Eğer hakim olsaydım, yapacağım ilk şey kölelik ve aristokratik sistemi değiştirmek olurdu. Eğer kanunun karşısında eşitsek, o zaman herkes her şeyde eşit olmalı ve sınıf farklılıkları olmamalı! #The Dark King

Re:VENGE FİRE - İlk Yaratılan


Ejderi temsilcisi bir yere dalmış gibiydi. Biraz sonra sağ elini havaya kaldırdı.  Tırnakları uzamış, tıpkı bir ejderin tırnakları gibi sivri ve keskinleşmişti. Eliyle boşluğu yakaladı.  Yakaladığı şey sadece havaydı ancak havayı nasıl yakalamıştı ki?

Drogon havayı dikey kesti. Sanki bez parçasını ikiye ayırmış gibi.. Elbette görenler şaşkınlıktan dillerini yutmak üzereydi. 

Drogon Çağrı'ya baktı.

"Bu istediklerin.. Bunları konuşmak için doğru yer burası değil. Beni takip et Kurt' un lideri."

Drogon havada açtığı boşluktan içeri girerken, boşluğa ilerleyen ulu bilgelere " Sizler buradaki işleri halledin ve geri dönün." dedi.  Kimse itiraz etmemişti. 

Çağrı, Drogon'un hemen ardından boşluktan geçti. Aynı şekilde Kurt'a OD'a dönmelerini emretmişti.

 

Saf beyaz ışıklar nihayet dağılıp ayağı yere değdiğinde Çağrı dev sütunlar gördü. Karşısında büyük bir sunak vardı. Sınağın ortasında uzunca bir ejder heykeli vardı. Ejderin ağzından su sunağa düşüyor, devir daim ediyordu. Çok güzel bir görüntüydü bu. Duvarlar birçok motifle kaplanmıştı. Odanın kenarlarına koca heykeller dikilmişti. Tabi ki de en heybetli heykel ejderin temsilcisi ulu bilge sini temsil eden heykeldi. Odada baskın olan renk ise beyazdı. Herşey alabildiğine beyazdı. 

Hemen ardından ejderin ulu bilgesi göründü. Elinde bir çömlek ve iki kadehle ejderin ulu bilgesi merdivenleri inip sunağın önüne vardı, ardından Çağrı nın yanına geldi. Çağrı kendisine uzatılan bardağı geri çevirmedi. Ejderin temsilcisi ulu bilge kadehi yavaşça doldururken konuştu.

"Burası insanlar için kutsal bir yer. Hatırlıyorum da buraya en son gelen kişi atan Yengi OD'du."

O sırada kadehler ağzına kadar doldurulmuştu. Drogon nihayet maskesini çıkardı.

Uzun düz siyah saçları omzuna kadar düştü. Gözlerinin altında belirgin çukurlar vardı. Yüz hatları oldukça gergin ve içe göçüktü. Uzun kaşlarının üzerine siyah noktalar işlenmişken yüzünün dış kısmında birçok motif işlenmişti.Uzun bıyıkları ve sert bir görünümü vardı. Drogon kadehi burnuna yaklaştırıp derinden kokladı.

Ardından ahhh dedi. Rahatlamış gibiydi. 

"Bu İçki.." 

Çağrı sözünü kesti. 

"Evet, bu Batının en iyi içkisi şarap. Şarap kırmızı ve beyaz olarak ikiye ayrılır. Kırmızı şarap halka hitap ederken şuan kadehe doldurduğun beyaz şarap soylular içindir."

Drogon gülümsedi. 

"Yaşına göre epey bilgilisin. Atan Yengi OD yaşıyor olsaydı seninle gurur duyardı."

Çağrı uzatmadan konuya girdi. 

"Beni buraya şarap içmeye mi getirdin?"

"Elbette hayır. Ancak tanışmaktan ve biraz sohbetten zarar gelmez değil mi?"

Şimdi birlikte yürümeye başladılar. Sunağı vemerdivenleri geçip bir salona vardılar. İkili koca salonun ortasındaki masaya karşılıklı oturdu. Aynı anda kadehi kafaya dikip, tek dikişte dibi gördüler.

Ağızlarını kaplayan şarabın lezzetli kokusu her nefes verişte havaya karışırken  ikili göz göze bakmaktaydı. Çağrı sordu. 

 "Urugumun başına gelenlerden sen sorumlusun değil mi?"

Ortam gerilmişti aniden. Drogon çömleği eline kaptığı gibi kafasına dikti.  Çömlek boşaldığında sertçe duvara fırlatıp masaya yumruk attı. Sinirlenmiş gibi görünüyordu.

"  Doğru bildin. O gece orada olanların sorumlusu benim.  Ancak bunun böyle olmasına sebep olan yine senin urugundu. Buraya ilk geldiğinde sana söylediğimi hatırlıyorsun değil mi?"

Çağrı başıyla onayladı. 

