117. Bölüm : ***

avatar
482 47

My Vampire System - 117. Bölüm : ***


Çevirmen : Clumsy



Diğer grupların Kanatlı Kertenkelelerle baş etme şeklini izleyen Vorden ve grubu benzer bir strateji izlemekte karar kıldı. Layla kayalara yaklaşan kişi olacak ve kertenkelelerden birinin ayağına bir ok atacaktı.

 

Bunu yaptıktan sonra da gücünü kullanarak okunu geri çekti ve sinir bozucu bir sinek gibi canavarın kafasının etrafında döndürdü. Böylece kertenkele oku kolayca takip ederken onunla baş etme sırası Vorden ile Erin’e geldi.

 

Erin’in yerde şekillendirip ilerlettiği buz hattı en nihayetinde kertenkelenin dört bacağını da bağladı. Hareketlerinin kısıtlanmasıyla da son hamle Vorden’ın oldu. Elinde buz mızrakları yaratarak kertenkeleye ardı ardına fırlattı. Ama bacakları engellenmiş olsa da kollarını kımıldatmakta özgürdü.

 

Bu sayede kanatlarını kaldırıp bir kaplumbağa gibi sarınarak saldırıların her birini engelledi.

 

'Seni aptal!' dedi Raten. 'Diğerlerini izlerken bu hamlenin işe yaramayacağını öğrenmiştin.'

 

"Ya çeneni kapa ya da yardım et!" diye bağıran Vorden, buz mızraklarını fırlatmaya devam etti. Canavarın er ya da geç yorulacağını biliyordu ve saldırıları hiç hasar vermiyor da değildi.

 

Yine de bu şekilde süreç çok uzayacaktı. Vorden, Erin’in bir anda elinde uzun kılıcıyla yukarıya sıçradığını gördü. Ve yeniden yere indiğinde canavarın kopuk kanadı alçalmaya başladı.

 

Koca bir kesik açmıştı ve siyah kanları saçılıyordu. Ancak birkaç saniye sonra açılan yara donmaya başladı. Ve buzla canavarın sol kanadını bütünüyle donduruncaya dek usul usul yayıldı.

 

Vorden da artık tek kanadıyla öylece kalakalan canavarın bedenine buz mızrağını sapladığı gibi işini bitirdi.

 

"Nihayet başardık mı!" diyen Layla, yerdeki canavara baktı.

 

Ve hızlıca kristalini çıkartarak geçici olarak küçük çantasına yerleştirdi.

 

"Bu bizim için bir sorun." dedi Erin. "Tek bir tanesini öldürmek bir sürü vaktimizi aldı. Sayıları çok olsa da birini öldürmek için bile üçümüzün güçlerini birleştirmesi gerekiyor. Bu noktada başka bir Dişli Solucan grubu arasak daha iyi olacak."

 

Derken sol taraftan gelen tezahüratları duydular. Berg’in başı çektiği grup, az önce tek seferde beş canavarı birden yakıp kül etmeyi başarmıştı.

 

Erin’in surat ifadesi tiksinti doluydu.

 

"Hadi ama, diğer bölgelerden birine gidip icabına bakacak bir sürü Dişli Solucan bulalım."

 

"Dur bir saniye!" diye bağırdı Vorden. "Bir planım var."

 

Berg ve grubu sekizinci kertenkelelerinin de işini bitirmiş ve dinlenmeye geçmişti. Berg’in özel gücünden yeniden faydalanabilmek ve MH puanlarını toparlayabilmek için zamana ihtiyacı vardı.

 

"Daha gidecek çok yolum var." diyen Berg, eline bakıyordu. Ateş gücü sağlam olsa ve okulun en güçlülerinden biri olarak görülse de ailesi için aynı şeyi söyleyemezdi. Onlar çok daha uzun süre güç kullanabiliyor ve çok daha sağlam alevler yaratabiliyorlardı.

 

Orijinal aileler bile üyelerine güçlerini öğretme konusunda farklılık gösteriyordu. Hepsinin kendince yöntemleri oluyordu, mesele Al Kalkanlar için her şey keşfe bağlıydı. Gücün temellerini öğrendikten sonra daha fazlasını kendilerinin öğrenmesi ve bireysel olarak gelişmeleri gerekiyordu.

