Bekleyin okuyun ve öğrenin... #Örkün

Ölümün Çağı - Bölüm 17-Kızıl Aslan Şehri


Liao bir süre yıkandıktan sonra çıkmış ve yüzüğünden başka kıyafetler çıkarıp giymişti. Karşı taraftan bu sahneyi izleyen kızlar biraz hayal kırıklığına uğramıştı fakat belli etmediler ve konuşmaya devam ettiler.

Liao yeni çıkardığı kırmızı kıyafetleri giydikten sonra temizlenmiş saçlarını arkasına doğru attı, sabresini beline koydu ve tekrar karşı tarafa geçti. Yavaşça Leshi ve Jessy'ye yaklaşmaya başladı.

Leshi ile Jessy zaten uzun zamandır Liaoyu izliyorlardı ve kendilerine yaklaşmaya başladığı zaman onlarda Liaoya doğru ilerlemişti. Liao yaklaşınca gülümsemiş ve sormuştu,

''Sanırım veda etme vaktimiz geldi kardeş Leshi, kardeş Jessy.''

Leshi ve Jessy bunu duyunca üzülmüşlerdi ve yüzleri biraz düşmüştü. Jessy tatlı yüzüyle sordu,

''Nereye gideceksin kardeş Liao?''

Liao, 2 sinin üzgün suratlarının tatlılığına şaşırmıştı ve bir süre onlara bakakaldı. Jessy sorusunu sorunca kendine gelmiş ve söylemişti,

''Aah, eğitimim bir süreliğine sona erdi. Şimdilik ormandan çıkıp bir şehre gitmeyi planlıyorum.''

Jessy ve Leshinin suratındaki üzgün ifadeler birden silinmiş ve heyecanlı hale gelmişti. Liao artık kendini tutmadan bu tatlı ifadelere bakıyordu, gerçekten çok tatlılardı! Mıncırmamak için kendisini zor tutuyordu. Leshi sordu,

''O zaman, gideceğin belli bir şehir varmı ? Yoksa bizimle gelirmisin ? Bizim gideceğimiz şehir Kızıl Aslan Şehri, büyük şehirlerden birisidir!''

Liao bir süre düşündü ve cevap verdi,

''Aslında Kurt Dişi Şehrine gitmeyi planlıyordum fakat büyük şehirlerden birine gitsem daha iyi olur sanırım, o yüzden sizinle geleceğim.''

Leshi Kurt Dişi Şehrini duyunca şaşırmış ve sormuştu,

''Kardeş Liao, Kurt Dişi Şehrindemi yaşıyordunuz?''

Leshi, Kurt Dişi Şehri Lordunun kızıydı, bu yüzden sormak istemişti.

Liao söyledi,

''Kurt Dişi Şehrinde bir süre kalmıştım ve yaklaşık 6 ay önce oradan ayrılmıştım.''

Liao tamamen gerçeği söyleyemezdi bu yüzden yalan söyledi. Leshi bunu duyunca aklına birşey geldi ve sordu,

''Kardeş Liao, şehrin sokak arasında hiç kimseyi öldürdünüzmü ?''

Aklına gelen şey o muazzam kesikle ölen kişiydi! 

Liao şaşırmıştı, nereden biliyordu?

''Evet, beni güçsüz görüp bana zorbalık yapmaya çalışmıştı, kendime engel olamadım. Sen nereden biliyorsun ?''

Leshi gülerek söyledi,

''Ben o şehrin lordunun kızıyım, senin söylediğin kadar süre önce bir süreliğine ailemi ziyarette bulunmuştum ve tesadüfen o cesetle karşılaştım.''

Liao anlamıştı, söyledi,

''Umarım o kişiyi öldürdüm diye sorun çıkmamıştır ?''

''Hayır, hayır! Zaten şehirde her gün o şekilde ölen bir sürü kişi var, o yüzden önemli değil.''

Liao gülümsemiş ve sormuştu,

''O halde, ne zaman yola çıkacağız?''

Bu sefer Jessy konuşmuştu,

''Bir kaç saate yola çıkarız, istersen arkadaşlarımızla tanışabilirsin.''

Arkada bu konuşmayı dinleyen kişiler birden heyecanlanmış ve Liaonun cevabını beklemişlerdi, fakat sonuç hüsrandı.

''Üzgünüm, insanlarla konuşmayı pek beceremem. Doğruyu söylemek gerekirse şu ana kadar konuştuğum tek insanlar abin ve siz ikinizsiniz.''

