Cilt 4 Bölüm 90 [--- Üzgünüm ] (1/2)

avatar
3085 1

Re:Zero Kara Hajimeru Isekai Seikatsu - Cilt 4 Bölüm 90 [--- Üzgünüm ] (1/2)


Çevirmen : Clumsy 

 

――Ne kadar kararlılığa erişmiş olması gerekse de Emilia’nın yaşlı gözlerindeki duygu dalgalanmalarını görmek Subaru’nun bir pişmanlığa tutulmasına yol açmıştı.

 

Emilia’nın kalbindeki yaraları yırtıp açacak bir soru sormuş―― ve ‘’endişe’’ gerekçesinin ardına sığınarak onun iyileşmemiş yaralarını kanatmıştı.

 

Bunu fark etmenin acısı, Emilia’ya çektirdiği acıdan az olmasa gerekti.

 

[Subaru: Mezardaki Yargılamalar kişiye geçmişini gösterir…… bana herkes böyle söylemişti.]

 

[Emilia: ――――hk]

 

Ancak o acının ardında yatanları açığa çıkarmak adına yarayı daha da deşmesi gerekiyordu. Dudaklarını ısıran Emilia, ifadesi titreşse de kıpırdanan gözbebeklerini Subaru’dan kaçırmıyordu.

 

Subaru, şimdilik Yargılamayı kendisinin de aldığından bahsetmemenin daha iyi olacağına karar vermişti. ‘’Ben geçebiliyorsam sen de geçebilirsin’’ tarzı bir yorum yapmayacaktı, zaten niteliği de elinden alınmıştı. Ayrıca Emilia’nın bu sözleri rahatlatıcı bir yalan olarak görmesi kuvvetle muhtemeldi.

 

İşler bu şekilde ilerleyecekse Emilia’ya hislerini dürüstçe açması da iş görürdü.

 

[Subaru: Bu yüzden bu şekilde döndüğünü tahmin ediyorum… Çile çekiyorsun, canın yanıyor ama hepsini içine atıyorsun ve…… bu gece yeniden Yargılamaya gireceksin, değil mi?]

 

[Emilia: ――――]

 

Emilia daha önce Yargılamasının detaylarını Subaru’ya asla açmamıştı. Bunun bir sebebi Subaru’nun ‘Yargılamaları tamamlayan kişinin o olmasına gerek yok’ kanaatiyle Emilia’nın bu hakkını görmezden gelmesiydi. Bir sebep de Emilia’nın bu konuda Subaru’yla konuşma fırsatına hiç erişmemiş olmasıydı.

 


İlk sebep, artık Yargılamalara girme hakkı olan tek kişinin Emilia oluşuyla çözüme kavuşmuştu ve ikincisi de şu anda çözüm sürecinde gibi görünüyordu.

 

Subaru’nun sözlerini işiten Emilia’nın yanakları gerginleşmiş, bakışları yere çevrilmişti. Ancak Subaru, o gözlerin ve uzun kirpiklerin kendisinden tamamen kopmasına izin vermeden devam etti.

 

[Subaru: Ama-]

 

[Emilia: ――――]

 

[Subaru: Taşıdığın bu ezici yükün hiç değilse bir kısmını benimle paylaşamaz mısın? Yüzleşmeye korktuğun bir geçmişe sahipsen onunla karşılaşırken yanında olmama ne dersin?]

 

Eğilmekte olan yüzünü duraklatan Emilia, bu şekilde bakışlarını bir kez daha Subaru’ya çevirdi.

 

Emilia Subaru’nun güçsüz, kararsız benliğini görmemeliydi. Ve bu yüzden Subaru, tamamen yersiz bir özgüven patlamasıyla göğsünü kabartarak Emilia’nın bakışlarına karşılık verdi.

 

Sonuçta blöf ve temelsiz özgüven tam olarak Subaru’nun uzmanlık alanıydı.

 

[Subaru: Düşününce seninle ilgili neredeyse hiçbir şey bilmiyorum Emilia. Senden hoşlanıyorum… ve bunun bir kısmı görünüşünden kaynaklanıyor olsa da birlikte geçirdiğimiz süreçte sana dair gördüğüm şeyler sana dayanılmaz bir aşk beslememe yol açtı…]

 

[Emilia: ――――]

 

[Subaru: Ve bu yüzden başım dik bir şekilde seni olduğun gibi sevdiğimi söyleyebiliyorum. Ama neler yaşadığın, ne hissettiğin, şu an olduğun kişi olana dek neler görüp geçirdiğine gelince…… Bunların hiçbirini bilmiyorum. Çünkü bilmem gerektiğini düşünmemiştim. Çünkü bugün ve gelecek geçmişten daha önemlidir… Ama-]

 

[Emilia: …… Ama?]

