Üç kuruşluk eşeğin beş paralık sıpası olur. #Atasözü

Ölümün Çağı - Bölüm 32- Formülün Etkisi





Kısa süre daha sohbet ettikten sonra London ciddi bir şekilde Liao'ya bakarak konuştu,''Evlat, ne kadar yetenekli ve güçlü olduğunu kabul ediyorum, fakat! Eğer kızımı mutsuz edersen veya başka birşey, o zaman seninle cidden bozuşuruz ona göre!'' son sözleri söylerken aslında 'sana iyi bir ders veririm' diyecekti fakat sonradan aklına Liao'nun kendisinden güçlü olduğunu gelince 'cidden bozuşuruz' demeye karar vermişti.


Liao biraz şaşırmıştı fakat sonra hafifçe gülümseyerek,'' Merak etmeyin efendim, kral veya tanrı olsun fark etmez, herhangi biri Ceis'in kılına bile dokunmaya cürret ederse tüm soyunu yok ederim.'' sakince konuşmuştu, sanki birilerini öldürmek ve soyunu yok etmek onun için normal birşeymiş gibi.


Fakat masada bulunan diğerleri bu sözleri duyunca hafifçe titremeden edemediler. Ne demek soyunu yok ederim? İnsan öldürmeyi ot biçmekmi sanıyorsun?! Kral veya tanrı? Gerçekten o kadar güçlü olduğunumu düşünüyorsun? 


Fakat bir nedenden ötürü London bunları gerçekten yapabileceğine inanmıştı! Neden? Bu çocuk o kadar güçlü olabilirmi?


London hala bunu düşünürken Ceis, Liao'nun söylediklerini duyunca kalbi kıpır kıpır olmuştu ve Lorendanın kucağından çıkıp koşarak Liaoya sarılıp kafasını göğsüne gömmüştü. İçine yayılan bir sıcaklıkla burayı dünyadaki en güvenli yer gibi hissetmeye başlamıştı.


Liao başta şaşırmıştı fakat sonra kendisine sarılan tatlı, kızıl saçlı ve güzel figürü görünce kalbine bir sıcaklık yayılmıştı ve hafifçe gülümseyerek o da Ceise sarılmıştı. Ceis yüzü hafifçe kızarırken hafif bir kıkırdama bırakmıştı, mutlu olduğu her halinden belliydi.


Lorenda başta Ceisi geri almak için gidecekti fakat bu manzarayı ve kızının mutlu gülümsemesini görünce hafif bir 'humph' bırakarak kollarını çapraz bağladı ve arkasına döndü. London ve diğerleri bunu görünce şaşırmadan edemedi. 'Sorun ne? Bu kadın, normalde kalkıp bağıra çağıra Ceis'i geri alması gerekiyordu, ne oldu?' aklında bu sorular varken Lorenda konuştu,'' Velet! Eğer kızımı mutsuz edersen ben,ben... Kızımı senden geri alırım!'' başta aynı şekilde sana iyi bir ders veririm diyecekti fakat London gibi o da Liaodan güçsüz olduğunu hatırlayınca dediklerini değiştirdi.


Liao'da başta bu kadının Ceis'i gelip almasını bekliyordu fakat bunları diyince hafifçe şaşırdıktan sonra gülümseyip ''Merak etmeyin.'' dedi.


''Hmph!'' Lorenda tekrar kollarını çaprazlayarak arkasını döndü ve başka birşey demedi. Bu sırada Ceis hafifçe kendine gelmiş ve ailesinin önünde Liao'nun kucağına girdiğini hatırlayınca yüzü kızarmış ve utançtan ne yapacağını bilemez hale gelmişti. Kısa sürede Liao'nun kucağından kurtulup  elinden tutmuş ve kendi odasına kaçar şekilde götürürken '' Liao, gel bir kaç tane daha hap yapımında bana eşlik et!'' dedi.


Liao, Ceis'in neden böyle davrandığını anlayınca birşey demedi hafifçe gülümseyerek ve o da arkasından takip etti.


