Cilt 6 Bölüm 26 [ Çubuk Sallayan ] (2/2)

avatar
1926 11

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 6 Bölüm 26 [ Çubuk Sallayan ] (2/2)


Çevirmen : Clumsy



Adam: “Seninle işim bitti.”

 

Adamın ağzından dökülen bu sözlere Julius’un yüzüne indirilen devasa yumruklar eşlik etti.

 

Şiddetin en ilkel, en ham haliydi. İnsanlığın araç gereç kullanmaya başlamasından çok öncesine ait, bizzat tenin kullanıldığı bir şiddetti.

 

Adam: “――――”

 

Acımasızca saldırı, Julius’un zarif profilini dağıttı. Darbe bilincini alıp götürdü ve bedeni odanın diğer ucuna uçtu, ardından eylemsizlik yasasını izleyip düştü, yuvarlandı ve nihayet bedeni kırık bir oyuncak bebek misali sere serpe halde hareketsiz kaldı―― Tam da Anastasia’nın yanında.

 

Efendiyle hizmetkardan oluşan bilinçsiz ikili sıraya dizilmişti. Bu, hayvani adamın yersiz düşünceliliğiydi.

 

Adam: “Evet, evet, şimdi sıradaki…”

 

Isınmayı yeni bitirmişçesine boynunu çatırdatan adam, geri kalanlara döndü.

 

Doğrusu bu gerçekten de onun için ısınmaydı. Yalnızca onlarca saniye içerisinde Julius savaş alanına dalmış, tek taraflı bir çarpışmada yenilmiş, Anastasia ona yardım etmeye çalışmış ama neticede birlikte yığılıp kalmışlardı―― Bu süreçte Subaru’nun devreye girmek için tek bir şansı dahi olmamış, tek yapabildiği öylece dikilip izlemek olmuştu.

 

Ve tıpkı onun gibi dikilip izleyenlerin――

 

Emilia: “――Buz Damgası Sanatı, Sarkıt Hattı.”

 

Adam: “――――”

 

――Sayısı sıfırdı.

 

Bunu kanıtlarcasına beyaz parçacıklar Emilia’nın etrafında dans etmeye başladı.

 

Aslında buz parçacıkları olmaları nedeniyle zar zor fark edilen soluk mavi ışık zerreleri―― Emilia’nın mutlak büyüsü Hyousetsu Kekkai1:『Sarkıt Hattı』ile doğmuştu.

 

Emilia: “Başlamadan önce bir şey sormak istiyorum.”

 

Kendi büyü enerjisini etraftaki manayla birleştiren Emilia, göz bandının üzerindeki noktayı kaşıyan adamın merkezde olduğu bir çeşit bariyer oluşturduktan sonra seslendi.

 

Adam: “Aanh? Söyle bakalım, çıtır.”

 

Emilia: “Ben Emilia. Yalnızca Emilia. ――Koşul sana yalnızca bir adım attırmak değil miydi? Az önce ortalıkta epey koşturdun aslında.”

 

Emilia ismini söyledikten sonra gayet doğal bir soru sordu.

 

『Çubuk Sallayan』sahiden de mücadele öncesi bir yandan gülerek böyle söylemişti. 『Beni bir adım olsun kımıldatabilecek misin bakalım』. Şartın bu olduğu kabul edilirse yerine getirildiği barizdi.

 

Julius’la yaptıkları mücadele esnasında oda boyunca oradan oraya uçtuklarını söylemek her şeyi fena halde hafife almak olurdu.

 

Ancak Adam omuz silkerek, “Oi, oi.” dedi.

 

Adam: “O şeyi ciddiye almasana, sen. Sadece yeri geldi uydurdum. Olur böyle şeyler, değil mi? İnsan bazen havalı görünmek ister, haksız mıyım? Öyle bir şey işte. Anladın mı? Anlamadın mı? Eh, kadınsın sonuçta. Çıtırın tekisin sonuçta. Bu gece benimle olsana, sen.”

 

Emilia: “Üzgünüm ama ne kastettiğini anlamıyorum. Ayrıca seninle savaşsam bile kazanabileceğimi sanmıyorum.”

 

Subaru: “Eh, Emilia...?”