" O zaman ondan sadece urug nişanınızı istedim. Tek yapması gereken onu bana vermekti. Ardından yüzyıllardır süren bu anlamsızlaşmış savaşa son verecektim. Ama o inatçı atan bunu reddetti. Sonunda da hak ettiğini aldı. " 

" Demek öyle." Çağrı boynunda asılı olan kolyeyi eline aldı. Kolyenin ucunda urug nişanı vardı.  Nişanı masanın ortasına koydu.

" Söyle bana, bunda urugumu yok edecek kadar önemli ne gizliydi? "

Drogon nişanı gördüğünde gülümsedi. Sanki birşeyleri hatırlamıştı. 

" Kurnaz ihtiyar, tabiki de o sende olacaktı." diye mırıldandı.

"Geçmiş geçmişte kaldı. Geçmişi değiştiremeyiz. Evet güçlüsün. Arkadaşların.. Onlar da epey güçlüler. Ama yeterince değil.. Kazanamayacağın bir savaşı başlatmak üzeresin. Son kez söyleyeceğim genç adam, hala geç değilken bu yoldan vazgeç."

" Beni buraya istediklerimi vermek için getirdiğini sanmıştım. Benim hatam sonuçta size güvenmemek gerektiğini unutmuşum. " 

Çağrı masadan kalktı. Ağır adımlarla yürümeye başladı. 

" Bekle! Öylece ayrılabileceğini kim söyledi sana. Hem nerede olduğunu bile bilmeden nereye gideceksin ki? "

" Nerede olduğumu bilmediğimi mi sanıyorsun? "

" Biliyor musun? "

Çağrı odaya göz gezdirdi. 

"Elbette biliyorum. Burası yerle bir edeceğim harabe bir yer sadece. Son kez söyleyeceğim, bana urugumu ver. Yoksa.." 

Hahahahah

Drogon  tüm salonda yankılanan kahkahasıyla Çağrı'nın sözünü kesti.

"Diyelim ki sana onların ruhlarını ve de bedenlerini verdim. Ne yapacaksın? Ruh birleştirme işlemi aklının hayal edemeyeceği kadar zor. Bunu başaramazsın. Seni orda gördüm. Kara buyan kullanıyordun. Tigin ruhlarını bu sayede o şişeye hapsedebildin. Kara buyan milyonda bir görünür. Ancak seneler önce vücudundan ayrılmış bir ruhu yerine koyamazsın. Çok fazla çalışıp çok fazla pratik yapmış olmalısın. Tabi eğitmenin de harika biri olsa gerek. John Ward. O mu eğitti seni? Söylesene aklından neler geçiyor o herifin? "

Bu sefer kahkaha atan kişi Çağrı idi.

"  Ward? Beni Ward mu eğitmiş! Hahaha.. Diğer konu da madem imkansız olduğunu söylüyorsun, o halde onları bana teslim etmende bir sakınca yok değil mi?! "

Drogonun tırnakları tekrar uzadı. Boşluğu kesti. Yarıktan 3 beden ve de ağzı tıpalı bir şişe salona geldi. 

 Drogon buyan gücüyle onları havada tutuyordu. 

" Onlar urugundakiler. Annen, baban ve deden. Benim gücüm uzay ve zamanı kontrol etmemi sağlıyor.  Onları bu zamana kadar kendi yarattığım bir solucan deliğinde tutuyordum.  Epey inatçılar. Bunca yıl oldu ancak hala nişanın yerini söylemediler. Meğer sendeymiş! "

Çağrı urugunu gördüğünde ilk kez kısa süreli de olsa panikledi. Buz gibi soğuk olan bu adam sanki damarlarında kan değil de lav geziniyormuşcasına kıpkırmızı kesilmişti.

" Nişanı da istiyorsun sanırım? "

Drogon başıyla onayladı. İkili aynı anda takası başlattı.  Çağrı urug üyeleri önüne geldiğinde doğruca yüzüğünden bir pagoda çıkardı. Urug üyelerini pagodaya soktu. Bunu gören Drogon şaşkınlığını dile getirdi.

"Bir pagodaya sahipsin demek! Gerçekten sürprizlerle dolusun."

Çağrı ise aynı keyfe sahip değildi. 

"Ağırdan al Ejderin ulu bilgesi. Daha çok şaşıracaksın. Tabi yaşıyor olursan.." 

Salonu bir kez daha kahkahalar doldurdu. Drogon bu tehdit karşısında alabildiğine güldü. 

"Genç adam sence ben kaç yaşındayım?" diye sorduğunda bir yanıt alamadı. " O halde sana bir hikaye anlatmama izin ver. Geçmişten bir hikaye." 

 Anlatmaya başladı. 

