Cilt 6 Bölüm 48 [ Öldürmek Alışkanlığa Dönüşür ] (2/2)

avatar
364 15

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 48 [ Öldürmek Alışkanlığa Dönüşür ] (2/2)


Çevirmen : Clumsy



Beatrice’ten kurtulmak çok kolay olacaktı. Çünkü Subaru… onun müdafaasız, savunmasız, tamamıyla korunmasız sırtını görebiliyordu. Beatrice’in hayatının, tamamıyla Subaru’nun kusurlu muhakemesine bağlı bir ipin ucunda olduğu söylenebilirdi. O “muhakeme” mantık sınırlarını aştığındaysa Subaru, büyük ihtimalle Beatrice’in canını rahatlıkla alacaktı. Söz konusu Beatrice olunca sahip olduğu seçenekler, aklından geçeni yapmak ve yapmamaktan ibaretti. Onun bakış açısından birer alternatif olarak ayrılan diğer sayısız seçeneği tamamen göz ardı etmek mümkün görünüyordu.

 

Meili:『Ee~hh, pe~ki ya yarı cadı Onee-san?』

 

Emilia gibi biri… daha da kolay bir galibiyet demekti. Bir keresinde uyanışının hemen sonrasında boynunu bile kavramış ama Emilia, ona en ufak bir direnç göstermemişti. Yani Subaru, kollarındaki tüm gücü kullandığı takdirde onun kırılgan boynunu rahatlıkla kırabilirdi. Evet, Emilia’nın profesyonel bir güreşçiye benzer bir güce sahip olduğu kesindi fakat hazırlıksız olduğu sürece bunun hiçbir anlamı olmazdı. Eğer bir anda, tüm gücüyle onu boğazlayacak olursa…

 

Meili:『Hee hee hee, bu senin uzmanlık alanın, de~ğil mi?』

 

―Ram da keskin diline rağmen özünde güçsüz bir kızdan ibaretti. Bunu düşünmek, Subaru’ya başı göğsüne yaslı halde ağladığı anı hatırlattı. Onu çaresizce saran incecik kollarıyla güçsüzdü, eh, yalnızca bir kızdı sonuçta. Echidna da aynı şekildeydi. Bir düşününce hepsi de güçsüz kızlardı. Görevleri çölü aşmaksa gerçekten de yanlış bir ekip seçimi yapılmıştı. Yanında bu işe daha uygun insanlar olmasını istese de gerçekten ele alacak yeterince kişi yoktu.

 

Dolayısıyla Subaru bu fırsatı değerlendirmek istese bile önündeki son engel farklı bir hikayeydi.

 

Subaru:「―Julius.」

 

Subaru’yla aynı cinsiyeti taşıyan tek kişi olan ve o ana dek elinde bir kılıç taşıyan bu karakter, Subaru’nun önüne çıkan bir engeldi. Onunla kafa kafaya çarpışmasının iyi bir fikir olduğunu söylemek imkansızdı ― aynı şekilde Emilia’yla kafa kafaya çarpışmak da intihara meyletmek olurdu ama bu başka bir hikayeydi.

 

Her halükarda Subaru『Ölü Kitabı』planını uygulamaya koyacaksa karşısında bulacağı en sağlam duvar Julius olacaktı. Başka bir deyişle, icabına bakılması gereken ilk kişi Julius’tu.

 

Meili:『Ama kitapları aramanın alacağı zamanı düşününce ne kadar vaktin olursa olsun yetmeyecek, haksı~z mıyım?』

 

Kızın ağzından dökülenlere göre Subaru’nun amacı yalnızca “öldür ve işin bitsin” değildi. Aksine, öldürmek bir gereklilik, aşılması gereken bir geçiş noktasıydı — çünkü arzularının gerçekleşmesi, ölüm karşılığında elde edilebilen『Ölü Kitaplarına』bağlıydı.

 

Bu nedenle emin olmak zorundaydı. Öldürmüştü, başarısız olmuştu ve her şeyin bu şekilde sonlanmasına müsaade edemezdi. Bundan da öte, bir amacı vardı.

 

Beatrice:「Subaru, kitap şimdilik güvende, doğrusu. Hadi buradan uzaklara gidelim… mesela Ruhun Odasına veya onun gibi bir yere, sanırım. Orada sakinleşecek olmalısın, doğrusu.」

 

Subaru:「Ruhun… odası…」

 

Beatrice, geri dönerek ayağa kalkmasına yardımcı olmak için Subaru’ya elini uzattı. Kendisine ruhun bulunduğu oda anımsatılan Subaru’ysa başlangıç noktasını hatırladı. O nokta Yeşil Odaydı ve orada—

 

Subaru:「Patrasche…」

 

Beatrice:「…Yine o yer ejderinin ismini sayıklıyorsun… Tanrım, senin için endişelenmenin bir anlamı yokmuş, sanırım. Halbuki esas endişelenen bendim…Buna inanamıyorum, doğrusu.」

 

Subaru:「… Ü-üzgünüm. Öyle demek istememiştim.」

 

Siyah yer ejderinin görüntüsü bir an için zihninde belirmiş ve dudakları yumuşamıştı. Ancak Beatrice kendisini izlediği için alelacele toparlandı. Yine de Patrasche, bu ortamda Subaru’nun güvenebileceği tek kişi olmaya devam ediyordu.

