92. Bölüm : Kan Ritüeli

avatar
902 57

My Vampire System - 92. Bölüm : Kan Ritüeli


Çevirmen : Clumsy



Quinn Kan Ritüelinin ne olduğunu merak ediyordu, sonuçta hakkında pek fazla bilgi verilmemişti. Ama sistemi o anda Vorden’ı bir Kanlıya dönüştürmeyi teklif edince her şey netlik kazanmıştı.

 

Bu, Vorden’ın bir nevi vampire dönüşmesine imkan tanıyan bir ritüeldi. Ayrıca bu yeteneğin altında 0/2 yazılıydı. Buradan da en fazla iki kişiyi dönüştürebileceği varsayımında bulunulabilirdi. Bu sayı gelecekte artabilecek olsa da şimdilik durum buydu.

 

"Vorden’ı öylece vampire dönüştüremem, benimle aynı saçmalıklarla baş etmek zorunda kalır." diye düşündü Quinn. "Benim güçlenmek için buna ihtiyacım olabilir ama zaten güçlü biri olan Vorden için hiçbir artısı yok."

 

Derken aklına bir şey geldi. Videodaki sarışın adam kendisine bir ordu kurmasını, pek yakında başka vampirlerin onu aramaya geleceğini söylemişti. Bahsettiği şey bu muydu ki?

 

Ne olursa olsun buna karar vermek Quinn’e düşmezdi. Vorden’ın çok yardımı dokunmuştu ve bu onun seçimi olmalıydı. Bu işe birlikte baş koyabileceği insanlar olması Quinn’in hoşuna giderdi.

 

"Hey Vorden, böyle bir seçeneğin ya da seni Vampire dönüştürebilme imkanım olsaydı bunu ister miydin?" diye sordu Quinn.

 

"Duygularını incitmek falan istemem ama yanıtım hayır olurdu." dedi Vorden. "Bu gezegendeyken hava hoş da günün büyük bir kısmında güçsüz olmak istemem, hem… bu durumda özel gücüme ne olur?"

 

Quinn yapay zekanın Vorden’ın endişelerini yanıtlaması için bekledi. Çünkü Quinn’in gözüne başta düşündüğünden daha zeki gelmeye başlamıştı. Öncesinde söyledikleri ve yeteneği kullanma seçeneği sunmuş olması, konuşulan her şeyi dinlediği anlamına geliyordu.

 

"İyi, madem benden bir yanıt bekliyorsun, vereyim. Bedenindeki tüm hücre yapısı değişir ve bir Vampire dönüşür. Ya da o tarz bir şeye. Yani evet derse artık özel gücünü kullanamaz. Bunun yanı sıra yeni bir güç edinmesi vakit alabilir."

 

"Ne demek istiyorsun?" diye sordu Quinn.

 

"Sen gölge gücünü geleneksel bir yolla edinmedin ve ortada üzerinde çalışabileceği bir özel güç kitabı kalmadı. Kitaptakileri ona öğretmense imkansıza yakın. Bu yüzden Vampir hücreleriyle uyumlu yeni bir özel güç kitabı buluncaya dek beklemesi gerekir."

 

"Aynen, üzgünüm Vorden, muhtemelen özel gücünden vazgeçmek zorunda kalırsın." Quinn, kafasının arkasını kaşıyarak böyle söyledi. "Yalnızca bir sorayım diye düşündüm; Vampirlerle kafayı bozmuş tiplerden çıkabilirdin."

 

"Öyle tipler mi varmış?" diye yanıtladı Vorden’sa.

 

****

 

İki oğlan tribünlerden inerek mücadele için tasarlanmış arenaya geçti. Bir saattir mekanı arıyorlardı ama portalın olabileceği bir yer bulamayacaklarmış gibi görünüyordu.

 

Bir karar vermeleri gerekiyordu. Antrenman merkezinde mi kalacaklardı yoksa yeni bir yer mi arayacaklardı? Ancak Quinn, bu kararı vermeden önce yeni yeteneklerini anlamak istiyordu.

 

Vorden’ın da ilgisini çekiyor ve elementsel güçleri kullanmak konusunda tecrübeli olduğu için yardımının dokunabileceğini düşünüyordu.

