107. Bölüm : Kan Çekici

avatar
632 44

My Vampire System - 107. Bölüm : Kan Çekici


Çevirmen : Clumsy



Bu seferki rakip, Quinn’in daha önce dövüştüklerine kıyasla daha yetenekliydi. Quinn’e hafiften Vorden’ı anımsatıyordu. Güç seviyesi konusunda zirvede olmasa da özel gücünü kullanma konusunda becerikli ve yaratıcıydı.

 

[Rüzgar Yürüyüşü]

 

[Çizmeler aktive edildi]

 

Çizmelerin yeteneğini kullanan Quinn, hızını arttırmayı başararak yerden yükselen tüm mızraklardan kaçındı.

 

"Vaay, epey hızlıymış ha?" dedi kalabalıktan biri.

 

"Bence çizmelerin işi, son derece basit görünseler de orta düzey, hatta ileri düzey bile olabilirler."

 

Quinn mütemadiyen Kan Tokadı atarak karşılaşmayı sonlandırabilecek olsa da bu şekilde galip gelmek istemiyordu. An itibarıyla sağlığını kaybetmemeye dikkatli etmesini gerektiren gerçek dünyada gerçekleşecek bir mücadele için harikulade bir deneyim ediniyordu.

 

"Amma da can sıkıcı bir sinekçik!" diye bağırdı toprak kullanıcısı. Sonra da iki elini birden kaldırarak Quinn’i geçecek iki uzun duvar yarattı.

 

Ve ellerini birleştirişiyle duvarlar da onunla birlikte harekete geçti.

 

"Artık yalnızca tek bir yöne gidebilirsin."

 

Başka bir seçeneği kalmayan Quinn dosdoğru ilerlemeye mecburdu fakat bir planı vardı.

 

"Sersemletme!"

 

[Sersemletme başarısız oldu, kullanıcı sersemletilemedi]

 

"Ah, kahretsin."

 

An itibarıyla Quinn'in cazibe puanı aşırı düşüktü, dolayısıyla yeteneğinin güçlü rakiplere işlemesi pek mümkün değildi. Rakip ne kadar güçlüyse başarı şansı o kadar düşüktü. Ama bugüne dek her denemesinde başarılı olmuştu.

 

Bu kısmen Quinn’in şansının, kısmen de rakiplerinin yalnızca 1. ve 2. seviye olmasının sonucuydu.

 

Toprak kullanıcısı, önünde yeni bir duvar daha yükseltmiş ve duvarı ardı ardına yumruklamaya başlamıştı. Duvar parçaları inanılmaz bir hızla uçuyordu. Ve saldırılar Quinn’in vaktinde tepki veremeyeceği kadar hızlıydı.

 

Parçacıklar tek tek Quinn’e ulaşıyor ve onu geriye itiyordu.

 

[42/55 HP]

 

[38/55 HP]

 

[34/55 HP]

 

Quinn buna rağmen dişlerini sıkıp yere devrilmemeyi başardı. Yeni kaya parçaları gelirkense Anlık Adımla hepsinin önüne geçerek kendisini ıskalayıp ardında kalmalarını sağladı.

 

"Sanırım tuhaf kırmızı güçlerine rağmen yüksek seviyeli birine rakip olamıyor."

 

"E diğer adamın gücünü görmüyor musun? Tam set canavar ekipmanı kuşandığı için böyle olmalı. Normal bir 4. seviye hayatta öyle sağlam bir duvara vurup da o kayaları bu hızla uçuramazdı."

 

"Ehh, sonuç olarak hepsi abartıymış."

 

Ama bir kişi farklı görüşteydi. "Hadi ama Kan Evrimcisi, ben bu herifi uykumda bile yenebilirdim. Senin bundan daha iyi olduğunu biliyorum." diye düşünüyordu Nate.

 

"Bilirsin ya, özel güç kullanıcılarıyla savaşmaktaki tecrübesizliğin gerçekten kendisini göstermeye başlıyor." dedi sistem.

 

"Kapa çeneni, biliyoruz." dedi Quinn’se. "Siktir etsene ya."

 

Artık canına tak eden Quinn, bir kez daha hücuma geçti. Toprak kullanıcısıysa önünde yeni bir duvar yaratarak geçen seferki saldırının aynısıyla duvarı yumruklayıp kaya parçalarını uçurdu.

 

"Kim daha güçlüymüş görelim bakalım."

 

Quinn, her biriyle eşleşecek şekilde üzerine gelen her kayaya bir Kan Tokadı yolladı. Ve Quinn'in Kan Tokadı bariz şekilde daha güçlü çıkarak kayaları yok etti, ilerlemeyi sürdürdü.

 

Bunu gören ve başka şansı olmayan toprak kullanıcısı geriye doğru sıçradı ve aralarına sıra sıra duvar çekerek 3 metre kalınlıkta bir bariyer yarattı.

 

"Sıçmışım duvarına!" diyen Quinn, Çekiç Vuruşu hareketine başlayarak enerjiyi ayak parmaklarından bedeninin tepesine yükseltti.

 

"İşte bu, işte benim üzerimde kullandığı saldırı!" dedi Nate heyecanla. "Ama yeterli geleceğini sanmıyorum, niye ilk önce duvarları güçsüzleştirmek için o kırmızı şeyden daha fazla kullanmıyor ki! Ya da yan taraftaki daha ince duvarları kırıp arkasına geçebilir."

