105. Bölüm : Kan Evrimcisi Geri Dönüyor

avatar
679 48

My Vampire System - 105. Bölüm : Kan Evrimcisi Geri Dönüyor


Çevirmen : Clumsy



Quinn sanal gerçeklik odasına yönelir yönelmez heyecana kapıldı. Artık kredileri sayesinde oyunda dilediğince vakit geçirebilecek ve sıkılıncaya dek yeteneklerinin pratiğini yapabilecekti. Gerçi en nihayetinde en iyi seçenek kendine ait bir kapsül edinmesi olurdu. Bu sayede odasında da oyun oynayabilir ve askeri kamplar haricindeki insanlara da ulaşabilirdi.

 

Ama o şeyin fiyatını anımsamak bile içini ürpertiyordu. 100,000 kredi. O şeyi satın almak için on ileri düzey veya yüz orta düzey kristale ihtiyacı vardı. Böyle bir para biriktirmesi yıllar alırdı.

 

Aynı silahları tekrar tekrar üretemiyor olmasını da çok üzücü buluyordu. Bunu yapabiliyor olsaydı sınırsız bir para tedariki sağlayabilirdi. Fakat bu durum, sistemi bir şekilde sömürüp sömüremeyeceğini merak etmesine yol açıyordu.

 

Derken aklına bir fikir geldi. Silah yapmak için gereken nesneleri biliyordu. Şu anda kullandığı eldivenler yalnızca üç canavar kristali gerektiriyordu. Nesneleri ve orijinal eldivenleri referans olarak verdiği takdirde bir demirci, tersine mühendislikle benzer bir şey yapabilirdi.

 

'Bir bakalım, materyaller için üç bin, demirci için de iki bin kredi. Toplam beş bin ediyor, eğer eldiveni pazarda sekiz bine satabilirsem üç bin kar ederim.'

 

Quinn’in planındaki problemin farkına varması çok sürmedi. Silah satarak elde edeceği kar, yeniden silah yapması için yeterli gelmeyecekti. En başta daha fazla ana parasının olması ya da fikrine yatırım yapacak birini bulması gerekiyordu.

 

"Yerinde olsaydım dikkatli davranırdım." Ciddiyetle böyle söyleyen sistem, her zamankinden farklıydı. "Mağazada aradığın hiçbir şeyi pazarda bulamadığını unuttun mu? Eh, bunun bir sebebi vardı."

 

"Neymiş o sebep?"

 

"Bu silahlar ve onları yapmak için kullanılan çizimler insanlara ait değil."

 

Quinn’in bir isim uymasına gerek yoktu. Sistemin neden bahsettiğini biliyordu. Onlar vampirlere aitti.

 

"Korkarım ki o nesnelerden toplu halde imal eder ve onları halka satmaya başlarsan peşine düşerler."

 

"Öyleyse bu plan ihtimaller dahilinde değil."

 

"Ben sana bunu yapamazsın demiyorum, yalnızca dikkatli olmanı söylüyorum."

 

Belki de Quinn’in para kazanma planını şu an için askıya alması gerekecekti. Henüz bırakın vampirleri, diğer insanlarla baş edecek güçte bile değildi, ayrıca kendisine arka çıkacak bir destekçisi veya bir yatırımcısı da yoktu.

 

En sonunda sanal gerçeklik odasına ulaşan Quinn, tezgahın başına geçti. Ve bu defa on saatlik oyun hakkı için 100 kredi ödedi. Hepsini tek seferde harcamayı planlamıyordu ama bu sayede oyunu bölünmeyecekti.

 

Sabahın erken saatleriydi, dolayısıyla ortalık tenhaydı. Ayrıca insanlar genellikle hafta sonlarını tüm gün oyun oynayarak geçirmek istemezdi.

 

Quinn, iki kapsülün arasına girmeye dikkat etti.

 

Sonra da etrafına bakınıp kimselerin bakmadığından emin olduğunda boyutsal boşluğunu açarak çizmeleriyle eldivenlerini çıkarttı. İkisini de tarayıcıya yerleştirip süreci tamamladığındaysa yeniden boyutsal boşluğa koydu.

