Bölüm 13: Altın Elektrikli Yılanbalığı

avatar
3606 30

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 13: Altın Elektrikli Yılanbalığı


 

Kalor şehri transfer noktası.

 

20 civarı oyuncu ateşli bir tartışmanın ortasındaydı.

 

Bu herif kesin dolandırıcı. Günahkâr Şaman Karargâhı rehberini nereden bilecek yoksa?

 

Bence yanılıyorsun. Nerede öldüğümüzü tek seferde bilmedi mi? Ancak zindan hakkında yüksek bilgi sahibi biri nerede ölme ihtimalimiz olduğunu bilebilir.

 

Herkesi farklı görüşleri vardı. Dolayısıyla ortak bir görüşte birleşmeleri mümkün değildi.

 

Taş, ne oldu? Bir şey dedi mi?” Soruyu soran takımın kaptanı Miskin Tilki’ydi.

 

Taş, Nie Yan’ın sözlerini arkadaşlarına iletti.

 

Bir Rahip, bir süre düşündükten sonra takım arkadaşlarına döndü. “Sizce söyledikleri güvenilir mi?

 

Bilmem.” Günahkâr Şaman Karargâhı’nda karşılaştıkları sıkıntıların üstesinden gelmeleri onlar için bayağı zordu. Öyle ki, henüz Günahkâr Şaman Rahibiyle karşılaşamadan bütün takım temizlenmişti.

 

Bu Nirvana Alevi’nin Günahkâr Şaman Karargâh’ını bir takımla temizleyip temizlemediğini anlamak güç.

 

Adam cidden iyi. Günahkâr Şaman Karargâhı’nın yakınlarındaki farm bölgemi hatırlıyor musunuz? Bana orayı söyleyen oydu. Dediğine göre önceden Savaşçı hesabı varmış ama silip Hırsız oluşturmuş. Bence Savaşçı hesabı en azından 4. Seviyeye ulaşmıştı. Öyle olmasa bu kadar çok şeyi nasıl bilecek?” Nie Yan’ı savunmak Taş’a düşmüştü. Nie Yan’a olan inancı tamdı.

 

Ee, bu yöntemi deniyor muyuz o zaman?

 

Herkes hazırlıklara başlasın! 10 dakika sonra yola çıkıyoruz.

 

Tilki abi, harbiden gidiyor muyuz?

 

Bence sözlerinin inanılırlık payı var. Günahkâr Şaman Karargâhı hakkında böyle bilgi sahibi olmak kolay değil. Önce deneyelim. Herif sahtekâr çıkarsa kuruşuna kadar geri ödetirim.” Miskin Tilki kendinden emindi. Gerçeklerle yalanları birbirlerinden ayırt edebilecek kabiliyete sahipti. Zindanda ölmeselerdi, Taş’tan Nie Yan’la iletişime geçmesini istemezdi.

 

Nie Yan hala Su Örümceği öldürüp İnce İpek toplamakla meşguldü. Bu iş biraz alelade ve sıkıcıydı.

 

Son anlarını yaşamakta olan bir Su Örümceğiyle savaşmaktaydı. Örümcek kulakları sağır eden bir çığlık attı.

 

Az uzaktaki örümcekler çığlığı duyunca harekete geçti. Gittikleri yön Nie Yan’ın olduğu yöndü.

 

Aynı anda iki örümcek Nie Yan’ın sınırıydı. Bir örümcek fazlası bile Nie Yan’ın mağlubiyeti demekti.

 

Nie Yan öne sıçradı. Hayati Vuruşla zaten son demlerinde olan Su Örümceğinin işini bitirdi. Ölen örümcekten 1 bakır düşüp Nie Yan’ın ellerine süzüldü. Bu sırada sesi duyup gelen altı örümcek de iyice yaklaşmıştı.

 

Nie Yan zaman kaybetmeden dalıp göl zeminine doğru yüzdü.