 

Büyüsü elinin altında hazır olan Emilia’nın duruşu savaşa tamamen hazır olduğunu ima ederken kendisi cesurca güçsüzlüğünü ilan etmişti. Bu beyan karşısında『Çubuk Sallayanın』gözleri irileşirken kaskatı kesilen Subaru, bir şeyler geveledi.

 

Emilia ona verdiği ufak bir, “Gerçekten üzgünüm” cevabından sonra yeniden adama dönerek,

 

Emilia: “Sen geeeerçekten güçlüsün. Bunu görebiliyorum. Ama bu『Sınavı』geçmek zorundayız. O yüzden bize bir kazanma yolu sağla lütfen.”

 

Adam: “…………”

 

Emilia: “Seni bir adım bile kımıldatabilirsek kazanacağız. Hedefimizi bu şekilde belirleyelim… Olur mu?”

 

Emilia kaşlarını indirerek sessizliğini koruyan adama bu soruyu yöneltti. Sonuna da Subaru’yu sersemletecek şekilde birazcık özgüvenli bir ekleme yaptı.

 

Tamamen saçma bir teklifti, yalnızca en büyük aptalların kabul edeceği bir şeydi.

 

『Çubuk Sallayan』bu dayanaksız teklifi işittikten sonra uzunca bir süre sessiz kaldı ama sonra――

 

Adam: “Kah!”

 

Bir kahkaha eşliğinde dişlerini sergiledi ve parlak, mavi gözlerini Emilia’ya dikti. O gözler onu baştan ayağa yalarcasına tüm bedeninde gezindi ve sonrasında,

 

Adam: “――Cidden iyi bi iş çıkardın, nefret ettiğimi söyleyemem, sen. Benim gibi birine böyle bi şey söyleyerek epey cesaret gösterdin. Trisha’dan sonra gördüğüm en büyük aptalsın, sen. Senden hoşlandım.”

 

Emilia: “Öyleyse『Sınavı』geçtim mi?”

 

Adam: “Sana o kadar da iyi davranacak diilim, sen! Ama tamam. Hoş bi bayanın önünde şovumu çoktan yaptım. Bunu sürdürmem lazım. Bu noktada geri adım atarsam mezarımda ters dönerim. ―― İstediin gibi olsun.”

 

Emilia: “Yani geçmek için yapmam gereken…”

 

Adam: “Beni tek bir adım olsun kımıldatabilmek!”

 

『Çubuk Sallayan』yumuşamış bir ifadeyle birlikte başı öne eğik Emilia’ya seslendi ve o da anında kafasını kaldırıp onay verdikten sonra Subaru’ya dönerek,

 

Emilia: “Anastasia ve Julius’u sana emanet ediyorum. Onlarla ilgilen lütfen.”

 

Subaru: “H-hey! Az önce neler olduğunu gördün, değil mi!? Bir planın olmadan işe girişmek…..”

 

Emilia: “Sorun yok. Öldürmeyi hedefliyormuş gibi görünmüyor… Ve ben de her şeyimi ortaya koyacağım.”

 

Özgüven saçan Emilia, Subaru’nun kendisini durdurma teşebbüsünü engelleyerek bir adım öne çıktı. Sonra da asil görünümünü koruyarak iki elini『Çubuk Sallayana』doğru kaldırdı.

 

Aralarında bu kadar mesafe varken tek taraflı olarak büyü saldırısı gerçekleştirebilirdi.

 

Adam: “Şu suratta bi çıtır için epey inatçısın, sen.”

 

Emilia: “Yapabildiğinin en iyisini yapacaksın, kudretli Krallığımdan böyle öğrendim!”

 

Adam böylesine dezavantajlı bir durumda bile koca kollarını önünde bağlayıp azılı kahkahalar atmakla yetiniyordu.

 

Gözlerini adamın gülümsemesine diken Emilia ise sözlerine zoraki bir güç katmıştı―― İşte o saniyede hava patladı, çatırdadı ve solgun ışık damlacıkları uçuşurken ardı ardına buzdan silahlar şekillendi.

 

Kılıçlar, mızraklar, zıpkınlar, baltalar, oklar ve daha pek ama pek çokları şekillendi.

 

Buz Damgası Sanatı, Sarkıt Hattı―― Emilia’nın sınırlı bir alana yıkım hattı çizmek için içerisindeki inanılmaz büyü enerjisi rezervini kullandığı, Subaru’nun dünya dışı yaratıcılığıyla şekillendirilmiş özel tekniği aktive olmuştu.

