Cilt 6 Bölüm 57 [ Bu Meseleyi Şimdilik Göz Ardı Edelim ] (1/2)

avatar
499 16

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 57 [ Bu Meseleyi Şimdilik Göz Ardı Edelim ] (1/2)


Çevirmen : Clumsy



???: “Betty bu işe isteği dışında sürüklendi, doğrusu. Ama Subaru’nun talebi olduğu için doğru düzgün karşılanmak zorundaydı, sanırım.”

 

???: “Usta-sama dağ gibi adam, sonuçta. Ben hiç de endişelenmedim. Hatta iki numaralı ufaklığın Usta-sama’nın arkasına geçtiği anda yıkılıp patlama olasılığından şüpheleniyordum.”

 

Meili: “Ah, uh……”

 

Spiral merdivenden ağır ağır tırmanan kişilerin yüzlerine bakan Meili’nin beyaz yanakları kırmızıya dönüyor ve ne diyeceğini bilemez halde dudaklarını kımıldatmaya çalışıyordu.

 

Ondaki bu değişiklikleri hemen yanından gözlemleyen Subaru, elini kaldırarak merdivendeki gölgelere “Hey” diye seslendi.

 

Subaru: “Arkamızı kolladığınız için teşekkürler. Düşme işinden bir şekilde kaçınabilmiş olmamız beni rahatlattı.”

 

???: “……Subaru ne söylerse söylesin gerçekten düşmüş olsaydın onu bağışlamamız mümkün olmazdı, doğrusu. Bu yüzden bu yalnızca şans meselesiymiş, sanırım.”

 

Burnundan homurdanan ve elbisesinin eteklerini tutan kişi Beatrice’ti. Spiral merdivenlerden uzun uzun indikten sonra bin bir gayretle, eli kafasında geri dönen Shaula da hemen arkasındaydı.

 

Meili: “N-n-ne…… o-onii-san? O ikisi, bu ne anlama geli~yor……?”

 

Beatrice ve Shaula’yı gören Meili, hayretler içerisinde Subaru’ya döndü.

 

Subaru’ysa tüm bunlardan habersiz genç kızın şaşkınlığı üzerine kollarını kavuşturdu.

 

Subaru: “Şey, bunu nasıl dile getireceğimi gerçekten bilmiyorum ama planımız gergin bir ipin üzerinde yürümek gibiydi…… Bu şekilde düşünmek istemem ama senin tarafından itilip ölme ihtimalim epey yüksekti, anlarsın ya? Ama önceden şık bir şekilde kollarını yakaladığım için her şey güzel gitti.”

 

Meili: “A-ama, onee-san da bizi gözetliyordu, öyle değil mi~……?”

 

Subaru: “Eh, Emilia-chan’ın çılgınca tatlı görünüşüne rağmen ne kadar güçlü olduğunu biliyorum, yani bu yalnızca acil bir durum içindi. Gerçi Emilia-chan da beni kurtarmak için aşağı atlasaydı bu işin şakası olmazdı.”

 

İşin doğrusu, geçmişte bir araya geldikleri son noktada Subaru, Emilia’yla birlikte kuleden düşmüştü. Ona sıkıca sarılmış ama onu kurtarmayı başaramamıştı. ーーBu da kalbine derinden kazınmıştı.

 

Aynı şey tekrar yaşanacak olsaydı Subaru kesinlikle Emilia’yı güvenli bir yere iterdi. Yani bunu söylemek isterdi ama halihazırda sınırlarına ulaşmış olan vücuduna daha fazla veri işleyemez, elden bir şey gelmezdi.

 

Subaru: “Neden dersen, yalnızca o acil durum gerçek olmasın diye bu kartı oynadım. İki kişi…… Beatrice ve Shaula da aşağıdan izlerse hiçbir sorun çıkmaz diye düşündüm.”

 

Beatrice’in yetenekli bir büyücü olduğuna kendi gözleriyle tanık olmuştu ve detaylarını bilmemekle birlikte Shaula’nın görünüşüne uymayan bir güce sahip olduğunu teyit etmeye lüzum yoktu.

 

Subaru bu ricada bulunur ve onlarla planı üzerine tartışırken ne olur ne olmaz diye kendisini kaldırmasını istediği için bu konuda hiç şüphesi kalmamıştı.

 

Meili: “Neden bu kadar ileri gittin, halbuki çok daha basit ve akıllıca yollar olmalı~ydı.”

