Cilt 4 Bölüm I [döndükleri yer] (2/5)

avatar
4041 1

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 4 Bölüm I [döndükleri yer] (2/5)


  Çevirmen : Clumsy                          

 

Her neyse,


[Subaru: Beyaz balinayı öldürmekte payım oldu, “Tembellik”i öldürüp Emilia’yı da kurtardım. Şimdi de kendime ait bir yer ejderim oldu… Ödülüm oldukça iyi oldu, değil mi?]


[Wilhelm: Subaru-dono beyaz balinayı öldürmenin ne kadar muazzam bir başarı olduğunun tamamen farkında değilsin. Belki dünya bir gün sana doğru düzgün teşekkür etme şansını bulabilir. O günü iple çekiyorum.]


[Subaru: Evet, ben de öyle düşünüyorum. Bir dakika.. Ama ben tüm savaş boyunca balinanın burnunun dibinde yem gibi koşmuyor muydum? ]


Subaru’nun bu pek mütevazi olmayan sözleri Wilhelm’i gülümsetti. Bu gülümsemenin sıcaklığıyla içi bir garip olan Subaru, sanki bu histen kurtulmak ister gibi kafasını salladı.


[Subaru: Her şey bir yana… Bir süre sizi göremeyeceğim, Wilhelm-san. Lütfen yaranıza iyi bakın.]


[Wilhelm: Seni endişelendirdiğim için üzgünüm. Aramızdaki mesafe giderek artıyor gibi görünüyor, kanama durdu. Ama ne olursa olsun sizin yanınızda savaşacağım günler gelecek Subaru-dono. O zamana kadar...]


Wilhelm’in yarası, — eski jenerasyon kılıç azizi Thearesia van Astria tarafından açılmış iyileşemeyen yarası... Bundan bahsetmek Wilhelm’in bakışlarını sertleştirdi. Aklı Crusch’a saldıran günah başpiskoposları, “Açgözlülük” ve “Oburluk”a kaydı.


Kılıç şeytanının karısının ölüm sebebi, beyaz balina dışında bir şeyse, en olağan şüpheliler bu ikiliydi.


Subaru, aynı Wilhelm gibi, Oburluğa karşı büyük bir nefret besliyordu. Ne olursa olsun eninde sonunda o günah başpiskoposuyla yüz yüze gelecekti. Cadı tarikatı kaçınmaları gereken bir topluluk olsa da ‘’Oburluk’’ tamamen farklı bir meseleydi. Çünkü kaybettikleri yeri doldurulamaz şeyleri geri alabilmek için o günah başpiskoposunu yenmek zorundaydılar… Crusch’ın hafızası bir yana, daha da önemlisi—


[Subaru-kyun, Rem-chan yerleştirildi, kontrol etmek ister misin?]


Bunu söyleyen kişi kedimsi kulaklarıyla pencereden kafasını sarkıtıyordu— Ferris. Ferris’in, Patrasche’nin çektiği özel vagondan dışarı adım attığını gören Subaru, oraya doğru yürüdü. Vagonun geniş iç kısmına göz attı. Bazı eşyaların yerine geçici olarak bir yatak getirilmişti ve yatakta bir kız uyuyordu.


Üzerinde tanıdık hizmetçi üniforması yoktu fakat saçlarının rengine uyan mavi, yumuşak bir uyku tulumu giyiyordu. Bütün dünya tarafından unutulmuş, derin bir uykudaki kız. Subaru’yu seven ve Subaru tarafından sevilen kız.


[Subaru: Bu şey güvenli, değil mi?]


[Ferris: Hey, gayet dikkat ettim nyan. Rem’in fiziksel yaraları iyileşip artık bir hasta olmasa da ben bir şifacıyım nyan.]


Subaru, sessizce Rem’in uykudaki yüzüne baktı. Ferris’in sözleri sertti, suratında her zamanki oyunculuğu dışında bir şeyler vardı. Belki de Ferris, kendi güçsüzlüğünün acısını çekiyordu. Rem yüzünden değil, ustası Crusch yüzünden.