 

Nie Yan’ın bulunduğu yere gelen örümcekler su yüzeyinde onun izlerini arıyorlardı.

 

Ne var ki, Nie Yan ile örümcekler arasında kayda değer bir mesafe vardı. Yaklaşık 1 dakika sonra Nie Yan’ın nefesi tükendi. Yukarıya, göl yüzeyine baktı. Yüzeydeki örümcekleri sayısı daha da artmıştı. Yüzeye çıktığı anda ölüm kaçınılmazdı.

 

Nie Yan boğulmamak için Su Tiksinti İncisinin sualtı nefes özelliğini etkinleştirdi. Su Örümceklerinin seyrek olduğu bir yer bulup yüzeye çıkacaktı.

 

Göl zemininde bir ışık parladı. Öyle bir ışıktı ki bu, karanlık zemini aydınlatmıştı. Nie Yan aşağısında altın renkli parıltıyı gördüğünde kalbi duracak gibi oldu. Bu… bir çeşit hazine falan mı?

 

Zaten Su Tiksinti İncisinin aktif kalma süresi epey uzun. Alçalmaya, derinlere doğru yüzmeye devam etti.

 

Göl, dibi görünmeyecek kadar derindi. Nie Yan daldıkça üzerinde artan basıncı hissedebiliyordu.

 

Göl dibinde ilginç bir düzen oluşturan kaya toplulukları vardı. Kayalar arasında genişliği en fazla 2 metreyi bulan, loş geçitler vardı.

 

Nie Yan kayaların üzerlerinde Kara Demir Kristalleri ve birkaç farklı çeşit cevher gördü. Ne yazık ki Madenci becerisi olmadığından cevherlere yalnızca bakmakla yetinebilirdi.

 

Kayaların arasında soğuk bir akıntı oluşuyordu. Nie Yan bu akıntıda kan dondurucu bir ürperti seziyordu.

 

Birden kocaman, altın renkli bir yılanbalığı ortaya çıkıp Nie Yan’ın dibinden geçiverdi.

 

Yılanbalığının ansızın ortaya çıkması Nie Yan’ı korkutmuştu. Yaratığın şeklini açıkça seçebildiğinde, onun bir Altın Elektrikli Yılanbalığı olduğunu anladı.

 

Biraz önce yukarıdan gördüğü altın renkli parıltı, bu Altın Elektrikli Yılanbalığına aitti.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı, Seviye 0 ila Seviye 20 arasında değişen bir türdü. Uysal yapıları yüzünden oyunculara saldırmazlardı. Oyuncular tarafından saldırıya uğradıklarında ise kuyruklarının ucundan saldıkları elektrikle rakiplerini şoklarlardı. Bu hamle, su içinde öldürücü bir saldırıydı.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı öldüklerinde iyi eşyalar düşürürdü. Eşyalar en azından Bronz kademesinde olurdu.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı: Seviye 0
Sağlık: 80/80

 

Neyse ki Altın Elektrikli Yılanbalığının seviyesi 0’dı. Daha yüksek olsaydı Nie Yan’ın Altın Elektrikli Yılanbalığı karşısında şansı olmayacaktı.

 

Nie Yan, Altın Elektrikli Yılanbalığını yakın takibe aldı. Yaratığın üç metre uzunluğundaki vücudunu inceleyip, zayıf noktalarını arıyordu.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı Nie Yan’ın varlığını zerre umursamıyordu. Öyle ki, bazen Nie Yan’ın etrafında dönüyordu.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığının zayıf noktalarının boyunları olduğu söyleniyordu. Nie Yan kontrol etmek için yaklaştığında, yaratığın boynunu saran kırmızı renkli pullar gördü.

 

Burası Altın Elektrikli Yılanbalığının zayıf noktası!

 

Nie Yan kayalar arasındaki dar bir yarığa ulaşana kadar Altın Elektrikli Yılanbalığıyla birlikte yüzdü. Ardından hançerini kaldırıp Altın Elektrikli Yılanbalığına sapladı. Koyu kırmızı renkli kan, Nie Yan’ın Suikast saldırısı sonucu Altın Elektrikli Yılanbalığının boynundan fışkırdı.