 

Subaru’nun açıklamasını işiten Meili, mahzun bir bakışla fısıldadı. Böyle utanılacak bir konumda görülmüş olmanın verdiği rahatsızlık gidiyor, yerine belki de cezalandırılmanın olumsuzluğu geliyordu.

 

Onun fısıltılarını işiten Subaru, bir parmağıyla yanağına dokunarak “Hı hı” dedi.

 

Subaru: “Tam da söylediğin gibi, daha basit ve akıllıca yollar vardı sanırım. Ben de böyle düşünmüştüm ama……”

 

Meili: “Böyle düşünmüştün a~ma……?”

 

Subaru: “Benim zihnimin işleyiş düzeyinde basitlik ve taviz aynı madalyonun iki yüzü ve akıllıca şeyler de adaletsizliğin ortağı. Ben…… hmm, ben taviz vermeye ve adaletsizliğe başvurmak istemedim.”

 

“ーーーー”

 

Bu sözleri işiten Meili’nin gözleri bir nebze kısıldı ve hafifçe dudaklarını ısırdı.

 

Onun buruk, gergin gülümseyişini izleyen Subaru’ysa yumruklarını sıktı.

 

Bir şekilde her şeyi düzelteceğini düşünüyordu.

Bir şekilde her şeyi düzeltmeyi arzuluyordu.

Bundan böyle, her şeyi düzeltmek uğruna yapabileceği her şeyi yapmak istiyordu.

 

Subaru: “İşte bu yüzden, Emilia ve diğerlerinden yardım istemekten yana tereddüt etmedim.”

 

Emilia: “Mhm, doğru söylüyor. Subaru bana bu meseleden bahsettiğinde ben de çok şaşırmıştım.”

 

Diyen Emilia, Meili’ye arkasından sarılmayı sürdürüyordu. Çenesini Meili’nin minik omuzlarına yaslamıştı ve gözlerini yukarıda kalan Subaru’ya dikerek,

 

Emilia: “Ama Subaru’nun gerçe~kten ciddi olduğunu ilk bakışta anlamıştım. Ayrıca……”

 

Subaru: “Ayrıca?”

 

Emilia: “ーーSubaru’nun tartışmaya hevesli olmasına sevinmiştim. Çünkü Subaru sürekli ben daha farkına bile varamadan her şeye bir son vermek için hazırlıklarını tamamlamış oluyor.”

 

Bakışları yukarı dönük şekilde gülümseyen genç kızın ametist gözleri, Subaru’nun nefesini kesiyordu.

 

Subaru’nun yanakları kaskatı kesilirkense Emilia, onun yerine yanaklarını ve dudaklarını gevşetti, ardından başıyla onay verdi.

 

Emilia: “İşte bu yüzden, gelip neler yapılacağını sorunca ve bu defa onunla birlikte düşünmemize müsaade edince çok sevinmiştim. Hehe, birazcık tuhaf, değil mi…”

 

Subaru: “……Bunu söylememin bir anlamı yok ama düne kadar burada olan ben, gerçekten tepemi attırıyor. Yo, bu yüze bakmak ve bu sesi işitmek bana has bir ayrıcalık olduğuna göre, düne kadar başıma hak edilmiş bir şey geldi mi……? Ne diyorsun, Emilia-chan?”

 

Emilia: “Üzgünüm. Ne kastettiğini anlamadım.”

 

Subaru, gülümsemeye devam ederek saçmalıyor ve omuzlarını gevşetiyordu.

 

Bu sırada merdivenlerden tırmanan ikili de nihayet gruba katılmıştı.

 

Beatrice: “Tekrar ediyorum, hiçbir şey olmadığını bilmek rahatlatıcı, doğrusu.”

 

Subaru: “Hiçbir şey olmadı demek biraz hatalı bir ifade şekli olur. Meili’nin bilincinde gerçekleşen bir ton reformu düşününce…… bir şeyler oldu.”

 

Shaula: “O~h, tam da Usta-sama’dan beklendiği gibi! Neden bahsettiğine dair en ufak bir fikrim yok ama şu havalı auran var ya, onu aşabilecek hiçbir şey yok!”

 

Subaru: “Gerçekten bana biraz olsun saygı duyuyor musun acaba?”

 

Shaula, kendisine söylenen her şeyden önemli ölçüde etkileniyor gibi görünüyordu ama Subaru Meili’yi kurtarma ilkesinden bahsederken onu ilk destekleyen de yine Shaula olmuştu.

 

Doğal olarak derinlemesine düşünmüyor ve yalnızca her ne yaparsa yapsın Subaru’yu desteklemek istiyor hissi de veriyordu fakat Subaru, onun varlığı sayesinde kurtulduğundan emindi.

