Bölüm 25: İşe Sahip Olmak

avatar
3827 3

My Wife is a Beautiful CEO - Bölüm 25: İşe Sahip Olmak


 

 

Bölüm 25: İşe Sahip Olmak

Çeviren: Tayk0st

Düzenleyen: Fullbringer

 

“Neden?” Kısa süreli bir sessizlik sonucunda Lin Ruoxi poker ifadesiyle kelimelerin ağzından çıkmasına izin verdi.

(FN: Poker ifadesi ne ola ki diyen olursa, gâvurların “Poker Face” dediği ifadesiz yüz.)

“Neden demene sebep ne yapmışım?”, Yang Chen sorarak cevap verdi.

 

Lin Ruoxi ceketi Yang Chen’e geri fırlattı, Yang Chen’in onu neden birden umursama gereği duyduğunu, ceketi onun üstüne serdiğini ve ona yemek gönderdiği merak ediyordu ama kelimeler boğazına ulaştığında bu konuda çok utandı ve sadece şunu söyleyebildi; “Neden beni uyandırmadın?”

 

“Ne hakkında konuşuyorsun? Hiçbir fikrim yok.” Yang Chen sanki masummuş gibi rol yapmaya başladı.

 

Lin Ruoxi kaşlarını çattı, bu adam onun kalbinde tam bir sahtekârdı, mırıldanarak konuştu, “Acelem olduğunu bilmiyor musun? Beni uyurken gördüğünde beni uyandırmalıydın, ya işlerim aksasaydı?”

 

“Sana çoktan bu konuda hiçbir fikrim olmadığını söyledim.” Yang Chen bir sigara çıkardı ve onu yakmaya başladı. Bu sırada kendi işlerini düşünüyordu.

 

Çaresiz kalan Lin Ruoxi bu konuda daha fazla konuşmakla uğraşmadı ve sadece soğukça konuştu, “Benden izin almadan benim yatak odama veya çalışma odama girmek için iznin yok. Bunun aksi gerçekleşirse seni evden dışarı atarım.”

 

“Ha ha…” Yang Chen güldü. “Beni evden atmak? Hiçbir zaman buraya taşınmak istediğimi söylemedim. Neden sanki buraya taşınmak için sana yalvarmışım gibi konuşuyorsun? Hey benim değerli karıcım, buradaki eşin bu sözleri gerçekten şaşırtıcı buluyor.”

 

“Sen…” Lin Ruoxi protesto etmek istedi ama onu bu eve taşınması için çağıranın o olduğunu hatırlayınca sustu. Hatta ona büyük bir oda hazırlatmış, onun için önemli olacak eşyaları bile satın almıştı. Söyleyecek daha iyi bir şey bulamadı ve sadece Yang Chen’e kızgın bir bakış atmakla yetindi, “Senin gibi bir sahtekârla daha fazla uğraşamayacağım. Kendi başına gidip iyi bir iş bulmak gerektiğini unutma!” söyledikleriyle beraber güzel bir yemek kokusu yukarı kata ulaştı.

 

Merdivenlerin yarısındayken Yang Chen’in sıcak bir şekilde yatak odasından ona seslendiğini duydu; “Yemeklerini almayı unutma!”

 

Lin Ruoxi’nin adımları durdu, gizemli bir sıcaklık kalbine doldu. Kafasını çevirdi ve arkasında oturup sigara içerken televizyon izleyen adama baktı, biraz büyülenmişti.

 

Bütün bu yıllarda onu yetiştiren Wang Ma, babaannesi ve annesi dışında ona başka kimse bu aile sıcaklığını yaşatmamıştı. Daha da fazlasını düşünce böyle bir duyguyu ona yaşatan tek erkek Yang Chen’di. Bu hisler Lin Ruoxi’ye baya uzak olanlarındandı.

 

Lin Ruoxi Yang Chen’in onu babası Lin Kun’dan nasıl kurtardığını hatırladığında bir kez daha utanmaktan başka bir şey yapamadı.

 

Olay Yang Chen’in daha önce ceketle onun üstünü örttüğü sırada Lin Ruoxi’nin aslında uyanık olmasıydı. Ama onun doğuştan gelen soğuk karakteri onun duygularını nasıl ifade edeceğini bilememesine sebep olmuş hatta ve hatta o sahne sırasında gözlerini açmaya bile cüret edememişti. Sanki hala uyuyormuş gibi davranmaktan başka çaresi yoktu.

 

Şimdi Yang Chen’in ona yemekleri hatırlatması kalbine biraz dokunmayı başarmıştı ama yüzü her zamanki gibi buz gibi soğuktu. Çizgi şeklinde geri döndü ve “Senin umursamana ihtiyacım yok.” dedikten sonra çalışmasına geri döndü.

 

Mutfaktan yeni çıkmakta olan Wang Ma bunu gördüğünde yüzüne bir gülümseme koymadan edemedi.

 

ZhongHai’nin merkez iş alanında bulunan Yu Lei International binası kırk metreden daha uzun bir binaydı. İsmindeki International (Uluslararası) kelimesi sadece görünüş için olan bir ad değildi. Avrupa, ABD ve Japonya olmak üzere üç pazarda etkili olan bir şirketti. Hatta moda ve kozmetikte Çin’in en büyük 10 şirketinden biriydi.

 

Büyün Yu Lei binası ince şık ve gümüş bir lale gibiydi, pürüzsüz çizgilere ve zarif bir dekora sahipti. İçeri girenlere canlılık ve enerji katan bir yapısı vardı.

 

Parfüm kokusu içerideki bütün havayı doldurmuştu ve bütün çiçek çeşitleri ve bitkileri bu yerde bulunuyordu. Bu bina çevresine doğanın güzelliğini beyaz tonlu süslemeleriyle gösteriyor gibiydi.

 

Yu Lei International’ın merkez binasını ünlü yapan şey eşsiz dekor tarzı değildi, bunun yerine her türden güzel çalışanın ofis kıyafeti giyiyor olmasıydı.

 

Moda ve kozmetik dünyasının bir parçası olan bu endüstrinin bayan çalışanları beklendiği gibi üst düzey güzelliklerdi. Ama bu güzel kekler bu şirketin işe alım oranını ve kalitesini de arttırıyordu. Şirkete giren bütün işçiler zeki ve güzel şehir kızlarıydı. En kötü olanlar bile narin ve hoş bayanlardı. Şirketin veya iş ortaklarının modellerini görenler milyonlarca insanı hayal kurmaya teşvik edebilirdi.

 

Sonuç olarak, Yu Lei’ye doğru yürüyen çok fazla yalnız şehir erkeği vardı. Onların her biri içeriden bir kadını tavlamayı umut ediyorlardı. Problem ise bunu başarmış olanları çok azdı.

 

Böyle bir ortamda Yu Lei International’e girmek birçok erkek için en uygun seçenekti. Yu Lei International Halkla İlişkiler Bölümüne alım yapacağı duyduğunda sayısız adam buraya katılmayı denemeyi çoktan kafasına koymuştu ve vakitlerini boşa harcıyorlardı.

 

Bu nedenle Yu Lei International tarafından işe alınmak için sadece erkeklerin sahip olması gereken birkaç koşul üretildi:

-Bir numara: Dünyanın en iyi 50 üniversitesinin birinden lisans veya daha üzeri bir diplomaya sahip olmalıydılar.

-İki numara: Başvuru sahibi olan erkekler en az iki farklı dilde yeterliliğe sahip olmalıydılar.

 

Bu tarz koşulları gören kendi arzularını ve isteklerini gerçekleştirmek için bu şirketi kullanmak isteyenlerin hepsi korktu. Eğer bu koşullarla sahip insanlar varsa neden Yu Lei International’e Halkla İlişkiler Sorumlusu olarak girmek istesindi ki? En yüksek seviyede olmasalar da şirketin elitleri olabilirlerdi. Güzel kadınlar önemli olabilirdi ama zaten zengin biri güzelliklere sahip olmaz mıydı?

 

Sonuç olarak Yu Lei International’ın son görüşmesini yaptığı gün bu görüşmelere gelen onlarca kişi arasından bu şartlara uyan kişi sayısı 10’dan daha azdı. Bu adamların hepsi kibirli ifadelere sahipti ve dünyanın dört bir yanından gelme markalı kıyafetler giyiyorlardı. Bu işi çok fazla ciddiye almadıkları çok açıktı, kalplerinde şuna inanıyorlardı, ‘Ben dünyanın en iyisiyim.’ Onlar şımartılmış çocuklardan başka bir şey değillerdi, onların amacı ve bu işe başvurmalarının sebebi biraz heyecan ve kadın bulmaktı, çünkü sıkılmışlardı.

 

Son iki teste başlamadan önceki 5 dakikanın olduğu anlardaydılar. İlki yazılı bir deneme diğeri ise münazara şeklinde olacaktı. Salonda kalan 30 kişi arasındaki bayanlar tedirgin ve gergin gözükürken orada kalmış 7 veya 8 erkek oldukça rahattı.

 

Geniş holde Yang Chen’in yanına yağlı bir kafaya sahip, şeftali yüzlü dar bir gözlük ve Armani kıyafetler giyen şişman bir adam oturdu.

“Erkek kardeş, hangi çiçeğin fanlarından birisin?” Şişmancık yakına geldi ve berbat bir gülümsemeyle söylendi.

 

Yang Chen belirsizce sordu; “Çiçeğin fanı olmakla ilgili neden bahsediyorsun?”

 

“Hala taklit yapıyorsun!” Şişmancık gizemli bir şekilde gülümsedi ve konuştu; “Erkek kardeş bu kadar soğuk ve özel davranmana gerek yok; istiyorsan ilk ben konuşabilirim. Ben Halkla İlişkiler Departmanının başı olan Mo Qianni’nin fanlarındanım. Tamam, senin sıran.”

 

Yang Chen’in şişmancığın dürüstlüğüyle ilgili söyleyecek bir sözü yoktu, yine de cevap verdi, “Ben sadece iş için buradayım, hali hazırda zaten bir tane eşim var.”

 

“Siktir git! Böyle bir yalan hikâyeye kim inanır.” Şişmancık Yang Chen’e aşağılayıcı bir bakış attıktan sonra devam etti. “Dürüst insanlar yalan söylemezler, burada bulunan kardeşlerimizin hepsi gerçek hayatlarında bulamadıkları kadınları bulmak için buradalar. Sense Calvin Klein’in yaz kreasyonundan bir kıyafet giymişsin. Benim bir aptal olduğumu mu düşünüyorsun yoksa sen gerçek bir aptal mısın? Hatta bir eş… Eğer onlarca aşığın olduğunu söyleseydin sana inanabilirdim ama biri kendi parasını harcamak varken neden biriyle evlenir ki?”

 

Yang Chen şaşırdı. Sessizce başını salladı ve konuştu, “Ben bu ülkeden deniz aşırı ülkelere açıldıktan sonra bu ülke nasıl bu kadar değişti? Ya da ben bu jenerasyonun iyi adamı falan mıyım?” Yanındaki şişmancığa daha fazla dikkatini vermedi.

 

Tam bu anda holün kapısı itilerek açıldı ve siyah elbiseli kar beyazı şortlu ve saçları topuz yapılmış birisi içeri girdi arkasındaki 4 güzel OL malzemesi de onu takip ediyordu.

 

//ÇN: OL: Office Lady yani ofis kadını burada malzemeden kasıt kadınlar.

 

“O burada… O burada… Mo Qianni bu testi gerçekten özel olarak kendisi yapacak…” Yanında duran şişmancık biraz ekstazi içmiş gibi davrandı ve bu kadını görünce aşırı heyecanlı bir tavuğa benzedi. Kurt gibi bakan gözleri üniforma giyen Mo Qianni isimli kadına çoktan kitlenmişti. Tek heyecanlanan şişmancık değildi, buradaki diğer adamlarda ciddi bir şekilde bakışlar atıyor ve bu kadını kendi avları olarak gördüklerini ortaya koyuyorlardı.

 

SONRAKİ BÖLÜM: Arkama Bakmamaya Alışkınım

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22023 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40713 Bölüm Sayısı


creator
manga tr