Bölüm 41: Kaba Adam

avatar
3306 19

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 41: Kaba Adam


 

Bugün test makinalarını kullandıktan sonra, Nie Yan gücü hakkında daha net bilgi sahibi oldu. Uzman dövüşçülere kıyasla hala ciddi eksikleri olsa da, herhangi bir istenmeyen durumda kendi başının çaresine bakabilecek kadar güçlüydü.

 

28.000 dolarlık ödül parasıyla mağazaya gidip on kadar besin tüpü aldı. Bu miktar ona ayın sonuna kadar yeterliydi.

 

Eve gittiğinde antrenmana devam etti. Geçen birkaç gün boyunca oyunda geçirdiği süre haricinde kalan zamanı antrenmana ve derse ayırmıştı. Diğer meseleleri ise ailesinin döneceği zamana saklıyordu.

 

Bu şekilde yarım gün geçip gitti. Saat akşam beşe yaklaşıyordu ve oyun sunucuları açılmak üzereydi. Oyun başlığını başına geçirip yatağa uzandı.

 

Oyuna girer girmez etraftaki Su Örümceklerini öldürmeye başladı. Örümcekler birer birer Nie Yan’ın ellerinde can verirken, Nie Yan’ın tecrübesi de durmaksızın yükseliyordu. Yaklaşık on mob daha öldürdükten sonra seviye atlaması muhtemeldi.

 

Nie Yan, neredesin?Arayan Yao Yao idi.

 

Hala Rando Gölü’nde Su Örümceği öldürüyorum.

 

5 dakikaya Tellak kasabası transfer noktasına gel. Yola çıkmak üzereyiz. Gelirken arkadaşını da yanına al.

 

Tamamdır.

 

Tamam o zaman. 5 dakika sonra görüşürüz.

 

Yao Yao ile konuşması bittikten sonra Tang Yao’yu aradı.Tellak kasabası transfer noktası. Takım yola çıkmak üzereymiş. Bir an önce oraya git.

 

Bu kadar erken mi?Tang Yao heyecanlandı. Kendisine hoş bir sürpriz yapılmış gibi hissediyordu.

 

Genellikle mümkün olduğunca erken saatlerde zindana girilir. Hem erken saatlerde yola çıkmak, akşama kalmaktan iyidir.

 

Anladım, ben şimdi oraya gidiyorum o zaman.Tang Yao hemen yola çıktı.

 

Nie Yan tecrübesini kontrol etti. Seviye 3, %99. Kalan %1’lik kısmı doldurması için en azından 10 dakika daha kasılması gerekecekti. Yeterince zaman olmadığı anlaşıldığından bir Dönüş Parşömeni çıkarıp etkinleştirdi. 20 saniye geçtikten sonra parlak bir ışıkla birlikte gözlerinin önündeki manzara değişti. Kasabaya dönmüştü.

 

Neredesin? Koordinat ver.Nie Yan kasabaya dönünce Tang Yao’yla iletişime geçti.

 

Ben gördüm seni. Orada bekle geliyorum.Tang Yao az ilerideki çarşı yerinden geldi. Tepeden tırnağa ateşli bir büyücü cübbesiyle donanmıştı. Kalabalığın içerisinde genelden sıyrılarak etraftaki çok sayıda kıskanç bakışı üzerine çekiyordu. Tang Yao farkında olmadan kibirle yürüyordu.

 

Üzerindeki ekipman, yüksek prestijin sembolüydü. Çünkü bu ekipman, içerisindeki kişinin uzman olduğunun kanıtıydı.

 

Ee, evdeki antrenmanın nasıl gitti?” Nie Yan, Tang Yao’nun aşırı enerjik bir halde olduğunu fark etti. Artık geçmiş hayatında hatırladığı çökmüş, morali daima bozuk oyuncu yoktu karşısında.

 

Hiç fena değil. Birazdan göreceksin zaten. Bu sefer az buz gelişmedim. Bak ne diyeceğim? Oyundan çıktığımda o Wei Kai denen çocuk aradı. İlginçtir, bize yaltaklanmaya çalıştı. Hatta senin numaranı bile istedi. Neyse, ben de onu antrenman eşim yapıp bir güzel patakladım. Tek bir maç bile kazanamadı!

 

Bilerek kazanmana izin vermediğine emin misin?” Nie Yan gülümsedi. Wei Kai’nin nerede nasıl davranacağını iyi biliyordu.

 

Beni amma gömdün sen de. Aslında ben çok yetenekliyim. Bu arada, Wei Kai oyuna girmeden yine aradı. Lin Ailesi Dövüş Sanatları Tesisine gittiğini söyledi. Lin Jia’yı görmek için gittin değil mi? Sana gerçekten inanamıyorum. O kadını nasıl sevebiliyorsun? Duyduğuma göre önüne geleni yatağına alıyormuş.

 

O ortaokul yıllarındaydı. O zamanlar çok saftım. Şu an ona ilgi duymuyorum. Tesise gücümü test etmeye gitmiştim.

 

Şöyle bir düşününce benim de aklıma o gelmişti. Yoksa Lin Jia’dan kim hoşlanır? Boşta kaldıysan bu kardeşin seni biriyle tanıştırabilir.” Tang Yao kahkaha atarken bir yandan da Nie Yan’ın omzunu sıvazlıyordu.

 

Senin ne tür kızlarla düşüp kalktığını bildiğimden teklifini reddetmek zorundayım.

 

Nie Yan’ın burnuna hoş bir koku geldi. Bu koku, NPC dükkanlarında satılan zambak parfümüne aitti. Basit, hoş ve burnu hiç rahatsız etmeyen bir kokuydu. Kokuyu aldığı anda gelen kişinin kim olduğunu anlamıştı.

