Cilt 4 Bölüm 120 [ Elior Ormanı, Ebedi Buzullaşma ] (5/9)

avatar
2182 0

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 4 Bölüm 120 [ Elior Ormanı, Ebedi Buzullaşma ] (5/9)


Çevirmen : Clumsy 

 

Pandora: “...Bir sorun mu var?”

 

Emilia’nın uzanan kolları anahtarı kapıya bastırmak adına hareket etmeden önce duraklamıştı. Emilia’nın parmaklarının titremeyi kestiğini gören Pandora’nın kaşlarıysa hafifçe çatıldı.

 

Emilia yanıt vermek yerine ellerindeki anahtara bakakalmıştı.

 

Eğer anahtarı kapıya bastırırsa mühür açılacaktı.

 

Ama—

 

???: <Emilia. —Söz ver.>

 

Emilia annesinin vedasında fısıldadığı sözleri zihninde işitmekteydi.

 

O zamanki konuşmaları mühür hakkında değildi.

 

Ama Emilia hatırlıyordu. Annesine sözlerini tutacağı konusunda söz vermişti.

 

Bu mühür hakkında bilgisi yoktu. Bu mühür hakkında bilgisi olmamalıydı.

 

Emilia burayı bilmiyordu ve burasıyla etkileşime geçmemeliydi.

 

Fortuna’ya söz vermişti. Ona verdiği sözü tutması diğer her şeyden daha öncelikliydi. Şu anda onun güvenine ihanet ediyordu ve bunu yapmaması gerekliydi.

 

Kötü bir kız olursa kimse Emilia’yı affetmezdi. Hiç kimse onu affedemezdi.

 

Ve bu yüzden mührü açmamalıydı.

 

Emilia: “B-ben mührü açamam...”

 

Pandora: “—Nedenmiş o?”

 

Emilia: “Söz... çünkü söz verdim. Mühürle hiçbir ilişkim olmamalı. Onu açmaya iznim yok.”

 

Pandora: “Anlıyorum. Sahiden de sözler önemlidir. Bence sözünü tutacak olman fevkalade ve çok hoş. Fakat… zamanlamaya bağlı şeyler de söz konusu.”

 

Pandora bakışlarını kafasını sallamakta olan Emilia’nın hizasına indirmişti. Bir yandan da Emilia’nın gümüş saçlarını okşuyordu.

 

Pandora: “Bu sözün annenle senin aranda olduğunu düşünüyorum. Annen çok harika biri. Sana doğru ve takdire şayan bir şey öğretmiş. Arzun kıymetli ve desteklenmeyi hak ediyor.”

 

Emilia: “V-ve bu yüzden...”

 

Pandora: “Ama bazen sözlerinle çelişen kararlar alman gereken zamanlar olur. Henüz gençken senden böyle bir karar beklemem acımasızca olabilir. Lakin kader ve kaderin belli belirsiz kararları şartların ehemmiyetsiz noktalarını dikkate almaz. Kader, dalgalarına direnenleri sever ve kararın sonuçlarına umut aşılar. Senin aradığın umut nedir?”

 

Emilia: “Umut mu?”

 

Pandora bir anne gibi gülümseyerek başını salladı.

 

Pandora: “Evet.”

 

Ve ellerini Emilia’ya doğru uzattı.

 

Pandora: “İlk umudun annene verdiğin sözü tutup mührü açmamak, benim grubumla yüzleşmek ve bu belanın üstesinden gelmek.”

 

Pandora sağ elini umut denen görünmez şeyi tutarcasına kaldırmıştı.

 

Pandora: “İkinci umutsa annenin sözüne karşı çıkıp mührü açmak, grubumun arzusunu yerine getirmek ve daha fazla yaralanma olmadan işleri yatıştırmak.”

 

Pandora bu defa da sol elini kaldırarak görünmez umudu göstermişti.

 

İki elle karşı karşıya kalan Emilia kaskatı kesildi.

 

Nefes almayı dahi unutmuştu, uzuvları donmuş gibi hissediyordu. Pervasızca bir şey söylerse Pandora ansızın iki elini de çekebilirdi.

 

Kendisine sunulan iki umuda da dokunamayabilir, sonucunda onların burnunun ucundan yitip gitmesine yol açabilirdi.