 

Emilia: “Ei, ya!!”

 

Emilia bir savaş nidası da atmış fakat bunun adam üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştı.

 

Bu çığlıkla birlikte uçları『Çubuk Sallayana』çevrili silahların her biri aynı anda farklı noktalardan harekete geçti.

 

Kör noktalarını bile hedefleyen çok sayıda silahın engellenemez bir saldırı teşkil ettiği kesindi.

 

Bununla yüzleşen adam bir kez daha iki eline birer yemek çubuğu alarak gerçekleştirdiği hiddetli saldırı silsilesiyle çubukların zulmünü başlattı.

 

Tek bir adamın buzları parçalayışıyla da gözler önüne bir sanat serildi.

 

Subaru: “――――”

 

Bu sırada Emilia’nın talimatlarını izleyen Subaru, Julius ve Anastasia’nın yattığı konuma koşarak durumlarını kontrol etti ve yalnızca bilinçsiz halde olduklarını fark ettiğinde rahat bir nefes aldı.

 

Muhtemelen Anastasia’nın durumu tam da Echidna’nın endişelendiği üzere yaşam gücünü kullanarak zorla büyü yapmış olmasından kaynaklıydı. Henüz tamamen toparlanmış olmasa da burun kanaması durmuştu ve yalnızca bayılmış gibi görünüyordu. Julius ise yemek çubuğu-fu(kung fu gibi) mağduru olarak hırpalanmış görünse de bedeninde birkaç yara bereden fazlasını taşımıyordu.

 

Ona saldıran şey yemek çubuğu değil de kılıç olsaydı şimdiye yüz kez ölmüş olurdu fakat muhtemelen merhamet gösterilmişti ve sonuç hiçbir şekilde negatif değildi.

 

Beatrice: “İkisi de iyi durumda, sanırım. Ama...”

 

Subaru: “Biliyorum.”

 

İkilinin iyi olup olmadığını teyit etmeye Subaru’nun yanına gelmiş olan Beatrice’in lafı yarıda kesildi.

 

Onlar ikilinin durumunu kontrol ediyordu. Onlara bunu yapan canavarla çarpışmakla meşgul olan kişiyse Emilia’ydı――

 

Adam: “Kah!”

 

Buzlar fışkırıp parçalanıyor ve fazlasıyla neşeli adam, yemek çubuklarını sallarken parçacıklarını dişlerinin altında eziyordu.

 

Parçalanan buz silahları soluk ışık baloncuklarına çevriliyor, onların düşüp hiddetli ve vahşi adamın etrafına yayılması da sonsuza dek kendisini tekrarlayacak olan fantastik bir manzara çiziyordu.

 

Ancak bunu yaparken――

 

Subaru: “――Kımıldamayacak.”

 

Adam: “Havalı tarafımı göstermeye başladım, öyleyse sonuna dek en havalı halimi koruyacağım, daha ne kadar sıkıcı olabilirsin acaba, sen.”

 

Subaru’nun homurdanışını işiten『Çubuk Sallayan』, çok sayıda buz silahını durdururken bir şeyler mırıldanıyordu. Ama buna rağmen, üst bedeni çalkantılı bir dans edercesine sallanırken ayakları kımıldatılamaz bir çift dağ gibi yerde sabit kalmayı sürdürüyordu.

 

Böyle biri karşısında fırtına gibi büyüleri savurmak bile fayda etmezdi. Hayal kırıklığı yalnızca kavgayı kuşbakışı gören Subaru’yu değil, doğrudan işin içinde olan Emilia’yı da etkisi altına alıyordu.

 

İşte Emilia’nın bu çıkmazdan kurtulmak için devreye girişiyle――

 

Emilia: “―― Uuー, ya!!”

 

Gümüş saçları ince bedeninin ardında havada uçuşarak hücuma geçti. Ve iki kolunu kaldırarak koca savaş baltasının sapını kavradı.

 

Kendi etrafında tam bir dönüş yaparak baltayı doğruca adamın kafasına doğru savurdu.

 

Adam: “Kakah!”

 

Adam ise baltanın yörüngesine mani olmak adına yemek çubuklarını rahat bir tavırla kaldırdı. Çubuk baltanın yörüngesini yalnızca bir nebze değiştirebildi fakat düşerken boyutunun artışıyla ucu nihayet adamın kıyafetinin kolunun arkasına değmeyi başardı ve ardından yere saplandı.

