"Çok fazla eğilmek kişiyi kambur eder." #Swallowed Star

OYUN BAŞLADI - BÖLÜM 8: HATALAR


BÖLÜM 8: HATALAR

20 GÜN ÖNCE – BERLİN – ALMANYA

Mia ve kız kardeşi Lea hayvanat bahçesinde av için bekliyorlardı. Planları mükemmeldi. Esaret altında canavara dönüşen hayvanları kolaylıkla öldürmek.

Başta harika bir fikir gibi gelebilirdi. Hayvanat bahçesinde 20 bine yakın hayvan vardı. Doğal olarak sayı tatmin edici gibi geliyordu.

Saat geldiğinde ve canavarlar oluşmaya başladığında başta çok paniklediler. Çünkü böceklerin canavara dönüşmesini beklemiyorlardı. Korkularını attıktan sonra canavara dönüşüm sancısındaki böcekleri bir araya toplamaya karar verdiler.

Aura çalışmak insanı dinginleştirirdi. 1. Seviye 1. Aşama bile olsanız mental gücünüz çok fazla olurdu. Birini öldürmek yada bir böcekle oynamak, bunlar size tamamen sıradan hissettirirdi. İğrenme ve birini öldürdüğünde hissedilen vicdan acısı bu yolda yürüyenler için ayak bağı olabilecek duygulardı ve 1. Aşamaya ulaşmanın ilk şartı bu 2 duyguyu ıslah etmekti.

1 saat boyunca ellerinden gelenin en iyisini yaptılar. Birkaç yüz böcek toplamışlardı. Seviyelerine göre iyi bir başarıydı.

Canavarlar 1. Seviye 1. Aşamaya ulaştığı anda ellerindeki mızraklarla onları delmeye çalıştılar. Her şeyin planlarına göre gideceğini düşündüler. Ancak hesaplamadıkları şey ellerindeki silahların sıradan silahlar olmasıydı. Klavuzda bahsedilen ilkel silahların burada işe yarayacağını düşünmüşlerdi. Ancak klavuzda bahsedilen silahlar canavar parçalarından ve güç taşlarından yapılırdı.

Mızrakları daha ilk hamlede patlamıştı. Birkaç yüz 1. Aşama canavarla burun buruna kaldılar.

Hesap etmedikleri bir diğer şey esaret altındaki hayvanlardı. Onlar 1. Aşamaya ulaştıklarında kafesler onlar için plastik çataldan farksızdı.

Bir anda 20 binden fazla canavarın arasında kaldılar. Tam o anda neden kimsenin hayvanat bahçesine gelmediğini anlamışlardı.

Kendine güvenenler için hayvanat bahçesi çok basitti, güvenmeyenler için ise çok tehlikeliydi. Kendinizden 2 aşama düşük canavarla savaşırken bile %10 ölme tehlikesi vardı.

Mia bir an olsun canavarlardan gözünü ayırmıyordu. O 2. aşama olduğu için canavarların 6. Hissi saldırmalarına engel olmuştu. İlk hamleyi yapmak istemiyorlardı. Çevrelerinde birkaç yüz canavar vardı, diğerleri birbiriyle savaşıyordu çünkü.

Canavarların vahşi bir doğası vardı. Düşman olarak yalnızca insanları algılamazlardı.

-Lea, buradan kaçmanın bir yolunu bulmalıyız. Ben sadece 2. Aşamayım ve sen 1. Aşamasın. Bununla başa çıkamayız.

-….

- Lea, arkamda kal, ben seni koruyacağım yavaş yavaş ilerleyelim.

- ….

Mia gözünü düşmandan ayırmıyordu. Arkasına bakmıyordu. Heyecandan kardeşinin cevap vermediğini fark edemedi. Konuşmaya devam ediyordu.

Birden durdu, bir şeylerin eksik olduğunu hissetti. Arkasını döndüğü anda gördüğü son şey peygamber devesi şeklinde 2 metrelik bir canavarın kardeşinin kafasını yuttuğuydu.

Mia bağıramadı. Mia konuşamadı. Mia ağlayamadı. Mia hareket edemedi. Mia düşünemedi. O an bir boşluğa girmişti.

Gözlerinin feri solmuştu.

Bu durum canavarları rahatsız etti. Ondan garip bir şeyler hissediyorlardı ama ne?

 

-*-*-*-

 

20 GÜN ÖNCE – HİMALAYALAR – ÇİN

 

Chao Wei’nin bedeni doğduğundan beri güçlüydü. Arkadaşlarına her zaman baskın gelirdi. Bir gün bir arkadaşının kafasını yardığında babası çıldırdı. Onu ıslah etmek istedi. Tam 2 gün boyunca dövdü.

Chao Wei henüz 10 yaşındaydı. Çocuktu. Babasının dayağı onun için o kadar ağırdı ki, fırsat bulduğu ilk an evden kaçtı.

Chao 2 yıl boyunca sokak köpekleriyle birlikte yaşadı. Çöplerden yemek toplayarak hayatta kaldı. Ama 1 kez olsun babasının evine dönmeyi düşünmedi.

 

Bir keşiş çocuğu sokak köpekleriyle kalırken gördü. Gizlice takip etti. Çöpleri karıştırıp yemek bulduğunu gördü. Çamurlu suları içtiğini gördü. Onun hayatı, sokak köpeklerinden farksızdı.

 

Keşiş Chao’yu yanına almak istedi. Ancak Chao korktu ve aynı zamanda köpeklerinden de ayrılmak istemedi. Keşiş köpeklerini de getirebilirsin dediğinde keşişi takip etmeye karar verdi. Kaybedecek neyi vardı ki?

