Bölüm 94: Çabuk Onu Bana Ver

avatar
3173 4

My Wife is a Beautiful CEO - Bölüm 94: Çabuk Onu Bana Ver


 

Çeviri: Lelouch Düzenleme: Kharsmi

 

 

Mo Qianni ile dışarı çıktıklarında, onların gittikleri yer her zaman biraz garip oluyordu.

 

İlk seferleri serseri bir şirket olmuştu, ikinci seferi ise yol kenarındaki baharatlı yemek tezgahı olmuştu. Bu üçüncü sefer de Yang Chen zihinsel olarak hazırlanmıştı ancak yine de hedeflerine vardıklarında hayrete düşmüştü.

 

“Zhong Nan Mühendislik İnşaat Şirketi”…… Burası bir şirketti fakat burası şirketin bulunduğu yer değil bunun yerine şirket tarafından idare edilen bir şantiyeydi.

 

Kahverengi çelik kirişler, kül grisi çimento ve çeşitli tür kaya parçaları kenarlarıydı. Havadaki toz güneşin altında etrafın puslu görünmesine neden oluyordu.

 

Çevre sarı başlık takan inşaat işçileriyle doluydu; bir çoğu bronz kaslarını ortaya çıkararak üstsüz çalışıyorlardı. Onların yoğun terleri pantolonlarını ıslatmıştı ve yüzleri de tozlu ve çamurluydu. Onlar sana gülümsediğinde ağladıklarını düşünürdün.

 

İnsanlar bu şehrin sık sık köylülerin terleri üzerine kurulduğunu söyler fakat neden gökdelenlerin bu inşaat işçilerinin terleri üzerine kurulduğunu kimse söylemiyor?

 

“Erm Bayan Mo, doğru yerde olduğumuza emin misiniz?” Yang Chen engebeli yolda dikkatle yürüyen güzel elbiseli ve ayakkabısının topuklarının daha fazla dayanacağından şüphelelendiği Mo Qianni’ye baktı.

 

Mo Qianni alnındaki teri sildi ve mutsuzca konuştu,  “Senden beni takip etmeni istedim, saçmasapan konuşma!”

 

Yang Chen yavaşça gülümsedi ve kalbinde bu kelimelere gocunmadı.

 

Mo Qianni onu görmezden geldi ve önden yürümeye devam etti. Zhong Nan şirketinin mavi üniformasını giyen çimentoları taşımak için işçileri yönlendiren  orta yaşlı ustabaşına yaklaştı.

 

“Merhaba efendim, bu şantiyenin ofisinin nerede olduğunu sorabilir miyim?” Mo Qianni kibarca sordu.

 

Ustabaşı ona bakarken afallamıştı, neden çok güzel bir kızın bu pis şantiyeye gelmesine ve hatta ofislerini bile aramasına için şaşkındı. Hükümette bir bölümün çalışanı olduğunu tahmin etti, bu yüzden gülümsemeyle karşıladı ve doğrudan ofislerinin bulunduğu yeri söyledi.

 

Ofis diye bahsedilen yer geçici bir barınaktı ama bunun gibi büyük bir inşaat şirketi doğal olarak iyi imkanlara sahipti. İçerisinin biraz boş olmasının dışında, gerçek bir ofisten çok farklı değildi, klima ve TV si bile vardı.

 

Ofiste sadece büyük bir ahşap masa vardı, kalitesiz bir marka gri bir takım giyen şişman orta yaşlı adam o anda telefonla farklı bir lehçedeki bir tartışmanın ortasındaydı. Mo Qianni ve Yang Chen içeri girdiğini fark ettiğinde, ilk anda Mo Qianni’nin güzel figürü tarafından şaşırtılmıştı, daha sonra ikisine bir şey hakkında düşünüyormuş gibi baktı.

 

Telefonu hızla kaldırdı. Daha sonra bu şişman adam samimi gibi görünen bir gülümseme ortaya çıkardı, Mo Qianni’ye gitti ve elini uzattı, “Bayan nasıl bir yardıma ihtiyacınız olduğunu öğrenebilir miyim?”

