Re:VENGE FİRE - 3) Hüzünlü savaş beyini uyandırmak


İhtiyar  şarkısını bitirdiğinde her zamanki gibi gece yarısı olmak üzereydi. Ne handa kimse kalmıştı ne de Çağrının şişesinde arakı..  Hancı ve ihtiyarın torunu temizlik yapıyordu. Çağrı ihtiyarı seyredalmıştı. Koca şişe  bitmesine rağmen kendindeydi.  Salonda sadece bu dörtlü kalmıştı. Diğerleri ya odalarına çekilmiş ya da evlerine gitmişti bile.  Çağrı hancıya seslenip bir şişe daha arakı istedi. Saniyeler içinde gelmişti siparişi. Hancı avucunu açmış altın  sikkesinin avucuna konmasını bekliyordu. Yine bir değil iki altın sikke kondu avucuna.  Hancı söze girişmemişti ki Çağrı hemen ikinci altın için ne istediğini söyledi.

" İhtiyarın torununu masama gönder." 

Hancının yüzü buruştu. Gencin çok fazla içtiğinden kendinden geçtiğini düşündü. Çünkü her ne kadar parayı sevse de namuslu bir adamdı. Çıkıştı. 

" Genç efendi! Hanımda garson kızlarımın başkasının zevk malzemesi olmasına müsaade etmem. O kızcağızın da buna razı geleceğini hiç sanmam" dedi.   Fazlalık altını masaya bırakıp gidiyordu ki Çağrı" Ona dedesi ilgili konuşmak istediğimi söyle." dedi.

Bir kaç dakika sonra hancı kızın yerine  temizliğe devam etmeye başladı. Genç kız masaya oturdu. Yaşça Çağrı dan biraz büyük gibiydi. 

Kumral saçları ve yeşil gözlerinin ; pürüzsüz beyaz tenine kattığı güzelliğe rağmen takındığı surat ifadesi gardını almış bir askerden farksızdı. Bir müddet Çağrıyı süzdükten sonra söze girişti 

" Masana geldim çünkü Boromis, ihtiyar dedem ile ilgili konuşmak istediğini söyledi. Ne hakkında konuşmak istiyorsun? Dost musun düşman mısın?"

Sesinden asillik akan bu kız neden bu kadar asiydi anlam veremedi Çağrı. Sordu. 

"Deden. Onun hüznünün sebebi nedir?"

Kız çıkıştı. " Önce sorduklarıma cevap ver." dedi.

Çağrı altın sikke teklif etmeyi düşündü ancak biliyordu ki bu kız hancıdan farklı idi. Para onda işe yaramazdı. 

" Ben sadece buralara yolu düşmüş bir yabancıyım. Dostun değilim ancak düşmanın da değilim. İhtiyarın şarkısı beni etkiledi. Onun kim olduğunu ve neden bu kadar hüzünlü olduğunu bilmek istedim hepsi bu."

Bu gayet yeterli bir açıklama idi. Genç kız içinde bu yeterli olacak ki elini vurduğu masadan çekti. Masaya rahatça oturdu konuşmaya başladı. 

" Bunu öğrenmek istediğine emin misin? " 

Çağrı kadehinden bir yudum alıp masaya bırakıp dinlemeye koyulunca kız anlatmaya başladı.

"Bundan seneler önce yaklaşık 15 yıl önce ben henüz çocukken bu topraklar OD uruguna aitti. Dedem Urumnir OD Beyi  Yengi Han'ın asil savaş beylerinin beyiydi.  Ayrıca sıkı dostlardı. Birlikte sayısız savaşa girdikten sonra bu topraklarda OD Budunu adı altında toplanmışlar. Şanları bütün Türkelinde dilden dile dolaşır olmuş. Sonra bir gece  Türklelinden bazı budunlar birlik olup OD uruguna saldırdı. OD urugu savaşı kaybetti ve onlardan geriye bir kişiyi bile sağ bırakmadılar. Buduna bağlı diğer uruglar ya OD urugu gibi yok edildiler ya da başka budunlara zorla katıldılar. Bu topraklar ise Moa uruguna verildi. Budun oldular. Bizim urugumuz demirciydi. Demiri dövüp onlardan zırh silah işliyorduk. Ne yazık ki savaşta annem ve babam can verdi.  Dedem Urumnir ise Moa urugu Beyi Yener Bey den bana torunu Çağla Temir'e dokunmadıkları sürece Moa urugunun hükmünü kabul edeceğini söyledi. Böylece Yener bey dedemi ve beni urugdan kovdu.  Dedem Yengi OD'a derinden bağlıydı. Olanlardan hep kendini sorumlu bildi. Kovulduktan sonra bu hana geldik. O gün bugündür bu handa yaşıyoruz. Dedem o günden sonra kendini dış dünyaya kapattı. Yemek verirsem yer. Vermezsem ses etmez. Ona ne söylersem söyleyeyim cevap vermez. Sanki beni duymuyormuş gibi. Gözlerini açmaz sanki körmüş gibi.  Her akşam aynı şarkıyı söyler ve ağlar.."

