"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Ölümün Çağı - Bölüm 35-Başarı?





Ceis ve Liao'nun yattığı vakit zaten gece olmuştu. Yaklaşık 6 saat sonra, hava aydınlanmaya başlarken Ceis gözlerini yavaşça açtı. Karşısında, yakışıklı yüzü, hafif ela ve kırmızı gözleriyle hafifçe gülümseyen Liao'nun yüzü vardı. 


Ceis bu yüzü görünce biraz kızardı fakat biraz düşününce şaşırmadan edemedi. Bu yüzü dün sabah tanımıyordu bile, fakat sadece 1 gün geçmesine rağmen hem erkeği hemde en değer verdiği kişiye dönüşmüştü. Sadece 1 günde! Böyle bir şey mümkün müydü? Dürüst olmak gerekirse dün neden öyle davrandığını anlayamıyordu, sonuçta hayatında ilk defa aşık olmuştu. Fakat, ilk defa aşık olsa bile duygularındaki bu kadar hızlı bir gelişim normal miydi? 


Ceis düşüncelere dalmışken Liao onun uyandığını fark etmiş ve hafifçe,''Uyandın mı?'' dedi.


Ceis bunu duyunca bir anda şaşırmıştı, şu anda yatakta yatıyor olduklarını tamamen unutmuştu ve yanında Liao ona sarılırken yüzüne dikkatle bakıyordu. 


Liao'nun gözündeki nazikliği ve sıcaklığı hisseden Ceis güzel bir gülümseme çıkarmıştı.'Aman, ne olduğu veya neden olduğu fark etmez. Şu anda bu kişiye aşığım, üstelik o da bana çok değer veriyor, başka bir şey önemli mi?' diye düşünürken yüzünü hafifçe yaklaştırdı ve zaten yüzünü yakından izleyen Liao'nun dudaklarına hafif bir öpücük kondurup,''Günaydın.''dedi.


Liao, Ceis bir anda onu öpünce şaşırmıştı, fakat kızaran yüzüne bakınca gülümsedi ve o da hafifçe,''Günaydın.''dedi.


Liao ve Ceis şu anda birbirlerine bakıyorlardı ve bir şey demiyorlardı. Ceis bu garip sessizliği bozmak için birşeyler demek istedi o yüzden sordu,''Sen yenimi uyandın?''


''Ah, hayır, 4 saat önce uyanmıştım, fakat uyurken ki tatlı yüzünü görünce kalkamadım ve seni izledim.''


Ceis bunları duyunca yüzü şeftali gibi kızarmıştı ve hafifçe kekeleyerek konuşmaya çalıştı,''A-s-s-sen...''


Liao, Ceis'in şeftali gibi kızarmış yüzünü görünce hafifçe gülümsedi ve Ceis'in yanağını okşarken konuştu,''Ah benim tatlı Ceis'im, bana böyle şeftali gibi tatlı bir yüzle gelirsen kendime engel olamam ve tadına bakarım...'' Bunları derken yavaşça yaklaştı ve Ceis'in dudağından öpmeye başladı.


Liao onu öpmeye başladığında Ceis'in kalbi hızlı hızlı atmaya başladı ve yüzü öncekinden daha kırmızı hale geldi. Yavaşça zihni bulanıklaşmaya başladı ve gözleri hafifçe buğulandı. Liao, Ceis'in dudaklarından yavaşça ayrıldı, Ceis'in kendinen geçmiş ve kızarmış suratını görünce kendine engel olamadı ve tekrar Ceis'i öpmeye başladı. Bu sırada ufaklıkta uyanmaya başlamıştı, artık bu noktada geri dönüş yoktu.


Ellerini Ceis'in kıyafetlerini çıkarmak için uzattığında Ceis hafifçe kendine gelmiş ve  derin derin nefes alırken, kıp kırmızı suratıyla kısık ses tonuyla konuştu,''O-olmaz...''


Liao bunu duyunca hafifçe gülümseyip,''Bunu böyle bir surat ifadesiyle söylerken kendime engel olmamı nasıl beklersin?'' dedikten sonra biraz daha sert bir şekilde öpmeye başlamıştı ve Ceis'in kıyafetlerini hızlı bir şekilde çıkardı. Ceis, artık bu noktadan sonra Liao'nun durmayacağını anlayarak birşey yapmadı ve kısa süre sonra yataktan inleme sesleri gelmeye başladı...


Yaklaşık 1 saat sonra inleme sesleri ve faaliyet durmuştu. Ceis, Liao'nun koluna kafasını koymuştu ve uzanırken ağır bir şekilde nefes alıp veriyordu, saçları terden biraz ıslanmıştı. Biraz soluklandıktan sonra yorgun bir sesle konuştu,''Aptal! Sapık! Sabah sabah bunu yapmak zorundaydın, değil mi?''


