Cilt 6 Bölüm 45 [ Suçlunun Kucaklanışı ] (1/2)

avatar
308 16

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 45 [ Suçlunun Kucaklanışı ] (1/2)


Çevirmen : Clumsy



――Acı verici kırmızı bir kan damlası, siyah noktalarla kaplı sağ koluna damladı.

 

Buna ister şans deyin ister başka bir şey, ama her halükarda kanaması beklediğinden çok daha hızlı şekilde durmuştu. Tabii güç uyguladığı takdirde yarası tekrar açılacaktı fakat bunu pek de umursadığı yoktu.

 

Tırnaklarını saplıyor ve acıyı hissediyordu. Bastırıyor, deriyi parçalıyor ve kanı akıtıyordu. Yaradaki kan hızla duruyor gibi gelse de gerçekten pek de farklı hissettirmiyordu.

 

Subaru:「――――」

 

Subaru, sağ kolundaki kendi açtığı taze yaraya pek dikkat etmeksizin avcundaki kanı silerek sol koluna kazınmış korkunç mesajı gizlemek adına kıyafetinin kolunu indirdi.

 

Subaru:「Her halükarda acele etmeliyim……」

 

Bu odada şimdiden gereğinden fazla vakit geçirmişti. Meili’nin cesedi hala odanın ortasında yatıyordu ama neyse ki ona yaptığı şeye dair bir iz kalmamıştı.

 

Elinde olsaydı cesedini daha da kirletmekten kaçınmak isterdi ama…

 

—Yapması gereken son bir şey daha vardı.

 

Subaru:「――――」

 

İki kolunu birden kullanarak kızın hafif bedenini odanın bir köşesine sürükledi.

 

Ve orada, taştan yapılı bir masa veyahut yatak denilebilecek bir şey buldu. Sonra da Meili’nin ölü bedenini kibarca o kare şeklinde yontulmuş taş öbeğinin altına gizledi.

 

――İşte böylece Subaru, üzülerek ve kalbinin en derinlerinden özür dileyerek Meili’nin kaderini herkesten gizledi.

 

Sonuçta insanlara bunu kendisinin yapmadığını, suçlunun『Natsuki Subaru』 olduğunu nasıl açıklayabilirdi ve açıklasa bile böyle bir şeye kim inanırdı ki?

 

Subaru:「Meili’yi öldüren… ben olmasam bile ne kendimi savunabilir ne de başka bir şey yapabilirim. Cinayet benim ellerimle işlendi sonuçta.」

 

Bu dünyada cezai soruşturmaların nasıl ele alındığını bilmiyordu. Ama Meili’nin tırnaklarını ve Subaru’nun bileklerindeki yaraları görecek olan hiç kimse Subaru’nun suçluluğundan şüphe duymaz, temyize gitme çabaları nafile olurdu.  

 

İş o noktaya gelirse Subaru’nun yapabileceği tek şey mahkemeden kaçmaya çalışmaktı—Yo, çoktan suçunu örtbas etmişti zaten.

 

İzlediği eylemlerin doğru olmadığının farkındaydı. Ancak başka bir seçeneği yoktu. ――Artık kime güvenebileceğini, kimden şüphelenebileceğini bilmiyordu.

 

Bununla birlikte ikna olduğu tek bir şey varsa o da–

 

Subaru:「Bir dahaki karşılaşmamızda, Meili… şüphelenmeyeceğim tek kişi sen olacaksın.」

 

Önce kesilmiş, sonra boğulmuştu. Bu, Subaru’nun Meili’yi ölü bulduğu ikinci seferdi.

 

Diğer birkaç kişinin yanında en az şüphe çeken kişi oydu. Fakat artık bir önemi kalmamıştı, Subaru ondan herhangi bir bilgi alamayacaktı.

 

Bu bir Kapalı Oda Gizemiydi, yani başka bir deyişle suçlunun ortamda olduğu biliniyordu ve suç, başka biri tarafından işlenmiş olamazdı. Amma da klişeydi…  

 

Fakat bir dedektif olarak Natsuki Subaru’ya illegal bir güç bahşedilmişti: yani öldürüldüğü her seferde zamanın geri sarmasını sağlayan『Ölümden Dönüş』. Böyle bir güç kazandıktan sonra ne kadar işe yaramaz olursa olsun herkes, her trajediyle baş edebilecek ünlü bir dedektif olabilirdi.

 

Subaru:「Gerçi Dedektifin suçlu çıkması da bu tarz gizem türlerinde tahmin edilebilir bir şey. 」

 

Maalesef ki『Ölümden Dönüş』ne kadar harika olursa olsun『Natsuki Subaru』bir sonraki hamlesi için bekliyor olmalıydı, yani durum kaç defa tekrarlanırsa tekrarlansın onu durdurmak çok zorlu bir işe dönüşebilirdi.

