Cilt 4 Bölüm 129 [ —Beni Seç ] (7/9)

avatar
2287 1

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 4 Bölüm 129 [ —Beni Seç ] (7/9)


Çevirmen : Clumsy 

 

Subaru daha önce ona örümcek kadın demiş ama sahiden öyle olduğunu düşünmemişti. Kadının insan dışı hareket kabiliyeti karşısında sersemlemiş bir şekilde merdivenin tepesine ilerlemekteydi. Kendisini takip eden silueti düşünerek üçüncü katın koridorundaki alevlere yaklaşıyordu. Ofis bu koridorun tam ortasındaydı. Orası köşkün en dayanıklı odası olarak yok edilmemiş olsa gerekti—

 

???: “—σσσ!!”

 

Subaru: “Dhhah!?”

 

Alevlere doğru sıçrayan Subaru’nun karşısına aslan kafalı, kükreyen bir cadı yaratığı çıkmıştı. Yelesini yitirmiş, bedeninin yarısından fazlası yanmış olan bu yaratığın Subaru’nun takımının yemek odasında sözüm ona öldürdüğü yaratık olduğuna hiç şüphe yoktu. Belli ki ölüme yaklaşan yaratık, efendisinin emirlerine itaat ederek yeniden bu odaya dönmüştü.

 

Yani Subaru şu anda ateşe yaklaşan bir güveden farksızdı. Alevlerin arasında beklenmedik bir karşılaşma yaşanmıştı. Kelime oyunu mide bulandırıcı bir şekilde tam oturmuştu.

 

Yarı yanık cadı yaratığı devasa pençeleri olan ön patisini savurdu. Bu ölüm döşeğindeki haline rağmen duvarı parçalayarak Subaru’nun boynuna yaklaştırdığı saldırı, Subaru’yu rahatlıkla, buğday misali kesebilecek kadar güçlüydü.  

 

Subaru: “Senin elinden tek bir iş gelir zaten!”

 

Fakat Subaru eğilip ileri atılarak bu saldırıdan kaçınabilmişti. Diğer cadı yaratıklarından, avlarının hayati organlarını hedeflediklerini öğrenmişti. Bu yaratığın da kesinlikle kafasını hedef alacağını düşünerek öne doğru yuvarlanmış ve yaratığın gövdesinin yanından geçivermişti.

 

Subaru’yu tek lokmada yutabilecek olan yaratık öfke dolu bir kükreyişle kendisini toparlayarak Subaru’ya dönmeye çalıştı. Fakat öyle kolay olmayacaktı.

 

Yaratık: “—σσσσ!!”

 

Subaru’yu takip eden siluet, yarı ölü cadı yaratığının karşısında dişlerini göstermişti. Arkası dönük olan yaratıksa siluetin bıçak yağmurundan kaçınmak için çok geç kalmış durumdaydı. Sol arka bacağı iş görmüyor, eğri büğrü yarasından kanlar dökülürken tiz çığlıkları koridorda yankılanıyordu.

 

Yılanı andıran kuyruğunu sallayarak zeminde emeklercesine ilerleyen silueti hedef aldı. Siluetse kabusvari, insani kapasitelerin ötesindeki manevra kabiliyetiyle yaratığın kuyruğunu bıçağıyla itti ve ucunu yaratığın açık yarasına saplayarak iyice derinlerine soktu.

 

Subaru bu kulak tırmalayıcı sesleri dinleyerek ofis kapısına ilerliyordu, bu fırsatı kaçırmaması gerektiği kesindi. Geçerken dosya odasını tekmeleyerek açtı fakat kütüphaneye açılmayan kapı ona zaman kaybettirmekten öteye gitmemişti. Yaratık ve siluet hala arkasında savaşmaktaydı fakat duyduğu tek bağırış yaratığa ait olduğuna göre mücadelenin nasıl sonlanacağı ortadaydı.

 

Subaru: “Beatrice!”

 

Ofise ulaşan Subaru, kapıyı açarken dualar ediyordu. Eğer Kütüphaneyle karşılaşırsa yaratık savaşına güle güle diyebilirdi. Fakat acımasız bir şekilde onu karşılayan tek şey dağınık ofis manzarası oldu.

