"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Ölümün Çağı - Küçük Liao


Küçük Liao 8 yaşındaydı.

Onun bir aile adı yoktu.

Daha neredeyse bebekken terkedildiğinden beri sokaklarda yaşayan küçük liao ne ailesinin adını biliyor ne de annesiyle babasının yüzünü hatırlayabiliyordu.

Aslında yaşamak için hiçbir sebebi yoktu.Hayalleri olmasa belki çoktan pes etmiş ve cennette rahat bir şekilde yaşıyor olurdu.

Ama o rahat bir şekilde yaşamak istemiyordu,O güçlenmek istiyordu!

Hayali Büyücü veya Savaşçı olup herkesin ondan korkmasını sağlamaktı.

Hatta sadece isminin geçmesiyle imparatorların veya hükumdarların bile bacaklarını titrer halde bırakmak istiyordu!

Tabi sonuçta bu bir hayaldi.

Daha temel savaşçı veya büyücü bile değilken kurduğu hayallere tekrar gülmüştü liao.sonuçta güçlenmek herkesin istediği birşeydi.her şey hayallerle olsaydı dünya hükümdarlardan geçilmezdi.

Bu düşüncelerle ara sokaklarda ilerliyordu.acıkmıştı ve gördüğü çöplüklere ve boş kutulara dadanıp yemek varmı diye bakıyordu.ara sıra yoldan geçen normal insanlardan bazıları acıyarak bazıları küçümseyerek ve bazılarıda iğrenerek bakıyorlardı.

Liao bu bakışlara çoktan alışmıştı.fakat yemek yemezse eninde sonunda öleceğini bildiği için onları uzun zamandır görmezden geliyordu.yaklaşık 4 yaşındayken ona iğrenerek bakan birine öfkeli bir bakış attığı için dövülerek nerdeyse öldürüldüğü zamanı hatırlamadan edemedi.o zamandan beri ona bakanlara aldırmamaya çalışıyordu.tabi elinde olsa onlara dersini verirdi.fakat güçsüz zayıf çocuğun tekiydi, ne yapabilirdiki.

Bu sırada 36 37 yaşlarında dilenci gibi görünen biri liaonun arkasından yaklaştı ve onu ittirdi,''Lan piç,yemek felan buldunmu.bulupta saklıyorsan seni bu defa öncekinden daha kötü yaparım,uğraştırmada çıkar ver yiyeceği hemen!''

Bu şerefsiz evladının adı chen'di.her gün küçük liaoya zorbalık yapıp onun bulduğu azıcık yemeği bile alırdı.aslında küçük liao bu şerefsize yemek vermeyi hiç istemiyordu ama hem kendinden yaşça büyüktü hemde 2. seviye temel savaşçı alemindeydi.yani istemese bile bulduğu yemeği ona vermek zorundaydı,tabi yemediyse.

Aslında önceden bir kere bulduğu yemeği saklamış ve vermemişti fakat bu şerefsiz chen üstünü aramış ve küloduna(ne kadar küloda benzemesede)sakladığını öğrendiği zaman feci şekilde dövmüştü.sonuçta ne kadar açta olsa birinin külodundan bir şeyi çıkarıp yemezdi.fakat küçük liaoyu o zaman o kadar kötü dövmüştüki küçük liao yarım günden fazla hareket edememişti.ve bu onun için gerçekten ölümcül  bir darbeydi.

Sonuçta kendisi bir çocuktu ve zaten açken öyle bir hasar alınca ve yarım günde yemek yiyemeyince gözleri kararmaya başlamıştı.nerdeyse bayılıp bir daha kalkamayacaktı.neyseki yakındaki bir çöpe gidip az birşey yemek bulup yemiş ve kendine gelmişti.

sonraki gün,yani şimdi bu şerefsiz chen gelip gene yemek istiyordu.gerçekten onu öldürmeyi çok fazla istiyordu ama yapacak bir şeyi yoktu.o daha temel aleme bile geçiş yapamamış zavallı bir çocuktu.üstelik düzgün beslenemediği için nerdeyse bir deri bir kemikti. 

herhangi normal beslenen 5 6 yaşındaki çocuklar bile onu dövebilirdi.ela gözlerini yavaşça chen şerefsizine çevirip,
''Daha yeni yemek aramaya başladım,hiç bir şeyim yok malesef.ki olsaydı bile sana vermezdim orospu çocuğu.''