Pirincin tadını unutmuştu. Temizliğin rahatlığını unutmuştu. Sokakta kalırken diğer insanlar ona sokak köpeğiymiş gibi davranmışlardı. İnsanlığını unutmuştu.

 

Keşiş onu yavaş yavaş kendine alıştırdı. Onun zihnindeki yaralı kısmı gördü. Ona bilgeliği, erdemliği ve affetmeyi öğretti. Onun içindeki nefreti cımbızla kıl çeker gibi teker teker çekti, attı. 3 yıl sonra Chao güler yüzlü, sevecen, insanlarla iyi geçinen, hayvanlarla iyi geçinen, herkesin neşe kaynağı olan bir çocuk olup çıkmıştı. Bunu keşişe borçluydu. Yoksa büyüdüğünde bir suçlu olacak ve ömrü hapiste geçecekti.

 

Keşiş hiçbir zaman ona kungfu öğretmeyi teklif etmedi. Çünkü onu ilk fark ettiğinde bedeninin dayanıklılığını anlamış, bu yüzden takip etmişti. Ama onu bunun için kurtarmamıştı.

Chao 15 yaşındaydı. Tepede meditasyon yapan keşişin yanına gitti. Önünde diz çöktü ve Baba dedi, ben de kungfu öğrenmek istiyorum. Senin yolundan yürümek istiyorum. Bana bilgeliğin yolunu göster. Benim babam ve akıl hocam ol…

Keşişin gerçek kimliğinin farkında değildi. O gerçek bir dövüş ustasıydı. Başkaları gibi gösteriş amaçlı bu işe soyunmuş bir soytarı değildi. Kungfu onun için hayatındaki en kıymetli ve en ciddi şeydi.

Keşiş kabul etti, kalbinde zaten bugünün gelmesini arzuluyordu.

Keşişin eğitimi ağırdı, acımasızcaydı. Ancak Chao 1 gün olsun sesini çıkartmadı, üşenmedi, direnmedi. Keşiş ne derse desin, imkansızı bile istese ağzından çıkan tek şey tamam’dı.

9 yıl eğitim yaptıktan sonra manevi babası öldü. 1 ay geçmeden köpekleri aynı anda hastalandı ve öldü. Chao zihinsel olarak bir bunalıma girdi.

Kafasını rahatlatmak istedi. Eğitim yaptığı tepeden inip ormanda biraz dolaştı. Daha sonra şehre indi.

Kaldıkları tepede teknolojik herhangi bir alet yoktu. Şehre indiği anda John Sancar’ın açıklamalarına denk geldi.

Bu açıklamalar onun yüreğinde bir şey uyandırdı. Yeni hedefler, yeni umutlar. Babası ona her zaman umutlu olmayı ve güçsüzü korumayı öğretmişti. Bu onun için büyük fırsattı. Güçlenecek ve masumları koruyacaktı. Bunun için 1 yıl boyunca çok çalıştı. Şimdi buradaydı. Her şeyini kaybettiği yerde. Buradan başlamak onun için en iyisiydi.

Saat geldiğinde ve hayvanlar canavarlaşmaya başladığında, onların 1. Aşama olmasını beklemedi. Çünkü tek amacı zayıfı korumaktı. Sıralama konusu da onda biraz merak uyandırıyordu. İçten içe kahraman da olmak istiyordu.

  1. Seviye 4. Aşama gücünde bir kungfu ustası. Sonuç tahmin edilebilirdi. Yaptığı şey dışarıdan masumları korumak değil tam bir katliam gibi gözükürdü. İç düşüncesinde tek amacı masumları korumaktı. Güç taşı da neydi, beyin toplamak da neydi. Tek yaptığı önüne çıkan her canlığı yumruklarıyla parçalamaktı.

1 saatin sonunda karşısına çıkanlar 1. Aşamaya ulaşmış canavarlardı. Artık öldürdüğü canavarlar onun aurasını artırıyor ve güç olarak geri dönmüş oluyordu. Hiç durmadan günlerce avlandı. Dışarıdan bakıldığında himalayalardaki sıra dağların sayısının arttığı düşünülebilirdi. Ancak onlar ceset dağlarıydı.

10 gün geçtiğinde yaptığı yanlışı fark etti. Cesetler kokmaya başlamıştı. Onları aurası ile yaktı. Artık en azından öldürdüğü her canavarın bedenini yakması gerektiğini anladı. 10 gün daha bu şekilde avlanmaya devam etti.

20 günün sonunda sakinleşti, duruldu. Ve ağlamaya başladı.

- Be.. Ben böyle biri değilim… Ne oldu bana?

Aklına manevi babası geldi. Onun öğütleri geldi. Daha sonra yaptığını neden yaptığını anladı. Aslında tek yaptığı öfkesini dışa vurmaktı. Kendi öfkesini bastırmak için yıllarca kungfu eğitimi almış olsa bile, acısını çıkartabileceği bir hedef tahtası bulduğu anda bütün zincirleri kopmuştu. Arkasına baktı, çevresine baktı.

- Babam beni bunun için kurtarmadı.

Sakinleşti ve tepesine geçip meditasyon yapmaya başladı. Çoktan 8. Aşamaya ulaşmıştı. Dışarıdan kimse ona zarar veremezdi. Kendini dinlemeye karar verdi ve meditasyona başladı…




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1252

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1072

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 886

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 818

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 698

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 651

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 634

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 601

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 552

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 522

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 367

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 194

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 187

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 116

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 99

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15290 Üye Sayısı
  • 484 Seri Sayısı
  • 20393 Bölüm Sayısı


creator
manga tr