Lafla pilav pişerse deniz kadar yağı benden. #Atasözü

OYUN BAŞLADI - BÖLÜM 10: BEKLENMEDİK KARŞILAŞMA


BÖLÜM 10: BEKLENMEDİK KARŞILAŞMA

 

AMAZON ORMANLARI ÇEVRESİ – BREZİLYA

- Demek 20 günde 8. Aşamaya ulaşabilmişler. Müttefik olursak güvenilir dostlar olacakları aşikâr.

- Evet planlarda biraz değişiklik yapacak olsak bile en önemli konularda sorun çıkmayacak. Amazon’u nasıl olsa mühürledim. 3 gün uğraştırdığına inanamıyorum.

Ata dili çalışmaların ne alemde? İnternette dolaşıp çalışmayı ihmal etmedin umarım.

- Merak etme, çalışıyorum. Artık öğrenmem çok kolaylaşmış. Anladım ki seviye atladıkça cidden hafızada güçleniyor. Bu yalnızca fiziksel bir güçlenme değil.

- Herhalde yani, sana ne dedim. Bunlar rehberlerde yazmasa bile Ata diliyle okuyunca niyeti hissetme şansın oluyor. Çeviri ile aynı kefeye koymamak lazım.

Hadi sen çalışmaya devam et, sen öğrenene kadar bu çevredeyiz. Ben hemen şehre gidip beyinleri milyara bir oranla işleteceğim. Lanet olsun çok koyuyor be, zarar çok fazla...

- Tamam.  Elden bir şey gelmiyor, miktar çok fazla. Biraz abarttık herhalde farm işini hahaha.

Maceracılar Birliği’nin teklifi hakkında ne düşünüyorsun?

- Şimdilik kendimi hiçbir kurala bağlamaya gönlüm yok. Üyelik şimdilik gereksiz. Faydadan çok zararı olur. Biz avlanırken başkaları geldiğinde, eğer onlar da üye ise zorla alanımızdan çıkmalarını sağlayamayız. Durduk yere ks atarlar.

Hem onu boş ver. Ne zaman çıkacaklarını söylediler mi?

- Hemen.

- Hemen mi? 2. Seviye olana kadar beklerler sanıyordum.

- Anladığım kadarıyla bazı şeyleri fark etmediler. Mevcut hızımızla 9. Aşamaya 1 ayda geçemeyiz dedi. Bu durumda tahminim saatte 8-10 milyondan fazla canavar öldüremiyorlar.

- Hahahaha, buluştuğumuzda bir kozumuz daha olacak desene. Müttefik olursak güçlenmelerini isterim. Belki de ciddi sırları paylaşırız. Ama bu onlara bağlı. Kendilerini ispatlamaları gerekecek.

O zaman şehirden sonraki hedefim belli. Sen burada kalıp eğitime devam et. Şehirde çalışmak başını derde sokabilir. Yanlışlıkla birilerinin ölmesini istemeyiz.

- Tamam merak etme, 10 15 günde sıkılacak değilim ya.

- Ne olur ne olmaz, sürekli tetikte ol.

- Her zaman öyle değil miyiz zaten…

- Bu güzel bir cevaptı, hahahha. Hadi görüşmek üzere.

 

Murat şehre döndü ve şehirdeki işlerini halletmeye başladı.

Öncelikle fabrikadaki işlerini halletti. Henüz sıralama sistemi aktif olmasa bile bölgeye yakın her fabrikada çoktan VIP konumundaydı.

Daha sonra kendine Simyacılar Birliği diyen grupla buluştu. Tüm dünyadaki laboratuvarların ortak oluşturduğu bir birlikti. Amaçları yeni ilaçlar bulmak için canavar bedenlerinden parçalar kullanmaktı.

Onlara 1 milyon 1. Aşama canavar beyni ve 1 milyon 1. Aşama güç taşı bağışladı.

Simyacılar Birliği ona özel bir mühür verdi. Bu mühür en yüksek bağışçıya ait bir mühürdü. Simyacılar Birliği’nin kararı, ilk büyük bağış yapan kişilere bu mührü vermekti. Hedefleri sadece 1000 kişiye bu mühürden vermekti. Daha fazlası verilmeyecekti. Elbette her şehirdeki birlikte bu mühürlerden vardı ama mühür verildiğinde diğerleri ile iletişime geçiliyordu. Kontenjan dolunca diğer mühürler imha edilecekti.

Bu mührü almaya ilk hak kazanan kişi Murat’tı.