 

[Subaru: Şu anda geçmişe dönmeni gerektiren bir durumdasın ve eğer onunla tek başına yüzleşmekten korktuğunu söylüyorsan….. bana geçmişinle birlikte yüzleşebilmemiz adına yanında durma izni verir misin?]

 

Emilia’nın zorluklarıyla onun adına yüzleşme izni elinden alınmıştı.

 

Bu yüzden Subaru, Emilia’yı yanında durarak destekleyebilmek ve bitkin olduğunda, yıkılmaya yaklaştığında ona yaslanabilecek bir omuz olmak için izin istiyordu.

 

Belki yüzeysel bir teselli olmakla yetinecek ama elbette o tesellinin bile fark yaratacağı bir an gelecekti.

 

[Emilia: ――――]

 

Subaru bu noktada dikkatli bir şekilde Emilia’nın yanıtını beklemeye başladı.

 

Emilia’nın gözlerindeki dalgalanma içindeki karmaşanın yoğunluğunu işaret ediyordu. Tereddüt, kararsızlık, suçluluk ve kendine yönelik nefret. Bu duygular narin bedeninde doymak bilmez bir çılgınlıkla çalkalanıyordu.
En sonunda sessizce mırıldandı:

 

[Emilia: Burada olman…… benim için burada olman bile yardımcı oluyor…… ve sana daha fazla sıkıntı yaratmaya gelince……]

 

[Subaru: Emilia tarafından gelecek hiçbir şey bana sıkıntı yaratamaz. Aksine senin için bir şeyler yapabilmek beni mutlu eder. Ve başın derde girdiğinde, bir yardım eli istediğinde… Sana uzanan ve yardım eden ilk kişi olabilmek isterim.]

 

[Emilia: ――h]

 

Subaru bir kez daha aynı teklifte bulunmuş, Emilia ise bu teklifi güçsüzce reddetmeye çalışmıştı.

 

Subaru, doğrudan bir şekilde reddedilmedikçe geri çekilmeye niyetli değildi. Emilia’nın konuşmak istemediği bir konuya parmak basmakta olduğunun farkındaydı ve gönülsüz hiçbir reddedişle cesareti kırılmayacaktı.

 

Subaru’yu Roswaal’la kontrata iten kararlılık sahte değildi.

 

Bu sırada kafası hala karışık olan Emilia, gözlerini sımsıkı kapatarak başını eğmişti.

 

[Emilia: Subaru……]

 

[Subaru: ――――]

 

[Emilia: Subaru, gerçekten inanıyor musun……]

 

Bu sözleri takip etmesi gereken kelimeler Emilia’nın dudaklarından ayrılmamış, asil havası bu korkakça sözlerin dökülmesine izin vermemişti. 

 

Kendisine içtenlikle açılan birine böyle utanılası bir şey yapamazdı. Eğer yaparsa zamanında kendi bencilliğini yansıtmış olan Subaru’yla aynı hatayı yapmış olurdu.

 

Emilia, ruhu köşeye sıkışmış haliyle dahi zarafetinden ödün vermezdi.
Ve Subaru bu yüzden meseleyi üstelememiş, Emilia ise omuzlarını devirip başladığı cümleden pişman olmuştu.

 

[Emilia: ……Bana ne istiyorsan sorabilirsin, Subaru.]

 

[Subaru: …………]

 

[Emilia: Ben açıklamaya kalkarsam her şey abuk sabuk bir karmaşaya çevrilir……O yüzden soruları sen yöneltirsen daha iyi olur.]

 

[Subaru: …… Sorun olmayacağına emin misin?]

 

[Emilia: ――Mm. Bunu da benim için bir başka Yargılama olarak düşüneceğim.]

 

Emilia uysal bir şekilde bu yanıtı verip kısa süreli bir gülümseme sunmuş, Subaru’yu ne diyeceğini bilemez halde bırakmıştı.