-11

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı, yanında yüzen oyuncunun saldırısını öngörememişti. Çırpınarak saldırgandan kurtulmaya çalıştı.

 

Nie Yan yılanbalığına sıkı sıkıya sarıldı. Fakat yaratığın vücudu kaygan mukusla kaplı olduğundan tutunmakta zorluk çeliyordu.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı kuyruğunu sallayıp Nie Yan’ın vücuduna elektrik şoku gönderdi.

-32

 

Şokla vurulmak, binlerce karınca tarafından ısırılmak gibi hissettirmişti. Vücudunun uyuştuğunu hissettiğinde hareket kabiliyetini kaybetmişti.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığının saldırıları felç ediyor!

 

Dalgın haldeki Nie Yan, Altın Elektrikli Yılanbalığının kaçmaya çalıştığını fark etti. Bir kez daha elindeki hançeri yılanbalığına sapladı. Hançer, yılanbalığının omurgasına sıkışmıştı.

 

Nie Yan inatla hançere sarıldı.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı yüzerken, Nie Yan’ı da beraberinde sürüklüyordu. Nie Yan yine şok saldırısıyla vurulup 23 can daha kaybetti.

 

Altın Elektrikli Yılanbalıkları özel yaratıklardı. Lider seviye yaratıklardan bile, az da olsa daha güçlülerdi. Bu yaratığın seviyesi biraz daha yüksek olsaydı Nie Yan’ı öldürmesi işten bile değildi.

 

Nie Yan bilincini kaybetmek üzereyken, kendisini zorla uyandırdı.

 

Yılanbalığı müthiş bir hızla dar geçitlerin arasında kıvrılıyor, yaralarından akan kanlarla geçitleri kızıla boyuyordu.

 

Bir süre sonra Altın Elektrikli Yılanbalığı yine şok saldırısı yaptı. Nie Yan bu saldırıda 16 canını kaybetti.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığının vücudundaki elektrik miktarı kısıtlıydı. Haliyle, ne kadar çok şok saldırısı yaparsa o kadar güçten düşüyordu.

 

Yılanbalığı saldırganını sırtında sürüklediği 5-6 dakikalık süre boyunca saldırılarına ara vermedi. Nie Yan’ın canı düşmeye devam etti ve en sonunda yalnızca 23 canı kaldı. Güç bela bir Temel Sağlık İksiri içti.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığının sürekli saldırıları vücudunu öyle uyuşturmuştu ki, en ufak harekette bile zorluk çeker hale gelmişti.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı nihayet yorulup durdu. Nie Yan bu fırsatı kaçıramazdı. Hayati Vuruş becerisini kullanarak yılanbalığını boynundan hançerledi.

 

Altın Elektrikli Yılanbalığı, Nie Yan’ın bedenine sarılarak çırpınışlarını devam ettirdi. Yaratık etrafına sarılınca Nie Yan boğuluyormuş gibi hissetti.

-5

-5

-5

 

Nie Yan’ın üzerinde birbiri ardına hasar değerleri yükseliyordu. Yalnızca %15 canı kalmıştı.

 

Canı durmadan azaldığından, Nie Yan saldırılarına hız verdi. Hançeri durmaksızın yılanbalığının boynunu deşiyordu.

-8

-8

-8

 

Sonunda Altın Elektrikli Yılanbalığının canı sıfıra düştü. Yaratığın vücudu gevşedi ve Nie Yan’ın üzerinden kurtuldu. Ters dönen vücudu beyaz göbeğini ortaya çıkardı.

 

Nie Yan yılanbalığından kurtulmuştu. Uzanıp Altın Elektrikli Yılanbalığından düşen bir çift eldiveni aldı.

