"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Re:VENGE FİRE - Uzu..n zaman önce


Urumnir Çağrı'nın yanından ayrılır ayrılmaz yola düştü. Doğruca hana geldi. Torunun yanına. Onu yıllarca yaşatan, tok tutan urugunun son üyesine.  İşler karışacaktı bu yüzden onu buradan götürmeliydi.  Bu sebeple torununa yolluk ve bir at temin edip lanetli toprakların kalbine OD köşküne yolladı. Daha sonra kopuzunu kaptığı gibi yola koyuldu. Eskiden OD uruguna ait olan bu toprakların her bir karışını biliyordu Urumnir. Han han dolaşarak insanlara aynı hikayeyi ve de aynı şarkıyı söyledi. 

 

Bugünse Moa uruguna en yakın yerdeydi.  Moa budunundaki en elit handaydı. Bu Han 5 kattan oluşuyordu. Her katta farklı hizmetler ve farklı ücretlendirmeler mevcuttu. İnsanlar altınlarına göre hizmet alıyordu. En alt katta genelde orduds görev yapan  alt sınıf askerler ve siviller vardı. Üst katta daha yüksek rütbeliler bir üstte daha üstleri... Urumnir  en alt katta bir köşede epeyce içmişti. Kopuzunu eline aldığı gibi sahneye ağır ağır yürümeye başladı. Alkolun etkisiyle yalpalıyordu yürürken.

Her handa bir sahne mevcuttu. Önceleri bu sahneler bir çok savaş görmüş ihtiyarların  başında geçenleri heyecanla anlattıkları yada kamların karşılıklı taşlaştıkları yerlerden şimdilerde genç kızların güzel ses ve vücutlarını kullanarak daha fazla müşteri çekmesini sağlayan yerler halini almıştı. Hancılar altın kazanma fikriyle her tür hileye başvuruyordu gerçekten de. Urumnir sahnenin ortasına bağdaş kurup oturdu. Güzel güzel giyinmiş genç kızların çömleklerinde taşıdığı içkileri masalara servis edişini, müşterilere kur yapılarını izledi. İnsanların kahkahalarını dinledi, gözlerini kapattı. Kopuzunun tellerine dokundu şarkısına başladı.

" Heyyy yaaa Heyyy 

Fısıldadı kulağım 

Uçmağda olan biri 

Dedi hala sağ mısın

İhtiyar savaş beyi 

Koştum vardım ocağın 

Değdi gözüm gözüne 

Gördüm gözlerimle

Yanan ateşi gözümle 

 

Kurt ayazı atlattı 

Bozkırın asıl sahibi 

Yerin onun yanıdır 

Kalanlar geçmişteki

 

Urumnir tüm şevki ile şarkısına, davetine devam ediyordu. Ki han kalabalağı arasında fısıldaşmalar olmaya başladı. Han da OD urugunun savaş kurdunu tanıyanlar olmuştu.  Hemen aleyhinde konuşmalar başlamışlardı. 

"OD şeytanların savaş köpeği! Moa hükmünü kabul etmeyen şeytan! Hain!"

Bunlar fısırtılar arasında net duyulan bazı sözlerdi. 

Şimdi kalabalık keyifleri in kaçmasının da etkisiyle ellerine geçen herşeyi yaşlı Urumnire fırlatıyorlardı. Kaşı patlamıştı Urumnir'in. Ancak hala olduğu yerde oturuyordu. Olanlara daha fazla dayanamayan bir kaç asker kendilerini Urumnir'e siper ettiler.  Bu kişiler geçmişte savaş kurdu urumnir'in komutasında olan askerlerden bazılarıydı. Şimdilerde Moa urugunun hizmetindeydiler ancak komutanlarını bu halde görmeye dayanamamışlardı. Urumnir bu yüzleri hemen tanımıştı. Yüzlerine tebessüm etti. Ardından Kopuzunun tellerine dokundu. Küçük bir buyan patlaması gerçekleşti. Askerler geriye savruldular ancak pek de zarar görmemişlerdi.