 

Dedektifin suçlunun ta kendisi olan farklı bir kişiliğe sahip olması, epey bıkkınlık getiren bir gizem türü klişesiydi. Ama gerçek hayatta dedektif kendisini uçurumdan aşağı attığı takdirde problem çözülür diye düşünürdünüz, değil mi?

 

『Ölümden Dönüş』ve 『Suçlunun dedektifin kendisi olması』ikilisinin birleşimiyse durumu çözülemez hale getiriyordu. Sözüm ona kaçınılmaz bir sarmal labirentti.

 

「Şimdi bu konuşmaların zamanı değil…….!  Öyle ya da böyle şu an için zaman kazanmak zorundayım.」

 

Bu zamanla çözülecek bir sorun değildi, bir şeyler zamanı kesin olarak geri getiriyordu.

 

Buna inanan Subaru, bu çıkmaz yoldan kurtarılmayı umut ederek ayağa kalktı.

 

「――――」

 

Ve bu şartları ardında bırakarak son bir kez Meili’nin alnını okşadı. Gerçi artık ona dokunmasını istemiyor olmalıydı.

 

Alnı, parmaklarında Subaru’yu reddedercesine soğuk bir his bırakıyordu.

 

※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※ ※

 

Meili’nin cinayetini çaresizce örtbas etmeyi tamamlayan Subaru, odadan ayrıldı. Ve tam koridorun sağına soluna bakıp ağır ağır uzaklaşmak üzereyken――

 

???:「――Ah, Subaru! Tanrıya şükür buradaymışsın.」

 

Subaru:「――tch!?」

 

Emilia’nın ansızın yükselen sesiyle omuzlarına bir titreme gelen Subaru, ona doğru döndü. Öylesine yürüyüşe çıkmış olan Emilia’ysa yanakları kaskatı kesilen Subaru’ya doğru kafasını eğerek,

 

Emilia:「Affedersin, seni korkuttum mu?」

 

Subaru:「――B-ben birazcık şaşırdım, hepsi bu, şe~y, öyle işte, anlarsın ya. Sadece çok ani oldu diye. Ee, ne diyecektin, Emilia-chan?」

 

Emilia:「――? Yalnızca yapabileceğim bir şeyler var mıdır diye kulede turluyordum. Onu bunu bırak da Subaru…」

 

Subaru:「Evet?」

 

Emilia:「Az önce yine bir yerlerde bir işler mi çeviriyordun sen?」

 

Subaru, Emilia’nın bu gizemli sorusunu işiterek derince bir nefes aldı.

 

Menekşe gözleri dosdoğru Subaru’ya bakıyor ama Subaru, bu sorunun ne anlama geldiğini bilmiyordu.

 

Evet, Subaru’nun sesinin titrediği doğruydu fakat yarım yamalak bir cevap vermiş olsa da yeterli olmalıydı.

 

「――――」

 

Emilia’nın gözlerindeki neşenin aksine bir huzursuzluk hissi alan Subaru, acı tükürüğünü yuttu.

 

Arkasındaki odada Meili’nin ölü bedeni, soğuk ve cansız şekilde yatıyordu. Onu gözden uzak bir yere yerleştirdiğinden emin olmuş olsa da oda arandığı takdirde bedeni birkaç dakika içerisinde bulunurdu.  

 

Yani Subaru’nun birinci önceliği buradan uzaklaşmaktı.

 

Subaru:「Affedersin, bir saniyeliğine tuvalete gitmem gerekiyor.」

 

Emilia:「Ah, tabii.」

 

Subaru, kolayca yanlış anlaşılabilecek bu kelimeleri ardında bırakarak apar topar odadan uzaklaşmaya başladı. Emilia’dan bir an önce uzaklaşmalı ve olabildiğince çok vakit öldürmeliydi.

 

Sonra da sağ kolundaki yaranın icabına bakma fırsatı bulurdu――

 

Subaru:「Eh, Emilia-chan? Tuvalete gidiyorum demiştim. Neden benimle geliyorsun ki?」

 

Emilia:「Eh? Şey, hep birlikte öğle yemeği yiyeceğiz zaten, yani beraber biraz vakit geçirsek hoş olmaz mı sence de? Endişelenme, seni kapının dışında bekleyeceğim.」

 

Subaru:「Aslında işeme sesimi duyacaksın diye endişelenmiyordum ama……」

 

Emilia, yanından ayrılmaya çalışan Subaru’nun hemen önünde duruyor ve yüzüne bakıyordu.

 

Adalet yalnızca lafta kalır, acı çeken taraf daima adaleti hak eden taraf olurdu. Bu durum da bir istisna değildi, Subaru her şeyi adaleti bir kez olsun düşünmeden yerine getirmişti.

Bununla birlikte mücadelenin diğer tarafındaki kişi olarak Subaru, Emilia’nın hislerine yönelik dikkatlice bir tahminde bulunmalıydı.

 

――Emilia’nın Subaru’ya eşlik etmek isteme sebebi neydi?