 

Meili: “Umm, Beatrice-chan…… sen, bana kızgın değil misin?”

 

Beatrice: “Betty’nin kızgın olduğu kesin, sanırım. Ama Betty tarafından paramparça edilecekmiş gibi bir tipin var, yani Betty bu işi bir şekilde atlatmayı başardı, doğrusu. Ayrıca Kum Tepelerinde yaşananlar da var, bu yüzden şu anda olanları unutup gideceğiz, sanırım.”

 

“ーーーー”

 

Beatrice: “Ama! Bu unutup gidiş yalnızca bu olay için geçerli, doğrusu. Eski köşkteki yasaklı kütüphaneyi yakmanın günahı hala senin boynuna, sanırım. O günah var olduğu sürece Betty muhtemelen seni hiçbir zaman affetmeyecek, doğrusu.”

 

Kısa kollarını önünde bağlayan Beatrice, Meili’nin şüpheli sorusuna sert bir bakışla karşılık verdi. Meili bu sözler karşısında soluksuz kalırken Emilia anında “Hehe” diye gülerek,

 

Emilia: “Kavraması biraz zor olabilir ama Beatrice az önce “muhtemelen” dedi. Yani diyor ki uslu bir kız olursa Meili’yi tamamen bağışlayacak. Gerçe~kten çok kibarsın.”

 

Beatrice: “Emilia! Gereksiz şeyler söylemesene, sanırım!”

 

Meili: “……Kalbine dokunmak için, elimden gelen her şeyi yapacağım.”

 

Bu katı yorumların diğer yönünü ifşa eden Emilia, kızarmakta olan Beatrice’in önünde bir kahkaha attı. Onları gören Meili de tatlı bir ses tonuyla karşılık verdi.

 

Bu manzaraya tanık olan Subaru’ysa tatminkar bir şekilde birkaç defa başını salladı.

 

Nihayet gözlerinin önünde bir gelişme yaşandığını söyleyebilirdi, değil mi?

 

Hiç değilse Meili’nin Subaru öldürülmeli inancıyla gerçekleştirdiği eylemlerin önüne geçilmişti. Gerçi bu, bu kulede yaşanacak trajedilerden yalnızca bir tanesiydi amaーー

 

Shaula: “ーーEe, bunda gerçekten bir sakınca yok mu, Usta-sama?”

 

Subaru: “Hm?”

 

Düşüncelere dalmış Subaru’nun arkasında dikilen Shaula, masum ve sakin bir ses tonuyla böyle söyledi. Koyu renk gözlerini kısmış şekilde Beatrice ve Meili’nin aralarındaki Emilia’yla sohbet edişini izliyordu.

 

Ve Subaru’nun kaşları çatılırken de aynı ses tonuyla devam ederek,

 

Shaula: “Usta-sama’yı öldürmeye kalkan kız. Onu hiçbir suçlama olmadan serbest bırakmakta, gerçekten bir sakınca yok mu?”

 

Subaru: “Tehlikeli konulara değindiğin kesin…… yine de sorun yok. Meili çoktan suçlandı bile. Ama işlerin bu noktaya gelme sebebi hiç kimsenin onu suçlanma sebebiyle ilgili eğitmemiş olmasıydı. Bundan böyle bu konuda eğitilecek.”

 

Shaula: “Usta-sama aynı şeyi daha önce de söylemişti ama ya bu yüzden yeniden Usta-sama’yı öldürmeye kalkarsa?”

 

Subaru: “Onu eğitme konusunda acayip kötü olursam mümkün olabilir. Ama onu eğitecek tek kişi ben olmayacağım ki.”

 

Subaru’nun Shaula’nın sorusuna yanıtı işte bu şekildeydi.

 

Subaru, çok genç bir yaştan itibaren suikastçı olmak üzere yetiştirilen birinin ahlak anlayışını tek başına değiştirmeye kalksaydı işi inanılmaz zor olabilirdi ve tamamen dürüst olmak gerekirse bu sorumluluğu üstlenecek güce sahip değildi.

 

Fakat Subaru, hiç ama hiçbir şeyi kendi başına yapmayı düşünmüyordu.

 

Meili’nin suçunu engellemek için Emilia ve diğerlerine bel bağlamıştı. Bundan böyle de Emilia ve Beatrice’in yanında olmasını sağlayacaktı.