 

Çünkü Patrasche, Subaru’yu savunmak için hayatını riske atan, gerçek niyeti veya hislerinden bağımsız olarak Natsuki Subaru’nun yanında kalan tek kişiydi—

 

Meili:『Gerçekten mi? Onii-san’ın『Natsuki Subaru』olmadığını bilseydi yine de a~ynı şeyi yapar mıydı merak ediyorum açıkçası.』

 

Subaru:「――――」

 

Meili:『Sonuçta Onii-san’ın yanında olan… hiç kimse yok, haksız mıyım?』

 

Zihninde yankılanan neşeli ses Subaru’yla alay ediyordu. Natsuki Subaru’dan farklı bir varlık ona dadanıyor, iyimserliğini kırmaya çalışıyordu.

 

Aptalca bir noktaya değinmişti ve Subaru buna gülüp geçseydi iyi ederdi. Bununla birlikte -o an için- bunu göze alamazdı. O da içten içe kızın söylediklerine yarı yarıya katılıyordu.

 

Yani bu Subaru’nun sahtekar olduğunu öğrendiği takdirde Patrasche de onu hiçe sayar diye korkuyordu.

 

Beatrice:「Hey, Subaru, bana elini ver, sanırım.」

 

Subaru:「A, aaa…」

 

Beyni küçük kızın sesi tarafından oyuna getirilen Subaru, bu kabullenilmesi zor duygularla birlikte dişlerini sıktı.

 

Ardından görüşü odağını yitirmeye, başı dönmeye başladı. Tutma çabasıyla elini Beatrice’e uzattığındaysa Beatrice’in yüzüne bir şeyleri fark ettiğini ima eden bir ifade yerleşti. Evet, bakışları Subaru’nun bileğine çevrilmiş ve — o şeyleri fark etmişti.

 

Beatrice:「Bileğinde çizikler var, doğrusu… hem de bir sürü…」

 

Subaru’nun sağ kolunu sıvamaya başlayan Beatrice, acınası ve yürek burkucu çiziklere bakarak kaşlarını çattı. Kolunun üst kısımlarına uzanan derin çizikleri fark etmiş gibi görünmese de önkolda gördükleri yetmişti.

 

Subaru:「――――」

 

Beatrice o an için Meili’nin nasıl öldüğünü bilmiyordu. Dolayısıyla o çizikleri Meili’nin ölümüyle anında bağdaştıramayacak olmalıydı. Fakat bunu hesaba katmasa bile Subaru’nun o çizikleri nasıl edindiğini merak edecekti.

 

Ve Meili’nin cesedi bulunursa da kaçınılmaz olarak Subaru’dan şüphelenecekti.

 

Subaru:「――――」

 

Subaru’nun hazırlıksız kalbi, alarm çanları çalarcasına atmaya başlıyordu.

 

Yanı başında gözlerini eline dikmiş olan Beatrice, Subaru’nun ifadesini fark etmemişti. Yani ani bir eylemle Beatrice’in icabına bakması mümkündü.

 

Meili:『Ne yapacaksııın? Çoktan işe koyulmuş olman gerekmez miydi?』

 

Ses, özgüveniyle oynarmışçasına Subaru’yu bir karar almaya itiyordu. Küt küt atan kalbi ve içerideki kan dolaşımından dolayı şakağı zonkluyordu. Bu sırada Beatrice, son açıklamasına devam ederek şöyle dedi:

 

Beatrice:「Görünen o ki yine kolunu çizmişsin. Kötü bir alışkanlık, sanırım.」

 

Subaru:「……ah?」

 

Beatrice:「Hiç hoş değil, doğrusu. Emilia fark etseydi senin için endişelenirdi, böyle şeyler yapmaya bir son vermelisin, sanırım. Böylesine kötü görünürken Betty bile onları görmezden gelemez, doğrusu.」

 

Subaru’nun yaralarının üzerinde parmaklarını gezdiren Beatrice, kalbi kırık bir şekilde bakışlarını kaçırdı. Subaru’ysa bu sözlerin beklenmedik etkisinden kurtulmayı başaramadı.

 

Beatrice, Subaru’nun kolunu kaplayan çizikler olmasına alışkınmış gibiydi.