[Ferris: Onu gerçekten yanında götürmek mi istiyorsun?]


[Subaru: Evet, o benimle gelecek. Burada kalarak da daha iyiye gittiği yok… Hayır bunun senin hatan olduğunu söylemek isteme…]


[Ferris: Biliyorum nyan, Subaru-kyun o kadar kaba değil nyan.]


Subaru’nun yüzündeki utancı gören Ferris, beceriksizce gülümsedi.


[Ferris: Aslında]


Dedi Subaru’yu işaret ederek,


[Ferris: Rem’in yanı sıra,  Subaru-kyun daha da büyük bir endişe kaynağı değil mi?]


[Subaru: Ben mi?]


[Ferris: Aptalı oynama nyan, kapın aşırı zorlandı nyan. Seni iyileştirmek için büyük miktarda manayı zorla kapından aktardım, bu seni zorlamış olmalı nyan. Bedeninde veya büyü gücünde bir yorgunluk, bir zayıflama hissediyor musun?]


Ferris’in sorusuyla, Subaru boynunu ve omuzlarını çevirdi. Kendi etrafında döndü, problemli bir yer bulamadı. Endişelenecek bir şey olmadığını göstermek için olduğu yerde zıplamaya başladı.


[Subaru: Bir problem yok. Kullandığım ve kullanmadığım tüm parçalarım yerinde. Kapıyı bir kenara bırak, ben büyü gücü de kullanmıyorum ki.]


[Ferris: Sonuçta siz bir büyü kullanıcısı değilsiniz. Söz konusu Ferris olsaydı, Ferris acil durumlar dışında büyü kullanmamaya çalışmak zorunda kalacaktı nyan… eh, bu iyi nyan.]


Subaru’nun kendi sağlık durumuyla pek ilgilenmediğini fark eden Ferris pes etti. Ve büyük, yuvarlak gözleriyle, Subaru'nun boynuna bakıp onu yakasından çekti.


[Ferris: Ama artık kendinizi zorlamak yok. Ne kadar Ferris Subaru-kyun’un vücudundaki tüm toksinleri çıkartmış olsa da eğer kapınız binlerce parçaya ayrılırsa Ferris bu konuda bir şey yapamaz nyan. Bu yüzden adamakıllı iyileşmeye zaman ayırın… yaklaşık 2 ay nyan.]


[Subaru: Büyü kullanmadan geçecek 2 ay… 17 yıl boyunca büyü kullanmamış biri için bu hiçbir şey!]


Teşhisi dinledikten sonra dalga geçmeye başlasa da... düşününce, Subaru bu dünyaya geleli 2 ay bile olmamıştı, gerçi onun yaşadıklarıyla 4 aydan fazla olmuştu ama — her şey ona çok uzun zaman geçmiş gibi hissettiriyordu.


Bu dünyaya geldiğinden beri yaşadığı onca şeyi düşününce, 2 ay dinlenmek ne kadar zor olabilirdi ki? Kendisinden emin olamıyordu.


[Subaru: … Ne kadar kendimi sürekli bir felaketin içine sokmayı başarıyor olsam da… Bir dakika, ben az önce bir  “İşaret” mi tetikledim!? Galiba bir ses efekti duydum!!]


[Ferris: Çok kötü, Ferris’in akıl hastalıklarını tedavi edecek gücü yok nyan.]


Subaru kendi söylediklerinden dehşete düşerken, Ferris ona ilgisizce bakmayı sürdürüyordu.


Subaru bu tepkiye bakarak, aralarındaki konuşmanın sona ermesi gerektiğini fark etti. Biraz düşündükten sonra da ellerini Ferris’e uzattı.


[Ferris: Nyan?]