Urumnir bunu yaptı çünkü askerlerinin hain ilan edilmelerini istememişti. Böylece han ahalisi askerleri urumnir i koruyor değil de öldürmek için oraya gittiklerini düşündüler.  Kısa süreli sessizlik yerini tekrar yaygaraya bırakıyordu ki üst katlardan bir sürgü sesi duyuldu.

İrice bir adam yukarıdan seslendi. " Sessizlik!"

İnsanlar hemen bu sesi tanımıştı. Sustular. 

Adam aheste adımlarla aşağı indiğinde herkes onu selamladı. Bu kişi Moa urugunun kağanı Şua Moa'nın atası Yener Moa idi. Kağanın babası!

Yener Han epey içmiş gibiydi. Elinde bir çömlek içki ile sahnenin önüne geldi. Yüzü ve göğsü savaş yaraları ile doluydu. Urumnir'e acıyan gözlerle baktı bir süre ardından söze girişti. 

" Ne yazık Urumnir. Zaman bizim gibi ihtiyarlara hiç adil davranmıyor. Değil mi?"

Urumnir başıyla onayladı. 

" Doğru dersin Yener bey. Görmeyeli epey irileşmişsin." 

Urumnir sözünü sakınmadı. Sakınmayacaktı da. Yener Han bu küçük sataşmaya aldırmadı.

" Son zamanlarda kulağıma bir fısıltı gelmişti. 16 yıldır bir handa çürümekte olan Urumnir apar topar handan ayrılmış dediler. Söylesene Urumnir seni böylesine heyecanlandıran nedir? Öyleki benim yuvama kadar geliyorsun. Seni uzun zaman önce sürmemiş miydim ben. Geri dönerken ne olacağını bilmiyor muydun yoksa?! "

Bir süre bakıştılar. 

" Zaman gerçekten de ihtiyarlara adil davranmıyor zira koca Yener bey unutmuş.  Öyleyse hatırlatayım kurtlar liderleri olduğunda inlerini terk edip avlanır. "

Yener Han bu sözlerdeki manayı biliyordu. Zira orada bulunan çoğu kimse Urumnir'in demek istediğini anlamıştı.

" Diyeceğini  de Urumnir. Zira buraya gelerek zaten ölüm fermanını imzalamış oldun. " 

Temir urugunun ve OD ordusunun lideri olan bu adam geçmişte Moa uruguna hizmet etmeyi reddetmiş bunun yüzüne Moa topraklarından sürülmüştü. Dönmesi Yener beyin de dediği gibi ölmesi demekti.  Urumnir tebessüm etti..

" Öyleyse son bir hikaye anlatmama müsaade edin. Ben Temir'in Urumnir'i bu hikaye ile hatırlanmak isterim." 

Yener elindeki çömleği kafasına dikti. "Seni dinliyoruz." dedi. Urumnir hemen anlatmaya koyuldu. 

" Tengri günlerden bir gün göksarayda oturduğu yerden dünyayı yarattığı vakit insanı da yaratmış. Daha sonra Dünyayı insana mesken etmiş. İnanmaları için de başka Tanrılar yaratmış. İnsanlar yeryüzünde huzur içinde yaşıyorlarmış. Ta ki Tanrılar insan kavimlerini kışkırtana değin. Tanrıların taraf tutması yüzünden huzur dolu dünya kızıla bürünmüş. Her yerde kan varmış. Bozkır öylesine kana doymuş ki artık kan kusuyor, ölüm kokuyormuş... Tek bir kanun varmış artık. Öldür ya da öl.  Böyle bir zamanda doğu da iki kardeş yaşarmış. Türkmüşler, bizim gibi. O zamanlar bu topraklarda da kaos hüküm sürüyormuş. Ve türkler yok olmak üzereymiş, sayıları çok azmış. Şimdiki gibi birlik değilmişler. 7 kavim varmış sadece. Bu iki kardeş 7 kavmi bir etmişler. Önce kendilerini öldürmek isteyenlere kafa tutmuşlar. Bozkırı düşmandan arındırmışlar. Daha sonra gözlerini yukarı dikmişler tüm bu kaosa sebep olan Tanrılara.. Bu destanı unutmadınız değil mi Yener bey? "

Her Türk  bu destanı az bucuk bilirdi. Ancak zamanla unutulmuş, önemini kaybetmiş bir destandı bu.