 

Bir müddet sonra silkinerek kendisine gelen Subaru, yatağı işaret ederek bir yer değişikliği önerdi.

 

[Subaru: Peki, uzun bir konuşma olabilir, oturmaya ne dersin?]

 

[Emilia: …… Evet, haklısın.]

 

Duruşunu düzelten Emilia yatağa oturdu, Subaru ise bir sandalye çekerek yüzünü Emilia’ya çevirdi.

 

Kıyafetlerindeki kırışıklıkları düzelten Emilia, Subaru’nun konuşmasını beklemeye başlamıştı.

 

Bu zorlu ana erişmiş olan Subaru ise ilk önce ne soracağı konusundaki birkaç saniyelik tereddüt sonrasında kelimelerini toparladı.

 

[Subaru: Yargılamada ne çeşit bir geçmişle yüzleşiyorsun Emilia? Bilgili kişilerden duyduğum kadarıyla…… pişman olduğun anılarla alakalı olmalıymış sanırım?]

 

Subaru, Yargılamaya girdiğinin anlaşılmaması adına kelimelerini dikkatlice seçerek sorusunu yöneltmişti.

 

İlk Yargılama geçmişle yüzleşmek üzerineydi. Ama bu, Subaru’nun “Gerçekten yaşanan bir geçmiş” ile yüzleştiği anlamına gelmiyordu. Onunki daha ziyade orijinal dünyasındaki pişmanlıkları ve suçluluğuna yönelik teatral bir üretimdi.

 

Peki o zaman Emilia’nın Yargılaması nasıldı? Bu soruyu işiten Emilia, kuruyan dudaklarını nemlendirerek yanıtladı:

 

[Emilia: Benim…… gördüğüm geçmiş…… muhtemelen uykuya dalmamdan önceki bir anıya ait.]

 

[Subaru: ――? Uykuya dalmandan önceki mi……?]

 

[Emilia: Evet, uykuya dalmamdan önceki. Anı bulanık, pek net değil ama…… orada hala ufağım, yani öyle olsa gerek.]

 

Emilia anılarını yoklar gibi gözlerini kapatmış, Subaru ise bu açıklama karşısında afallamıştı.

 

“Hala ufağım” sözleriyle ne kast ettiğini anlayabilmişti. Muhtemelen Yargılamada çocukluğuna dair bir hatıra görmüş olmalıydı.

 

Ama “Uykuya dalmadan önce” kısmını anlayamıyordu.

 

[Subaru: Dur bir dakika… uykuya dalmadan önceden kastın ne? Gece yatağa geçip uykuya dalmaktan bahsetmiyorsun herhalde, değil mi?]

 

[Emilia: Hayır, öyle değil. Uykuya dalmaktan kastım…… Ormandaki büyük ağacın içerisindeki buzdaki uykum. Geeerçekten, gerçekten uzun zaman önceydi.]

 

[Subaru: “Buzdaki mi”…… bu ne anlama geliyor?]

 

Hiçbir ayrıntıya sahip olmayan Subaru, Emilia’nın kasten anlaşılmaz olmaya çalışıp çalışmadığından emin değildi.

 

Yine de hayal gücü pençelerini çıkarmış ve omurgasına bir ürperti getirmişti.

 

Göğsünde yükselen sabırsızlıkla boğuşarak kendisini sakinleştirmek için elinden geleni yapıyordu.

 

[Subaru: Lütfen yanıtla… Emilia. “Büyük ağacın içerisindeki buz” derken ne kast ettin?]

 

[Emilia: …… Tam olarak işitildiği gibi.]

 

[Subaru: ――――]

 

Emilia bir kalp atışlık süre için duraksayarak başını kaldırdı ve Subaru’ya döndü.

 

[Emilia: Onca zaman ormandaki büyük ağacın içerisinde donuk vaziyetteydim. Ve geeeeerçekten, gerçekten uzun bir zaman sonra…… Puck tarafından bulundum.]

 

 #Merhaba arkadaşlar, bayram ve bazı şahsi sebeplerden ötürü bu bölüm biraz gecikmeli oldu. Hem telafi adına hem de sırada güzel bir bölüm olduğu için birazdan ikinci bölümü de ekliyorum, orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22006 Üye Sayısı
  • 822 Seri Sayısı
  • 40692 Bölüm Sayısı


creator
manga tr