 

Vahşi darbe bir rüzgar kaldırırken kendi gücünün şokuna dayanamayan buzdan savaş baltası milyonlarca parçacığa ayrıldı. Yine de baltanın sapını anında bırakan Emilia onun yerine arkasından gelen bir mızrağı kavradı ve yeni bir 360 derecelik dönüş sonrası sıradaki saldırısını gerçekleştirdi.

 

Emilia: “Ei! Ya! Torya! Urya! Uryaurya! Uyah!”

 

Bir mızrağın saplanışı, ikiz kılıçların ışıltısı, uzun bir kılıcın savruluşu, bir katananın kesişi, bir savaş baltasının inişi, bütün ama bütün saldırı türleri bu adamın karşısında anlamsızdı.

 

Tabii ki bu Emilia’nın beceriksizliğinden kaynaklanmıyordu.

 

Fiziksel gücü hiçbir şekilde yetersiz değildi ve Buz Damgası Sanatı da Subaru’nun mucidi kendisi olmasına rağmen sıklıkla söylediği üzere Emilia’nın kabiliyetlerini en iyi şekilde yansıtan, hem fiziksel gücünün hem de muazzam büyü rezervinin maksimum etki gösterebilmesini sağlayan tek teknikti.

 

Beatrice: “――Subaru.”

 

Beatrice Subaru’nun elini sımsıkı kavradı. Bu kavrayış Subaru’ya çok ihtiyaç duyduğu sakinliği, huzuru verse de Subaru, gözlerini çaresizce savaş alanına dikmeye devam ediyordu.

 

Savaşa dahil olmak için tek bir şans dahi bulamıyordu. Emilia bu boyutta bir mücadele veriyor, iyi olduğu silahları değiştirip duruyor, güçlü yanlarına oynuyor, fiziksel saldırılarını sürdürüyor, bir yandan da büyülerini ateşliyordu. Merkez gerçekten de sürekli olarak bombardıman altındaydı.

 

Ve kendisine yalnızca bir 『Çubuk Sallayan』diyen canavarın, merkezde dikilen adamın tek bir adım dahi atmadan her şeyle baş etmesi tam bir anormallikti.

 

Subaru bu mücadeleye dikkatsizce dahil olacak olursa yalnızca Emilia için bir dikkat dağınıklığı yaratırdı. Bunu inkar edemezdi.

 

Gerginliğini yok etmek için yapabileceği hiçbir şey yoktu. Elini tutan Beatrice de sessizlik içerisinde dikiliyor, dişlerini sıkıp mücadeleyi izlemekten başka hiçbir şey yapamayacağını gayet iyi anlıyordu.

 

Emilia’nın dayanıklılığı tükenmeden önce durum bir gelişme gösterir miydi ki?

 

Tam da böyle düşünürken durumda beklenmedik bir değişim gerçekleşti. Aynı şekilde ansızın.

 

Emilia: “Huff! Ei! Terya!”

 

Emilia iki eliyle birer kılıcı tutup adamın kafasını kesme hedefiyle iki yandan savurdu. Adam ise darbeden kaçınmak için hızla başını eğdi ve iki kılıç da Emilia’nın elinden çıkarak uçtu. Ancak Emilia anında bir çift kılıç daha yaratarak kollarını dışa doğru çaprazlama savurdu―― Adam bu defa çok daha havalı bir stille kaçındı ve bedeni yere paralel olana dek eğildi.

 

Adam: “Kah!”

 

Emilia: “Ne-”

 

Adam dizleri bükük, bedeni neredeyse yere değer halde bileklerindeki insanüstü güçle pozisyonunu korurken Emilia kendi momentumunu yitirdi, kolları boşluğa doğru alçaldı, kendisini tamamen açıkta bırakıp attığı bir adımla öne eğildi.

 

Bu, Emilia’nın mücadelesi esnasında yaptığı ilk büyük, hatta hayat tehdit edici hamleydi―― Adam daha fazlasını da görmüş olabilirdi ama bu an, yakaladığı en büyük fırsat olmalıydı.

 

Derken adam bükük dizlerini düzleştirdi ve ilk pozisyonuna geri döndü. Emilia gardını yitirmiş halde dişlerini sıkıyordu.