 

Yumuşak Deri Eldivenler (Bronz)                                                                                                                                                        Özellikler: Tanımlanmadı

 

Seviye 0 Altın Elektrikli Yılanbalığından düşen eşya da Seviye 0 olmalı. Nitelikleri için de şehre dönüp özellik belirleyiciye uğramam gerek. Ama deri olduğundan Hırsızlara uygundur kesin.

 

Yumuşak Deri Eldivenleri çantasına attı. Vücudunu saran uyuşukluk da yavaş yavaş kayboluyordu. Altın Elektrikli Yılanbalığının kendisini nereye sürüklediğini bilmediğinden yüzeye çıkıp kontrol etmek istedi.

 

Kayalar arasındaki dar geçitlerden geçerken, uzaklarda küçük bir bitki gördü. Bir kayanın üzerinde biten bitki, akıntılar içinde adeta dans ediyordu.

 

Bitki 1.5 cm boya, çini şekilli üç tane ipeksi yaprağa sahipti.

 

Şekline bakarsak… Su Pulu Otu olsa gerek!

 

Nie Yan’ın gözleri fal taşı gibi açıldı. Mana iksiri yapmakta kullanılan altı tane tarif vardı. Ve bu tariflerde kullanılan maddeler arasında ana malzeme Su Pulu Otuydu. En kalitesiz Mana İksiri bile 30 bakır ediyordu. Yani iksirin ana malzemeyi olan Su Pulu Otlarının da 20 bakır civarlarında bir değeri olmalıydı.

 

Otlardan çok da uzakta olmayan bir yerde iki tane kırmızı su yılanı belirdi.

 

Çiçek Pulu Su Yılanı: Seviye 3
Sağlık: 100/100

 

Nie Yan bir süre oyalanıp yılanların uzaklaşmasını bekledi. Yılanlar uzaklaştıklarında, Su Pulu Otlarının bittiği bölgeye yaklaştı. Nie Yan, kayanın üzerindeki duruşuyla bir kertenkeleyi andıran bitkiyi koparıp çantasına attı.

 

Bu çevrede muhtemelen Su Pulu Otu yetişiyor. Nie Yan çevreyi tarayıp iki tane daha Su Pulu Otu buldu. Güzel hasat!

 

Nie Yan yüzeye doğru yüzmeye devam etti ve en sonunda yüzeye çıkabildi. Su altının karanlıklarında uzun zaman geçirmek onu bunaltmıştı. Artık su yüzeyinde rahat nefes alabilirdi.

 

Bulunduğu yer hala Su Örümceklerinin bölgesiydi. Hal böyle olunca Su Örümceği avına devam etti. Sunucuların kapanmasına az kalmışken, bir Şövalye beceri kitabı düşürdü. Kitap, Şövalyeler için başlangıç becerilerinden kabul edilen Kutsal Işık Kesişi becerisinin kitabıydı. Şu sıralar fiyatı 30 bakır kadar olmalıydı.

 

Şanslıydı. Kutsal Işık Kesişi kitabının düşme oranı %0.01di. Bazıları günler boyunca Su Örümceği öldürdüğü halde bu kitabı düşürmeyebilirdi.

 

Sistem: Sunucular 3 dakika içerisinde kapanacak. Oyuncuların çevrimdışı olmalarını tavsiye ederiz.

 

Nie Yan nispeten güvenli bir yer bulup gizlendi. Üç dakika sonra görüntü karardı.

 

Oyundan çıkış yaptığında saat sabahın dokuzuydu. Yeni bir gün başlamıştı ve insanlar işe gitmeye hazırlanıyordu. Günlük çalışma süresi olarak 3 saatin yürürlüğe girmesiyle insanlar 1 saat sabah, 2 saat de öğleden sonra çalışmaya başlamıştı. Yani gün içerisinde rahat bir programları vardı. Öğrenciler içinse, bugün yaz tatilinin sıradan bir aylaklık günüydü.