[Subaru: Hayır, bana yardım etmek adına yaptığın her şey için sana teşekkür etmeliyim. Beni iyileştirdiğin için. Eğer sen olmasaydın balina ve ‘’Tembellik’’le olan savaşımızda perişan olurduk…… ve Rem için, teşekkür ederim.]


[Ferris: ….nyan. Benimle dalga geçiyor gibi değilsin nyan, peki o zaman.]


[Subaru: Ooo! Gücüm <> aktive oldu! Sakin kalmalıyım!]


Teşekkürünün beceriksizce bir ifadesiydi ama yine de Ferris bunu sevmiş göründü. Her halükarda, hislerini ona geçirmeyi başarmıştı. Ferris, kendisine uzanan eli tuttu ve sıktı.


[Subaru: Ne kadar yumuşak, ince parmaklar… Erkeksi ellerin olsa nasıl olurdu hayal edemiyorum.]


[Ferris: Bu kadar tatlı ve mükemmel olan Ferris için bu büyük bir hayal kırıklığı olmaz mıydı nyan? Kıllar olsun, ten olsun, Ferris’in her şeyi tamamen doğal nyan.]


Ferris gururla elini kaldırınca, Subaru Ferris’in eteğinin altındaki karşı konulamaz beyaz bacakların arasında bir kıpırtı fark etti. Ve omuzları büyük bir hayal kırıklığıyla düştü.


[Subaru: Ama, o bir erkek…]


[Ferris: Yeep, Ferris vücudu ve ruhuyla tam bir erkek nyan.]


[Subaru: Bu konuda nasıl böyle kendini beğenmiş olabilirsin ? Bütün bunların neresi erkekçe?]


Güzel bir kız gibi giyinen Ferris’in kendine bir erkek demesi gerçekten çok fazlaydı— Subaru ne kadar gelenekçi ya da sabit fikirli olmasa da Ferris’in davranışlarının erkekçe hiçbir yanı olmadığını söyleyebilirdi.


Subaru’nun sorusuna karşılık Ferris bir parmağını dudaklarının kenarına koydu ve göğsünü etkileyici bir şekilde titreterek,


[Ferris: Çünkü, Crusch-sama bunun Ferris’e yakıştığını söyledi. Ben neysem oyum ve bu da Ferris’in ruhunun ışıltısına en çok uyan şey. —Crusch-sama’nın sözleri, Ferris bunları tüm varlığıyla karşılayacak.]


[Subaru: Ama…]


… Şu anki Crusch bunu bilmiyor… Subaru bu sözlerini kendine sakladı. O söylemese de Ferris bunu zaten biliyordu. Söylerse yalnızca onun kalbini kırmış olacaktı.


Subaru, her şeyden çok bundan nefret ederdi. Biri Rem hakkında konuşacak olsaydı kendisi de aynı şekilde rahatsız olurdu. Belki Ferris de bunu biliyordu.


[—Karsten evine ne olursa olsun...]


[Subaru: ……?]


Bir anda, bu ses Subaru’nun aklına gelip kulaklarında yankılandı.


Sessiz, soğuk, duygusuz bir ses.


Bu sesin ait olduğu kişi… şu anda onu duysa yine duraklardı.


Kafası eğik olan Ferris’in yüzündeki ifadeyi görmek imkansızdı.


Bu şekilde Ferris, Subaru’nun elini iyice sıktı.


[Ferris: Sadece Crusch-sama’yı, hayatım pahasına koruyacağım.]


[Subaru: …Ferris?]


[Ferris: İşte – bu – yüzden]


Şaşkın Subaru'nun önünde Ferris'in kafası birdenbire kalktı, aşırı mutlu bir sesle gülümsemişti. Ama Subaru’nun görmeye alışkın olduğu o neşe dolu, alaycı gözlerin aksine şu anki gözler yalan söylüyordu.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21951 Üye Sayısı
  • 836 Seri Sayısı
  • 40707 Bölüm Sayısı


creator
manga tr