 

Yan taraftan, "Hey, Berg, dikkat et!" diyen bir ses işitildi. Berg kafasını kaldırdığındaysa bir insan bedeninin üzerine doğru uçtuğunu gördü ve daha olup bitenleri idrak edemeden o bedenle çarpıştı.

 

Kumların üzerinde yuvarlanan ikili en nihayetinde durduğundaysa Vorden kendisini yerden kaldırarak, "O kaltak kendi takım arkadaşına böyle bir şeyi nasıl yapabildi!" dedi. "Çok affedersin, yardım lazım mı?" Sonra da elini uzatarak Berg’i yerden kaldırdı.

 

"Hey, ne yaptığınızı zannediyorsunuz siz!" diye bağıran yeni bir kişi koşturarak yaklaştı. "Liderimize daldın resmen."

 

"Yeter Lippy." dedi Berg. "Bir kaza olduğuna eminim."

 

Berg’in takımının bir parçası olan Lippy, bu yaşananlar karşısında şaşkındı. Genellikle böyle bir şey yapan biri şimdiye Berg tarafından yakılmış olurdu. Ama bunu yapmamış olma sebebi basitti. Vorden’ın saatine baktığında 8 rakamını görmüştü.

 

Vorden’ın nasıl bir gücü olduğunu bilmediği ve kendisiyle denk güçte çıkma ihtimali olduğu için de mücadeleye girmek istememişti.

 

Bu sırada, "Üzgünüz!" diyen Layla, arkasında Erin’le birlikte koşturarak geldi. "Aptal takım arkadaşımız can sıkıcı davranmaya başlayınca onu bir yerlere fırlatmam gerekti."

 

"Endişe etmeyin." dedi Berg’se. "Böyle kazalar yaşanabilir."

 

Özür faslı sonrası üçlü grup, Berg’in takımından ayrılarak yeniden avlanmaya karar verdi. Artık ateş gücü olan Vorden, birkaç kertenkele yakmaya hazırdı.

 

"Neden öylece gitmelerine izin verdin?" diye sordu Lippy.

 

Berg de "O kişi 8. seviye bir kullanıcıydı, bir süre gözümüz üzerinde olsun." yanıtını verdi.

 

Hemen hemen herkes Berg’in özel gücünün dört büyük aileden birinden gelmesine dayandığını biliyordu. Fakat diğer yüksek seviyeli kullanıcılar veya Orijinaller için aynı şey söylenemezdi. Vorden’a göz kulak olmak demek, rekabeti kontrol altında tutmak demekti.

 

Berg, üçlü grubun kayalardan birinin arkasına geçtiğini fark etti. Öncesinde onlara pek dikkat etmiyor olsa da kendileriyle aynı tarafta savaştıklarından emindi.

 

'Neden yer değiştirmek istediler ki?' diye düşündü.

 

Merakına yenik düşünce de keşfe çıkarak Vorden’ın gittiği noktanın birazcık yakınında avlanmaya karar verdi.

 

Ve merkezdeki iri kayaların birinin etrafından dolandığı anda Vorden’la takımını buldu, Vorden’ın Kanatlı Kertenkelelerden birini ateş güçleriyle yakmakta olduğunu gördü.

 

"Ne, ama nasıl?" dedi Lippy. "O da mı Al Kalkanların bir parçası?"

 

"Hayır, onu hayatım boyunca hiç görmedim. Anlaşılan soracağımız birkaç soru olacak."

 

#117. Bölüm : Yeni Bir Ateş Kullanıcısı

#Vorden’ın bunu yapmasını bekliyordum ama kazasız belasız gücü alıp kullanmaya başlamasını beklemiyordum. Gerçi saniyesinde yakalandığı için bu işin sonu pek ‘kazasız belasız’ olmayabilir. Bakalım bizi nasıl bir macera bekliyor, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31673 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42612 Bölüm Sayısı


creator
manga tr