 

「――――」

 

「――?」

 

Gerçi Emilia, göz ucuyla kendisine bakan Subaru’ya tamamen yalınmış gibi geliyordu.

 

Yani aklında herhangi bir plan varmış gibi görünmüyordu fakat gerçek şu ki Emilia, Subaru’nun şüphelendiği düşmanlardan biriydi.

 

Sonuçta herkesin öldüğü bir önceki döngüde Emilia ve Beatrice’in ölü bedenlerine rastlamamıştı.

 

Evet, kollarındaki yaralara bakınca “Natsuki Subaru’nun” niyetinin ne olduğu anlaşılamıyordu fakat ne kadar kaosa yol açarsa açsın “Natsuki Subaru’nun” böyle bir durumu tek başına sahnelemesi mümkün değildi.

 

Shaula’yı, Echidna’yı, Ram’ı, Julius’u ve Meili’yi öldüren, ardından kuleyi gölgelerin gücüyle parçalayan ve son olarak da Subaru’nun kafasını kesen başka biri olmalıydı.

 

Bu kulede, Subaru’nun henüz farkında olmadığı biri daha vardı.

 

Emilia:「Subaru, sen iyi misin? Aslında hala normale dönememişsin, haksız mıyım?」

 

Subaru:「――tch, be-ben iyiyim. Yalnızca birazcık düşüncelere daldım, hepsi bu.」

 

Emilia:「Gerçekten mi? Ama pek iyi görünmüyorsun.」

 

Diyen Emilia, ansızın Subaru’ya doğru uzandı.

 

Subaru öyle kolayca pes edemezdi fakat Emilia yanaklarının utanç içerisinde kızarmasına yol açıyor ve kaşlarının arasında iç gıcıklayıcı bir his duyuyordu.

 

Subaru:「……Epey yakından bakmaya başladın sanki.」

 

Emilia:「Mhm, doğru söylüyorsun, yakından bakıyorum. Son zamanlarda gözlerim sürekli seni arıyor gibi…… Nedendir bilmiyorum ama tuhafıma gidiyor.」

 

Subaru:「――Galiba öyle, gerçekten tuhaf, hı hı.」

 

Subaru, ani bir hareket yapacak mı diye dikkatlice Emilia’yı gözlüyordu.

 

Gülümseyen Emilia’nın eliyse Subaru’nun yüzüne dokunuyordu. O el kaşla göz arasında Subaru’nun boğazına kayıp bastırırsa işler fena halde değişirdi ki bunu yapmayacağının garantisi yoktu. Aslında bunu yapmasına bile gerek olmayabilirdi, kolundaki güçle Subaru’nun boyun kemiklerini kırması gayet de mümkündü.

 

Lakin ellerinin verdiği his ne kötücül ne de düşmancaydı ve Subaru, ne düşüneceğini bilemiyordu.

 

Neticede Subaru — yalnızca bakkaldan çıkmış bir Japon öğrenciydi, haliyle böyle şeylerden emin olamaması çok doğaldı. İnsanların düşmanlığı veya kötülüğü gibi şeyleri neredeyse hiç tecrübe etmemişti.

 

Subaru’nun ortama olan aşinalığı, insanları uzak mesafeden bile tuhaflaştırabilmesi ve soğuk bir küçümseme olarak bile adlandırılamayacak kayıtsızlığının sessizliği — bunların hiçbiri yalnızlığa alışkın Natsuki Subaru’yu yaralayamazdı.

 

Artık karşısındaki kızın menekşe gözlerinden aldığı hislerin sahici mi yoksa sahte mi olduğunu bilmiyordu.

 

Ama bunu bilmezken――

 

「――――」

 

Ona her şeyi itiraf ettiği takdirde nasıl bir surat ifadesine bürüneceğini merak ediyordu. Dünyada endişelenilecek hiçbir şey yokmuş gibi görünen, yalnızca harikulade şeyler görerek büyümüş izlenimi veren o güzel yüzü mahvetmek kim bilir ne kadar harika hissettirirdi?

 

―― Onun için endişelendiğin Natsuki Subaru ortalarda yok deseydi.

 

―― Hayır, yok deseydi. Ve onun acımasız, psikopat bir katil olduğunu söyleseydi!

 

#Subaru’nun bu hale geldiğini ve etrafındaki herkesle ilgili yanlış hükümlere vardığını görmek beni üzüyor. Bu arada ben onun yerinde olsaydım Meili’yi temize çıkarmak yerine ondan şüphelenirdim. Sonuçta dün geceyle ilgili bir şeyler konuşuldu ve kendisini bir anda onu öldürmüş halde buldu. Belki de suçlu olduğunu düşündürtecek bir konuşma geçti, kim bilir? Peki ya son cümleler? Subaru sahiden de Emilia’nın tepkisini görmek için böyle şeyler söyleyebilir mi? Bakalım ne konuşacaklar, okumaya devam!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 27760 Üye Sayısı
  • 248 Seri Sayısı
  • 37937 Bölüm Sayısı


creator
manga tr