"Beyin bir paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda iyi çalışır." #James Dewar

Ölümün Çağı - Bölüm 13-Normal Seviye!


Liao yeterince uzaklaştıktan sonra durduğu ağacın tepesinden atladı ve bir süre durup ruhunu yaydı, 1 kilometrelik alanda hiçbirşey olmadığını fark ettiği zaman rahatladı ve temel sabre tekniklerini çalışmaya başlayacaktı, sonuçta yeni aldığı sabreyle arasında bir uyumsuzluk vardı ve eğitimle daha iyi kullanabilmesi gerekiyordu.

Fakat tam eğitime başlayacağı sırada aklına birşey geldi ve serama sordu,

''Ben onlarla konuşurken bana korkmuş bir şekilde bakıyorlardı, neden ?''

Seram iç çektikten sonra konuştu,

''Bende ne zaman soru soracaksın diye bekliyordum, neyse. Ölüm korkusu her varlığın ruhuna ve zihnine işlenmiş bir korkudur. Sen ise ölüm enerjisini özümseyip ölüm enerjisini geliştiriyorsun, insanlar seni, yani yürüyen ölüm enerjisini görünce içgüdüsel olarak korkarlar, ölüm korkusudur bu.''

Liao bir süre ne diyeceğini bilememişti. Ne yani, bundan sonra herkes kendinden korkacakmıydı ? Seram onun düşüncelerini anlayıp konuştu,

''Saçma şeyler konuşma salak, sadece ruhunla vücudunu sar ve sertleştir, bu enerjini ve gelişimini gizlemene yardımcı olur, ayrıca insanlar artık senden korkmaz.''

Liao sabreyi yere koyup yanında lotus pozisyonuna geçti ve ruhunu dışarı yaymaya başladı, fakat bu sefer sadece kendi vücudunu kaplayacak kadar salmıştı. Sadece Liaonun hissedebildiği kızıl ruh bir süre hüzme şeklinde vücudunun etrafında dolandı fakat yavaşça katılaşmaya ve bir sise benzemeye başlamıştı.

Bir süre geçtikten sonra sis yavaşça Liaonun bedenini sardı ve katılaşmaya başladı, kısa sürede sis bir cam şeklini almış ve liaonun tüm bedenini kaplamıştı!

Liao yavaşça gözlerini açtı ve yerinden kalktı, başarılı olduğunu biliyordu. Etrafındaki camı ne kadar göremesede hissediyordu.

Seram sakince söylendi,

''Artık bu konuda bir problemin kalmadıysa eğitimine kaldığın yerden devam et.''

Liaoda bunu yapmak üzereydi, eğilip sabreyi kınıyla birlikte almıştı. Sağ eliyle kabzayı, sol eliyle kını tutup sabreyi yavaşça çekti, sabrenin uzunluğu ölümün fısıltısından birazcık daha kısaydı fakat önemli değildi, hızlıca temel sabre tekniklerine çalışmaya başladı.

Seram konuştu,

''Hmm, iyi sabre. Yeşil-orta seviye fakat keskinliği yeşil-yüksek seviyesinde. Fakat buna karşılık dayanıklılığı biraz düşük, umarım bu ormandan çıkana kadar sana yardım eder.''

Liao seramı dinledikten sonra birşey demeden sabre tekniklerine çalışmaya devam etti, yarım gün boyunca.

Liao tekniğe çalışmayı bitirdiğinde yerdeki kını aldı ve sabreyi kınına soktu, yavaşça oturup yanına sabreyi koydu ve meditatif pozisyona geçti, şimdi bir süre enerjisini sıkıştırıp temelini sağlamlaştırması gerekiyordu.

Yaklaşık 1 saat temelini sağlamlaştırdıktan sonra gözlerini açtı, enerjisi artmamıştı fakat dahada güçlendiğini çok iyi biliyordu.
Bu sırada seram konuştu,

''Hee, iyi iyi. Bu hızla bir kaç güne normal seviyeye geçersin.''

Liao heyecanlanmadan edemedi. Normal seviye!

Aslında bir seviye geçişinde bu kadar heyecanlanmasına gerek yoktu fakat temel seviyeden normal seviyeye geçiş normal bir seviye atlama değildi!

Temel büyücü seviyesinde enerjini çekip dantianına gönderirdin ve orada bir sis gibi dolanırdı, temel savaşçılar içinse vücuduna enerji çekip, dolup taşana kadar enerjiyle doldururdun ve bedenini güçlendirirdin fakat bu enerjiyi kullanamazdın!

Fakat normal seviyeye geçişte 2 sindede büyük miktarda bir güç artışı olurdu ve asıl o zaman gerçek bir büyücü veya savaşçı olarak anılabilirdiniz!