Şehirlerdeki işleri birkaç gün sürdü. Çevrede 100 civarı şehri dolaşıp Maceracılar Birliği’nden kendilerine ait güç taşlarını teslim aldı.

Günün sonunda güç taşları toplamı birkaç milyarı bulmuştu. Çoğunluk 3. Ve 4. Aşama güç taşlarıydı.

Ardından Avustralya doğru yola koyuldu. Yol üstünde gördüğü her şehirde duraksayıp bilgi topaldı. Her şehre bir miktar et bağışı yaptı.

Acelesi yoktu. En az 10 günlük zamanı olduğunu biliyordu. Dolambaçlı bir yol seçmişti. Mümkün olduğu kadar şehir gezmek istemişti.

Bu şekilde 3 günün sonunda Almanya’ya uğradı.

Almanya’da hayvanat bahçesinin üzerinden geçerken bir kız gördü. Olduğu yerde hareketsiz duruyordu. 1. Seviye 5. Aşama gibi gözüküyordu. Çevresinde milyonlarca ölü böcek canavarı ve birkaç bin ölü hayvan canavarı vardı. Ama hepsi çürümeye yüz tutmuştu.

- Bunu o mu yaptı? Neden çürüyene kadar bekledi ki? En azından aurasıyla yaksaydı ya. Dur şunu biraz korkutayım da aklı başına gelsin.

Murat ona zarar vermeyecek ama korkutabilecek seviyede bir aura ile onu taradı. Kız hiç hareket etmedi. Yere çökmedi.  Dizi titremedi. Hala hareketsiz şekilde yerde duruyordu.

Ama Murat garip bir şey sezdi. Bu kızda bir şey farklıydı. Yanına gitmeye karar verdi.

 - Hey, sen iyi misin? Burada neler oldu?

-….

- Hey sana diyorum!!!

-….

Murat yavaş yavaş kıza yaklaşmaya başladı. Gözlerini gördüğünde şok oldu. Gözlerinin rengi solmuştu. Bu gözleri daha önce görmüştü. Bu gözler…

- Onu çok mu seviyordun? Senin adına gerçekten çok üzüldüm. Ama burada daha fazla kalmana izin veremem. Hastalanıp ölürsün.

- Ölürüm... Ölüm.. Ölüm.. Öldü.. O.. O.. Öldü.. O… Kardeşim… Küçük kardeşim.. Öldü… Benim.. Benim suçum. Benim yüzümden öldü..

Kız ağlamıyordu bu sözleri söylerken. Ama bu sözleri duyanlar, onlar göz yaşlarına kapılırdı. O kadar duygusal ve o kadar hüzünlü bir his veriyordu ki..

- Neler yaşandı? Anlatmak ister misin?

- Hayır! Sadece ölüm istiyorum! Sadece öldürmek istiyorum! O öldü! Sen neden yaşıyorsun?

Kızın aurası vücudunda dolanmaya ve vücudundan taşmaya başladı. Normalde renksiz olurdu aura. Fakat kızınki kırmızıydı. Ama hala 5. Aşamaydı. Öfke! Bu kelimeyi Ata diliyle yazılmış kitapta gördüğünde hissettiği his ile aynı hissi veriyordu.

Sıradan 5. Aşamadan kesinlikle daha güçlüydü. 2 tane 5. Aşmayla aynı anda savaşsa ya yenerdi ya da berabere kalırdı. Ama bire bir karşılaştığında kesinlikle tek taraflı bir savaş olurdu.

Kız Murat’a tüm gücüyle saldırdı. Murat kaçmadı, geri çekilmedi. Kız tüm gücüyle Murat’ın göğsüne vurdu. Bir çocuğun kayaya vurması gibi bir his verdi. Kızın eli kırılmıştı. Murat kıza sarıldı.

- Zavallı şey! Çok üzgünüm. Demek bu kadar çok seviyordun onu. Öfkenin kızıl yoluna düşecek kadar.

Kızın gözünden 1 damla yaş aktı.

- Senin bütün öfkeni şimdilik bastıracağım. Ama onu kontrol etmeyi öğrenene kadar!

Murat aurasıyla kızı sardı, onun aurasını kızıla döndüğü noktayı buldu. O noktaya bir mühür uyguladı. Kızın aurası renksiz hale geri döndü. Daha sonra kız bayıldı.

Murat onu da yanına alarak yola koyuldu. Daha fazla zaman kaybedemezdi. Kızın yanında olmasından dolayı başka bir şehre uğramamaya karar kıldı. Doğrudan Koala Ormanı’na yöneldi.