 

Nie Yan kahvaltı ettikten sonra egzersize başladı. Askeri tabanlı babasının Nie Yan’dan beklentileri yüksekti. Babasından aldığı katı eğitim sayesinde sağlam bir vücudu vardı. Zamanında Cao Xu’yu öldürmek adına 2 yıl boyunca vücudunu güçlendirmişti. Bunu yaparken, internetten bulduğu, sıra dışı yöntemleri olan bir özel kuvvetler antrenman programını kullanmıştı. O sıralarda yaşı itibariyle vücudunu geliştirmek için en ideal olan zamanı kaçırmıştı. Dolayısıyla fazla ilerleme kat edememişti. Yine de 2-3 yetişkin adamı tek başına halledebilecek kadar güçlüydü.

 

2-3 yetişkin adam derken, en azından az da olsa antrenmanlı olan 2-3 adamdan bahsediliyordu. Artan üretkenlik, insanları saatler süren çalışma zahmetinden azat etmişti. Böyle olunca modern insanlar, daha elit bir eğitime yönelmişlerdi: Savaş sanatları eğitimi ve entelektüel eğitim. Zorunlu akademik derslerin dışında seçmeli olarak verilen kick boks, taekwondo ve boks dersleri, öğrencilerin favorisi haline gelmişti. Genç yaştan vücut geliştirmeye başladıklarından, insanların fizikleri oldukça sağlamdı. Herkes en azından birkaç dövüş sanatı tekniği biliyordu. Bugünlerde sayıları gittikçe artan dövüş sanatları turnuvaları revaçtaydı. Tabiri caizse toplum, dövüş sanatlarının ruhuyla yetişen bir toplum halini almıştı.

 

Nie Yan’ın evinde hiç aleti olmadığından yalnızca temel egzersizler yapabiliyordu. İlerde, ailesinin serveti arttığında, evine spor aletleri ve güçlendirici ilaçlar alabilirdi. Böylece, antrenmanından daha kesin sonuçlar elde edebilirdi.

 

Bir saatlik egzersizin ardından, yirmi dakika dövüş sanatları antrenmanı yaptı. Sonrasında ders çalışmaya başladı. Bu çağda, insanların bilgilerinden yararlanmak muazzam önemliydi ve ders kitapları da ihtiyaç duyulan bütün bilgilere sahipti. Nispeten daha kolay olan temel fizik ve kimya derslerinden tut, polimer üretimi, uçaklar, küçük çaplı nükleer bataryalar gibi daha geniş çaplı derslere kadar hepsi kitapların içerikleri arasındaydı. Eğer Nie Yan bu kitaplardaki bilgileri kullanacak olsaydı, uçak üretimini bir yana devasa robotlar bile sorun olmaktan çıkardı.

 

Çağın insanları, ilaçlardaki biyoelektrik uyarma alanındaki gelişim sayesinde ortalama 160 IQ’ya sahipti. Üst örnekler ise 260 IQ idi. Buna rağmen geçmişten gelen bilgi birikimini tamamen kavrayacak bir insan hala yoktu.

 

Lisedeki testlerde 100 üzerinden 50-60 puan almak bile etkileyici bir sonuçtu. Bu testlerde geçme notu yoktu. Ancak alınan puanların tamamı kaydediliyor ve kişinin durumunu ve gelişimini incelemede kullanılıyordu.

 

Nie Yan, lisenin ilk 2 yılında ders bağlamında ilk üç kişi arasında yer almıştı. Şehirdeki üst düzey okula nakledildiğinde ise en sona gerilemişti. Bu dünyada parayla pek çok şey yapılabilirdi belki ama kişinin değerini ve konumunu, onun bilgi birikimi belirliyordu. Belki Nie Yan’ın babası parayı kullanarak oğluna güzel bir gelecek hazırlayabilirdi. Ancak bu geleceği kazanıp kazanamamak, yine Nie Yan’ın kendisine düşen bir işti.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 25545 Üye Sayısı
  • 846 Seri Sayısı
  • 42971 Bölüm Sayısı


creator
manga tr