 

—Genç Emilia’nın kalbini bir dehşet teslim almıştı ve onu terk etmeye hiç niyeti yoktu.

 

Pandora: “Hangi umudu seçeceksin? —Kararı sana bırakıyorum.”

 

Sağ umut. Sol umut.

 

Sözünden dönmesiyle doğacak umut. Sözünü tutmasıyla doğacak umut.

 

Pandora'nın tatlı ve etkileyici sesi.

 

Fortuna'nın adını söyleyen nazik ve azarlayıcı tonu.

 

Emilia bu seslerin ardında kendi kalp atışlarını dahi duyamıyordu.

 

Kalan sesler dünyasından yitip gitmiş, Emilia’yı renksiz bir dünyada yalnız bırakmıştı.

 

Düşünüyordu. Değerlendiriyordu. Düşünceleri alev alevdi, beyni her an kaynayabilirdi.

 

Tüm bedensel fonksiyonlarıyla düşünmeye odaklanmış, boynundan aşağısındaki her şeyin öldüğü izlenimini doğurmuştu. Nabzını duyamıyordu, uzuvları tamamıyla hareketsizdi ve iradesine yabancılaşmıştı.

 

Seçemiyordu, seçemiyordu, seçemiyordu seçemiyordu seçemiyordu seçemiyorduseçemiyordu.

 

Hangi seçim herkesi kurtarırdı? Herkese yardımı dokunması için ne yapmalıydı?

 

Kendisini herkesin gücü yapmak için elinden ne gelirdi? Ne yapması gerekiyordu? Biri ona söylemeliydi.

 

Emilia: “—ah.”

 

Pandora: “Anlıyorum. Demek kararın bu.”

 

Görüşü bulutlanan Emilia’nın dudaklarından minik bir ses çıkmıştı.

 

Kararını gören Pandora'nın uzun kirpikli gözleri aşağı çevrildi.

 

—Emilia'nın parmakları Pandora'nın sağ eline dokunuyordu.

 

Sözünden dönmeme, mührü açmama ve herkesin kurtulmasını umma yolunu seçmişti.

 

Emilia: “Ben... anneme... sözlerimi tutacağıma dair... söz... verdim...”

 

Pandora: “Sonuna dek annenin sözlerine güvendin ve onu pusulan yaptın. Tereddüdünün sonucunda ulaştığın yanıta ve hayatını adadığın sonuca saygı duyacağım.”

 

Pandora başıyla onay verirken Emlia’nın gözleri yaşlarla dolmuştu.

 

Elini bıraktığı Emilia dizlerinin üzerine çökerken Pandora merhametli bir bakış attı.

 

İsteseydi Emilia’nın anahtarı tutan ellerini kapıya itebilirdi.

 

Bunun Emilia’nın kapının açılmasını isteyip istememesiyle bir alakası olmasa da bir destek arayışında olması onu yönlendirmek için yeterli gelebilirdi.

 

Pandora bunu biliyordu ama harekete geçmemişti.

 

Tek başına değerlendirildiğinde bu, fazlasıyla tuhaf kızın aslında güvenilir olduğunu gösteriyordu.

 

Pandora: “Ve bu yüzden,”

 

Emilia: “... ha?”

 

Pandora: “Lütfen sen de mührü açma yöntemlerini değerlendirmem konusunda benim kararıma saygı duy.”

 

Emilia başını sersemlemiş bir şekilde kaldırdı.

 

Pandora Emilia’ya bakmıyordu. Bakışları onun arkasında bir yerlere çevriliydi. Bu bakışları takip eden Emilia çalılıkların arasından sahneye dahil olan silueti fark etti.  

 

Kısa gümüş saçlı,

 

Kadın: “PANDORAAA!!”

 

Ve kana bulanmış bu kişi Fortuna’ydı.

 

Emilia’nın son görüşünden bu yana pek çok yara almıştı. Ama buna rağmen bir daha hiç görüşemeyeceklerine ikna olmuşken onun hayatta olduğunu görmek bile Emilia’nın kalbinde bir rahatlama doğurmuştu.

 

Fortuna: “Al bakalım!!”