 

Mo Qianni, adamın elini doğal bir şekilde görmezden geldi ve kayıtsızca konuştu, “Zhang Fugui nerede? Onu almak için buradayım.”

 

Şişman el sıkışamamıştı ama bundan dolayı garip hissetmedi, Zhang Fugui ismini duyduğunda neredeyse görünmez olma noktasına kadar gözlerini kısarak bakmıştı, “Sen Zhang Fugui’nin kızı mısın?”

 

Mo Qianni kaşlarını kırıştırdı ama yine de onayladı, “Evet.”

 

Mo Qinni’nin arkasında duran Yang Chen merakla bu sahneye baktı, Mo Qianni’nin babasının burada olacağını hiç düşünmemişti ve kötü bir şey olmuş gibi görünüyordu. Bir süre önce Mo Qianni, ona babasının öldüğünü söylemişti, o zaman bu Zhang Fugui’nin onun üvey babası olduğu anlamına geliyor.

 

Yang Chen bir kelime bile etmedi ve sessizce izledi. Yavaşça sigarasını yaktı ve sessizce tüttürdü.

 

“Parayı getirdin mi?” Şişmanın yüzü değişmiş gibiydi, şimdi Mo Qianni’ye kibirle bakıyor gibiydi sanki bir anda onun üstü olmuştu.

 

Mo Qianni sakince küçük çantasının içine uzandı ve ilk bakışta küçük bir miktar olmadığı belli olan bir grup kırmızı kağıt para çıkardı ve konuştu, “Burada 20 bin lira var, onu serbest bırak.”

 

“20 bin?” Şişman seslice güldü, “20 bin daha evvelki miktar, senin kumar bağımlısı babanı aramanın üstünden zaman geçti ve şimdi 20 binden daha fazla oldu."

 

“Ne!?” Mo Qianni’nin ifadesi çirkinleşti. Öfkesini zorla tutabildi ve konuştu, “Tekrar mı kaybetti!?”

 

Şişman birkaç sefer homurdandı, ağzında uzun bir sigara tuttu ve ilerdeki bir odayı işaret etti, “Kendiniz bir göz atın ve ne kadar kaybettiğini görün.”

 

Mo Qianni döndü ve rüzgar gibi ofisden ayrıldı, yan taraftaki odaya doğru gitti ve şiddetli bir şekilde kapıyı açtı.

 

Odadan keskin alkol ve sigara kokusu yayıldı, Mo Qianni aniden boğuldu ve bu iğrenç kokunun iki katı öksürdü. Şimdi odanın durumunu görebiliyordu.

 

Odada sadece birkaç masa ve oturaklar vardı. Masanın üstünde dağınık poker kartları, pai gow ve mahjohng taşları vardı. Çimento zemini sigara izmaritleri ve boş bira şişeleri ile kaplanmıştı. İki tane sallanan akkor ampul odayı soluk bir ışıkla aydınlatıyordu.

Ç.N: Akkor ampul=öncesinde kullandığımız  sarı ampuller.

 

O anda odadaki en büyük masanın etrafında gündelik kıyafetler giymiş sekiz adam ve masanın her iki ucunda da iki adam vardı.

 

Düğmeleri açılmış beyaz bir gömlek giyen uzun yüzlü bir adam vardı, saçları taranmış ve ağzında da sigarasıyla bir bacağını koltuğun üzerine uzatmış oldukça rahat görünüyordu

 

Karşısındaki diğer figür sarı kısa kollu bir gömlek giyiyordu ve keyifsiz bir ifadeyle titriyordu. Yüzü çok zayıftı ve yanaklarından kemikleri derisini delecekmiş görünürken,  gözlerinin ve alnının köşelerinde çok fazla kırışıklığa sahipti.

 

Odadaki insanlar kapının açıldığını fark ettiler ve kapıya doğru baktılar. Kapıyı açan kişinin güzel bir bayan olduğunu fark ettiklerinde, hepsinin gözleri parlıyordu.