 

[Hoş Geldin Kan Evrimcisi]

 

Kapsüle giren Quinn, boş beyaz alana ışınlandı. Ve ilk işi özel güç listesine bakmayı denemek oldu. Kaydırdı da kaydırdı ama en sonunda tam da düşündüğü şey oldu. Oyun sisteminde böyle bir güç yoktu.

 

Tıpkı kan güçlerinde olduğu gibi gölge güçlerini kullanmayı denediğindeyse bu defa işe yaramadığını gördü.

 

"Sistem mutant hücreleri kaydedemiyor mu? Bu yüzden güçlerin manüel olarak girilmesi mi gerekiyor?" Quinn kendi sorduğu bu soruyu nasıl yanıtlayacağını bilmiyordu ve dürüst olmak gerekirse bunu yapabilecek pek fazla kişi olmadığı için şimdilik endişe etmesine gerek yoktu.

 

Tek bildiği, kan güçlerinin oyunda işe yararken gölge güçlerinin yaramadığıydı. Ama bir de gölgelerden bağımsız gücü olan Sersemletme vardı.

 

Quinn maçlara başlamadan önce izlediği son eğitim videosunu kavradığından emin olmak istiyordu.

 

Oyundayken sağlığı azalmadan dilediğince kan yeteneği kullanabiliyordu. Yeteneği kullanmaya kalkışmadan önce referans olması adına bir kez daha videoyu izledi. Ve ilk denemesinde epey başarılı oldu.

 

Diğer yeteneklerin aksine öğrenilecek pek fazla şey yoktu, daha ziyade zamanlamayı ayarlama, Kan Püskürtmeyle Çekiç Vuruşunu aynı anda aktive etme meselesiydi.

 

Quinn bu sefer de Kan Püskürtmeyi aktive ederken kollarını tamamen uzatabileceği noktada normal yumruklar atmayı denedi.

 

Bazen çok erken aktive ederek kollarının biraz geri çekilmesine yol açıyor, bazen de başarılı oluyordu. Mühim olan zamanlamayı ayarlamak, yeteneği doğru noktada aktive etmekti.

 

30 dakika boyunca aralıksız pratik yaptıktan sonra Kan Püskürtmeyle yumruk atmaktaki başarı oranını yüzde 80 civarına çıkarttı. Çekiç Vuruşuylaysa neredeyse yüzde 100’ü buluyordu fakat sistemin de söylediği gibi Çekiç Vuruşunu Kan Püskürtmeyle birleştirmek daha uzun zaman alıyordu.

 

"Yeni yetenekleri test etme zamanı."

 

[Aynı seviyede rakipler aranıyor]

 

Quinn’in hala 1. seviye görünmesi, kendisiyle aynı seviyede rakipler arayabileceği anlamına geliyordu. İlk etapta yeteneklerini test etmek için kolay bir rakip seçmek istiyordu ama aramaya başladığı saniyede kullanıcı kimliği online oldu.

 

"Oh, epeydir görünmüyordu." dedi Nate. "Oyunu bırakmış olabileceğini düşünmüştüm."

 

Nate Kan Evrimcisiyle savaştı savaşalı, bilhassa özel güç tipi nedeniyle rakibine ilgi duymaya başlamıştı.

 

[Kan Evrimcisi gözlemleniyor]

 

Ancak onu izleyen tek kişi Nate değildi. Logan’ın gözü de Quinn’in üzerindeydi. Forumdaki paylaşım meselesi kapanalı epey olmuştu ama birilerinin yaratılmasına yardımcı olduğu oyundan faydalanmış olabileceği düşüncesi hala Logan’ın canını sıkıyordu.

 

Kan Evrimcisi online olduğu anda haberi olsun diye bir sistem kurmuştu. Bu sayede arkadaş listesine eklemesine gerek olmaksızın yapacağı karşılaşmaları izleyebilecekti.

 

"Hadi ama, nasıl yaptığını göster bana." diyen Logan, Kan Evrimcisinin sıradaki karşılaşmayı başlatmasını bekliyordu. Bir parçası o videoların sahte çıkmasını umuyor ve birilerinin sistemi alt etmiş olup olmadığını kendi gözleriyle görmesi gerekiyordu.

 

Yaklaşık bir dakikalık arayışın sonunda sistem, Quinn’e uygun bir rakip buldu. Ve oyuncuların avatarları oyuna giriş yaptı.