 

İşte o saniyede adam, dişlerini olabildiğince sergileyerek köpekbalığını andıran gülümsemesiyle öne eğildi.

 

Adam: “Kocaman açmışsın.”

 

Ve elindeki yemek çubuklarıyla Emilia’nın ikizlerini avuçlarcasına taradı.

 

Emilia: “N――”

 

Emilia beyaz ve pürüzsüz teninin bir kısmını sergileyen her zamanki beyaz kıyafetini giymişti. Yemek çubukları göğsünün üzerinden geçerken bereketli şişliklerinin müstehcen sıçrayışıysa adamın pis gülümsemesini iyice derinleştirmişti.

 

Bu sırada Adam, bu ağza alınmaz eyleminin sonuçları doğrultusunda memnuniyetle homurdanmaya başladı.

 

Adam: “İyi, cidden iyi malzeme. Ama böyle ufacık bi şey uğruna çıldırmasana…”

 

Emilia: “Torya!”

 

Adam: “Goah――!?”

 

Emilia’nın buzdan yapılı eldivenlerle çevrelenmiş elleri o sırada başının üzerinde birleşerek pis gülümsemesiyle kendisini dikizlemekte olan adamın kafasına indi.

 

Darbe öyle sert indi ki buzlar çatırdadı ve vuruşun sert sesi yankılandı. Adam acı içerisinde bağırdı, sonra da başını tutarak yere devrildi, yuvarlanmaya başladı.

 

Adam: “Guoooooooh! Acıdı lanet olasıcaaaaa! A-aklından ne haltlar geçiriyordun, sen!? Normalde bir kadın biri böyle bir şey yapınca tereddüt eder ama sen gözünü bile kırpmadın! Neyin var senin!?”

 

Emilia: “――? Ama, yalnızca bedenime dokundun, haksız mıyım? Ayrıca gardını tamamen indirmiştin.”

 

Adam: “Kafa bulma benimle! Ne biçim yetiştirilmişsin sen! Ebeveynlerin ne halt yiyodu senin!”

 

Hırpalanan kafasını ovuşturan『Çubuk Sallayan』, bağdaş kurmuş şekilde yere oturarak şikayetlerini sıralamaya başladı. Emilia ise önce bu bağırış karşısında şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı, sonra da göğsünün yemek çubuklarının geçtiği kısmına dokunarak,

 

Emilia: “……Ben, tuhaf bir şey mi söyledim?”

 

Adam: “Oi! Bu çıtır güzellik hakkında bi şeyler yapın! Onu dışarı falan çıkarın! Ufaklık! Senin onunla ilgilenmen gerekiyodu! Kendinizden bi şeyler katın, adamakıllı iş yapın! Acıdı, lanet olasıca……!”

 

Subaru: “B-ben bu işi senden devralacak konumda değilim. Bu bir yana……”

 

Adam: “Aaahn!?”

 

Subaru, üzerindeki ağırlığa rağmen bir şekilde hiddetli adama karşılık verebilmeyi başardı. Emilia’ya elini değdirmiş olmasının verdiği öfkeyi içine gömmeyi başardıktan sonraysa adamı işaret ederek devam etti.

 

Subaru: “Bırak lanet olasıca tek bir adımı, sağa sola tepindin.”

 

Adam: “――――”

 

Emilia: “Ah! Doğru ya! Başardım! Kazandım!”

 

Subaru’nun belirttiği şeyle adamın çenesi kapanırken Emilia, yerinde yukarı aşağı zıplamaya başladı.

 

Bu hisleri doğrultusunda da kendi galibiyetini kutlarcasına yakın çevresinde buzdan çiçekler açtı.

 

Adamın kendi ağzıyla belirttiği tek bir adım atma koşulu yerine getirilmişti.

 

Bu gerçek apaçık ortadaydı ve adam işleri zorlaştırmadıkça kabul görürdü.

 

Subaru: “Ee, buna ne diyorsun?”

 

Subaru『Sınavdaki』galibiyetini kutlayan Emilia adına üzülse de adama tam anlamıyla güvenmiyordu. Şu ana kadarki tüm etkileşimlerine bakılınca ondan centilmenlik beklemek güçtü.

 

Kaybını geçersiz sayıp son『Sınavı』boşa çıkartarak varıyla yoğuyla hücuma geçmesi olmayacak şey değildi.