Ceis ve Liao ayrılınca London kıkırdayıp konuşmaya başladı,''Görünüşe göre Ceis kendi mutluluğunu buldu, değil mi Lorenda?''


Lorenda tekrar 'hmph'ladı ve biraz depresif hissediyordu. Fakat kızının mutlu yüzünü hatırlayınca yüreğinden o da mutlu olmuş hissetti ve hafifçe gülümseyerek,''Yapacak birşey yok, kızımın eninde sonunda beni terk edeceğini biliyordum. En azından gerçekten mutlu olduğu biriyle birlikte.''


London ve diğer eşleri bunu duyunca şaşırmadan edemediler. 'bu gerçekten kendi kızı için çıldıran Lorenda mı?' aklında bu düşünceler varken aralarından biri endişeyle konuştu,''Kocam, Prens Orlen'in oğlu Prens Areon'un Ceis'e karşı bazı duygular beslediğini ve onunla nişanlanmak için bir kere babasıyla gelmişlerdi fakat Ceis istemediği için reddetmek zorunda kalmıştık. Şimdi Ceis Liao'ya aşık ve beraberler, bunu öğrenince Areon sinirlenip birşeyler yapmayı denerse?'' Her ne kadar Ceis kendi öz kızı olmasada ona epey değer veriyordu bu yüzden başına birşey geleceğinden endişe ediyordu.


Bunu duyunca diğerleri hafifçe kaş çatmıştı, fakat kısa süre sonra London gülümseyip,''Ceisin yanında Liao varken ona zarar verebilecek bir tek büyükusta seviyesindekiler vardır, fakat sırf bunun için Prensin büyükusta seviyesindeki birini harekete geçirebileceğini sanmıyorum. Ayrıca birşey yapmaya çalışsak bile en fazla yapabileceğimiz bir kaç tane normal ve usta seviyesindeki koruma tutmak olacak, bunun yerine Liao'ya güvenmek daha mantıklı.'' Diğerleri bunu duyunca hak vermişti, fakat ginede endişelenmeden edemediler. Gerçekten o çocuk büyükusta seviyesi altında yenilmez miydi? Sonuçta kendi gözleriyle görmemişlerdi ve ne kadar güçlü olduğunu bilmiyorlardı.


Bu sırada Ceis ve Liao çoktan odaya varmışlardı. Ceis odaya gelene kadar utancı bir nebzede olsa hafiflemişti, en azından normal şekilde düşünebiliyordu. Liao'nun elinden çekerek odanın solundaki kapıya gitti ve açıp içeri girdiler. Bu oda tıpı Patlayan odaya benziyordu fakat daha ufaktı. Ortasında kazan ve yanlarındada bir kaç sağlam masa vardı.


Ceis boş masalara baktı ve Liao'ya dönüp hafifçe konuştu,''Tamam, sen burada bekle ben bir süre depodan bir kaç bitki almaya gideceğim.'' Liao hafifçe gülümseyip kafasını onaylama anlamında salladıktan sonra gitti.


Kısa süre sonra elinde bir 30 cm genişliğe ve 50 cm uzunluğa sahip bir kutuyla geldi ve masaya kutuyu koydu. Liao'ya bakıp gülümsedi,''O halde, ne çeşit bir hap istiyorsun?''


Liao başta şaşırmıştı fakat sonra düşünmeye başlamışken Seramın sesini duydu,''Evlat, enerji arttırma hapı senin işine yarar fakat bu dünyada senin işine yarayacak şekilde bir hap yapabilecek birini sanmıyorum. Yani sadece temel enerji arttırma hapı senin pek işine yaramaz, o yüzden sana farklı bir formül vereceğim ve o kıza bu formüle göre bir hap arıtmasını söyle, bu şekilde hap senin için daha etkili olur.'' dedikten sonra Liao'nun başına hafif bir ağrı girdi. Bu ağrının ne olduğunu bilen Liao bir süre bekledi ve ağrı geçince hafızasını aramaya başladı.