 

Nate endişeliydi. Kan Evrimcisinin daha güçlü olduğu bariz olsa da savaşma konusunda bir amatör olduğu da barizdi.

 

"Al bakalım, Kan Çekici!" diye bağıran Quinn, Çekiç Vuruşunu serbest bıraktı ve tam vaktinde Kan Püskürtmeyi de aktive etti.

 

22 kuvvet, artı yüzde 5 ve bir de Çekiç Vuruşuyla Kan Püskürtmenin birleşimi güçlü bir saldırı yaratmıştı.

 

Quinn’in yumruğu duvara ulaştığı anda paramparça olan duvardan arenanın dört bir yanına parçacıklar saçıldı. Seyircilerin bir kısmı onlardan kaçınmak için kımıldarken geri kalanlar hareketsizdi.

 

"Ahmaklar, bunun bir oyun olduğunu hatırlıyorsunuz, değil mi? Oradaki saldırılar bize zarar veremez."

 

Bu esnada saldırı, duvarın ötesinde ilerliyordu. Bu da toprak kullanıcısının hiç beklemediği bir şeydi.

 

"Saldırıyı karşılamam gerekecek öyleyse." dese de saldırı kendisine ulaştığı saniyede mavi partiküllere dönüşüşüyle karşılaşma sona erdi.

 

[Kazanan Kan Evrimcisi]

 

Ancak o saniyede Quinn de yere yığıldı. Onca yeteneğin üzerine bir de tüm saldırılarını birleştirmek, canlılığını bütünüyle tüketmişti. Neyse ki çok geçmeden kuvvetinin geri döneceği kendine ait lobi alanına ışınlandı.

 

O esnada tüm kalabalığın sesi kesildi. Hiçbiri neye tanık olduğunu veya ne diyeceğini bilemiyordu. Toprak kullanıcısı tüm karşılaşma boyunca tek bir darbe dahi almamıştı. Ve baştan ayağa canavar teçhizatıyla kuşanmış olmasına rağmen kaybetmişti. Ekipmanlar savunmasını da kuvvetini de arttırmış ama tüm bunlar tek bir saldırı karşısında bile işe yaramamıştı.

 

"Kimin nesi bu herif?" dedi biri.

 

"Size tuhaf biri demiştim, şu acayip kırmızı gücü gördünüz mü?"

 

"Aynen, daha önce böyle bir şeyi hiç görmemiştim, peki ya siz?"

 

"Hey, biriniz bu videoyu yükleyip foruma koysa ya. Belki de bir Orijinal bir şekilde özel gücünü oyuna aktarmayı başarmıştır."

 

Diğerleri sohbet ede ede çıkış yapıp giderken Nate tir tir titriyordu. O son saldırıyı gördükten sonra içi ürpermiş, tüyleri diken diken olmuştu.

 

"O saldırı benim üzerimde kullandığının aynısı değildi. Aynı gibi görünüyordu ama farklıydı."

 

Geçen sefer aynı saldırıyı karşıladığı takdirde sağlığının yarısını kaybetmekle kalmayacağını biliyordu. Hepsini kaybeder, tıpkı gözlerinin önündeki oyuncu gibi ölür giderdi.

 

"Demek gerçekten güçlendin, eh, demek ki benim de güçlenmem gerekecek."

 

Lobiye dönüşüyle tüm istatistik puanları yenilenen Quinn, artık koca bir maraton koşmuşçasına yere yatıp soluklanmıyordu.

 

"Kan Çekici saldırısı düşündüğümden çok daha fazla canlılık tüketti."

 

Lobide birkaç Kan Çekici saldırısı denemiş olsa da gücü o kadar tükenmemişti. Ama maçlar sırasında normal istatistikleriyle ilk kez Kan Çekici kullanmıştı.

 

Buna rağmen suratına bir gülümseme yerleşmişti.

 

[Kullanıcı mağlup edildi, 25 exp kazanıldı]

 

[40/100 exp]

 

Nihayet 4. seviye bir kullanıcıyı yenişiyle sistemden çabalarının karşılığını almıştı. Fiziksel olarak yorgun olmasa da bu son karşılaşma zihinsel olarak çok tüketici olmuştu. Böylesine yoğun bir mücadeleden sonra bir başkasına başlamak zordu.

 

Karşılaşmalar yalnızca birkaç saniye sürerken hava hoştu ama bu şekilde olunca işler değişiyordu. Bu yüzden bugünlük ara vermekte karar kıldı.

 

Kapsülden çıktığındaysa şaşırtıcı bir şekilde karşısında küçük bir çocuğa benzeyen birini buldu.

 

"Merhaba, Kan Evrimcisi." dedi Logan. "Nihayet buluştuk sanırım."

 

#Şu an için seviye atlamasına 100 exp yetecekken 25 kazanması iyiydi. Ama zorlu bir karşılaşma olduğu için bunları pek fazla tekrarlayamaz. Zaten her seferinde bayağı dikkat çekiyor, bir noktada oyunu bırakması bile gerekebilir. Peki ya önceki bölümlerden ismini bildiğimiz Logan nasıl biri, bizimkini bulma amacı ne ve bu karşılaşmanın sonu iyi olacak mı? Cevaplar için okumaya devam! 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31635 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42539 Bölüm Sayısı


creator
manga tr