Leshi ve Jessy biraz utanmışlardı fakat birşey demediler ve Liaoya utangaçça baktıktan sonra dönüp arkada kızarttıkları ete doğru yürümeye başladılar.

Liao yanda duran parçalanmamış sadece kafası kalan canavara baktı ve anında tanıdı, Çelik Kürklü Tapir! Düşük 12. seviyeydi! Normal-orta seviyedeki savaşçı veya büyücüler bile ona zar zor zarar verebilirlerdi fakat bu takım onu gerçekten avlamayı başarmıştı, fena değil.

Liao onlardan biraz uzağa doğru ilerleyip biraz çalı çırpı topladı ve bir ağacın altına gelip kendine bir kamp ateşi yaktı. Bu sırada Jessy ona pişirdikleri etten bir parça kesip getirmişti,

''Kardeş Liao, yemek istermisin?''

''Ah, teşekkürler.''

Liao, Jessynin elinden parçayı kaptığı gibi yemeye başlamıştı, et yemeyeli bir kaç gün olmuştu ve şu an o kadarda aç olmasada yinede yemek istiyordu. Jessy onun bu halini görünce şaşırmış ve tekrar tatlıca gülümsedikten sonra geri, yerine doğru gitmişti. Liao eti bitirdikten sonra biraz düşündü ve bir kaç uzun, sivri dal parçası buldu ve boyutsal yüzüğüne önceden koymuş olduğu etlerden çıkarıp dizdi. Ardından onu yaktığı ateşin üstüne koydu ve pişmesini bekledi. Pişirdiği et aslında orta 7. seviye bir yaratığın etiydi! 

Derinlere ilk gittiği zamanlarda şansına, karşısına bu kadar güçlü bir canavar çıkmıştı ve öldürmesi biraz zor olmuştu, fakat öldürmüştü. Ve onu bırakıp gitmeye gönlü el vermediği için kesip yemek amacıyla bir süre yanında taşımıştı ve bu sırada insanlarla karşılaşmıştı. O insanlar orta 7. seviyedeki bir canavarın cesedini görünce açgözlülüklerini engellememiş ve toplanıp liaoya o cesedi vermesi için baskı yapmış, alamayıncada öldürme amacıyla saldırmışlardı. Fakat eninde sonunda ölen onlar olmuştu. İşte boyutsal yüzüğü o sırada ölenlerden birinden almıştı ve cesedi parçalayarak yüzüğün içine koymuştu, nasıl olsa yüzüğün içinde zaman ve mekan farklıydı, ette çürümüyordu.

Bir süre sonra ateşe koyduğu etten muazzam bir koku yayılmaya başlamış ve diğerlerinin pişirdiği etin kokusunu bastırmıştı. Öğrenciler kokunun kaynağının Liao olduğunu görünce şaşırmışlardı ve bir süre sonra gelen kokunun yoğunluğu artınca ağızlarının suyunun akmasına engel olamamışlardı.

Jessy ve Leshi kalkıp Liaonun yanına gitmiş ve umutlu gözlerle,

''Kardeş Liao, bu etin kokusu çok güzel! Bir parçada bize verebilirmisin?' 

2 side utanarak söylemişti ve umutlu bakışlarla Liaoya bakıyorlardı. Liao onların bu tatlılığını görünce dayanamamış ve koyduğu etlerden 2 dal çıkarmış ve 2 sine vermişti.

Leshi ve Jessy bir süre parlayan gözlerle etleri incelemiş ve sonra birden büyük birer ısırık almışlardı, o anda gözleri parlamış ve daha hızlı bir şekilde eti yemeye başlamışlardı.

Liao bu tatlı manzaraya daha fazla dayanamamış ve etini alarak oda yemeye başlamıştı. Bu sırada oturan öğrencilerden bir kız cesaretini toplamış gibi kalkarak Liaoya ilerlemiş ve oda umutlu gözlerle Liaoya bakıp konuşmuştu,

''Kardeş Liao, yaptığımız takasta aldığın sabre umarım işine yaramıştır.''

Liao ona bakmış ve bu kişiyi tanımıştı. Bu grupla ilk karşılaştığında ve yaptığı takasta istediği şey bir sabreydi, ve sabresini aldığı kişi bu kızdı. Gülümseyerek söyledi,

''Evet, gerçekten. Orta 7. seviye yaratıkla kapışırken gerçekten çok iyi dayanmıştı, yoksa biraz kötü bir duruma düşebilirdim.''

Kız bunu duyunca şok olmuştu! Orta 7. seviye yaratık? O seviyedeki yaratıklarla usta seviyesindeki kişiler bile çok zor savaşırdı!

