118. Bölüm : Ateşe Karşı Ateş

avatar
418 44

My Vampire System - 118. Bölüm : Ateşe Karşı Ateş


Çevirmen : Clumsy



Grup, etkili bir hareket gerçekleştirmeden önce Vorden’ın yeni güçlerini biraz test etmek istemişti. Layla önceki gibi kertenkelelerden birini çekerken Erin de kertenkeleyi hareket edemez hale getirmişti.  

 

Hazır oldukları andaysa Vorden, avuçlarından bir alev kümesi çıkartmıştı. Canavar çığlıklar atmış, acılar içerisinde ulumuştu. Canavarın alev alışının birkaç saniye sonrasındaysa Vorden’ın artık alevleri enerjisiyle beslemesine gerek kalmamıştı.

 

İşte tam da o saniyede Berg köşeyi dönmüş ve tüm bu yaşananlara tanık olmuştu. Zihninde delice düşünceler dolaşıyordu. Aile dışından biri ateş güçlerini kullanmayı mı öğrenmişti? Durum böyleyse kimse öğrenmeden ondan kurtulması gerekiyordu.

 

Erin kristali bulmak için canavarın içini oymakla meşgulken üzerlerine doğru bir ateş topu atıldı.

 

Layla, "Dikkat edin!" diye bağırdı.

 

Ve Vorden son saniyede kafasını çevirerek aynı boyutta bir ateş topuyla karşılık verdi. İki ateş topunun çarpışması ufak bir patlama yarattı ve çıkan sesle birlikte etrafa kıvılcımlar saçıldı.

 

"Senin icabına bakmak gerekiyor, hiç kimse ateş sırlarını öğrenemez!" diye bağırdı Berg. Avcunun içinden ateşler saçıp kendisini ileri doğru iterek koşuyor ve bu sayede inanılmaz bir hızla ilerliyordu.

 

Vorden, kendisini Berg’in kullanacağı her şeye aynı şekilde karşılık vererek savaşmaya hazırladı. Berg ateş topu atarsa o da ateş topu atacaktı. Berg ateşten bir sütun veya akış yollarsa aynı şeyi, hatta daha iyisini yapacaktı.

 

Vorden bugüne kadarki tüm mücadelelerini bu şekilde kazanmıştı. Savaşma konusundaki tecrübesi sayesinde gücünün içini dışını bildiği kişilere üstün gelebilmişti.

 

Fakat Berg, son saniyede kendisini havaya fırlattı. Ayaklarının ve ellerinin altından ateşler çıktığı görüldü. Neredeyse uçuyormuş gibiydi.

 

'Alevli dönen tekme.' Bacaklarından birini kullanan Berg, topuğunun gerisinden ateşler çıkartarak kendisini döndürdü. Ve diğer bacağıyla da birden fazla ateş bıçağı yolladı.

 

Vorden, "Lanet olsun, ben bunu yapamam ki!" diye bağırdı. Ateşten bıçaklar üzerine gelirken de iki elini birden kaldırarak ufak bir ateş duvarı yarattı.

 

Ancak güvende olduğunu düşünüyorsa yanılıyordu. Ateşten bıçaklar duvara değdiği saniyede duvarı parçalayıp geçerek yoluna devam etti.

 

Bu esnada Layla ve Erin ikilisi kenara kayarak gözlemci pozisyonuna geçmişti ve Berg’in takım arkadaşları için de aynı şey söylenebilirdi. Tüm saldırıların tek bir kişiye odaklı olduğu ve Berg’in takımın geri kalanını umursamadığı barizdi.

 

"Neler oluyor?" diye sordu Erin.

 

"Onu bilmiyorum ama Vorden’ın bir sürü insanın canını sıktığını biliyorum, belki Berg de onlardan biridir." dedi Layla.

 

Vorden'ın ateşten duvarı işe yaramasa da bıçakların duvara temas etmesinin hemen öncesinde değecekleri noktayı görebilmişti. Bu sayede de üzerine gelen bıçakların hepsinden kaçınacak zamanı bulmayı başardı.