 

Subaru: “Elbette senin de yardımını alacağım, Shaula. Çünkü bireysel değerlerine karşı çıkmak için önünde uzun bir yol olacak.”

 

Shaula: “……Benim de mi?”

 

Subaru: “E tabii ki. Sen…… ehh, madalyonun öteki yüzüne bakacak olursak öğretmenvari bir havan var, ayrıca seni tek başına dışarıda bırakmayacağım. Vücudun annelikle dolup taşıyor, o anneliği Meili’nin kalbindeki inadı kırmak için güzelce kullanmalısın.”

 

Shaula katıksız bir şaşkınlık içerisinde bir parmağıyla kendisini işaret ederken Subaru, rahat bir tavırla böyle söyleyerek omuz silkti.

 

Bu kadar şaşırdığı şeyin ne olduğu gizemini korusa da sıklıkla aşırı tepki verdiği düşünülünce Subaru, bu yalnızca onun bir özelliği diyerek pek sorgulamadı.

 

Ve Shaula, Subaru’nun sözleri karşısında yüzünü elleri arasına sıkıştırarak,

 

Shaula: “Benim de, ha. Ben de, Usta-sama’mla, birlikte, ben de…… a~h, a~a~a~h. A~a~a~a~h.”

 

Subaru: “Hah…… sana, ne oldu……”

 

Shaula: “Yok bir şey! Kararımı verdim! Tam da Usta-sama’mın emrettiği gibi bu iki numaralı ufaklığı do~ğru düzgün, namuslu birine dönüştüreceğim!”

 

Shaula, kıpkırmızı bir suratla Emilia ve diğerlerine doğru koşturdu. Sonra da Meili’nin bedenini rahatlıkla kaldırıp kucaklayarak dolgun göğsüne bastırdı.

 

Meili: “Kya~!? Neler olu~yor, çıplak onee-san! Beni şaşırttın!”

 

Shaula: “Sorun yok, sorun yok, benim himayem altında istediğin kadar şımarık bir çocuk gibi davranabilirsin, iki numaralı ufaklık. Göğsüm Usta-sama’ya ait ama şimdilik iki numaralı ufaklıkla paylaşacağım. Zenginler fakirlerle paylaşmalıdır, anlarsın ya!”

 

Meili: “Hey onii-san!? Yine çıplak onee-san’ın kafasına tuhaf bir şeyler soktun, deği ~l mi!”

 

Shaula’nın gönlüne göre muamele gösterdiği Meili, bunun Subaru’nun maskaralığının sonucu olduğuna hükmederek sesini yükseltti.

 

Subaru: “Ehh, bunu herkesi endişelendirmenin bedeli olarak gör ve güzelce sevil bakalım. Hem rahat olsana, gördüğüm kadarıyla herhangi bir kötü niyeti yok.”

 

Meili: “……Tanrım, ne umutsuz insanlarsınız. İyi, bu olayı geride bırakacağız. Ama burada olanlardan başka~larına bahsetmek yok.”

 

Diyen Meili, Shaula’nın memeleri arasında sıkışmış şekilde yanaklarını şişirdi. Fakat Subaru, onun son yorumuna karşılık kafasını kaşıyarak “Ah” demekle yetindi.

 

Onun bu tepkisini gören Meili’nin kaşları çatılırken de Subaru yerine yanıt veren Emilia oldu.

 

Emilia: “Umm, Meili, bunu söylemek gerçe~kten zor ama……”

 

Meili: “……Bu konuda içimde kötü bir hi~s var.”

 

Meili’nin kötü hissinin tam isabet olup olmadığına gelince… Bu sorunun cevabı, Emilia’nın devamında söylediklerine verdiği tepkiden anında anlaşılmıştı.

 

Emilia: “ーーSubaru Ram’a ve burada olmayan diğer kişilere de etraflıca danışmıştı.”

 

Ve Meili’nin suratına inanılmaz buruk bir ifade yerleşmişti.

 

#Yani kuledeki herkes Meili’nin cinayet girişiminden haberdar. Peki ya Shaula’ya ne demeli? Kendisine bir iş emanet edildi diye kafayı yedi resmen. Biraz acıyorum onun bu Subaru’ya vurgun, şapşal hallerine. Bu görünüşün altından kötü biri çıkabilir mi diye de merak ediyorum. Neyse. Bu sorunun tam anlamıyla çözülmesiyle birlikte sıradaki meselelere geçiyoruz. Hadi okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 29042 Üye Sayısı
  • 276 Seri Sayısı
  • 39743 Bölüm Sayısı


creator
manga tr