 

Tek bir damla ter, Subaru’nun kaşlarının arasından ve yanaklarından aşağı dökülmeye başladı.

 

Adam: “Ayeー, yapacak bi şey yok. Söz ağızdan çıktı. Bu tarz bi mağlubiyet beni komik gösterecek, çapkın ruhumu lanetleyecek ama seçim şansım yok.”

 

Subaru: “O-onay verecek misin…!?”

 

Adam: “Sen, beni ne sanıyosun sen? Sözlerimi tutmazsam tüm havalı tavırlarım boşa çıkar, sen. Uğraştığım her şeyi tersine çevirmiş olurum, sen. Bundan böyle kadınlara tek bi adım bile atamam, anlarsın ya.”

 

Subaru: “Hmm yo, az önceki kaybınla değerin dibe vurdu zaten...”

 

Adam: “Kapa çeneni, ufaklık! Kahrolasıca, sen doğru düzgün bi balık bile diilsin, yalnızca bi iribaşsın. Ağırlığını koymaya çalışma, iribaş. Neyse, şu çıtır güzellik kazandı. Geçti. Şart buydu. Yapacak bi şey yok.”

 

Sertçe kafasını kaşıyan 『Çubuk Sallayan』, yenilgisini kabul etti.

 

Tüm bunlar eylemlerinin centilmence mi uygunsuz mu olduğunu söylemenin zor olduğu bir duruma dönüşmüş olsa da Subaru’nun duyuru çoktan yapılmışken bu meseleyi derinlemesine irdelemeye niyeti yoktu.

 

Evet, Julius da Anastasia da adam karşısında verdikleri savaşın mağduru olmuştu ama muhtemelen Yeşil Odaya geçtikleri takdirde hızla toparlanırlardı.

 

İkinci『Sınavda』olmalarına rağmen engel fazla ufakmış gibi görünüyordu ancak――

 

Adam: “――Ee, sırada kim var? İribaş mı? Yoksa veletlerden biri mi olacak?”

 

Subaru: “Eh?”

 

Yukarı çıkabileceklerdi.

 

Bu düşünceye kapılmış olan Subaru, adamın sözleri karşısında bir kez daha gardını aldı. Adam ise yanıtıyla birlikte yavaşça ayaklandı ve kumaşla örtülü sol omzunu―― sağ omzuna uyacak şekilde soyarak gruba döndü.

 

―― Hava çirkin bir yanık kokusuyla dolup taşıyordu.

 

O kokunun kaynağıysa adamın akla hayale gelmez kılıç ruhuydu.――  Öncesindeki her şeyi çocuk oyuncağı gibi gösteren çarpıcı bir değişimdi ve Subaru bunu çok geç fark etmişti.

 

Adam: “Bu kulede yaklaşık yedi kişi var… Senin kız geçebilen tek kişi.”

 

Subaru: “――――”

 

Adam: “Ee, beni geçecek sıradaki kişi kim? ―― Hadi söyle, sen.”

 

Büyük Pleiades Kütüphanesinin 2. Katı『Electra』Sınavı:

 

Zaman Limiti『Koşul: Sınır Yok』

 

Teşebbüs Sayısı『Koşul: Sınır Yok』

 

Katılımcılar『Koşul: Sınır yok』

 

――Geçenler: Emilia.

 

――Henüz geçmemiş olanlar: Subaru, Beatrice, Julius, Anastasia, Meili, Ram.

 

――『Sınav』 devam ediyor.

 

#Adamın sapıklığına mı, Emilia’nın saflığına mı yanayım bilemedim doğrusu bu bölüm. Kitaplıkların arasında zıplarken altı açılmasın diye kollamasını öğretmişler ama bu konuları ihmal etmişler herhalde :D Neyse… Öyle ya da böyle, dünya saçması bir şekilde de olsa Emilia sınavı geçti. Ee şimdi hepsinin tek tek geçmesi mi gerekecek yoksa Yargılamalarda olduğu gibi Emilia ikinciden üçüncü sınava geçebilecek mi? Fark ettiyseniz bu sınav muhabbetine hiç dahil olmamasına rağmen listede Ram da var. Bir sonraki bölüm neler olacak merak ettim doğrusu, hadi orada görüşmek üzere!

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 32137 Üye Sayısı
  • 324 Seri Sayısı
  • 43032 Bölüm Sayısı


creator
manga tr