" Öyleyse ne olmuş. Söyleyeceklerin bittiyse neden kendini öldürmüyorsun. " dedi sarhoş bey. 

Urumnir hikayesine devam etti. 

" Türk ırkını yokoluştan kurtaran bu iki atanın isimleri. Bumun ve İstemi imiş. Urugları ise OD urugu. Nişanları ise 7 yapraklı ateş üzerine işlenmiş kurt. Senelerce asırlarca Tanrılarla savaş devam etmiş. Zaman herşeyin üstünü örter. Zaman ne dosttur ne de düşman. Zaman kin tutmaz. Ama insanlar tutar, Tanrılar da..  16 sene önce Tanrılar Bumun ve İstemi ata dan intikamını aldı. Buna hepiniz aracı oldunuz. Ben Timir'in Urumnir'i o gece herşeye bizzat şahit oldum. Tüm Türk eli ataya ihanet etmiştir. "

Fazla içmiş bir ihtiyarın ağır sözleri.. Tüm han kahkalara boğuldu.  Yener bey söze girişti.

"Tanrılar ne isterse o olur. Bizler sadece piyonlarız. Yoksa tüm Türk eli tanrılara karşımıza mı alsaydık. Bütünlüğün huzuru için bir urug kurban ettik. Hepsi bu!"

Urumnir güldü güldü.. Zalim bir adamın surat ifadesi vardı yüzünde. Elinde bir nişan vardı. Nişanı Yener beye fırlattı. Yener bey inceleyedursun, Urumnir söze girişti. 

"Sizler sevdiğim ne varsa hepsine ihanet ettiniz. Ancak bu önemli değil. Geçmiş geçmişte kaldı.  Bunu değiştiremeyiz. Ancak bir konu da yanılıyorsunuz! Kendi gözlerimle gördüm. Bana o nişanı verdi. Dedi ki avalanacaksan gel, gücün yoksa öl.  Gözlerinin içinde yanan alevleri gördüm. Herşeyi anlattım! Herşeyi! Herbirinizi." Urumnir sesini olabildiğince yükseltti." Bu söylediklerimi tüm Türkeline iletin. Bu bir savaş ilanıdır. İsminin ilki, atalarının sonu Çağrı OD tüm Türkeline savaş ilan etmiştir."

Sarhoş ihtiyarın haddini fazlaca aştığını düşünen bir grup asker yaylarını gerdiler. Anında bir düzine ok Urumnir'i hedefleyerek atıldı. Savaş kurdu bu hareketi çoktandır bekliyordu. Kopuzunu tıngırdattığı gibi oklar yere yapıştı. Herkes silahlarına davranmıştı şimdi. En fazla sinirlenen kişi ise şüphesiz Yener bey idi. Öylesine sinirlenmişti ki etrafına buyan saçıyordu. Urumnir'e doğru bastığı yeri göçerte göçerte yürürken sordu.

" Söyle bakalım Urumnir. Şimdi seni parçalarına ayırmama kim engel olacak. Bu sahte nişanı kullanarak halkı kışkırtmaya mı çalışıyorsun. Söylediklerin gerçekse o halde gelsin de seni elimden kurtarsın kağanın!"

Yener bey Urumnir'i yakasından tuttuğu gibi ayaklarını yerden kesti. Urumnir eski zamanına göre oldukça zayıf kalmıştı şimdi ancak hiç ama hiç korkmuş gibi gözükmüyordu.  Yener bey yumruğunu sıktı. Normal bir yumruğunun bile bu adamı öldürmeye yeteceğini düşünüyordu.  

O sırada önce rüzgar doldurdu hanı. Soğuk, kemik dondurucu cinsten bir rüzgar.. Ardından biri belirdi sahnede.. 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1364

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1143

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 952

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 886

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 775

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 727

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 690

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 624

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 587

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 548

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 507

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 155

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 127

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 115

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 100

Site İstatistikleri

  • 18980 Üye Sayısı
  • 545 Seri Sayısı
  • 26580 Bölüm Sayısı


creator
manga tr