 

Emilia'nın varlığını fark etmemiş olan Fortuna hiç merhamet göstermeksizin altı buz mızrağını Pandora’ya gönderdi.

 

Emilia'nın bedeni tehlike karşısında katılaşırken Pandora Emilia’yı korumak adına arkasına kaydırdı.

 

Pandora: “İlk önce ortalığı gözlemlemeden saldırıya başlamak çok tehlikeli.”

 

Bu cümlenin ardından bir buz mızrağı Pandora’nın göğsüne saplandı. İnce beli, sağ kolu ve oradan ilerleyerek sağ tarafı buzdan etkilenmişti, gelen son darbeyse platin kafasını koparttı.

 

Pandora’nın ufak bedeninin buzla parçalanışına tanık olan Emilia çığlıklar atarken Pandora’nın bedeni sendeleyerek Emilia’nın üzerine yığıldı.

 

Emilia kanlar fışkıran kafasız bedeni yakaladı. Çığlık attı. Fazla gerçekdışıydı.

 

Fortuna: “...Emilia?”

 

Çığlığı duyan Fortuna sersemce bir şokla fısıldadı, belli ki hislerini geri kazanmaktaydı.

 

İğrendiği bir düşmanın işini bitirmenin verdiği başarı hissinden ziyade kızının orada olmasından ötürü gözlerine bir dalgalanma gelmişti.

 

Fortuna: “Emilia neden...? Ormandan kaçmış olması gere...”

 

Pandora: “Neden diye sorman oldukça korkunç. Kızın senin için endişelendi, buraya koştururken tüm kalbiyle sana yardım etmeyi umuyordu. Peki sen, annesi olarak onun sahici saflığını nasıl takdir etmezsin?”

 

Fortuna: “—!”

 

Pandora'nın sesi doğruca Fortuna’nın yanından gelmişti.

 

Fortuna'nın ametist rengi gözleri hem bu durumun beklenmedikliği hem de Pandora’nın Emilia’nın kollarından silinmiş olduğu gerçeği karşısında alabildiğince açıldı.

 

Pandora: “Böyle şaşkın görünürken cidden birbirinize benziyorsunuz. Tam bir anne kız sahiden.”

 

Fortuna: “—! Emilia ve ben kan bağına sahip değiliz! Tatlı suratını yengemden aldı!”

 

Pandora: “Özür dilerim.”

 

Fortuna'nın ağzı öfkeyle seğirirken kaldırdığı elinde bir buz kılıcı oluştu. Fırlatarak yarattığı kesik Pandora’nın karnını çaprazlama bir şekilde keserken dört bir yana kanlar sıçradı. Pandora ise sırt üstü yere yığıldı.

 

Pandora: “Demek ki üvey ebeveyni annesiymiş. Onu büyütme konusunda bir hata etmemişsin. Kızın çok dürüst ve iyi biri olmuş. Eminim gerçek ebeveynleri, abin ve yengen çok memnun kalırdı.”

 

Fortuna: “Abim ve yengem hakkında konuşmaya cüret edeyim deme!”

 

Yerdeki cesedin kayboluşu ve Pandora’nın dönüşü bu defa Fortuna’ya normal gelmişti. Kılıcını onu bir kez daha ikiye bölmek için kullandı ve bir savuruşla başını vücudundan ayırdı.

 

Hemen ardından dirilen Pandora’yı bir bıçak darbesiyle öldürmek için arkasına baktı. Onu geriye doğru itti ve bir ağaç gövdesine çarpıp saplanmasını sağladı.

 

Fortuna: “El Huma!!”

 

#Emilia mührü açmamayı tercih etti, sonuçları nasıl olacak bilemiyorum... 
Fortuna ise talihsiz bir zamanlamada geldi, onun tek başına gelişi de Juice'i merak ettiriyor.
Bu arada bu kadın her ölümünden sonra hiçbir şey olmamış gibi geri dönerken insanlar onun üstesinden  nasıl gelecek o da ayrı bir mevzu. 
Son olarak bir sonraki bölüme göz attım ve bayağı etkileyici görünüyordu diyerek sizi meraklandırıyor ve kaçıyorum, tekrar görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22121 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 41005 Bölüm Sayısı


creator
manga tr