97. Bölüm : Değiştim

avatar
851 55

My Vampire System - 97. Bölüm : Değiştim


Çevirmen : Clumsy



Quinn son iki günde hiçbir şey yememişti, onun yerinde bir başkası olsaydı şimdiye açlıktan ölüyor olurdu. Ancak Quinn için durum böyle değildi. Hapı almadan önce karnı tamamen toktu ve bunun sebebini de tahmin edebiliyordu. Ian’ın kanı.

 

Tükettiği son şey kandı ve an itibarıyla karnının içindeydi. Nedense hapı alır almaz bedeninin onu reddettiği hissine kapılmıştı.

 

[Yenilemez madde tüketildi]

 

[-10 HP]

 

[45/55 HP]

 

Quinn’in daha önce yemekleri tüketme konusunda herhangi bir sıkıntısı yoktu, tat alma tomurcuklarının eskisine nazaran etkisizleştiği barizdi ama ne olursa olsun yemekleri her zaman gırtlağından aşağı indirebiliyordu.

 

Hayley, ikinci bir kontrol için bir kez daha koşturarak Quinn’i yere yatırdı. Aklına gelen her şeyi kontrol etti ve hatta midesi üzerinde şifa gücünü kullanmaya bile başladı. Genç kadının elleri belli belirsiz bir parıltı saçtıkça Quinn’in tüm bedenine yatıştırıcı bir his yayılıyordu.

 

[Bir şifa gücü tespit edildi]

 

[Güç engellenemedi]

 

[+1]

 

[+1]

 

 

[55/55 HP]

 

Şifa gücünün hala işe yaradığını görmek rahatlatıcıydı. Gelecekte ağır yaralanırsa şifa seçeneğine sahip olmak iş görürdü.

 

"Teşekkür ederim, artık çok daha iyi hissediyorum." dedi Quinn.

 

[Açlığınız kuvvetleniyor]

 

Ancak Hayley sağlığını tamamıyla doldurmayı başarmış olsa da şifa gücünün yere saçılan ‘besin’ konusunda yapabileceği hiçbir şey yoktu.

 

"Oğlanın ne sıkıntısı olduğunu buldun mu?" diye sordu Fay.

 

"Henüz değil." diye yanıtladı Hayley. "Ama geri döndüğümüzde onu revire götürmem gerekecek."

 

Tam da o anda Leo, omzunda bir şey taşıyarak odaya döndü. Quinn’se odaya girdiği saniyede o şeyin ne olduğunu anladı. Tatlı bir koku Quinn’i çağırıyordu.

 

[Kan Bankası kullanıldı]

 

[90/100 ml]

 

[Açlığınız dindi]

 

Quinn Kan Bankasından biraz kan alarak Leo’nun omzundaki bedeni kapma dürtüsünü bastırabilmiş olsa da odadaki tatlı koku hala varlığını koruyordu.

 

"Artık gitmeye hazır mıyız?" diyen Leo’nun gözleri Quinn’in bulunduğu noktaya çevriliydi.

 

'Bana mı bakıyor o? Yok artık, adam kör sonuçta.'

 

"Evet, siz ikiniz." diyen Fay de Vorden ve Quinn’e bakıyordu. "Geri döndüğümüzde olanlara dair detaylı bir rapor bekliyorum. Hikayenin diğer tarafını çoktan dinlemiş olsak da eşleşiyor mu diye sizi de dinlemek istiyoruz."

 

Bunu duyan Vorden ve Quinn ikilisinin gözleri birbirlerine çevrildi.

 

"Yani birinin bizi portala itmiş olduğundan haberiniz var mı?" diye sordu Vorden.

 

"Evet, bu işten sorumlu olan ikinci sınıf öğrencisi öne çıkıp suçunu itiraf etti. Biz konuşurken General Duke de sorumluya cezasını veriyor."

 

İkili sebebini bilemese de birileri Peter’ın arkasını kolluyordu. Bu da Vorden ve Quinn’in şüphelerinin doğru olduğu anlamına geliyordu, biri Peter’dan bunu yapmasını istemişti ve o kişi sıradan biri değildi. Peter’ı kollayabilecek ve suçu ikinci sınıflardan birinin üzerine yıkabilecek biriydi.