Jessy ve Leshi bile bunu duydukları zaman şaşırmış ve Liaoya daha çok hayran olmuşlardı. Kız bir süre şaşkın kaldıktan sonra tekrar liaoya umutla bakmış ve sormuştu,

''Kardeş Liao, şey, ıı, etten banada biraz verebilirmisin?''

Utanarak sormuştu ve son kelimeyi söylerken çok kısık sesle söylemişti. Liao kızın biraz şirin olduğunu düşünmüş ve gülmüştü, etten bir dalda ona verdi. Kız eti alınca mutlu olmuş ve hemen Liaonun yanına oturarak yemeye başlamıştı.

Jessy, Leshi ve o kızın Liaodan et alıp yediklerini görünce diğer öğrenciler kıskanmışlardı fakat gidipte et isteyecek kadar cüretkar değillerdi. Etin kokusu hala çok cazipti, bu sırada etin kokusunu duyunca daha hala baygın halde yatan ve kimsenin farketmediği Jano yavaşça ayılmaya başlamıştı. Kendine geldikten sonra etrafına bakınmış ve Liaonun orada oturup et yediğini gördükten sonra tekrar korkudan titremeye başlamıştı, az önce hissettiği şeyleri unutmamıştı.

Bir süre orada kaldıktan sonra kalkmış ve Liaoya doğru yürümeye başlamıştı, önüne gelince eğilmiş ve,

''Özür dilerim kıdemli, sizin bu kadar yüce birisi olduğunuzu bilmiyordum, umarım az önce söylediğim sözleri affedebilirsiniz.''

Liao bir süre ona bakmış ve şaşırmıştı. Bu kadar kibirli biri birden 180 derece değişip kendi kendine başını eğip özürmü diliyordu? 

''Önemli değil.''

Bunları söyledikten sonra sakince etini yemeye devam etti. Juno affedildiğini anladıktan sonra mutlu olmuştu ve Jessynin yanına gidip söyledi,

''Hey hey, abine biraz et verirmisin?''

Jessy hemen eti ondan uzaklaştırmış ve kötü kötü ona bakmıştı,

''Asla! Bu kadar güzel bir eti bir daha ne zaman yerim bilmiyorum, böyle bir şeyi neden seninle paylaşıyım ha ?''

Juno şaşkın şaşkın bakarken konuştu,

''Hey hey, ben senin abinim! Ne demek neden paylaşıyım? Biz aile değilmiyiz!?''

Jessy birşey demedi ve hızla etini yiyip bitirdi. Junonun ağzı açık kalmıştı. Kardeşinin gerçekten etten bir parça vermeyeceğini düşünmemişti. Normalde her türlü şeyi kendisiyle paylaşırdı, neden bu sefer vermemişti? Acaba et gerçekten o kadar muazzammıydı? Gözlerini Leshi ve Liaonun yanında oturan kıza dikmişti, fakat Leshiyle kız, Juno onlara bakar bakmaz etlere yumulmuş ve hemen yiyip bitirmişlerdi.

Juno bunu görünce hayal kırıklığına uğramış bir ifadeyle orada durmaya başlamıştı. Liao bunu görünce bu elemanın komik olduğunu düşünmüş ve 5 tane daha dal çıkarıp onlarıda etle doldurduktan sonra pişmesi için koymuştu. Jessy, Leshi ve Liaonun yanında oturan kız bunu görünce gözleri parlamıştı ve yalvaran gözlerle Liaoya bakmaya başlamışlardı. Liao bu gözlere bakınca dayanamamış ve söylemişti,

''Tamam tamam, sizede vereceğim! Bana o gözlerle bakmayın!''

3 kızda birden mutlu olmuşlardı ve pişen eti büyük gözlerle izlemeye başlamıştı. O sırada Junoda Lioya yalvaran gözlerle bakıyordu ve Liao buna bir süre bakınca gülmesine engel olmamıştı,

''Hahahahaha, sen çok komiksin, hahahahaha! Tamam tamam kızma hemen, sanada bir dal veririm.''

Junonun ifadesi Liao 'sen çok komiksin' diyince biraz değişmişti fakat Liao onada et vereceğini söylediğinde mutlu olmuştu ve ateşin yanına oturup oda etin pişmesini beklemeye başlamıştı.








Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1338

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1132

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 944

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 867

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 753

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 707

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 685

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 577

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 547

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 464

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 213

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 199

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 150

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 125

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 119

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 101

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 77

Site İstatistikleri

  • 17755 Üye Sayısı
  • 483 Seri Sayısı
  • 24020 Bölüm Sayısı


creator
manga tr