111. Bölüm : Yeni Bir Gezegene Yolculuk

avatar
651 45

My Vampire System - 111. Bölüm : Yeni Bir Gezegene Yolculuk


Çevirmen : Clumsy



Nihayet portal gezisi günü gelip çatmıştı. Tüm birinci sınıflara binanın doğu tarafındaki antrenman salonunda toplanmaları söylenmişti. O salon normal şartlarda yalnızca askeri personelin kullanımına açıktı ki buna öğrenciler dahil değildi.

 

Salona giren Quinn bunu saniyesinde fark etmişti, çünkü burası Peter tarafından portala itildiği yerdi.

 

Odadaki portalların hemen hemen hepsi kenara itilmiş ve ortada yalnızca yeşil bir portal bırakılmıştı.

 

Del’in yaklaşık 50 kişiden oluşan sınıfı tamamıyla toplanmış ve öğrenciler beşerli gruplara ayrılmıştı. Önceden kaydettirdikleri takımları korumaları söylenmişti.

 

Her takımın ortasında kendilerine teslim edilen büyük birer sırt çantası görünüyordu.

 

O çantalar da takımların ihtiyaç duyduğu tedarik ve araç gereçleri içeriyordu. Bir aya kadar yetecek gıda hapları, su arıtma hapları ve ilkyardım malzemeleri de vardı.

 

"Evet, hanımlar beyler." dedi portalın hemen önünde duran Del. "Portala girmeden önce sizlere vermem gereken önemli bilgiler var, o yüzden dikkatli dinleyin. Portala girdiğinizde bileklerinizdeki iletişim cihazları çalışmamaya başlayacak. Portala adım atarken yanınızdaki kişiyle fiziksel temas halinde olmanız önem taşıyor. Aksi takdirde farklı bir konuma ışınlanırsınız."

 

Quinn ve Vorden ikilisi bunu zaten biliyordu.

 

"Ayrıca, Barınak sınırlarındaki rastgele noktalara ışınlanacaksınız. Paniklemeyin. Tüm Barınak güvenli ve askeriyeyle gezginler tarafından korunuyor. Geziniz bir hafta sürecek ve hedefiniz olabildiğince çok canavar kristaliyle geri dönmek. Haftanın sonunda en çok kristali getiren takım, en yüksek skoru alacak. Yeşil portal gezeninde göreceğiniz en yüksek düzeyli canavar orta düzey olacak. Ama onlar da nadir bulunuyorlar, birine rastladığınız takdirde yüzleşmekten kaçınıp farklı bir noktaya geçin lütfen." diye açıkladı Del.

 

"Barınağın içerisinde topladığınız kristallerin takibini yapacak olan bir depoya sahip bir askeri üs bulunuyor. Tüm kristallerinizden olmamanız için düzenli aralıklarla bunu yapmanızı öneririm. İlk giriş yapan bizim sınıfımız olacak, takip eden her saatte yeni bir birinci sınıf gönderilecek. Sınıfımın da öğretmenleri gibi rekabetçi olmasını umuyorum."

 

Diyen Del, portal gezisiyle ilgili açıklamalar yapmayı sürdürdü. Öğrencilere üs olarak belirlenen orijinal Barınaklarından fazla uzağa gitmemeleri önerisinde de bulundu. Gezegene birkaç farklı barınak yerleşmiş olsa da barınaklar arasında onlara rehberlik edecek kimse olmayacaktı.

 

Ve tüm barınaklarda bir askeri üs yoktu.

 

Test, ilk takım gezegene ulaştığı anda başlayacaktı. Avlanırken nasıl hareket edecekleri takımlara kalmıştı. Bu gezinin tüm amacı öğrencilerin kendi kendine yetebilecekleri noktaya gelmesini sağlamaktı.

 

Ama Del’in ağzından çıkan son bilgi, Quinn için verilebilecek en kötü haberdi.

 

"Lütfen zamanı iyi takip edin ve iyi dinlenin. Bu gezegendeki döngü 72 saat gündüz, 72 saat gece şeklinde, bu nedenle zaman hesabını kendiniz yapmalısınız. İşte söylemem gerekenler bunlardan ibaret."

 

Bunu duyan Vorden ve Layla’nın bakışları, ağzı açık kalakalan Quinn’e çevrildi.

 

"Merak etme Quinn." dedi Layla. "Şemsiyeyi yanıma aldım."

 

"Pfff şemsiyeymiş." dedi Vorden’sa. "Bende daha iyisi var." dedikten sonra da çantasına uzanarak güneş kremi çıkarttı.