 

Öğrencilerin ortaya geçişi ve Fay’in başı çekişiyle grup, antrenman merkezinden yola koyuldu. Leo hemen arkasına geçmişti ve Quinn, artık düşüncelerinden emindi, adam dikkatle kendisini izliyordu. Derken Leo’nun insanların özel güç kullanıp kullanmadığını tespit edebildiğini söylediği günü anımsadı.

 

Acaba Leo Quinn’in bir özel güç sahibi olduğunu keşfetmiş miydi, eğer öyleyse neden bu konuda bir şey söylememişti? Derken Leo, Quinn farkına bile varmadan yanına geçerek doğruca kulağına fısıldadı.

 

"Okula geri döndüğümüzde seninle baş başa bir konuşalım. Canını yakmayacağıma söz veriyorum." dedi.

 

Ve cümlelerinin sonuna ulaşır ulaşmaz arkalarını koruyacak kişi olarak pozisyonuna geri döndü. Arkasını dönüp Leo’ya bakan Quinn, suratına koca bir gülümseme yerleşmiş olduğunu görebiliyordu.

 

Bugünlerde insanlara güvenmeyi zor bulsa da böyle bir suratla ondan zarar geleceğini düşünemiyor ve Leo’nun ne hakkında konuşmak istediğini çok merak ediyordu.

 

En kötü ihtimalle buluşmaya Vorden ve Layla’yı da götürürdü.

 

Grup en sonunda resepsiyon odasına, dışarıdan girdiklerinde ulaştıkları noktaya vardı. Resepsiyon masasında, yanı başında bir erişim kodu makinesi olan bir bilgisayar vardı. Fay, giriş yapmasını sağlayacak kodu tuşladı.

 

Arkasından da bir şeyler yazdı ve arena bölgesinden yüksek, mekanik bir ses geldi.

 

"Ehh, tek başımıza o şeyi hayatta açamazmışız." dedi Vorden.

 

Ancak Quinn, onunla aynı fikirde değildi. İnceleme yeteneği sayesinde hiç değilse erişim makinesini kullanabilirdi ama yeteneğinin bilgisayar konusunda yardımı olur muydu kısmını bilemiyordu.

 

Bu işi de halleden grup, yeniden geldikleri yere döndü. Ancak bu defa onları karşılayan tek şey düz arena zemini olmadı. Oraya kocaman bir portal yerleşmişti.

 

"Gayet de iyi görünüyor!" diye sızlandı Del. "Anlaşılan bu şeyi boş yere taşımışım."

 

Grup portala yaklaştıkça Quinn, kalp atışlarının hızlandığını hissediyordu ve bunu hissedebilen tek kişi kendisi de değildi.

 

"Sorun nedir evlat?" dedi Leo.

 

Quinn’se "Yok bir şey." diye yanıtladı.

 

Ama yalan söylüyordu. Gıda hapını yuttuktan sonra son evriminin bedenini değiştirmiş olduğu netleşmişti. Eskiden yemek yiyebilirken artık yiyemiyorsa başka neler değişmiş olabilirdi?

 

Ya daha önce güneşe çıktığında istatistikleri yarıya inerken bu defa küle dönerse?

 

Vorden da Quinn’e bakarak aynı şeyi fark etmişti. "Hey, bu şeyin diğer ucunda gece mi gündüz mü biliyor musunuz acaba? Güneşi görmeyeli bayağı oldu da."

 

"Güneşin batmasına daha birkaç saat var." diye yanıtladı Fay. "Ama geri dönünce dinlenmenizi öneririm."

 

Bu kelimeleri işiten Quinn yutkundu.

 

'Oh, rahat olur musun lütfen!' dedi sistemse. 'Endişelenme, güneş seni öldürmeyecek.'

 

'Gerçekten mi?'

 

'Evet, sana ne diye yalan söyleyeyim ki, yine de üzerinde farklı bir etkisi olacak tabii.'

 

'Ne gibi?'

 

'Ehh, bekle de gör.'

 

#Ve ilk gezegen maceramız böylece yeni bir güç, yeni seviyeler ve resmileşmiş bir ‘vampirlikle’ sona erdi. Yemek mevzusundan sonra güneşe çıktığında neler olacağını ben de merak ettim doğrusu. Bakalım bir sonraki bölümde cevap bulabilecek miyiz, hadi orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31688 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42674 Bölüm Sayısı


creator
manga tr