takım kuracak olsaydı, katılacak kişilerin en azından sınıflarında uzman oyuncular olmasını yeğlerdi.

 

Kendi takımınızı kurarsanız muhtemelen size katılamam.” Yao Yao’nun zaten bir takımı vardı. Chen Bo’dan hoşlanmasa da takımda Yu Lan vardı. Nie Yan’ın takımı bile olsa, asla Yu Lan’a ihanet edip başka takıma katılmazdı.

 

Haha! Merak etme, biliyorum. Pekala millet, tekrar zindana odaklanalım. Başarısız olup da Kardeş Chen Bo’ya bizimle alay etme fırsatı vermeyelim.

 

Kardeş Nie, temiz iş.” Alacakaranlık, Nie Yan’ın ilginç biri olduğunu düşünüyordu.

 

Ürkünç ormanın derinliklerindeki açıklığın kenarındaki ağaçların arasında, bir Ent güruhu aylak aylak dolaşarak yolu tıkıyordu. Nie Yan güruha yaklaşıp hızlı bir sayım yaptı: 18 Ent. Normal zorluk derecesindeki Entlerden %30 daha fazla canları ve hatırı sayılır miktarda yüksek statüleri vardı. Ayrıca kitle kontrol becerisi Bağ ve hasar artırıcı beceri Kamçıya sahiptiler. Takım en fazla 3 Ent ile savaşabilecek güçteydi. Bir tane bile fazla olsa işler tehlikeli bir hal alırdı. Eğer 5 veya fazlası Ent ile karşılaşırlarsa bütün takım kaçınılmaz sonla karşılaşırdı. Oyun daha ilk evrelerinde olduğundan çoğu Rahibin şifa ve diriltme becerileri yoktu. Aslında çoğu takımın Ent Ormanı’na gelmesinin altında yatan temel sebep Düşük Şifa beceri kitabı bulmaktı.

 

İleride 18 tane var. Şimdilik olduğunuz yerde kalın.” Nie Yan etrafı inceleyerek kafasında bir plan belirliyordu.

 

O kadar Entle başa çıkmamız mümkün değil.” Yu Lan, Uzman derecesindeki zindana girdiğini anladığı andan beri huzursuz hissediyordu. Tekrar hüsrana uğrasalar birkaç takım arkadaşının seviyeleri düşecekti. Tekrar eski seviyelerine çıkmaları da bayağı zaman alacaktı.

 

Endişelenme. Sizi o kadar Entle savaştıracak kadar aptal değilim.” Nie Yan mesafeyi hesaplıyordu. En yakın Entler 10 metre uzaklıktaydı. Başını kaldırıp ormanı yokladı. Hemen yanında oldukça uzun bir ağacın ve o ağacın da bir kişiyi tartacak kadar güçlü bir dalının olması büyük bir talihti. Ağacın üzerinden daha geniş bir bakış açısına sahip olabilirdi. Elini uzattı. Ve İpek Eğirici Yüzükten bir ağ fırlattı. Ağacın dalına yapışan ağın sağlamlığından emin olduktan sonra ustalıkla ağaca tırmanmaya başladı.

 

Ne yapacak?” Yao Yao şaşkın bakışlarla Yu Lan ve diğer takım üyelerine döndü.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21937 Üye Sayısı
  • 836 Seri Sayısı
  • 40699 Bölüm Sayısı


creator
manga tr