 

"Bence bu iş görecektir." dedi.

 

Layla şişeyi işaret ederek kahkahalara boğuldu.

 

"Seni aptal, o hiç de işe yaramayacak."

 

"Nasıl bu kadar emin olabilirsin!" diye çıkıştı Vorden.

 

"Gençler, sakin olabilir misiniz lütfen, herkes bize bakıyor." dedi Quinn’se.

 

Gerçekten de etraflarındaki herkes, hararetli bir şekilde tartışan ikiliyi izliyordu.

 

Layla ve Vorden sessizce tartışmaya devam ederken Quinn her şeyi çantasına aldığından emin oluyor, Erin de canavar kılıcıyla oynuyordu. Takımda olup da o ana dek çıt çıkartmamış tek kişi Peter’dı.

 

Diğerleriyle arasında bolca mesafe bırakmaya özen göstermişti.

 

Takımlar portala giriş yapmaları için tek tek çağrılırken Quinn, sıra kendilerine gelmeden önce birkaç soru sormak için Vorden’ı yanına çekti.

 

"Hey, ne oldu, Peter meselesinin arkasında kim olduğuna dair bir şeyler öğrenebildin mi?" diye sordu.

 

"Hiçbir şey öğrenemedim." diye yanıtladı Vorden’sa.

 

"Ne, cidden mi?"

 

"Aynen. Ayrıca çocukları fena halde hırpaladım dersem abartmış olmam. Öğrenebildiğim tek şey var, asıl hedef sen değil benmişim." diye açıkladı Vorden. "Yine de onları takip etmeyi başardım ve görünen o ki ikinci sınıfların binasını haddinden fazla ziyaret ediyorlar. Ama gittikleri yeri görmeye çalıştığımda şansım yaver gitmedi. Belki de ikinci sınıfların düzenini biraz fazla bozmuşumdur."

 

"Anlıyorum, sanırım şimdilik gözümüz Peter’ın üzerinde olmalı."

 

"Hey, Quinn." diye fısıldadı Vorden. "Sence bu gerçekten de işe yaramaz mı?" derken de yanına aldığı güneş kremini gösterdi.

 

"Onu çoktan denemiştik ama beni kolladığın için teşekkürler."

 

Tam da o anda isimleri sayıldı ve tüm takım portala girmeye hazırlandı. Erin yerdeki çantaya doğru ilerlerkense başka bir el uzandı. Ve kafasını kaldıran Erin, o elin Peter’a ait olduğunu gördü.

 

"Yardım etmeme izin verin lütfen." dedi Peter. "İşe yaramazın teki olmak ve takımı aşağı çekmek istemem."

 

"Bırak ne isterse yapsın!" diye bağırdı Vorden’sa. "Hiç değilse eşyalarımızı taşıyabilir."

 

Böylece takım üyeleri art arda sıralandı ve her biri önündeki kişinin omzuna elini uzattı. En arkada Peter, en öndeyse Vorden vardı.

 

"Şimdi, unutmayın, birbirinizi bırakmak yok." dedi Del. "Yedi günün sonunda askeri üsse geçecek ve buradaki portala geri döneceksiniz."

 

Gençler tek tek ilerledi ve bedenlerini tuhaf bir hissiyat sarmaladı. Son olarak Peter da portala adımını attı.

 

Portala girmeleriyle birlikte duyuları keskinleşti, başları hafifçe dönerek zihinleri bulandı ve birkaç saniyenin sonunda her şey sona erdi.

 

Gözlerini açan takım üyelerinin etrafı çeşitli sohbetler ve gevezelikler eden vatandaşlarla çevriliydi. Sıra sıra bina, dükkan ve yiyecekle silah satan tezgahlar dört bir yandaydı. Barınağa başarıyla ulaşmışlardı.

 

Ama içlerinde tüm bunlardan hiç memnun olmayan biri vardı.

 

[Doğrudan güneş ışığına maruz kalıyorsunuz]

 

[Tüm istatistikler yüzde 70 azaldı]

 

#Üzgünüm Quinncim, gündüz vaktine denk gelmişsin. Ama 72 saatlik döngüler varsa zaten 7 günlük gezinin ancak yarısını verimli geçirebilecektir. Diğer yarısındaysa kafasında şemsiyeyle öylece gezecek herhalde. Rekabeti severim ve en çok kristali hangi takım toplayacak, neler yaşanacak, beklenmedik gelişmeler ve kayıplar olacak mı vb. soruların cevaplarını çok merak ediyorum. Öyleyse okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31635 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42539 Bölüm Sayısı


creator
manga tr