Kısa sürede aklında bir isim belirdi,'Niteliksel enerji arttırma hapı!' Bu hap normal temel enerji hapından farklıydı, genellikle Liao ve Heis gibi özel nitelikli enerji kullanan kişiler için yapılan haplardı ve özel nitelik kullanan kişiler için bu hap normal enerji hapından en az 10 kat daha etkiliydi!


Liao bunu öğrenince mutlu olmadan edemedi ve sonra Ceis'e bakıp,''Bana bir kağıt ve kalem verirmisin?''
dedi.


Ceis şaşırmıştı. Kağıt ve kalemi ne için istiyordu? Fakat birşey demeden itaatkar bir şekilde bir kağıt ve bir kalem getirdi. Liao kağıt kalemi alınca aklındaki formülü yazmaya başladı. Ceis başta ne yazdığını anlamamıştı fakat yazılar devam edince gözleri genişlemiş ve ağzıda hafifçe açılmaya başlamıştı. Sonra kendine engel olamayarak, ''Formül! Bu bir formül! Liao, bu formülü nereden buldun?!''


Ceis'in şaşırması normaldi. Sonuçta bu küçük dünyada genellikle sadece temel ilaçlar yapılırdı ve farklı nitelikli hap formülleri efsanelerde var olan şeylerdi. Şu anda önünde bir formül görünce bir simyacı olarak yaşadığı heyecanı ve şoku hayal edebilirsiniz.


Liao formülü yazmayı bitirince Ceis'e dönmüş ve şok ve heyecanla karışmış tatlı yüzünü hafifçe okşayarak,''Senin bu tatlı yüzünü görebilmem için cennetler aklıma bu formülü gönderdi.''


Ceis'in yüzü bunu duyunca kıpkırmızı olmuştu ve sinirli bir şekilde,''S-Saçma sapan konuşmayı kes!''dedi.


Liao hafifçe gülümseyerek,'' Tamam tamam, bu formülü bana ustam verdi. Bu formüle 'Niteliksel enerji arttırma hapı' deniyor. Genellikle sen ve benim gibi nitelikli enerji kullanan kişiler içindir ve normal enerji arttırma hapına göre bu hap bizim için 10 kat daha iyi enerji sağlar, ayrıca meridyenlerimizde kalan kirlilikte normal enerji hapına göre yarı yarıya daha azdır.'' hafifçe konuşmuştu fakat bu sözler Ceis'in kulaklarına bir yıldırım gibi düşmüştü.


Hafifçe titreyerek formülün yazılı olduğu kağıdı ellerine aldı ve titrek bir sesle,''Mucize, bu gerçek bir mucize. Böyle bir hap olduğunu düşünmek...''


Liao bunu görünce gülümsedi fakat Seram içeriden konuşmaya başladı,''Aslında bu formül sadece düşük seviye bir formüldür. Mavi- başlangıç seviyesinde olduğu için en fazla bu hapı yapabilir, yoksa daha yüksek seviye formüller verip daha iyi haplar yapmasını sağlardık, ne yazık.''


Liao düşündü,''Mühim değil, nasıl olsa bu küçük dünyada bile böyle birşey yaptırabilmemiz bence epey iyi. Sonralarda daha yüksek seviyeli dünyalara geçince daha iyi simyacılara hapları yaptırabiliriz.''.Seram bunu duyunca hafifçe gülümsedi fakat birşe demedi.


Ceis kağıttaki yazılan bitkilere baktıktan sonra,''Bir kaç bitki eksik, gidip depoda varmı diye bir bakmam gerekiyor''dedi. 


Liao;''Tamam, ben burada bekliyorum.''


Ceis kafasını salladıktan sonra hızlı bir şekilde kapıdan çıktı ve depoya doğru gitmeye başladı.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1219

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 872

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 343

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 97

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14818 Üye Sayısı
  • 454 Seri Sayısı
  • 19490 Bölüm Sayısı


creator
manga tr