Evet temel büyücü seviyesindeykende büyü yapabilirdiniz fakat büyülerinizin sadece normal ateşler ve sular çıkarmaya yetebilirdi, yani enerjiden, asıl güçten yoksundular. Fakat normal seviyeye geçince büyüleri sonunda enerjiyi barındırmaya başlardı ve büyülerin güçleri büyük miktarda artardı!

Temel savaşçı aleminden normal savaşçı alemine geçiş içinde aynı şey denebilirdi. Temel savaşçı aleminde sadece fiziksel gücüne güvenebilirdin fakat normal savaşçı alemine geçişinde sonunda bir savaş tekniği kullanabilirdin!

Bunun sebebi ise temel savaşçı aleminde enerjiyi sadece vücuda çekip vücudu güçlendirebiliyordunuz fakat normal seviyeye geçince vücudunuza giren enerjiyi kullanıp derinizi,etinizi,kemiklerinizi,kanınızı,iç organlarınızı, kısaca tüm vücudu arıtmaya başlardınız ve vücut hem güçlenip hemde enerjiyi kullanmanıza izin verirdi!

Bu vücut arıtımı usta seviyesinin zirvesine kadar sürerdi, o seviyeye kadar vücut arıtımını devam ettirir ve tüm kirliliklerden arınıp arıtımı bitirdikten sonra evren ve dünyayla bir hale gelip büyükusta seviyeye geçebilirdiniz!

Temel seviye büyücüler ise normal seviyeye geçebilmek için dantianında dolaşan boş enerjiyi katılaştırıp bir sıvı haline getirirlerdi ve bu sıvı hale gelince normal seviyeye geçmiş olurdunuz ayrıca enerjinin gücü ve kalitesi muazzem şekilde artar, ayrıca güçlü büyüleride kullanmaya başlayabilirdiniz! Kısaca normal büyücü olmayana büyücü demezlerdi! Bu seviyede sürekli enerji toplayıp dantiandaki suyu genişletip büyük bir denize dönüştürene kadar geliştirirdiniz ve sonunda usta seviyesinin zirvesine gelince, büyükusta seviyesine geçebilmek için bu denizi dahada katılaştırmanız gerekirdi ve katılaşması bittikten sonra enerjinin kalitesi o kadar muazzam bir şekilde artardı ki dünyayı ve evreni hissedebilmeye başlardın!

Kısaca temel seviyede ne kadar güçlü olursan ol normal seviyeyi, normal seviyede ne kadar güçlü olursan ol büyükusta seviyesindekileri yenemezdin!

Liao bunları önceki günlerde seramdan duymuştu ve ilk büyük adımın normal seviyeye geçiş olduğunu biliyordu! Ayrıca kendisi 2 yoldada yürüyordu ve gücü diğer tek yolda yürüyenlere göre dahada fazla artacaktı!

Seram onun düşüncelerinin bitmesini bekledikten sonra konuştu,

''Ne heyecanlı bir veletsin, altı üstü normal seviye. Neyse, eğitimin bittiyse canavar avlamaya, hadi boş durmak yok!''

Liao seramın dediklerinden sonra heyecanını söndürüp ruhunu ve zihnini etrafa yaymaya başlamıştı fakat tam yaydığı sırada etrafındaki ruh bariyeri kırılmıştı!

Liao ne olduğunu anlamamıştı, seram konuştu,

''Salak, ruhunun tamamını kullanırsan bariyere sağladığın ruh gücünü nereden elde edeceksin ?''

Liao nerede hata yaptığını anlamıştı, ruh bariyerini tekrar kurdu fakat bu seferki önceki tecrübesi sayesinde daha hızlıydı, 1 dakikada kurmuştu. Sonra hafifçe iç çekti, ruhunu ve zihnini yavaşça yaymaya başlamıştı ve  800 metre civarına gelince durmuştu, sınırı buydu. Eğer biraz daha yayarsa etrafındaki bariyer bozulabilirdi bu yüzden en ideali şimdiki seviyeydi.

Ruhuna odaklandığı zaman 2 tane canavar keşfetti ve 2 sininde düşük derece 7. seviye canavar olduğunu gördü. Hızlıca onları avladıktan sonra biraz dinlenirken etlerinden yemeyi düşünüyordu.

Seram onun düşüncelerini fark etmiş ve birşey dememişti,böylece 2 gün daha geçmişti...

...............


Liao sabresini yavaşça kınına sokarken arkasından bir düşme sesi gelmişti, büyük bir kırmızı ayıydı, düşük derece 9. seviye canavar.

