"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

Re:VENGE FİRE - Ölü bir adamın geri dönüşü (1)


 

Oradaki herkes duymuştu Çağrı'yı. Birden bire geçmişten bir hayalet ortaya çıkıvermişti. Herkes şaşkındı ancak en büyük şaşkınlığı yaşayan kişi şüphesiz Işılay Moa idi. Genç hanım daha onu ilk gördüğünde bile gözleri dolmuştu. Kalbine sayısız duygu hücum etmişti. Karşısındaki kişi daha söylemeden biliyordu. O, çocukluğunun en güzel hatıralarıydı. Öldüğünü söylediklerinden bu yana kalbinin bir tarafında sürekli hissettiği, onu buza çeviren boşluğun sebebi idi bu adam.

Asla dolmayacağını düşündüğü bu boşluk.. Ölü bir adamın geri dönüşü. 

Işılay bir çok duygu patlamasını bir anda yaşıyordu. Ayağa kalktı ve ona doğru koşmaya başladı ancak bir el onu ellerinden tuttuğu gibi sandalyeye oturttu. Bu el Şua Moa'ya aitti. Işılay ağzını bile açamamıştı.  Çünkü babası şuan çok sinirliydi. Aynı şekilde Yener Moa da ayaklanmıştı. 

Şua sıçradığı gibi soluğu Kanduba'nın yanında aldı. Şua hafifce eğilerek Kanduba'yı selamladı. Sert bakışlarını Çağrı'nın üzerinde yoğunlaştırıldı. Yumruğunu sıktı. Dişlerini öylesine sıkıyordu ki  sesleri dışarıdan çok net duyuluyordu.

" Yani sen tarihten silinmiş OD şeytanlarının son tohumusun öyle mi?"

Bu herifi paramparça etmek istemişti Çağrı.  Kendini tuttu yine de. 

" Kulakların iyi duymuyor sanırım."  dedi.

Kağanın bu sinirli hali halkı tetiklemişti adeta. Herkes çok kızgındı. Herkes Çağrı'ya çok kızgındı.  Herkes iblislerin budunu OD budununa çok kızgındı. 

Şua sesini olabildiğince yükseltti.

" Geçmişte iblislerin hepsini temizledik sanıyordum. Ancak bir tanesi hortlamış! Tamu' yu pek sevmemiş olsa gerek. Şimdide buraya gelmiş, geçmişte OD budunu ile Moa budunu arasında bir anlaşma yapmıştık. O zamanlar OD Türkelindeki en şanlı budundu! Yani bizler henüz onların gerçek yüzlerini görmemiştik! Söyle bana iblis o anlaşmayı öne sürerek benden kızımı almak için mi buraya geldin? "

Türkelinde anlaşmalar kutsaldır. Her iki tarafın kanla imzaladığı bir anlaşma bozulamaz. Ta ki anlaşmanın sahibi kendi rızası ile vazgeçene ya da ölene kadar. 

Çağrı avucunu açtı. Bir az sonra rulo şeklinde sarılmış bir kağıt elinde belirdi. Rulo kırmızı bir kurdele ile sarılmıştı.

Şua'nın başına aklında korktuğu şey geliyordu. İçinde bir şeyler dürtmeue başladı kağanı. Bu genç adam ölmeliydi.

Çağrı anlaşma metnini açıp kağana ve de Kabduba'ya gösterdi. 

Kağıtta kırmızı iki parmak izi vardı.  Bu izlerden biri  Yener Moa'ya diğeri Çağrı'nın atası Yengi OD' a aitti. 

"Yan! “

Anlaşma kağıdı herkesin gözü önünde yanıp kül oldu. Çağrı kağıdı yakmıştı. 11 Tigin rahat bir nefes aldılar. Çünkü bu anlaşma olduğu sürece hiçbirşey yapamazlardı. En çok rahatlayanlar ise şüphesiz Şua Moa ve Yener Moa idi.

Kanduba'nın zihnini meşgul eden birşeyler vardı. 

" Eğer amacın Işılay kız ile evlenmek değilse, neden buraya geldin?"

Çağrının yaptığı anlamsız geliyordu. Tüm herkes kendisine düşmanken neden ortaya çıkmıştı bu kişi. Yaşamak istemiyor muydu yoksa?  Anlaşmayı da yakmıştı. O anlaşma olduğu sürece kimse kendisine dokunamazdı. Onu da yakmıştı. Çok mantıksızdı.

Saygısız gencin donuk yüzüne bakarken mantıklı bir açıklama bekledi. Aldığı cevap ise onu şok edecekti. 

"  Bir kağıt parçasından medet umacak değilim. "

Kanduba şok etkisiyle sordu. 

" O medet ummadığın kağıt Tanrılar huzurunda imzalanmış, Tanrıların kutsadığı bir anlaşmaydı. O sende olduğu sürece Moa budunundan kimse sana dokunamazdı. Şimdi ben ulu kam Kanduba seni serbest bıraksam dahi buradan nasıl canlı çıkacaksın?"

Yüzünde küçümser bir gülümseme belirdi Çağrının. 

" Sizin korkak tanrılarınızın korumasına ihtiyacım yok. Bugün buraya OD budununun doğmamış tigini, benim kardeşim Yerdeniz Tigin'in intikamı için geldim. Neden siz iki ihtiyar kenara çekilip dövüşü başlatmıyorsunuz?"

Tiginler bu konuşmayı elbette duyuyordu. Öncelikleri birbirleri olmaktan çıkmıştı bile. Öncelikli ortak bir düşman vardı artık gözlerinde.