Chen gözlerini bir süre liaoya dikti ve öfkeli bir şekilde çocuğun karnına tekme attıktan sonra konuştu,''Seni piç!Ne cürretle bana o iğrenç gözlerinle bakarsın ha ?! Ben 2 sokak arkadaki çöplüğün orada olacağım,eğer yarım saat içinde herhangi bir yemek parçası getirmezsen seni bulduğum zaman öldüreceğim!'' diyip arkasını dönüp gitti.

Küçük liao tekmeyi yediği zaman arkadaki kutulara ve çöplere çarpıp herşeyi dökmüştü.''seni orospu çocuğu! eğer ileride birazcık bile olsa güçlenirsem ilk öldüreceğim piç kurusu sen olacaksın!''

Küçük liao içinden mırıldanmıştı.yavaşça ağaya kalmaya çalışırken birden yere düştü, hareket etmeye çalıştığı zaman karnı feci şekilde ağrımıştı.içinden o piçe küfür etmeye devam ederken birden çarpıp etrafa saçtığı bir kutunun içinde birşey farketti.

Bıçağının nerdeyse tamamı kırık olan bir sabre.sadece kabzasından 1.5 karış kadar bıçağı vardı fakat o kısım bile paslanmış ve nerdeyse işe yaramazdı.

sabreyi eline alıp keskin kısmına birazcık dokunup keskinliğine bakmak için elini uzattı ve bıçağın paslanmış olan keskin kısmına birazcık sürttü,''ah!''

Kılıcın pasına rağmen hafifçe bile olsa sürttüğü parmağı çok fazla kesmişti ve biraz acımıştı.parmağından akan kan sabreye gelince sabreden hafif bir kırmızı ışık hüzmesi çıkmaya başladı.
birden içinde acı hissetmeye başladı.sanki ruhu çekiliyormuş gibi korkunç bir acı dalgası birden küçük liaoyu vurdu,
küçük liao ne olduğunu anlamadan birden kendini kaybedip yere yığıldı ve zihninde bembeyaz bir boşlukta süzülmeye başladı.

Boşlukta dururken etrafına mal mal bakınıyordu.ne olduğunu hiç anlamamıştı.nerede olduğunuda anlamamıştı.

Ölmüşmüydü?

Chen şerefsizi tekme attığı zaman iç organlarınımı yaralamıştı yoksa ? 

Bilmiyordu.

Öldüğünü kabullendiği zaman,birazcık rahatlamış ve birazda pişmanlık hissediyordu.rahatlamış olmasının sebebi artık o aciz hayattan kurtulmuş olmasıydı.pişmanlık hissetmesinin sebebi ise hayallerini gerçekleştiremeden,hatta hayaline 1 adım bile atamadan ölmüş olmasıydı.

Neyse,olan olmuş artık yapacak birşey yok diye düşünürken,beyaz boşluk birden değişti ve kendini kıpkırmızı bir yerde buldu.

Her yer kırmızıydı.bulutsuz gökyüzü,ağaçlar,yerdeki çimler,ilerideki su birikintisi herşey kırmızıydı,ve burnuna metalimsi bir koku geliyordu.Ne kokusu olduğunu bilmiyordu ama biraz iyi hissettirmişti.Sanki onun düşüncelerini duymuş gibi, bir yerden hafifçe gülme sesi ve ardından konuşan kalın bir erkek sesi gelmişti,
''ne ilginç bir velet,kanıyla benimle sözleşme yaptığı yetmediği gibi,birde kanın kokusunun onu rahatlattığını söylüyor.''

Liao birden ürpermişti.sonuçta kim böyle şeyler yaşayıp,böyle kıpkırmızı bir yerde kendi kendine düşünürken,düşüncelerini okuyup onu göremediği halde(biz göremiyoruz) konuşan birini duysa ürperirdi.

Liao kekeleyerek sordu,''K-Kimsin sen?''


Az önce konuşan ses tekrar biraz gülüp cevap verdi,''hehehe,ben sözleşme yaptığın sabrenin ruhuyum,adım...







{Y.N} NE GÜZEL YERDE BİTİRDİM DİMİ :D İLK DEFA BİRŞEY YAZDIM BEYLER BİR EKSİĞİM, HATAM FELAN VARSA YAZIN YORUMLARADA BİLEK. SONRAKİ BÖLÜMÜ YA BİRAZ SONRA YAZARIM YADA YARIN ATARIM. TUTARSA ATMAYA DEVAM EDERİM BAKARIZ




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1040

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 949

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 789

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 753

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 628

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 556

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 553

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 553

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 505

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 469

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 246

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 198

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 163

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 163

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 133

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 113

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 73

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 10855 Üye Sayısı
  • 269 Seri Sayısı
  • 14984 Bölüm Sayısı


creator
manga tr