Cilt 6 Bölüm 66 [ Sonuca Yönelik İkinci Şans ] (2/3)

avatar
353 15

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 66 [ Sonuca Yönelik İkinci Şans ] (2/3)


Çevirmen : Clumsy



Julius: “ーー~hk!”

 

Julius’un gözleri şaşkınlıkla irileşirken Subaru, onun omzunu sıvazlayarak koşmaya başladı. Beatrice hala kollarındaydı ve Echidna da aceleyle arkalarından geliyordu.

 

Julius da anlık bir afallamanın ardından kafasını salladı ve aceleyle Subaru’ya yetişti.

 

Subaru: “Az önce『Ölü Kitabına』dalmakta başarısız olduğumu söylemiştim herhalde. Reid’in hatıralarını göremedim. Onun yerine farklı bir çatlağa denk geldim……『Oburluk』Günahı Başpiskoposuyla karşılaştım.”

 

Julius: “ーーYok artık. 『Oburluk』neden『Ölü Kitabında』olsun ki?”

 

Bağlantılı olduğu bir düşmanın ismini işiten Julius’un ifadesi donakaldı. Echidna ise “Julius” diyerek yandan seslendi.

 

Ve ayaklarının hızı nedeniyle üzgün bir ifadeye bürünmüş şekilde bir parmağını kaldırarak,

 

Echidna: “Natsuki-kun’un söylediklerine göre『Ölü Kitapları』ölülerin hatıralarının, yürüdükleri yolların gözetim altına alınması amacını taşıyan Od Lagna beşiğine……. Hatıralar Holüne ait birer vasıtaymış. Ve『Oburluk』Günahı Başpiskoposları insanların『Hatıralarını』ve『İsimlerini』yiyormuş. Başka bir deyişle……”

 

Julius: “Otoriteleri, Od Lagna’nın gücünün bu ucunu mu kullanıyormuş yani? ……Yo, 『Oburlukla』kitabın içinde karşılaştığını söyledin, öyle değil mi? Eğer öyleyse hafıza kaybının ardındaki sebep o olmalı.”

 

Subaru: “Hı hı, kulenin bir tuzağı veya mekanizması gibi bir şey değilmiş. Düpedüz DÜŞMAN işiymiş…… rastgele bir karşılaşmanın sebep olduğu bir kazaymış yani. Tam da söylediğin türden bir mağduriyet.”

 

『Ölü Kitabını』okurken『Oburlukla』karşılaşacağını hayal etmek imkansızdı.

 

Eğer Subaru ve diğerlerinin geçen seferki düşünceleri doğruysa『Oburlukla』karşılaşma olasılığına sahip olan tek『Ölü Kitabı』, kulede yeniden inşa edilen Reid’inkiydi.

 

Bunun yaşanması öyle korkunç bir talih gerektiriyordu ki Subaru’nun düne kadar yaşananlara itiraz edesi geliyordu. Öyle ki Günah Başpiskoposlarıyla gerçek bir bağı olduğu şeklindeki boş dedikodulara inanmak istemeye başlıyordu.

 

Julius: “Aynı şartları taşıdıklarını söylemek son derece korkunç bir tercih olsa da…… Dün gece sen ve『Oburluk』arasında bir etkileşim gerçekleştiyse, bu Cadı Yaratığı hücumu da onun işi olabilir mi?”

 

Beatrice: “Bu da düşmanın hazırlanmak için yarım günden fazla zamanı olduğu anlamına geliyor, sanırım. Subaru yaşananları hatırlıyor olsaydı işler değişebilirdi…… Ah! Betty Subaru’yu azarlamıyor, doğrusu!”

 

Subaru: “Biliyorum. Ama beni azarlaman da gayet normal olurdu. Düne kadarki ben bu hatayı yapmasaydı daha iyi olurdu, şu anki ben daha akıllı olsaydım da öyle.”

 

Durum böyle olsaydı düşmanla çok daha hazırlıklı şekilde yüzleşebilecekleri kesindi.

 

Ancak şu anda bunu söylemenin bir anlamı yoktu. Ellerindeki tüm kozlarla çarpışmaları hayatiydi.

 

Şu anda ihtiyaçları olan şey hazırlıklı, kararlı ve kendinin yanı sıraーー yoldaşlarına inançlı olmaktı.