 

Denenecek ilk yetenek Boyutsal Depolamaydı. Tıpkı diğer yeteneklerde olduğu gibi Quinn’in yapması gereken tek şey bunu aklından geçirmekti, yeteneği bu şekilde aktive olacaktı. Bunu yaptığı andaysa kendi bedeninin gölgesi hafifçe kıvrılıp kıpırdanmaya başladı. Daimi bir hareket içerisindeki bir okyanusa benziyordu.

 

Quinn, öncesinde eline almış olduğu bir metal parçasını usulca gölgenin içerisine itti ve o obje, en nihayetinde gözden kayboluncaya dek alçalıp battı.

 

"Temiz işmiş." dedi bunu izleyen Vorden. "Geri getirebiliyor musun?"

 

Quinn elini gölgenin üzerine koydu ve kolu içine battı fakat hiçbir şey hissetmedi. Ardından metal parçasını düşündü ve ansızın elinde bir şey hissetti, yukarı çektiğindeyse metal parçası gölgenin içerisinden ayrıldı.

 

İki oğlan yeni Boyutsal Depolama testleriyle devam etti. Quinn’in keşfettiği üzere nesnelere erişim sağlamasının tek yolu kendi gölgesi değildi, Vorden’ın veya duvarlarla binaların gölgeleri de iş görüyordu.

 

Bu gölgelere dokunduğu anda onlar da kendi gölgesi gibi kıpırdanmaya başlıyordu.

 

Sıradaki test konusu, gölgenin kendisinden büyük bir şeyi depolayıp depolayamayacağıydı. Vorden tribünlerden birkaç sandalye topladı ve onlarla kocaman bir metal çember yaptı. Quinn de onu depolamak için bir elini çembere, diğerini de gölgesine yerleştirdi.

 

Ardından ayaklarının altındaki gölge, o çemberin yarattığı gölgeye doğru genişledi. En nihayetinde de tüm çember gölgenin içine batıp gitti.

 

Görünen o ki nesnenin boyutu bir önem taşımıyordu, işin iyi yanıysa bu yeteneği kullanmanın MH harcamamasıydı.

 

Sıradaki yetenek, Quinn’in en çok merak ettiğiydi. Gölge Kontrolü, tarifi pek açıklayıcı olmayan bir yetenekti.  

 

[1. Seviye Gölge Kontrolü aktif]

 

O anda Quinn’in zihninde bir şey çıt etti ve kontrol edebileceği yeni kollara sahip olduğu hissine kapıldı. Ayaklarının altındaki gölgeler canlıydı ve özgürce kımıldayabiliyordu. Gölgeyi kaldırışıyla etrafını kaplayan daimi, karanlık, hareketli bir sis gibi görünüyordu.

 

"Sanırım yeteneğin şu an için yalnızca senin gölgenle sınırlı. 1. seviye toprak gücü gibi." dedi Vorden. "Neden aktive etmek için o kadar mutant hücresi gerektiğini ve 6. seviye gibi göründüğünü merak ettim doğrusu."

 

Etrafındaki gölgeyi kullanan Quinn, onu uzatarak daha önce boyuttan çıkartmış olduğu metal parçasını kaldırdı. Başka bir kişiyi kontrol etmek gibiydi.

 

Bir müddet kullandıktan sonraysa olayı kavradı. Gölgeyi bedeninin etrafındaki her yere gönderebiliyor veya istediği şekli verebiliyordu. Silaha bile dönüştürebiliyordu fakat kılıç tarzı bir şekil verip metali kesmeye çalıştığında etrafından dolaşmaktan başka bir şey yapmıyordu.

 

Gölge kılıcı normaliyle aynı özellikleri taşımıyor gibi görünüyordu.

 

"Ee, madem artık olayı çözdün, biraz idman yapmaya ne dersin?" diye sordu Vorden.

 

#Şimdilik gölgesiyle savaşamıyor, sadece getir götür yaptırabiliyor gibi görünüyor. Yine de bu haliyle bile faydasını görebilir. Saklanmasını sağlayan gölge gücü daha iyi gibi ama o da hücre sayısını azaltıyordu. Acaba azalan sayının toparlanması ne kadar vakit alıyor, bundan da bahsedilmemişti sanırım. Zamanla hepsini öğreniriz elbette, hadi bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31674 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42623 Bölüm Sayısı


creator
manga tr