Liao'nun ışıldayan bir surat ifadesi vardı. Normal-yüksek seviyedeki bir savaşçı olduğu için bu işi bir kaç saat boyunca yapabilirdi, fakat Ceis buna dayanamayacağı için en fazla 50 dakika boyunca yapıyorlardı. Ceis'i duyunca hafifçe gülümsemiş ve konuşmuştu,''4 saat boyunca uyuyan tatlı suratına bakıp kendimi tutmak ne kadar zordu sen biliyormusun? Bunu fazla tatlı suratın için cezan olarak say. Tabii, eğer tatmin olmadıysan cezana devam edebiliriz...'' Bunu dedikten sonra yanında yatan hafif minyon ve tatlı çıplak vücuda kötü bir gülümsemeyle bakmaya başladı, küçük liao da bu sırada hafifçe hareketlenmişti.


Ceis sözleri başta duyunca mutlu bir ifadeye sahipti fakat sözlerin sonunu dinleyince ve Liao'nun yüzünü ve ufaklığını fark edince yüzü soldu. Normal halinde olsa birşey demezdi, fakat yaptıkları süre zaten onun için çok uzundu ve onun gibi sadece büyücü olanlar için vücudu bu kadar uzun süre bunu kaldırabilmesi zaten iyi olarak kabul edilebilirdi. Fakat bu adam buna devam ederse yorgunluktan dolayı bayılabilirdi ve üstelik alt tarafına yapılan ard arda saldırılar yüzünden zaten ağrıyordu, eğer devam ederse...


Bunu düşündükten sonra hızlıca yataktan kalktı ve sağda bulunan banyoya doğru kaçarken konuştu,''Ben duş almaya gidiyorum.'' kapıdan geçtikten sonra kapıyı kilitledi, dünkü olaydan ders aldığı belliydi.


Liao bunu görünce gülümsedi ve birşey yapmadı. Uzanırken hafifçe gözlerini kapattı. Bu sırada Seram konuştu,''Evlat, doğruyu söyle, sen önceki hayatında ünlü bir kazanova felanmıydın? Sadece 1 günde 4 kızı kendine aşık ettin, üstelik 1'isiyle çoktan 2 kez yattın bile! Bunu benim eski efendilerim bile yapamazdı...'' sesinden şaşkınlık hissedilebiliyordu.


Liao gülümsedi ve,''Yok canım, bende nasıl bu kadar hızlı bir şekilde ilişki kurabildiğimi bilmiyorum, belki de doğal yeteneğimdir...''dedi.


Doğal yetenek? Böyle bir doğal yetenek muhtemelen tüm erkeklerin arzulayabileceği bir şeydir! Seram bundan sonra birşey demedi ve Liao'da sessizce uzanmaya devam etti.


Kısa süre sonra Ceis çıplak bir şekilde banyodan çıktı ve solundaki büyük sandığı açıp içinden bir kaç kıyafet çıkardı. Tam giyinmek üzereyken arkasından delici bir bakış hissetti ve hafifçe titreyerek döndü, Liao'nun ona ateşli bir şekilde bakışını görmek için. 


''S-sen gidip duş almalısın!''


Liao şeytani bir şekilde gülerek,''Hehe, önce giyin. Böyle bir manzarayı her zaman göremem.''


Ceis hafifçe kızarmış suratı ve sıkılmış dişleriyle giyinmeye başladı, yapacak bir şey yoktu. Giyinirken biraz gergin görünüyordu, çünkü Liao'nun onu pür dikkat izlediğini hissedebiliyordu.


Kısa sürede giyinmeyi bitirmişti. Üstünde sarı-yeşil gevşek, rahat bir ceket vardı ve altında siyah, dantelli bir etek giymişti. Ayaklarına koyu kırmızı bir çift tabanı hafif yüksek ayakkabı giymişti. Ellerini arkaya uzatarak açık kızıl saçlarını dalgalandırarak geriye doğru savurdu ve dönüp Liao'ya,''Nasıl oldum?''diye sordu.


Liao baştan aşağıya Ceis'i inceledi ve sonra gülümseyerek,''Ne kadar şimdiye kadar fazla güzel ve asil kız görmesemde senin onların arasında zirvede yer alacağını söyleyebilirim.''


Ceis bu övgüyü duyunca memnun oldu ve gülümsedi, fakat Liao'nun hala çıplak bir şekilde yatakta uzanıp onu izlediğini görünce sinirli bir şekilde konuştu''Hadi artık git duşunu al! Neyi bekliyorsun?''