Ancak tanrıları aşağılamak pek hoş değildi. Hele ki bunu bir ulu kamın karşısında yapmak. Tepesi atmıştı Kanduba'nın. 

Kalabalık da çoktan bir orduya dönüşmüştü. Biraz sonra hep birlikte sürü halinde Çağrıyı paramparça etmek üzere hareket edebilirlerdi.

Kanduba asasını yere vurdu. Şimdi herkes susmuştu. Kanduba'nın yüzünde sonsuz bir kin vardı. Gözleri mora döndü. Asasının üzerine mor yıldırımlar çarpmaya başlamıştı. 

" Tanrılara hakaret etmek mi.. Bağışlanamaz. Geçmişte yaşadıklarınızın üzerine seni sağ bırakmaları için Tanrılara dua edecektim halbuki.." 

Çağrı hala olduğu yerde duruyordu öylece. Ne hissettiği, ne yapacağı yada ne düşündüğünü anlamak imkansızdı. 

"  Sikik tanrılarına sizi kurtarmaları için dua et ihtiyar. " 

Mor bir yıldırım doğrudan Çağrı'yı hedef alarak ilerledi.Şua çoktan oradan uzaklaşmıştı. Toz yükseldiği vakit Kanduba bir çok mor yıldırımla tekrar tekrar saldırdı. Bu densizin cesedi bile kalmasın istiyordu. 

Toz bulutu dağıldığında Çağrının merkezinde olduğu toprakta göçükler oluşmuştu. Herkes Çağrının öldüğüne emindi, geriye toz bulutınun dağılmasını bekleyip cesedi görüp alay etmek kalmıştı. Toz bulutu dağıldığında Çağrının olduğu yerde beklediğini gördüler. Hiç bir yara almamış incinmeyi bırak kabanına toz dahi bulaşmış değildi. 

Kanduba'nın yüzü sinirden kıpkırmızı olmuştu. Neyseki maskesinin altında insanlar en azından göremiyorlardı. Şaşkındı da. 

'Nasıl olur, yoksa kaçındı mı? Yıldırımlarımın hızına erişmesine imkan yok!'

 

Rap rap rap.. 

Ayak sesi duyuldu. Kalabalık o yöne döndü. İki yana ayrılıp gelmekte olan iki yabancıya yol açtılar. Herkesin göz takibinde ikili Çağrının önüne geldiler.  Yüzünün yarısı maskeli ve kolları zincir dövmeli olan genç Çağrının önüne geldiklerinde diz çöktü. Diğer kişi trikorn şapkasını çıkarıp önünde hafifçe eğilerek selamlamıştı Çağrıyı. 

Üçlü arasında konuşma başlamak üzere idi ki mor yıldırımlar daha şiddetli daha güçlü mor yıldırımlar üzerlerine yağmaya başladı. 

Trikorn şapkalı adam ardını döndüğü gibi kılıcını çekip savurdu. Mor yıldırımlar yok olmuştu bile. Şimdi Kanduba ile göz göze gelmişlerdi. 

Adam çenesinden aşağı iki yandan aşağı ördüğü sakallarına elini götürdü. Karşısında duran kambur ihtiyara küçümser bakışlar attı. 

" Savaşta ilk lidere saldırılmayacağını bilmiyor musunuz siz?"

Kanduba sesi gür ve tizken konuştu. 

" Siz de kimsiniz? Neden o iblisi koruyorsunuz?"

 " Sen kim oluyorsun da hesap soruyorsun?!"

Tirkorn şapkalı kişi sinirlenmişti. 

Bundan sonra birbiri ardına saldırılar başladı. İlk saldıran kişi Şua Moa idi. Şua yakın dövüşte ustaydı.   Tüm bunlar olurken o çoktan varlığını gizleyip Çağrının  dibine sokulmuştu.  Fırsatını yakaladığı gibi pençelerini çekti Çağrının üzerine atıldı. Kalbine ulaşmasına ramak kala ayaklarından yakalandı.  Onu yakalayan demin Çağrı önünde diz çöken genç idi. Genç, kağanı ayaklarından yakaladığı gibi gerisin geri fırlattı. 

Şimdi  Yafes Tigin gürzünü kaptığı gibi yeri sarsa sarsa Çağrı'ya doğru ilerledi. Önünde kimse yoktu. Gürzünü havaya kaldırdı. Son kuvvetiyle Çağrının üzerine yığdı.

Biraz sonra gürzü birşeye çarptı. Ancak ne bir döküntü ne de bir bağırma sesi duyulmadı. Yafes kadar kalıplı bir adam bir anda ortaya çıkmış gürzü kolluğuyla karşılamıştı. Şimdi diğer eliyle sıktığı yumruğunu doğrudan Yafes'in karın boşluğuna savurdu. Yafes geldiği yere kadar uçup yere yığıldı. Hemen toparlandı ancak karnında muazzam bir acı hissediyordu.

Şimdi saldıran kişi Yener Moa idi. 

Yener yere sertçe 4 yumruk attı. Çağrının etrafında toprak yükseldi, 4 bir tarafından taş duvarın içinde hapsolmuştu Çağrı. Bu toprak  buyanı ustası Yener Moa'nın meşhur saldırısı idi. 2 adımdan oluşuyordu. İlk adım karşıdakini hapsediyordu. İkincisi ise infaz.Yener yumruğunu tekrar sıktı. Bu sefer infaz geliyordu..

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1361

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1140

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 951

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 774

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 726

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 506

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 120

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 94

Site İstatistikleri

  • 18912 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26496 Bölüm Sayısı


creator
manga tr