 

Çağla sözlerini bitirdiğinde Çağrı'yı tavanı seyrederken buldu.  Bir süre öylece bekledi genç adam. Daha sonra kıza" Yani şimdi Urumnir beyle karşılıklı arakı içip konuşmam mümkün değil diyorsun öyle mi? "

Kız başıyla onayladı. Bunun üzerine Çağrı açılmamış arakı şişesinin tıpasını bir hamlede çıkardı. İki kadehi de ağzına kadar doldurdu. Birini tek dikişte içti. Diğerinin içine bir şey attı ancak kızın bunu görmediğinden emindi.

Kadehi kıza uzattı." Bu deden için. Sen içirme, kendi içsin. " dedi. Kız söze girişip dedesinin bunu içemeyeceğini söyleyecekti ki Çağrı sözüne devam etti. 

" Dedene deki ; Kurt ayazı geçirdi. Şimdiyse bozkırdan hesap soracak. Der ki eğer gücü varsa aldığı emanetle birlikte evine dönsün.  Eğer gücü yoksa bu dünyadan göçüp gidebilir.  Diyeti için bu kadarı yeterli."

Tek kelime daha etmeden oradan ayrıldı. Kız kadehe şaşkın şaşkın bakarken buldu kendini. Bu çocuğun  çıldırmış olduğunu düşündü sözleri kafasında tekrar ederken. Şimdi ne yapacaktı? Kalan arakıdan bir kadeh doldurdu kendine. Tek dikişte içti. Dedesinin kendisini severken ki hatıraları bir bir zihnine hücum etmeye başlamıştı. Ağlamaklı oldu yine de deminden beri meraklı meraklı kendilerini gözetleyen Boromis'in varlığı ağlamasına engel oldu. Kendini topladı. Çağrı nın dedesine vermesini istediği kadehi kaptığı gibi dedesinin yanına vardı. Kopuzu ellerinden alıp kadehi koydu.

Dedesinin kulağına eğildi. 

"Benim dede." dedi. "Benim, torunun Çağla. Demin genç biri geldi. Sana söylememi istediği şeyler var. Dedi ki ; Kurt ayazı atlatmış, şimdiyse bozkırdan hesap soracakmış. Eğer gücün varsa emanrtiyle seni evine beklermiş. Eğer gücün kalmadıysa bu dünyadan göçüp gidebilirmişsin. Diyetin için bu kadarı yeterliymiş. "

Bu sözlerin zihnine cereyan etmesi birkaç dakika sürmüştü. Bu sürede birşeyin değişmediğini gören Çağla anlık nükseden umudunun kırılmasıyla tekrar ağlamaklı oldu. Bir müddet sonra ihtiyar savaş Beyi gözlerini tekrar dünyaya açtı. Elindeki kadehe baktı. Usulca arakıyı kafasına dikti. Birşey dişine takıldığında durdu. Nesneyi avucuna aldı.  Gözlerinin gördüğü şeye inanamıyor,  ağlıyordu.  Bu bir nişandı. OD urugunun nişanı! 7 ateş yaprağı üzerine işlenmiş kızgın kurt. Hiç süphesiz bu OD'un nişanı!  Karşısında torununu ağlarken buldu. Torununun sözleri tekrar tekrar zihninde söylenirken. Gür sesiyle bir komutan edasıyla sordu.

" Kızım. Bahsettiğin kişi.. O nerede?!"

Ne yazık ki avazınca ağlayan Çağla aklını kaybetmişcesine kendisine sarılıp ağlamaktan uzunca bir süre sorularına cevap veremedi. 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1489

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1220

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 1011

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 913

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 811

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 794

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 723

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 641

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 638

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 620

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 620

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 216

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 200

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 159

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 150

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 137

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 131

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 130

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 125

Site İstatistikleri

  • 17683 Üye Sayısı
  • 786 Seri Sayısı
  • 36290 Bölüm Sayısı


creator
manga tr