Koala ormanına ulaştığında kız hala baygındı. Ormana derin bir aura salıp tüm insanları kaçırdı. Daha sonra ormana Amazon’a koyduğu mührün aynısından koydu.

Biliyorlardı ki her bölgede bazı insanlar baskın olacak ve diğerlerinden hızlı güçlenecek. Hangi bölgede kim baskın bilmediği için başka yerlerde bu işlemi uygulamıyordu. Ama burada kimin baskın olduğunu biliyordu. Onların burada olmadığını da biliyordu. Bir sürü insanla dolacağının farkındaydı. Bu yüzden burayı da mühürlemeye karar vermişti en başta.

2 günlük mühürleme ritüelinden sonra geri dönüş yoluna koyuldu. Kız hala baygındı. Geri dönmesi 1 gün sürdü. Kızı Hüseyin’in yanına bıraktı. Olanları anlattı. Daha sonra 2. Seviye Ata dilinde yazılmış kitabı teslim almak için maceracılar birliğine yöneldi.

Birkaç gün sonra Hüseyin de artık Ata dilini tamamen öğrenmişti. Ata dilini tamamen öğrenip öğrenmemeyi anlamanın yolu basitti. Ata dilini öğrenince konuşmasını da otomatik olarak öğrenirdiniz, birden beyninizde uyanırdı. Konuşmaya başladığında artık anladı ki tamamen öğrenmişti.

Birkaç gün boyunca zırh ve silah yapmak için uğraştılar. Başlangıçta değersiz güç taşları ile antrenman yaptılar. Daha sonra bir şey fark ettiler. Yapılan zırh ve silahların normal zırh ve silahlardan farkı yoktu. Gerekli Ata dili yazılarını yazıp güç taşı yerleştirmek son aşamaydı ve bu aşamada silah yada zırh artık özel bir şeye dönüşüyordu.

Bu durumu fark edince bu ikili pis pis sırıttı.

Öncelikle gidip terk edilmiş bölgelerdeki bir silahçıdan silah aldılar. Ağır silah taşımak istemiyorlardı. Bu yüzden 4 tane tabanca aldılar. Birer tane koltuk altı tabanca kılıfı aldılar. Hemen desenleri uygulayıp tabancalar ve koltuk altı kılıfları için 1’er tane 9. Aşama güç taşı harcadılar. Kılıfa harcamalarının sebebi kılıfın yeterli dayanıklılıkta olmasını istemeleriydi. Biri kılıfı rahatlıkla parçalayacak olursa tabancalar da onunla birlikte düşerdi.

Daha sonra şehre döndüler ve kurşun geçirmez özellikte birer özel tasarım elbise yaptırdılar. Oldukça şık ve oldukça rahattı. Karşılığı sadece birkaç tane 3. Aşama güç taşıydı. Bu özellikte yaptırmaları mantıksız gibi gelebilirdi. Ama bir çeliği efsunlamak ile tahtayı efsunlamak nasıl farklı ise, bu da öyle farklı idi. Kaliteli malzemeden yapılmış bir kıyafeti efsunlamak en iyi sonucu verirdi.

Kıyafetlerin savunmasının yeterli seviyede olmasını istiyorlardı. Ellerinde 30 tane daha 9. Aşama güç taşı vardı. Fabrikadan 36 taş elde etmişlerdi. 2 Parçadan oluşan kıyafetlerine 5’er tane 9. Aşama güç taşı harcadılar. Ellerinde 10 tane 9. Aşama güç taşı kaldı.

Bu işlemi tamamladıktan sonra buluşmaya 10 günlük zamanları kalmıştı. Kalan 10 günde güç taşı absorbe etmeye karar verdiler. Ama 9. Aşama güç taşlarına kıyamadılar. Birkaç yüz tane 8. Aşama güç taşları ve birkaç bin tane 7. Aşama güç taşları vardı. 6. Aşama ve daha düşük güç taşları o kadar fazlaydı ki, toplamları birkaç milyar tane diyebiliyorlardı ancak. Kesin sayıyı bilemiyorlardı.

Almanya’da bulduğu kız hâlâ uyanmamıştı. Sessiz sakin bir mağara buldular. Girişini mühürlediler. İçeriye ne olur ne olmaz diye yeterli yiyecek bıraktılar. Daha sonra başka bir mağara bulup o mağaraya da kendileri girdi. Girişi mühürlediler ve güç taşı absorbe etmeye başladılar.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1244

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1068

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 885

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 695

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 650

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 630

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 549

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 520

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 357

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 186

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 98

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15208 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 20133 Bölüm Sayısı


creator
manga tr