 

Sadece sıska orta yaşlı adamın keyifsiz gözleri Mo Qianni’yi gördüğünde inanılmaz bir mutluluk ortaya çıkardı, sanki çamurdan bulutların arasına çekilmiş gibiydi. Hemen ona doğru koştu ve onun omuzlarını  zorla yakaladı, “Ni-zi! Çabuk bana para ver! Çabuk bana para ver! Geri dönüş yapmak istiyorum!! Çabuk bana ver!!!”

 

Mo Qianni yakalanan omuzlarından acı hisseti fakat kurtulmak için çırpınmadı. Kırmızı gözleri ile kederli bir şekilde gülümsedi ve konuştu, “Ne kadar para istiyorsun?”

 

“Sahip olduğunun hepsini ver! Geri dönüş yapmak istiyorum!!” Adam bağırdı, sanki ona uyarıcı ilaç enjekte edilmiş gibiydi.

 

O anda diğer adamlar neler olduğunu anlamıştı, saçı taranmış adam kötü bir niyetle gülümserken konuştu, “Küçük kız, sen Zhang Fugui’nin bahsettiği kızı olmalısın. Senin baban hala bana, Dajun’a borçlu, elli bin kumar borcu var, benimle tekrar kumar oynamasına izin vermeden önce onun için ödeme yapmalısın.”

 

Zhang Fugui’nin yüzü öfkeden kızardı ve arkasına dönüp bağırdı, “Şikayet etme Dajun! Parayı aldıktan sonra seninle tekrar oynayacağım! Zamanı geldiğinde sen bana 50 bin borçlu olacaksın!”

 

“Elli bin…….” Mo Qianni’nin yüzü solgunlaştı, kafası karışık bir şekilde Zhang Fugui’nin arkasından baktı ve konuştu, “Sadece yarım saatte, kaybını yirmi binden, elli bine mi çıkardın? Ne yaptığının farkında mısın?”

 

“Ben…..” Zhang Fugui arkasına döndü ve Mo Qianni’nin çoktan puslanmış gözlerini gördü. Sonunda bir şeylerin ters olduğunu fark etti bu yüzden dişlerini sıkıp cesaretini topladı ve konuştu, “Öncesinde bir an için hata yaptım, bunun hakkında endişelenme, Ni-zi, hızla hepsini geri kazanacağım!”

 

“Bir an için hata mı? Hata yapmak için zamanın çok kısa değil miydi? Kaç yıl oldu? Ne kadar para verdim sana? Bütün o paranın Zhong Hai’de bir apartman dairesi almak için yeterli olduğunu biliyor musun!?" Mo Qianni sonunda kendine engel olamayarak onu fırçaladı.

 

Zhang Fugui öfkelenmek istedi ancak parası olmadığından ve hala sözde kızına, dayanmak zorunda olduğu düşüncesinden uysal ve itaatkar bir gülümseme gösterdi, “Ni-zi böyle şeyler söyleyemezsin, insanların her zaman şansız zamanları olur. Sen ağlamamalısın, ağlasan bile bir işe yaramaz! Eğer para gitmişse o zaman biz sadece geri kazanmak zorundayız!”

 

“Bana Zhong Hai’e iş için geldiğini söyledin! Şantiyeye bir çimento üreticisi olmak için geldiğini söyledin! Lakin bir gün bile geçmeden kumar oynamaya başladın!!”

 

Zhang Fugui karşı çıkmak için söyleyecek herhangi bir şeyi olmadan azarlandığından sesini yükseltmekten başka seçeneği yoktu, “Kapa çeneni! Çabuk parayı çıkar!!”

 

“Vermiyorum. Eğer sana verirsem, kumar oynamak için kullanırsın, bunu kendin halledebilirsin!”

 

Mo Qianni köpürdü, Zhang Fugui’yi başından savdı ve ayrılmak için etrafında döndü.