" Bir zaman,  çok eski bir zamanlar.. O zamanlar dünya üzerindeki kaos şimdikinden çok daha fazlaydı. Tanrıların bizzat insanlara önderlik edip  savaşlarda kan döktüğü zamanlardı.  Bizler çok zayıftık. Türk eli her an yok olma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. Ben ve 11 arkadaşım çareyi Altay dağlarına çıkmakta bulduk.  Çok zor bir tırmanıştı bu. Sayısız kez ölümle burun buruna geldik! Ancak  sonunda zirveye ulaştık! Orada ; zirvede tüm tanrıların babası  Göktengri'ye günler ve geceler boyu diz çöküp dua ettik. Güç istedik! Aylar sonra nihayet Göktengri sesimizi duymuştu.  Gökte sayısız yıldırım çakıyordu. Hatırlıyorum bir tanesi tam üzerimize düştü. Öleceğimi düşünmüştüm. Oysa gözlerimi açtığımda göksaraydaydım. Göktengri 12imizi de göksarayına kabul etmişti. Hepimiz orada arındırıldık. Göktengri hepimize yeni isimler verdi. Benim adım Kayra idi. Göktengri bizi kutsadı, bizi güçlü kıldı. Ve yeryüzündeki varisleri olarak  dünyaya yolladı. 12 kişi o kaotik zamanlarda Türk ordularına önderlik ettik! Sayısız savaş gördüm ben. O zamandan beri varız biz. Kazanamayacağın bir savaş başlattın. O halde urugunla aynı kaderi paylaşacağın için beni suçlayamazsın. "

Sözleri bittiğinde Drogon Çağrı'nın ilgisiz yüzüyle karşı karşıya kalmıştı gene.

" Hikayeni yarım bıraktın. Devam etmemi ister misin? " diye sordu Çağrı.

" Neyi yarım bırakmışım! "

" Mesela Altay dağlarında yanında olan kişilerin arasında atalarım Bumun ve İstemi OD' un olduğunu söylemedin.  Atalarım Türk halkını birleştirip Mongollarla savaştığı sırada siz  gizliden onları öldürmenin planlarını yapıyordunuz. Neredeyse başarılı oluyordunuz. Ancak son anda atalarım kendilerini gizlemeyi başardılar. Elindeki nişana da o yüzden ihtiyacın var değil mi Ejderin temsilcisi ulu bilge Drogon aynı zamanda kendini Tanrılar tanrısı ilan etmiş kişi. İşte bunları söylemeyi unuttun. Kibrin seni Göktengri'den yukarıda görmene sebep olacak kadar kör etmiş. Acınası.. "

Drogon Bumun adını duyduğunda  öylesine sinirlenmişti ki!

" Sen! Onu gördün değil mi! Hala hayatta demek. Bu sefer onu hiçliğin bile kabul etmeyeceğinden emin olacağım! "

"Sabırlı ol. Yakında onları tekrar göreceksin." dedi Çağrı. O sırada Kayra Çağrıya doğru yürüyordu.

" Demek öyle. Söylesene buradan nasıl ayrılmayı düşüyordun acaba?"

Çağrı'nın etrafında kara buyanlar belirmeye başladı. 

" Şüphesiz yeryüzünü, gökyüzünü ve de tüm kainatı yaratan bir yaratıcı var.Ancak.."

Kayra bir kez daha Çağrı nın sözünü kesti. 

" Demek Göktengri'ye inanıyorsun. Ee şimdi ne yapacaksın? Dua edip onun seni kurtarmasını mı bekleyeceksin yoksa zavallı şey.. "

Çağrı devam etti.

" Ancak o Yaratıcı ne sizsiniz,  ne Batının, Doğunun, Kuzeyin, Güneyin tanrıları değiller. Göktengri'niz bile değil. Sizler sürekli aynı hataları yaparak  size verilen güçlerle Tanrıcılık oynayan zavallılardan fazlası değilsiniz. Bunun bedelini ödeyeceğiniz gün geliyor. "

Kayra Çağrı'nın dibine varmak üzere idi.  

" Sen ölü bir adamdan fazlası değilsin. Yine de merak ediyorum. Göktengri' nin gerçek Tanrı olmadığını söyledin. O halde Tanrı sen misin ? "

Kara buyan  Kayra Han'ın mabedini simsiyaha boyamıştı şimdi. Görülebilen tek şey siyahtı. 

Kayra, tam karşısında iki kızıl göz gördü. Gözler alev alev yanmaktaydı. Daha sonra sivri dişler gözüktü. Bembeyaz sivri dişleriyle bu varlık kendisine korkunç bir gülümseme göstermişti. 

Kayra 4 bir yandan kulağına dolan tiz sese kulak verdi. 

" Benim kim olduğumu sen bilemezsin. Ancak o biliyor. Söyle ona yaratılanların ilki olan ben çok yakında  ; hesaplaşma günü geldiğinde, yarım bıraktığım işi tamamlayacağım." 

Karanlık buyan mabedi terk ettiğinde Çağrı oradan ayrılmıştı. 

 




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1483

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1217

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 1010

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 913

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 811

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 794

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 723

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 641

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 619

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 216

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 159

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 158

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 137

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 131

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 130

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 125

    Site İstatistikleri

    • 17285 Üye Sayısı
    • 773 Seri Sayısı
    • 35906 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr