Bölüm 19: Mermi Gibi Nesneler

avatar
4159 4

My Wife is a Beautiful CEO - Bölüm 19: Mermi Gibi Nesneler


 

 

Bölüm 19: Mermi Gibi Nesneler

Çevirmen: Tayk0st

Düzenleme: Fullbringer

 

Şafak söktüğü zaman sadece dişli kurt gibi bir ay gökyüzünde asılı durur ancak tam bu anda dişli ay kızıl gözüküyordu.

 

Batı bölgesindeki sakin bir sokakta bitkin bir figür geçitten şiddetle dışarı kaçıyordu, mükemmel eğrilerini gösteren dar deri kıyafetler giymişti, kolunda kırmızı kan akan birkaç kesik vardı. (ÇN: İngiliz çevirmen kardeşime sesleniyorum, kanın yeşil aktığı yerlerde mi var ki sen kırmızı diye özellikle belirtiyorsun, senin yerine ben üşendim lan!)

 

Elinde sıkıca ay ışığı altında parlak gözüken soğuk koyu bir hançer tutuyordu bu bıçağın üzerinde yakın zamanda birinin etini kestiğini belirten kan izleri vardı.

 

“Bayan, daha fazla kaçmana gerek yok…” kadının önündeki depodan derin bir ses geldi.

 

Aynı zamanda kadın yürümeyi bıraktı ve çok sayıda gölge dışarı çıkmaya başladı; en az 10 kişi vardı.

 

Yüzünde sert bir ifade olan bandajlı bir adam öndeydi, siyah bir ceket giyiyordu, elindeki Glock 37 tabancasıyla yürüyor ve acele etmeden veya gecikmeden yolu kapatıyordu.

 

“Bayan, senin yeteneklerin kesinlikle dehşet verici, hiçbir mermiden isabet almıyorsun, kardeşlerimizden otuzunu öldürebiliyorsun ve hatta buraya kadar kaçabiliyorsun...” Adam duygusuzca ve yavaşça konuştu; “Yine de bayan, bu pusuyu sizin için özel olarak hazırladık. Bunun için uzun süredir bekliyoruz. Bu yüzden mermilerden kurtulmanı bekledik ve şimdi ortaya çıktık.”

 

“Siyahayı sana geçmişte iyi davrandım öyle değil mi, bana karşı gelmek için neden babamla anlaşma yaptın?” Kadın onlarca düşmanı öldürdükten sonra nefes nefese kalmıştı. Onun asları ya çoktan ölmüştü ya da yaralıydı ve o çoktan tükenmişti.

(FN: Siyah Ayı olmasın o.)

 

Siyahayı kod adlı adam yüksek sesle güldü, “Bayan, seninle patron arasında ne tür bir anlaşmazlık olduğu beni ilgilendirmiyor. Benim, siyah ayının hayatı patron tarafından ona bahşedildi, doğal olarak patronun teklifini gerçekleştirdim. Büyük bana karşı geçmişte kibardı ama Bayan Batı Birliği Topluluğunu bırakıp Kırmızı Diken Topluluğunu kurduğundan beri patronun düşmanı. Dolayısıyla benim de düşmanın oluyor ve aramızda artık bir şey kalmadı.”

 

“Benim babam bir zorba ve iş vicdanından yoksun birisi, yeraltı dünyası bile onun tarafından utanılacak duruma geldi. O ayrıca size de iyi davranmıyor onun gözlerinde hepiniz onun yetiştirdiği köpeklerden ibaretsiniz. Birçok elder ve kardeşimiz benimle birlikte ayrılmaya gönüllü oldu siz neden bu kadar ısrarlı ve inatçısınız?” Kadın artık 10 kişiden fazla silahlı insana karşı savaşacak gücü kalmadığını biliyordu ve sadece onları ikna etmek için son bir girişimde bulunuyordu.

 

Daha önce olduğu gibi kafasını soğukça salladı, “Bayan, seni göndermeden önce sana bir cümle söyleyeceğim. Tarikat insanlık dışı olabilir ama yine de sadık olmalı…”

 

Kelimelerin söylendiği sırada Siyahayı parmaklarını ileri doğrulttu, oradaki adamlar ateşli silahlarını kaldırdılar 10 metre ilerideki kadının kafasına nişan aldılar.

 

Yaşam ve ölüm anında bütün silahlar kadının kafasına doğrultulduğunda herkesin kulaklarına hayaletimsi metalik bir erkek sesi geldi…

 

“Hey kardeşlerim, hepinizin beni aya bakarken rahatsız etmesi iyi ama ondan fazla adamın yalnız bir kadına silah doğrultması doğru mu, ona ateş etmeyi düşünmüyorsunuzdur herhalde? Erkeklerin bayanları vurması konusunda silah patlamasının yanı sıra başka bir şey kullanmalısınız, millet bakın! O çok güzel…” bu sözlerin içinde üzüntü vardı.

 

“Sen de kimsin?” Siyahayı dikkatli bir şekilde etrafına baktı ama bir gölge bile göremedi.

 

Aslında ölümü bekleyen kadının gözleri birden genişledi, yukarıdaki boşluğa inanamayan gözlerle baktı.

 

Bir figür gökyüzünden aşağıya on adamın arasına düştü, Avrupa Efsanelerindeki vampirler gibiydi. Büyüleyici ay ışığında büyüleyici bir yarasa kanatlarını sessizce açar ve keskin pençelerini uzatır.

(ÇN: Because I’m Batman. )

 

Biraz tembel, biraz şirin, biraz meraklı ama en önemlisi olarak kibirli duran genç bir adamdı.

 

Büyükayı bu tarz bakışlardan hoşlanmazdı ama kemiklerine biraz korku sinmişti, “Sen nesin?”

 

Genç adam cevap vermedi ve bunun yerine kafasını çevirdi ve kadına sordu, “Eğer sana onlardan kurtulman konusunda yardımcı olursam, bana bir konuda söz verir misin?”

 

“Ne olursa olsun, yapabilirim…” tam bu anda kan kaybından yüzü solan kadının yüzü biraz kızardı, adamın bir kadını kurtardıktan sonra ondan ne isteyeceğini tahmin etti, vücudunu feda etmek zorunda olacaktı ama şu anda onun başka bir şansı yoktu. Kadın adam ona onu 10 adamın arasından onu kurtaracağını söylediğinde buna inanmıştı ama buna neden inandığını bile bilmiyordu.

 

“Kim olduğun önemli değil, senin ölmen gerekiyor…” Siyahayı sinirliydi görmemezlikten gelinmekten nefret ederdi ve silahını o adama doğrultan ilk kişi de o olmuştu.

 

“Bam!!!”

 

Silah ateşinin namluda göründüğü anda adam kayboldu. O ortaya çıktığında adamın ellerinden biri çoktan Siyahayının kafasını tutuyordu ve onu hafifçe büküyordu.

 

“Ka….Ka!”

 

Siyahayı iki gözünde de sinirli, inanmaz ve memnuniyetsiz bir ifade varken vücudu yere düştü… Tepki verecek zaman bile bulamamıştı ve boynu çoktan kırılmıştı.

 

Diğer siyah kıyafet giyen silahlı adamlar korktu, toplulukta yetenekli insanlar vardı. Siyahayı yeraltı dünyasında boks yaparak ünlü olmuştu ve tetiği çekmeye çalışırken gizemli bir şekilde öldürüldü.

 

“Bu aptal ayı ne demişti önceden, ha hatırladım… Sana bir cümle söyleyeceğim, mermi gibi nesneler sadece zayıflara karşı etkilidir.”.

 

Adam konuşmasını bitirdikten sonra vücudu bir kez daha bulanıklaştı ve karanlıkta onlarca adamın içerisine girdi. Her yaklaştığında birine vuruyordu. Onun elleri bir adamın kafasını eziyordu, boğazını sıkıyor ya da göğüslerini yumrukluyordu. Adam her vurduğunda rakibi yere düşüyordu.

 

Kadın olayları anlamak için yakından izlerken sadece siyah giyimli adamların yaralarına bakarak bile olayları fark etmişti. Beklenmedik bir şekilde adamların kafalarını ezmişti, boyunlarını kırmıştı veya göğüslerini parçalamıştı ve hepsi insanlık dışı bir şekilde öldürülmüştü.

 

Bu noktada kadın, adamın gelişini önündeki güzelliği kurtaran bir kahraman gibi hayal etti. O anda bu önündeki adam basit bir şekilde ölüm tanrısıydı.

 

Bu doğru, ölüm tanrısına benzeyen bir adam tarafından kurtarıldı ve hatta onun istediği şeyi yapmayı kabul etti.

 

Aslında bu kadın başlangıçta onunla hemfikir olmasa bile bu adama karşı gelemeyeceğini fark etti. Bir insan başka bir insana hayır diyebilirdi ama nasıl bir insan tanrıya hayır diyebilirdi ki?

 

Bu savaşı bir nefes alma süresi kadar kısa süre içinde bitiren genç adam ellerini birleştirdi ve kadına doğru yürümeye başladı. Ay ışığı altında kadına doğru yürüdü ve sanki az önce katliam yapmamış gibi sırıtarak konuştu, “Benim adım Yang Chen, senin ismin nedir güzellik?”

 

“Rose…” Rose dalgın bir şekilde konuştu.

 

“Rose, güzel isimmiş.”., Yang Chen güldü. Kafasını utanç verici bir ifadeyle kaşıdı, “Err, Bayan Rose istediğim şeyi söyleyeceğim.”

 

“Lütfen … Lütfen konuş.” Rose kafasını yere indirdi, kendini kullanılmaya hazırlıyordu kalbin istemsizce daha hızlı atmaya başladı.

 

Yang Chen ciddi bir şekilde konuştu: “Bayan Rose, umarım… Bugün olanlar hakkında kimseyle konuşmazsınız, mafyalarla başımın belaya girmesini istemiyorum, size yalvarıyorum…”

 

Yalvarıyorum mu? O bana yalvarıyor mu?

 

Rose başını şok olmuş bir halde kaldırdı, şu an sanki dünya donmuş ve sadece onun önündeki bu adam ve onun garip gülümsemesi kalmıştı, onun gülümsemesi dürüstlük ve sıcaklık doluydu…

 

SONRAKİ BÖLÜM: Maymun Kral ve Onun Arkadaşı

 

ÇN: Warning!!! NSFW for fiery entanglement.. Bir sonraki bölümün başında böyle bir uyarı var merak eden araştırsın bakalım ne demekmiş ;)

 

Fullbringer Notu: Öncelikle sabahın köründe bunu editlemek için kalktım. Tebrik edin beni. (Şaka amk yüzüyodum. Hangi manyak sabahın 6sında bölüm editleme kalkar amk. Şu an saat 07:49 bölüm geç gelirse bana sövmeyin. Mobilden yayınlayamıyom. Edit kötü diyenin fikirlerine saygı duyuyorum. Hatalarımı elbetteki düzeltmeyi düşüneceğim. Düzeltmem belki ama düşünürüm emin olun. Uykum var. Okuyun işte not uzun olsun diye uğraşıyom. Çünkü notun uzun ve gereksiz olanı makbuldür.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21965 Üye Sayısı
  • 837 Seri Sayısı
  • 40716 Bölüm Sayısı


creator
manga tr