 

Zhang Fugui panikledi, Mo Qianni’nin elini sertçe çekti sonra Mo Qianni’nin çantasına doğru uzanmaya başladı ve telaşla bağırdı, “Çabuk ver onu bana!”

 

“Sen! Gitmeme izin ver!!” Mo Qianni nihayetinde bir kadındı,  fiziksel güç açısından nasıl bir erkekle kıyaslanabilirdi? Elindeki çanta yavaşça ondan uzaklaştı ve neredeyse bırakmak üzereydi.

 

Bu sahneyi izleyen odadaki diğer adamlar başkalarının felaketlerini izlerken neşeyle güldüler.

 

“Zhang Fugui gerçekten acizsin, senin kızın bile seni dinlemiyor!”

 

“Kızın bile seni kurtarmayı reddediyor, eski kumar bağımlısı olarak hak ettiğini buldun! Hahaha…….”

 

Zhang Fugui’nin öfkesi yeni bir seviyeye çıktı, parasını ve yüzünü kaybetmişti, hemen hiddetlendi, elini kaldırdı ve Mo Qianni’ye bir tokat atmak üzereydi!

 

Mo Qianni Zhang Fugui’nin ona tokat atmak istediğini fark etti ancak çantayı bırakmayı reddetti, bu yüzden tokattan kaçınmak için başını sadece bir tarafa çevirebilirdi. Dehşete kapılmıştı gözlerini yüzünde ki acı ve yakınmayla kapadı.

 

O anda, Zhang Fugui kolunu havada yakalandığı için savuramadı ve ileri doğru bir inç bile hareket ettiremiyordu.

 

“Hey, kızın senin paranı almış değil, ne için kızını dövüyorsun?” Yang Chen, Mo Qianni’nin yan tarafında durdu, Zhang Fugui’nin eylemini durdurmak için ne zaman hareket ettiği meçhuldu.

 

Zhang Fugui hayrete düşmüştü, ağır bir nefes aldı ve sordu, “Sen kimsin?”

 

“Kim olduğum önemli değil, önemli olan şey ona vuramazsın ve onun parasını zorla alamazsın.” Yang Chen konuştu.

 

“Bu benim aile meselem, ben kızımdan para almak istiyorum, seninle bunun ne ilgisi var!? O benim kızım olurken ne sebeple ona vuramıyorum!?” Zhang Fugui küstahça bağırdı.

 

“Sen çok güçlüsün, neden bu grupla savaşmıyorsun? Üstelik bildiğime göre Mo Qianni aslında senin kızın değil, senin sadece adın baba, kendini fazla büyük görme.” Yang Chen soğukça konuştu ve Zhang Fugui’yi tutan eline biraz güç uyguladığında Zhang Fugui’nin birkaç adım geri çekilmesine neden oldu.

 

Mo Qianni öncesinde darbe almaya hazırlanmıştı, şimdi kafasını kaldırdı ve Yang Chen’in önünde durduğunu gördü. Geniş bir sırtı olmayan bu figür, onun rahat bir nefes almasına izin verdi ve kalbinde bir sıcaklık hissetti.

 

Ancak ikinci bir tabiatıymış gibi kumar oynayan üvey babası hakkında düşündüğünde, ona çok kaba davranıp, dövmek istese bile Mo Qianni üzüntü hissetti. Kalbini sayısız karınca ısırıyormuş gibi hissetti, geçmişten beri biriken kötü muameleler taştı ve hıçkıra hıçkıra ağlamasına engel olamadı.

 

Yang Chen tek kelime etmeden ağlayan ve sadece gözyaşlarını silebilen bu kadına baktı. Sonunda anladı neden Mo Qianni buraya yanında onu da sürüklediğini; bu savaş bir kadının yalnız başına savaşmaya cesaret edemeyeceği bir savaştı!

K.N: Çok seviyorum bu seriyi. Umarım siz de seviyorsunuzdur :)

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 21862 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 40658 Bölüm Sayısı


creator
manga tr