 

Subaru: “S*ktir... Demek burası da değilmiş!”

 

Beatrice’in reddinin apaçık göstergesi olarak ofis Subaru’nun umutlarına ayak uydurmamıştı. Artık diğer odaları araması veya yanan köşkün alt katlarına dönmesi de mümkün değildi. Geriye açılması mümkün tek bir kapı kaldıysa o da—

 

Subaru: “Gizli geçit...”

 

Bir mekanizma aracılığıyla açılan gizli geçide bir ‘kapı’ demek zordu. Geçit kayan kitaplıklar aracılığıyla açılıyordu ve girişinin Subaru’yu Yasaklı Kütüphaneye taşıma ihtimali çok düşüktü. Başka kapı kaldıysa onlar da geçidin derinliklerinde olmalıydı.

 

Subaru: “Geçidin ortasında ufak bir odaya açılan bir kapı olmalıydı… ama…”

 

Elsa önceki döngüsünde Subaru’yu orada pusuya düşürmüştü. Fakat Subaru, o kapının Kapı Geçişinin etki alanı içerisinde olup olmadığını bilmiyordu. Ve her şeyden öte bu işin Beatrice’in başının altından çıktığını, onu o kapıdan o kapıya yönlendirerek gizli geçitten çıkarmaya çalıştığını düşünmek zorundaydı.

 

Köşkün şu anki durumundan haberdar olmayarak Subaru’yu kurtulacağı bir rotaya yönlendirmiş olabilirdi. Öyleyse gizli geçit Yasaklı Kütüphaneye çıkmayabilirdi. Kendisini köşkün dışında, kaçış tünelinin sonundaki dağ kulübesinde bulabilir ve Beatrice’i kurtarma şansını sonsuza dek yitirebilirdi.

 

Subaru: “—Bana düşünecek zaman bırakmıyorsunuz!”

 

Subaru son bir darbenin yaratığa ölüm çığlığı attırışını işitti. Mücadelesiyle istemsizce Subaru’ya zaman kazandıran yaratık muhtemelen Elsa’nın silueti tarafından öldürülmüştü.

 

Kafasını sallayan Subaru gizli geçide daldı. Yeraltına inecek uzunlukta döner merdivenler tarafından karşılandı—ve görünen o ki yangının etkileri bu tünele bile ulaşmıştı, ısı ve duman burada herhangi bir şey yapılmasını engelliyordu.

 

Subaru acısıyla başa çıkmak için elini göğsüne yerleştirip kararlılığını sağlamlaştırarak merdivenden aşağı hızla ilerlemeye başladı. Önce en yukarı çıkmıştı, şimdiyse en aşağı iniyordu. Isı bedenini kavuruyordu ve teninin aldığı rengi düşünmek dahi korkunç geliyordu.

 

En nihayetinde merdivenin sonuna ulaştığında geçidin karanlığına bakmış, soluk alıp verişi hızlanmıştı. Merdivenin duvarlarındaki bir boşluktan duman sızıyordu, gördüğü kadarıyla geçitte ısı veya alevlerin etkisi yoktu. Yanma tehdidinin yerini karanlıkta el yordamıyla ilerleme zorunluluğu almıştı.

 

Yaklaşık on metre daha ilerledikten sonra daha geniş bir noktaya vararak aradığı ufak kapıyı buldu ve durdu.

 

Subaru: “Burası...”

 

Daha önce bu kapı aracılığıyla gizli geçidin ötesine hiç geçmemişti. Bu kapının ardında bir kapı daha olup olmadığını bilmiyordu. Yani bu, Subaru’nun Beatrice’i bulmak için son şansı olabilirdi. Ve burası doğru düzgün bir gizli geçit görevi görüyorsa—

 

Subaru: “—”

 

Kalbinin zayıflığını dağıtmak adına kafasını sallayan Subaru kapının kulpuna uzandı. Beatrice onu kurtarmak niyetindeyse şansı az demekti. Korka korka kapı kulpuna dokunduğunda—

 

Subaru: “Hhht! Bu kapının farklı bir...”