 

Aklın fikrin kız tavlamakta. Senin iyi biri olmadığını anlamıştım zaten.” Yao Yao kendi kendine söylendi.

 

Nie Yan bu tepkiye karşın gülümsedi. Arkasını döndüğünde Yao Yao’yu bütün güzelliğiyle karşısında buldu. Bembeyaz bir cübbe vardı üzerinde. Sırtına düşen saçlarının üzerine bağladığı pembe eşarp, güzelliğine güzellik katmıştı.

 

Sanki bir tablodan çıkıp hayat bulmuş gibiydi.

 

Tang Yao, Nie Yan’ın arkasında dikilen Yao Yao’ya bakarken az daha salyalarına hâkim olamayacaktı. Bir süre şaşkın halde öylece durduktan sonra dirseğiyle Nie Yan’ı dürttü. “Çok güzel! Birinci sınıf bir güzellik! Nie Yan, bu senin kız arkadaşın mı?

 

Ne diyorsun sen? Kim kimin kız arkadaşıymış?” Yao Yao anında köpürdü. Öfkeden kuduruyordu. Karşısındaki bu kaba adam onun Nie Yan’ın kız arkadaşı olduğunu söylüyordu. “Hmph! Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş!

 

Kesinlikle, bu söze sonuna kadar katılıyorum. Aksi halde neden buraya, bizim yanımıza gelesin?” Nie Yan kahkahayı bastı.

 

Seni… Hmph! Yüce gönüllülüğümle seni görmezden geliyorum. Yu Lan Abla ve diğerleri çoktan transfer noktasına vardılar. Hadi yanlarına gidelim.” Nie Yan’ı sözlü münakaşada yenemeyince hemen konuyu değiştirdi.

 

Nie Yan ve Yao Yao’nun tartışmasını izleyen Tang Yao, o an bir şeyin farkına vardı. Ne deniyordu ona? Aklına ilk anda gelmemişti. Hah, buydu işte. Kesinlikle bu! Bu sevgili tripiydi. Bu tarz triplerden hoşlanan çok kişi görmüştü. Tang Yao hormonu bol bir çapkın olsa da bazı prensipleri vardı. Başkasının kadınıyla takılabilirdi ama kardeşinin kadınına asla saygıda kusur etmezdi!

 

İçinden Nie Yan’ı övdü. “Senin de bazı yeteneklerin varmış demek.

 

Tang Yao hemen kendine geldi. Bu andan itibaren Yao Yao’yu yalnızca potansiyel arkadaş olarak görecekti. Nie Yan, Tang Yao’nun bu halini görünce kendini gülümsemekten alamadı ama açıklama yapmaya da üşenmişti. Ayrıca bu konularda açıklama yapmaya girişince, mesele iyice içinden çıkılmaz bir hal alırdı.

 

Üçü birlikte transfer noktasına doğru yürümeye başladı.

 

Yao Yao merakla sordu. “Nie Yan, arkadaşın bu mu? Kendisi pek kaba ama ekipmanları bayağı iyiymiş. Ne tür ekipmanlar bunlar?

 

Tang Yao ağlamamak için kendini zor tuttu. Bu güzel kız onu tanımlarken neden özgüveni yüksek, sempatik veya yakışıklı gibi kelimeler kullanmak yerine kaba gibi bir kelime seçmişti?

 

Ateş Çapkını Seti.” Yao Yao’nun saçının eşarp altında kalan kısmının birkaç katman halinde katlandığını gördü. Bu düzensiz dağılım oldukça çekiciydi ve üzerinde büyük uğraş olduğunu belli ediyordu.

 

Kara Alev Ormanı’ndan düşen Ateş Çapkını Seti mi?” Yao Yao şaşırdı. Kara Alev Ormanı’nın, Ent Ormanı’ndan çok çok daha zor bir zindan olduğunu biliyordu. Yalnızca büyük loncaların elit takımları bu zindana giriyordu. Artık Tang Yao’ya farklı bir gözle bakıyordu. Kara Alev Ormanı’na girebilen kişiler yalnızca usta oyunculardı. “Bu sapkın şişkonun güçlü bir uzman olduğunu hiç düşünmemiştim.

 

Tang Yao kaba adamdan sapkın şişkoya terfi etmişti.

 

Ancak Yao Yao, güçlü bir uzman ibaresini de ekleyince en azından biraz daha iyi hissetmişti. Hatta gururlanmıştı. Yine de elinde olmadan mahcup olmuştu. Uzman unvanı yalnızca görünüşten ibaretti. Hala o unvanı hak edecek kadar iyi değildi.

 

Nie Yan, eşarbım çok güzel, değil mi? Şen Harabeler’de farm yaparken düşürdüm. Kutsal Hasar +3 veriyor.” Yao Yao konuyu değiştirdi. Rüzgârda savrulan büyücü cübbesi ve üzerindeki eşarbı, onu kar nilüferlerine benzetiyordu. Dışardan bakanlara hoş bir seyir zevki verdiği açıktı.

 

Anlaşılan içerisinde hala bir çocuğun ruhunu taşıyordu. Güzel bir şeyi varsa onunla hava atmaktan geri durmuyordu. Önceki konuşmalarında Nie Yan’a gösterdiği memnuniyetsizlik de yok olmuştu sanki.

 

Evet, gerçekten çok güzel.” Yao Yao’nun işte böyle büyülü bir özelliği vardı. Yanındaki insana derdini tasasını unutturabiliyordu.

 

Kardeşim, iyisin yine. Eline fırsat geçerse sakın geri tepme. Yoksa başkası o fırsatı değerlendirir. Ondan sonra pişman olsan da kâr etmez.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25547 Üye Sayısı
  • 846 Seri Sayısı
  • 42973 Bölüm Sayısı


creator
manga tr