Liao düşük seviyeden yüksekte herhangi bir canavar bulamadığı için düzgün bir dövüş yapamamıştı, o yüzden canavar avlamaktan sıkılmıştı fakat şu an hala temelini güçlendirme aşamasındaydı ve canavar öldürdükçe seram sayesinde kendi gücüde artıyordu.

Geçen gün seramın söylediği kadarıyla ölümün fısıltısını kullanmasa bile öldürdüğü sürece belli bir kısım güç çalabilecekti, bunun sebebi seramın ve ölümün fısıltısının zaten Liaoyla bir olmasıydı.

Liao bunu duyunca sevinmişti, bu normal sabreyle öldürdüğü zaman hiçbir güç elde edemediği için her ne kadar düzgün bir dövüş yapamayacak olsada kazanacağı güce oranla dövüş tecrübesini şimdilik erteleyebilirdi, fakat bu sorunda seramın dedikleriyle çözülmüştü.

Ayıyı öldürdükten sonra yanına gitti ve ayıyı taşıyıp şelalenin oraya doğru ilerlemeye başlamıştı. Sonuçta ilk gördüğünde orayı bir süre kullanacağını söylemişti ve geçen bu günlerde zaten arada sırada oraya gidip yıkanmış ve orada oturup yemek yemişti, bunu yapmak gerçekten keyifliydi!

İstese her zaman şelaleye gidebilirdi fakat şelaleye yakın hiçbir yerde canavar olmadığı için genellikle şelaleden çok fazla uzağa gidiyordu ve her zaman oradan şelaleye gitmek zorunda kalırsa işi çok daha fazla zorlaşırdı, o yüzden ne kadar istemesede sadece arada sırada oraya gidip bir yıkanıp yemek yiyip tekrar ormana dalıyordu.

Bu sırada Liao çoktan şelalenin yanına varmıştı ve yavaşça ilerleyip şelalenin en yakın ağacının altına ayı cesedini koyup oturmuştu. Şu anda gece vaktiydi ve tek ışık ayışığıydı. Ay ışığı şelaleye yansıyıp muazzam bir görüntü yaratıyordu.

Bir süre daha bu güzel görüntüye baktıktan sonra ayaklandı ve bir kaç dal parçası bulmaya gitti, ayı etini pişirmek istiyordu. Aslında aç değildi, sadece yemek istiyordu.

Bir süre sonra ateşi yakmış, eti kesip dallara yerleştirdikten sonra ateşin üstüne koymuştu. Bir süre sonra et pişmişti ve eti alıp sıcaklığına bakmadan büyük bir ısırık almıştı. Suratında mest olmuş bir ifade belirdi ve bir büyük ısırık daha aldı, 'gerçekten, mükemmel bir hayat, keşke ölene kadar böyle yaşayabilsem.' diye kendi kendine düşündü.

Seram düşüncelerini duydu fakat alıştığı için bir iç çektikten sonra birşey demedi.

Bir süre sonra pişen et bitmişti ve liao kalkıp temel sabre tekniğinde alıştırma yapmaya devam etti. Temel hareket tekniğine böyle çalışmasına gerek yoktu, zaten her gün canavar peşinde koşarken çalışıyordu ve aslında temel hareket tekniğindeki  ilerlemesi temel sabre tekniğinden daha ilerideydi! 

Bir süre sonra antrenmanı bitirdi ve ateşin yanına geri oturdu, yavaşça meditatif pozisyona geçti ve enerjiyi daha fazla sıkıştırmaya başladı, bir süre sonra enerjiyi pekiştirmeyi bıraktı, sordu,

''Normal seviyeye geçebilirmiyim ? Artık enerjiyi daha fazla sıkıştıramıyorum, sınırıma geldim.''

Seram bir süre düşündükten sonra onayladı,

''Tamam, zaten artık vakti gelmişti.''

Liao heyecanlandı ve meditatif pozisyona girerek kendini normal seviyeye geçiş için hazırlamaya başladı.







Bölüm biraz daha geç kaldı kusura bakmayın :D birde bölümü yazarken kafamda saçma salak bir şarkı çalıyordu yani bölümü yazarken bazı malca şeyler yazmış olabilirim onun içinde kusura bakmayın :D tekrar baktım birşey yok gibi gözüküyor ama gözümden kaçmış olabilir .d 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1264

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1081

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 891

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 823

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 702

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 663

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 644

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 603

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 553

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 525

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 379

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 205

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 197

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 188

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 143

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 141

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 119

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 100

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 15606 Üye Sayısı
  • 512 Seri Sayısı
  • 21063 Bölüm Sayısı


creator
manga tr