Liao bir süre daha baktıktan sonra hafifçe nefes aldı ve konuştu,''Seni tekrar zorlayıp altıma almayı düşünüyordum, fakat yorgunluğun şimdi bile yüzünden belli oluyor o yüzden ne kadar çok istesemde kendime engel olacağım...'' Sesinden hayal kırıklığı belli oluyordu.


Ceis bunu duyunca yüzünde korkmuş bir ifade belirmişti. Neden bilmiyordu fakat bu adamın bunu yapabileceğine inanmıştı, fakat bu onu korkutan şeydi! Şu anda bile epey yorgundu, eğer az önce Liao'nun sözleri olmasa ve kaçmak için duş bahanesini kullanmasa o yatakta bir yarım saat dinlenebilirdi, yani duş almasına rağmen hala yorgundu. Eğer bu adam onu zorla yatağa atarsa...


Bunu düşününce yüzünde garip bir gülümsemeyle konuştu,''Hahaha, benim Liao'm öyle şeyler yapmaz, değil mi? Zaten bu günlük yeter, yoksa vücudum gerçekten kaldıramayacak. Hadi gir duşunu al, bende biraz enerji hapı ve gelişim yapayım.'' Dedikten sonra tekrar kaçar adımlarla kazanın bulunduğu odaya girdi ve kapıyı kapattı.


Liao hafifçe gülümsedi ve yataktan kalkıp banyoya girdi. On dakika sonra banyodan çıktı. Üstünde dar bir siyah ceket ve altındada siyah bir pantolon vardı. Ayaklarına bir çift siyah bot giyiyordu. Bunlar yüzüğündeki bir kaç kıyafet ve ayakkabıdan biriydi. Siyaha kaçan koyu kırmızı saçları, yakışıklı yüzü ve hafif kırmızı-ela gibi değişik gözleriyle birlikte epey değişik bir aura yayıyordu. Üstelik çalıştığı ölüm enerjisi nedeniyle hafif şeytani bir cazibeyede sahipti. Her hangi bir kız böyle bir erkeği ilk görüşünde sebepsiz yere kendisini Liao'ya kaptırmış halde bulabilirlerdi.


Yavaşça yürüyerek kazanın bulunduğu odaya doğru yürüdü ve kapıyı açıp içeri girdi. Fakat girince Ceis'in kazanın yanında durup içine bakarken orada şaşkınlıkla durduğunu gördü. Ne olduğunu anlamamıştı ve o da yanına gidip kazana baktı, fakat bakışta gördüğü gibi o da şaşkınlıkla dona kaldı.


Bu sırada Seram'da sesindeki belli olan şaşkınlığıyla konuştu,''Bu... vay anasını s*keyim!''


Ceis, Liao ve Seram'ın şaşırma sebepleri aynıydı. Kazanın içinde 2'si diğerlerinden daha parlak olan tam 8 yeşil hap duruyordu! Bu hapların ne olduğunu Liao bir kaç saniyede anlamıştı, 'Niteliksel enerji arttırma hapı!'


Ama Ceis bunu yapmakta başarısız olmamışmıydı? Yoksa duş aldığı 10 dakikada Ceis hapları yapmayı başarmış mıydı? Liao şaşkınlıkla sordu,''Ceis, bu hapları şimdimi yaptın?''


Ceis hala şaşkınlıkla haplara bakıyordu. Liao'nun sesini duyunca biraz kendine geldi, fakat hala şaşkınlığı belli olan sesiyle,''Oh, hayır. Odaya girdikten sonra dün başarısız olduğum ilacın kalıntılarını temizlemek için kazanı temizleyecektim, fakat...'' Kazana baktığını ve içinde bu hapların olduğunu söyleyecekti fakat bunu düşündükçe tekrar şaşırdı ve devamını söylemeyi unuttu.


Liao, Ceis'in devamını söylememesine rağmen ne olduğunu anlamıştı fakat hala şaşkındı. Seram ise şaşkınlığı geçmiş bir şekilde hafifçe konuştu,''Mucize, bu kız gerçek bir simyacı dahisi! Ne kadar enerji yoksunluğu olsada böyle bir hapı ilk seferinde bir düzineden fazla yapabilmek, bu kız ileride simyacılığı yeni zirvelere çıkarabilir!''


Liao'da hafifçe anlaşarak kafasını salladı. Simyacılık hakkında ne kadar bilgisi olmasa da bu olayın ne kadar saçma ve mucizevi olduğunu anlayabiliyordu. 






Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1320

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1120

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 668

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 439

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 210

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 84

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 72

Site İstatistikleri

  • 17135 Üye Sayısı
  • 476 Seri Sayısı
  • 23125 Bölüm Sayısı


creator
manga tr