 

Subaru: “Tahmin ettiğiniz üzere Cadı Yaratığı sürüsü『Oburluğun』işi. Üstüne üstlük『Oburluk』da harekete geçip buraya gelecek…… ve Emilia-chan ile diğerlerini hedef alıyor olacak.”

 

Ve Subaru ile diğerleri ulaşamadan, fark etmek için çok geç kalırken, bir başına savaşan Emilia yoğun çabalar sarf etmeye ve Ram ile diğerlerinin kaçmasına olanak tanımaya zorlanacak, bunun sonucu da『İsminin』yenilmesi olacaktı.

 

Bu defa bu yaşananlara bir dur demeleri gerekiyordu. ーーSubaru, tam da bu amaçla oyunun çeşitli pozisyonlarında kestirme yolları seçiyordu.

 

Subaru: “Emilia-chan’ın『İsminin』çalınmasına izin vermezsek……”

 

ーーBir ihtimal Ram’ın savaşın ön saflarından çekilmesinden kaçınabilirlerdi.

 

“ーーーー”

 

Ram’ın geçen sefer eyleme geçememe sebebi, Batenkaitos’un Emilia’nın『İsmini』yemesinin sonucunda onun varlığını yitirişine ve anılarının yoksunluğuna ayak uyduramayışıydı.

 

Bu risk ortadan kaldırılırsa Ram’ın varlığının bir savaş potansiyeli olmasını beklemek makul hale gelirdi. Yanında getirmiş olduğu Rem’i kucakladıkları ve onunla ilgilendikleri takdirde bu konuda da herhangi bir sorun çıkmamalıydı.

 

Ve Emilia ile Ram’dan oluşan kovalamaca takımı Batenkaitos’u durdurabilirdi.

 

Subaru: “Julius! Sana düşen bir iş de var tabii! Biz bir şekilde『Oburlukla』ilgileneceğiz. Evet senin de bağlantılı olduğun bir rakip ve onu havaya uçurma arzunu gayet iyi anlıyorum ama……”

 

Julius: “Ama ne? Bu konumda『Oburluktan』daha çok öncelik verilmesi gereken bir rakip olmamalı……”

 

Subaru: “ーーReid aşağı inecek. Eğer bize müdahale etmeyi başarırsa yaptığımız her şey boşa gider. Sana da onu durdurma rolü düşüyor.”

 

“ーーーー”

 

Bu şekilde aydınlatılan Julius’un tekrar eden şaşkınlığıyla alnının ortasına bir kez daha kırışıklıklar yerleşti.

 

Ancak bu seferki şaşkınlığı yavan bir hayretten ziyade afallama ve şüphe karışımıydı.

 

E bu da çok doğaldı.

 

Kalabalık bir Cadı Yaratığı sürüsü ile 『Oburluk』Günahı Başpiskoposunun saldırı ve baskını. İkisi de Subaru’nun doğrudan『Ölü Kitabındaki』『Oburluktan』işitebileceği şeylerdi.

 

Lakin Reid’in varlığının da dahil edilmesi işleri değiştiriyordu. Reid’in varlığıyla『Oburluk』arasında herhangi bir bağlantı noktası yoktu. Hiç değilse kulenin tesisiyle Günah Başpiskoposları ilişkisizdi.

 

Dolayısıyla bu açıklamanın altında mantıklı bir temel aramak mümkün değildiーー

 

Julius: “……Bu doğruysa Reid Astrea’nın alt kata ineceğini varsayalım. Hal böyle olunca onları görmezden gelerek hareket etme olasılığı...”

 

Subaru: “Böyle bir şeyin mümkün olmasını bekleyemeyiz, haksız mıyım? Öyle değil mi? Etrafta olup bitenlerden etkilenecek bir adama benziyor mu hiç?”

 

Beatrice: “……Üzgünüm ama Betty de böyle bir şeyin olacağını hayal edemiyor, doğrusu. O şeyin isteklerine öncelik vermek gibi bir mizacı var, sanırım. Durum ne olursa olsun, doğrusu.”

 

Beatrice, Subaru’nun kollarında taşınırken bu nahoş onaylamayı temelde kabul etti. Julius da onu dinleyerek bir sonuca vardı ve sonra da son düşüncelerini öğrenmek istercesine Echidna’ya baktı.