 

Yeni çizmelerini ve eldivenlerini kuşanmış olan Quinn’in istatistikleri hiç olmadığı kadar yüksekti.

 

[Kuvvet 16 (+6)]

 

[Canlılık 15]

 

[Çeviklik 16 (+4)]

 

[Cazibe 5]

 

Geri sayımın gerçekleşişiyle oyun başladı. Ve Quinn saniyesinde öne atıldı. Yeni çizmeleriyle kendisini her zamankinden daha hızlı ve hafif hissediyordu.

 

"Bu şeyler harikaymış."

 

İlk mücadelesi yapabileceklerine dair bir test olacaktı. Koşarken çizmelerindeki yeteneği aktive etmeye ve otuz saniyeliğine hızını daha da arttırmaya karar verdi. Bir o yana bir bu yana koşuyor, rakibiyse ona ayak uydurmayı imkansız buluyordu.

 

Bir sineği izlemek gibiydi, bir an yerini görmek mümkünken hemen ardından yön değiştiriyor ve gözden kayboluyordu.

 

Kullanıcı, önceden hazırlamış olduğu suyu uzun bir bıçağa dönüştürdü. Otuz saniyelik koşuşturmaca sonunda çizmeleri nihayet süresini tüketen Quinn’se dosdoğru rakibine yöneldi.

 

[Rüzgar koşusunun yeniden kullanılmasından önce beş dakika gerekli]

 

"Gerçekten öylece üzerime mi koşacak sadece?" diye düşünen kullanıcı, Quinn yeterince yaklaştığı anda göğsüne doğru su kılıcını savurdu.

 

"Muhtemelen o şey bana vursa da ölmem, şunu bir deneyelim."

 

Diye düşünen Quinn’se kullanıcının gözünün içine bakarak yeni yeteneğini ilk defa aktive etti.

 

[Sersemletme aktive edildi]

 

[Rakibiniz sersemledi]

 

Ansızın su kullanıcısının zihnine bir korku çöktü. İçi ürperdi ve elini kımıldatmaya çalıştığı anda karşılık bulamadı.

 

Bu sırada Quinn yumruğunu savurdu ve o yumruk kullanıcının karnına indiği saniyede Kan Püskürtmeyi de aktive etti. Kullanıcı havaya uçarken de peşinden Quinn’in eldivenlerinden çıkan dağınık bir kan hattı geldi.

 

[Kazanan Kan Evrimcisi]

 

Quinn’in rakibinin işini bitirmesi için Kan Püskürtme kullandığı tek bir yumruk yeterli gelmişti.

 

"Anlaşılan yalnızca kan yeteneklerim değil, bütün vampir güçlerim burada işe yarıyor. Eh, bunu öğrendiğime sevindim."

 

Logan tüm mücadeleyi izlemişti. Gözlerine inanamıyordu, kullanıcının bir çeşit kırmızı enerjiden faydalanabildiği doğruydu. Bildiği hiçbir özel güce benzemiyordu ama sorun bu değildi. Logan Quinn’in oyuna girmeden önce herhangi bir özel güç seçmediğini çoktan teyit edip onaylamıştı.

 

Klavyesine hızlıca bir şeyler yazarak toplayabileceği tüm bilgileri araştırdı. Kullanıcının güvenliği için çoğu bilgi gizlenmişti. Kapsüldeki kişinin kim olduğunu öğrenemiyordu ama öğrenebildiği başka bir şey vardı.

 

Birkaç dakikalık aktivitenin sonunda nihayet ihtiyacı olan bilgiye ulaşmıştı.

 

[Kullanıcı Kan Evrimcisinin giriş yaptığı konum: 2. Askeri Üs]

 

"Oh, şu işe bakın, anlaşılan epey yakınmışız." diyen Logan, bilgisayar ekranına bakarak gülümsedi.

 

#Truedream amcamız üsse geliyor, genç vampir çocuk Kan Evrimcisine borçlu olduğunu söyledi, Logan da bizimkinin giriş yaptığı konumu öğrendiği için üsse gelecek gibi görünüyor. Ortalık karışacak gibi ama ne zaman? Hadi bakalım bizi neler bekliyormuş, okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31635 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42539 Bölüm Sayısı


creator
manga tr