 

Öyle olsa bile -diğerlerinin de Subaru’nun kolundaki çizikleri fark ettiği varsayımıyla- durum bambaşka sebeplerle de olsa korkunçluğunu koruyor demekti — yani Subaru’nun kolunun kendini yaralama amacıyla çizildiğine dair hiçbir şüphe kalmamıştı. Hatta Beatrice bu durumu Emilia’dan sakladıklarını bile söylemişti ki bu, başlı başına şok ediciydi.

 

Beatrice:「Ruhun bulunduğu odaya gidersen bu yaralar da iyileşecektir, sanırım. Ama yine de Betty bu manzaraya katlanamadığı için seni azıcık da olsa iyileştirecek.」

 

Böyle söyleyen Beatrice, Subaru’nun bileğini soluk renkli bir ışıkla sarmaladı. Nazik bir hissiyat beraberinde sıcaklık getirse de büyük ihtimalle yaranın iyileşmesi acı verici olacaktı. Subaru’nun gözlerinin önünde gerçekleşen şey, bir şifa büyüsüydü.

 

Subaru:「――――」

 

O saniyede Subaru’nun Beatrice’e beslediği tüm düşmanlık hızla ortadan kalktı. O sıcaklığın yardımıyla Natsuki Subaru’nun bileğindeki yaralarla birlikte paramparça olmuş insanlığı da onarılmış olmalıydı.

 

Meili:『Çook sıkıcı.』

 

Küçük kız, umutlarına ihanet edilmişçesine Subaru’nun kafasının içerisinde homurdandı. Ve dosdoğru kafatasının içinden gelen sesi dinleyen Subaru, kafasında kök salan kötülüğü yutup bastırdı.

 

Karşısına bir seçenek çıktığı barizdi. Fakat yalnızca bir seçenekten ibaretti. Kendisini『Ölü Kitaplarının 』özlemini çekeceği bir yola sokması gerekmezdi. Hem ortada herhangi bir hazırlık da yoktu.

 

Subaru:「――――」

 

Şu anda Beatrice’e zarar vermek iyi bir fikir değildi. Henüz hazırlıklarını tamamlamamıştı. Olası en kötü yolu seçecekse bile bunu adamakıllı planladıktan sonra yapmalıydı. Yani, şu anda, burada―

 

Beatrice:「Hadi, artık gidelim, sanırım. Subaru. Betty er ya da geç bu konudan herkese bahsedecek, doğrusu.」

 

Subaru:「―Peki. Canını sıktığım için üzgünüm, Beatrice.」

 

Beatrice:「Şimdilik kimseye bir şey söylemeyeceğine söz ver, sanırım.」

 

Natsuki Subaru, gözlerindeki endişenin samimi olup olmadığını bilemiyor ama onu dinlemesi gerektiğini düşünüyordu.

 

※  ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

 

― Öncelikle -bu konuyla alakasız olsa da- bir deyiş vardır.

 

―『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

 

Bu, ünlü dedektif Hercule Poirot’un dünyaya bıraktığı deyişlerden biridir.

 

―『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

 

Burada atıfta bulunulan şey, cinayet işleyen bir insanın bir sabah kalkıp da artık insan öldürmeyi tercih eder hale gelmesi ve açlığını yatıştırmak için aynı suçu tekrar etmesi değildir.

 

―『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

 

Burada atıfta bulunulan şey, bir defa sorununu cinayet işleyerek çözen kişinin karşısına çıkan her yeni sorunu çözmek için cinayet işlemeyi düşüneceğidir.

 

―『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

 

Cinayetin bir seçenek olmadığını düşünmeye başladıklarındaysa en önemli şey çoktan değişmiş olacaktır.

 

―『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

 

Gerçek şudur ki söz konusu kişi hür iradesiyle cinayet işlemeyen, bu eylemden hoşlanmayan, yaptığı şeyden zarar gören kişiyi hatıralarında canlandıran bir katil olsa bile o alışkanlık bir yere kaybolmaz.

 

―『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

 

O alışkanlık… kaybolmaz.

 

―『Öldürmek alışkanlığa dönüşür.』

 

#Subaru’nun aklından geçen çirkin cümleler, şiddete aşırı hızlı meyledişi ve sürekli karar değiştirişi tüm bunların hafıza kaybından ibaret olamayacağını çok net gösteriyor. Subaru’yu kontrolü altına alan bir şeyler veya birileri olmalı. O şeyin/kişinin ne/kim olduğunu ve tüm bunların nasıl gerçekleştiğini, nasıl çözüleceğini çok merak ediyorum. Bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28232 Üye Sayısı
  • 265 Seri Sayısı
  • 38531 Bölüm Sayısı


creator
manga tr