 

Echidna ise onun bakışları karşılığında minyon omuzlarını silkti.

 

Echidna: “Ben de size katılıyorum. Yine de kulede başı boş dolandığına inanmak zor. Gerçi buna inanmak istemediğimi söylemek daha doğru olabilir…… peki Nastuki-kun, o bilginin kaynağı da?”

 

Subaru: “ーー Evet. 『Oburluktan』işittim.”

 

Subaru anlık bir tereddüt sonrası başıyla onay vererek Echidna’nın sorusu karşısında cesurca bir yalan söyledi.

 

Gerçek şu ki Reid’in kulede özgürce yürümesiyle ilişkili olaylar silsilesinde『Oburluğun』parmağının olma ihtimali düşüktü. Hiç değilse Batenkaitos Reid’in varlığının bahsi açıldığında şaşırmıştı ve karşı karşıya gelişleri düşünülünce Oburluk, Reid’i bir müttefik olarak çağırmamış olsa gerekti.

 

İşte bu yüzden bu, Subaru’nun sahip olduğu bilgilerin doğruluğunu tam anlamıyla aktaramıyordu, daha ziyade bir koruma yöntemi gibiydi.

 

“ーーーー”

 

Subaru’nun biraz zora düşmüş şekilde verdiği yanıtı işiten Julius, yüzünde gergin bir ifadeyle düşüncelere daldı.

 

Lakin o düşüncelere dalıp sıkılmakla meşgulken zaman akıp geçiyordu. Bilhassa şu anda Cadı Yaratığı sürüsü ve Günah Başpiskoposlarıyla kuledeki durum kötüye gidiyordu.

 

Bu gerçeği idrak etmiş olan Echidna “Julius” diye lafa girerek,

 

Echidna: “Mevcut durumda gözle görülür tehditlerle aramıza mesafe koymak ve potansiyel tehlikelere yönelmek konusunda benim de tereddütlerim var. Ama Natsuki-kun’un söylediklerine……”

 

Julius: “Güvenmeliyiz…… evet, biliyorum, Echidna. Dürüst olmak gerekirse, benim de azılı bir düşmanım olan『Oburluk』Günahı Başpiskoposuna sırt çevirme düşüncesini üzücü buluyorum. Bununla birlikte…”

 

Subaru: “ーーReid Astrea, yalnızca sana emanet edilebilir. Tıpkı daha önce de söylediğim gibi.”

 

Julius: “……Ben galip gelmezsem hesaplamalarımız başarısızlıkla sonuçlanacak diyorsun. Tanrım, amma da ıslah olmaz, öldürücü kelimeler.”

 

Hesaplamaları başarısızlıkla sonuçlandığı, dişliler koptuğu takdirde ortaya çıkacak şey sebepsiz bir trajedi olurdu.

 

Subaru’nun ciddi kara gözlerinden bir anlığına bu mesajı alan Julius, derince bir iç çekti.

 

Julius: “Size söz veriyorum. Reid’in sorumluluğunu üstleneceğim. ーーAncak şu da var ki ikinci kattan inemeyeceği açığa çıkarsa size katılacağım. İtirazı olan?”

 

Subaru: “I ıh. Hiçbir şey Reid’in kımıldayamaması ve senin özgür kalmandan daha iyi olamaz. Zamanı geldiğinde karar verme işini sana bırakıyorum ama biliyorsun ki Reid’e karşı galip gelmek senin görevin.”

 

Julius: “Peki, anlıyorum. Echidna, Beatrice-sama, geri kalanlar size emanet.”

 

Subaru: “O iş bende……”

 

Kalan meselelerin kendisindense kalan ikiliye emanet edilişi karşısında Subaru’nun yanakları seğirirken Julius, güzelce kaküllerini okşadı ve cesurca gruba arkasını döndü.

 

Beyaz kıyafetlerinin manşetleri buruşurken de uzun bacaklarıyla kapıyı tekmeleyerek ikinci kat merdivenlerine yöneldi.

 

Echidna: “ーーBu bilgiyi nasıl teyit ettiğin konusunda sana baskı yapmayacağım.”

 

“ーーーー”

 

Echidna: “Mühim olan, sana güveniyor olmamız. Benim veya Julius’un hislerine ihanet etmezsen minnet duyarım.”