 

Elinin yanışıyla acı içerisinde çığlık atarak suratını ekşitti ve kapıya baktı. Kapı da Subaru’nun kalbinin yansımasıymışçasına bir rahatsızlık dalgası doğurdu ve—fark etti.

 

Subaru: “Kulp, sıcak...?”

 

Geçit sıcak olsa da bir yangın belirtisi yoktu. Muhtemelen duman ve ısı merdivenlerin oradan sızmaktaydı. Yani Subaru'nun tahminleri doğruysa bu kapının böyle sıcak olmaması gerekirdi.

 

Ancak kapı, alevlerle mi sarılmış diye merak ettirecek kadar sıcaktı.

 

Subaru: “...Beatrice. Beni duyabiliyorsan dinle lütfen.”

 

Kapıya dokunmamaya dikkat eden Subaru bakışlarını hafifçe kaldırarak mırıldandı. Sesinin orada olmayan kıza ulaşacağı inancındaydı.

 

Subaru: “Beni buraya sen mi yönlendirdin? Eğer tek kaçış rotasının bu gizli geçit olduğunu bilerek bunu yaptıysan gerçekten kurnazlığın karşısında nutkum tutulacak.”

 

Beatrice'in Subaru’yu bu noktaya yönlendirme taktiği gerçekten oldukça iyiydi. Tabii Elsa’nın gölgesi ve cadı yaratığıyla karşılaşmasının Beatrice ile bir alakası yoktu ama Subaru’yu adım adım buraya getirdiği kesindi.

 

Eğer Subaru bu kapıyı açıp da dağ kulübesine ulaşırsa muhtemelen Beatrice’in planı tamamlanmış olacaktı.

 

Subaru: “Ama görünen o ki işler o kadar sorunsuz ilerlemeyecek… Bu kapıyı açabilirdim ama istediğin şekilde kaçmayı başaramayacağım. İnatçılık ediyor veya kaçmak istemediğimde diretiyor değilim, tamam mı? Evet, yarı yarıya öyleyim ama… daha ciddi bir şey söz konusu.”

 

Dinlemiyor olabilecek birine hitap ederek konuşan Subaru sözleri ardı ardına sıralıyordu. Ardından tırnaklarını yolunu tıkayan kapıya doğru tıklatarak iç çekti.

 

Subaru: “Bu kapıyı açarsam muhtemelen ölürüm. Sen ve diğerleri bunu fark etmeyebilirsiniz ama şu anda kapının diğer tarafında işler bu şekilde. Kelimelere dökmek zor… ama bilimin ruhunu anlayabiliyorum, o yüzden eminim.”

 

Yemek odasındaki başarısızlık bir kenara atılırsa Subaru’nun 21. yüzyıla ait bilgileri haykırıyordu. Subaru’nun bakmakta olduğu kapı yangınla alakalı acil durumlara hastı ve dokunulmaması gerekliydi. Şakası yoktu, Subaru’nun hayatı tehlikedeydi.

 

Kalan tek soru Beatrice’in dinleyip dinlemediğiydi. Peki dinlese de Subaru’nun söylediklerine inanacak mıydı?

 

Subaru: “Beatrice. Kapıyı açacağım. —Sözlerime inanıp inanmamak sana kalmış.”

 

Bunun hayatını tehdit edeceğinin farkında olsa dahi kalbi oldukça sakindi. Cesaretini toplamış veya kararlılık kazanmış falan değildi. Canını bir başkasına emanet edebilmenin sakinliğiydi.

 

Subaru: “—Beatrice, sana güveniyorum.”

 

Eli acı içerisinde yanan Subaru kapıyı savurarak açtı. Ve—

 

#Bir türlü bitmeyen Elsa'yla bir türlü bitmeyen yaratığı da geride bırakan Subaru gizli geçidin ortasındaki kapıda. Anlaşılan onu açıp da o odaya girerse ölecek. Eğer Beatrice onu duyuyorsa buna gönlü elvermez ve Subaru'yu Kütüphaneye çeker diye düşünüyorum. Ama duyabiliyor mu? Bunca uğraştan sonra Subaru'nun ölmesi hiç komik olmaz valla  
Öyleyse neler olacağını görmek için bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22140 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41017 Bölüm Sayısı


creator
manga tr