 

Yan taraftan tüm yaşananları izleyen Lippy, "Bu herif bayağı iyiymiş." dedi.

 

Berg yere indiği saniyede kendisini itmesi için bir kez daha alevleri kullandı. Vorden da üst üste ateş topları fırlattı ama Berg ellerini alevlerle kaplayarak hepsini etkisiz hale getirdi.

 

"Anlaşılan ateşin benimkinden güçlü değilmiş, seni hırsız." diye bağırdı Berg.

 

Sonra da ateşlerle kaplı elleriyle Vorden’ın yüzünü yumruklamaya çalıştı. Vorden yumruğun yaklaştığını görebiliyordu ve göğüs göğse savaşma konusunda yıllara dayanan bir tecrübesiyle bolca yeteneği vardı.

 

Ancak tam da yumruğun gelişini görüp yere eğilmeyi planlarken yumruk ansızın hızlandı ve Vorden, kafası kumların üzerinde sekecek şekilde yere çakıldı.

 

Vorden, gözleri kapalı ve hareketsiz halde yerde yatıyordu.

 

Kendisi neler yaşandığını görememiş olsa da geri kalanlar görmüştü. Berg yumruğunu atarken özel bir şey yapmamış, olanlar son anda olmuştu.

 

Berg, vücudunun her noktasından ateş çıkartabilme gücüne sahipti. Giydiği kıyafetler de alev almaması için ailesi tarafından özel olarak tasarlanmıştı. Berg, Vorden’ı yumruklamasına ramak kala dirseğinden güçlü bir alev çıkartıp yumruğunu ileri itmiş ve ekstra bir hız kazanmıştı.

 

Vorden element güçlerini kullanmaya alışkın olsa da daha önce bir ateş kullanıcısına hiç denk gelmemişti. Ateş gücü, buz, rüzgar, toprak ve suyun aksine bir Orijinal gücüydü. Bununla birlikte o saldırıların hiçbiri bizzat bedenden çıkan alevler gibi hareket etmezdi.

 

Ateşin en güçlü elementlerden biri olarak görülmesine yol açan şey de yıkıcı doğasıydı.

 

"Ne yapmalıyız?" diye sordu Layla. "Gidip yardım etmeli miyiz?"

 

"Onu öldüreceklerini sanmıyorum." diye yanıtladı Erin. "Burada susturması gereken çok fazla kişi var."

 

"Ama o dört büyüklerden birinin parçası, değil mi? Okul gerçekten bir şey yapar mı ki?"

 

İkilinin bakışları birbirlerine çevriliydi.

 

Dürüst olmak gerekirse Erin bu histen nefret ediyor ama biri kendisinden güçlü olduğunda bunu kabullenebiliyordu. Berg Vorden’dan tek bir darbe bile almamıştı ve onun yerinde ben olsaydım sonuç farklı olmazdı korkusunu taşıyordu.

 

Bu esnada Berg, Vorden’ın yanı başındaydı. Ve onun hareketsiz bedenini izliyordu.

 

Bunu gören Lippy, "Patron neden hiçbir şey yapmıyor?" diye sordu.

 

Berg, sebebini açıklayamasa da o saniyede Vorden’a dokunacak olursa yerde yatan kişinin kendisi olacağını hissediyordu.

 

Derken birkaç saniyenin daha geride kalışıyla Vorden’ın gözleri açıldı.

 

Vorden, karanlık odanın içerisinde nihayet kendine geldi.

 

"Of dostum, bok gibiydin!" dedi Raten. "O herif resmen sana haddini bildirdi."

 

"Dur bir saniye." diye yanıtladı Vorden’sa. "Sen buradaysan, koltukta kim var?"

 

#Vorden’ın karşılaşmalarını okumayı seviyorum. Ateşe ateş de sürükleyiciydi. Son anda kurulan cümlelerse koltuğa bir kez daha ‘ufaklığın’ oturduğunu gösteriyor. Ufaklığın aynı anda birden fazla gücü kullanabildiğini biliyorduk. Yani sağlam bir çarpışma okumak üzere olabiliriz. Öyleyse okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31673 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42612 Bölüm Sayısı


creator
manga tr