 

Subaru: “Neden bahsettiğini bilmiyorum ama ben de sana minnettarım.”

 

Julius’un gidişini izleyen Echidna, kısık bir ses tonuyla böyle söyledi. Bu sözlerin gerçek niyeti, Reid ve『Oburluk』arasındaki bağlantı eksikliğinin tanımlanışıydı.

 

Bu huzursuzluğu içine atan Echidna ve Julius ikilisi Subaru’nun söylemlerine olan güvenlerini belli etmişti. Subaru’nun da onların güven ve beklentilerine karşılık vermesi gerekliydi.

 

Subaru: “ーーAhh.”

 

Bu düşüncelerin aklına geldiği sırada ansızın göğsünün içinde bir ürperme hissiyatı yükseldi.

 

Onun bu karşılığını gören Beatrice kaşlarını çatsa da Subaru, gözlerini kısarak bu tepkiden kaçtı.

 

ーーBu sıcaklığa dair anıları vardı.

 

Bir önceki döngüsünde gölge tarafından yutulmasından hemen önce tatmış olduğu o tuhaf sıcaklığın ta kendisiydi. Kalp atışları hızlanan Subaru, o tüyler ürpertici sıcaklığa maruz kalarak gözlerini kapattı.

 

Gözkapaklarının ardında şahlanan şeyler, gelip geçici, hızlıca titreşen ışık toplarıydı.

 

O ışık toplarının biri kolları arasındaydı, biri yanı başında, biri de baktığı doğrultudaーー

 

Subaru: “Hadi acele edelim! Hepimiz kendi yollarımıza gitmeli ve Emilia-chan ile diğerlerine katılmalıyız!”

 

Echidna: “İyi hoş da bizim herhangi bir yardımımız dokunacak mı ki? Açık konuşmak gerekirse şu anki sen, Beatrice ve de ben, hiçbirimiz savaşçı değiliz.”

 

Beatrice: “Betty canı savaşmak istediğinde bir miktar savaş gücü sağlayabilir, doğrusu. Ayrıca Subaru da bir destek kuvvet olmayı amaçlamamalı, sanırım.”

 

Subaru hızla koştururken Beatrice ve Echidna fikirlerini paylaşıyordu.

 

Echidna’nın kaygılarına itiraz edilemezdi, Beatrice’in fikri de doğruydu.

 

Maalesef Subaru ve diğerleri savaş potansiyeli bağlamında Emilia’ya destek çıkamazdı. Onların yerineーー

 

Ram: “ーーBarusu! Demek uyanmışsın!”

 

Subaru: “Ram!”

 

Koridorun köşesinde eskisiyle aynı manzaraーー yani kollarında Rem’le Patrasche’nin sırtına binmiş Ram belirmişti.

 

Ardından Ram, aceleyle Patrasche’nin sırtından atlayarak dizginleri Subaru’ya verdi.

 

Ram: “Uyanman amma uzun sürdü! Rem’i kolla! Onu canın pahasına koru. Ona herhangi bir zarar gelmesine izin verir veya tuhaf bir şekilde dokunacak olursan affı olmayacak. Ram seniーー”

 

Subaru: “Bekle bekle bekle, pek çok açıdan çok hızlı gidiyorsun! Neden bahsettiğini anlıyorum ama sakin ol! Sen……”

 

Ram: “『Oburluk』Günahı Başpiskoposu burada! Emilia-sama onunla çarpışıyor ama bu işin sonu iyi değil. Ram bir an önce geri dönmeli yoksa iş işten geçmiş olacak!”

 

#Önceki döngülerden farklı olarak her şeyin hızlı ilerlemesinin yanı sıra Julius inisiyatif alarak daha o ortaya çıkmadan Reid’in karşısına gönderildi. Ve son cümlelerde görüldüğü üzere Ram Emilia’dan bahsetti, yani Emilia bu defa -hiç değilse henüz- ismini yedirmemiş. Her şey daha iyi gidiyor gibi görünüyor. Ama bakalım bu ufak değişiklikler yeterli olacak mı ve bizleri neler bekleyecek… Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 29858 Üye Sayısı
  • 281 Seri Sayısı
  • 40898 Bölüm Sayısı


creator
manga tr