87. Bölüm : Korktun Mu?

avatar
942 51

My Vampire System - 87. Bölüm : Korktun Mu?


Çevirmen : Clumsy



Vorden’ın Quinn’in ağzından bir şeyler duyuşunun üzerinden yaklaşık on dakika geçmişti. Ama feryat eden Quinn’dense sessiz Quinn’i yeğlerdi. Öncesinde her an bir kıyamet kopabilecekmiş gibi hissederken şu anda gergindi ve artık kapıyı tutmuyordu.

 

Sırtını kapıya yaslamış şekilde dikiliyordu.

 

"Hey, hala ne işimiz var burada?" diye sordu Raten. "O herif her an çıkıp bizi yiyebilir, şu yaptığına anlam veremiyorum."

 

"Ama bunu yapmıyor, öyle değil mi?" diye yanıtladı Vorden. "Sence şimdiye çıkıp bizi yiyemez miydi, dürüst olmak gerekirse kapıyı özel gücümle tutmamın bile onu durdurmaya yeteceğini zannetmiyorum." Dedikten sonra da ellerini göğsüne doğru kaldırdı; yarası kuruyup kabuk bağlamaya başladı.

 

Ardından kapının öbür ucunda bir hareketlilik duyuldu, Quinn ayaklanmaya başlamıştı.

 

"Vorden, hala orada mısın?" dedi Quinn.

 

"Evet, buradayım. Toparlandın mı?"

 

"Hı hı, iyiyim, az önce neler olduğunu öğrenmek istiyorsundur herhalde?"

 

"E yani, hayır dersem yalan söylemiş olurum."

 

Bunu duyan Quinn derin bir nefes aldı ve Vorden’a tüm gerçeği anlatmaya hazırlandı. Bu onun için zor bir işti. Layla gerçeği kabullenmeye dünden razıyken herkes onun gibi değildi ve Quinn, Vorden’ın vereceği tepkiden korkuyordu.  

 

Eline geçen kitapla ağır ağır konuya girerek onu kullanır kullanmaz kendini farklı hissettiğinden bahsetti. Ardından okulda yaşananları ve Layla’yla olanları açıkladı. Portal dünyasına varışı ve en nihayetinde Kan Emiciye dönüşüyle birlikte de anlattıklarını sonlandırdı.

 

Gerçi atlamaya karar verdiği detaylar da vardı. Özel gücünün bir sistem gibi oluşundan bahsetmeyip kanla güçlendiğini söylemekle yetinmiş, gizemli sarışın adamla ilgili kısımları da atlamıştı.

 

Gizemli adam, kendi başına halletmesi gereken bir problemdi ve Vorden’a ihtiyaç duyduğu kadarını söylemesi yeterliydi.

 

Quinn’in hikayesinin sonuna ulaşmasıyla aralarında bir sessizlik doğdu. Vorden elbette ki tüm bu yaşananlar karşısında şoktaydı. Vampir diye bir şeyin var olduğundan bile bihaberdi ve Quinn bu meseleden daha önce bahsetmiş olsaydı delirdin herhalde diye düşünürdü.

 

Ama yaşananları ve Quinn’in dönüştüğü şeyi görmüştü ve Ian’ın odada yatan cesedi tüm bunların kanıtıydı.

 

"Anlarsın ya, daha tanıştığımız ilk anda senin farklı olduğunu anlamıştım." dedi Vorden.

 

"Ne demek istiyorsun?" diye sordu Quinn.

 

"Özel güçlerin nasıl işlediğini biliyor musun? Herkesin bedeninde aktive edebildiği bir miktar mutant hücre bulunur. Aktive edilebilen hücre sayısı arttıkça özel güç seviyesi de yükselir, benim özel gücüm de insanlarda bulunan bu hücreleri kendi bedenimde taklit edebilmemi sağlıyor. İşte bu yüzden söz konusu kişi yalnızca 1. seviye toprak gücü kullanıcısıysa ben de sadece onunla aynı sayıda hücreyi kopyalayabiliyorum. Ama senin elini sıktığımda bedeninde farklı hücreler olduğunu hissetmiş ve nedense onları taklit edememiştim. Deneyip durmuştum, hücreler şekillenip bozulmuş ama her defasında sonu başarısızlık olmuştu. Böyle bir şeyin başıma geldiği ilk seferdi."

 

"Benden korkuyor musun, Vorden?"

 

"Korkmak mı, Quinn, herkesin başkalarının öğrenmesini istemediği sırları vardır, kimilerininkiyse daha fazladır. Bunu gizlemiş olman anlaşılır. Öğrenilseydi hükümet, askeriye ve tüm güçlü aileler seni yakalamaya ve gücünü ele geçirmeye çalışırdı."

 

Diyen Vorden arkasını dönerek metal kapıyı çekip koridora doğru götürdü. Kapının çekilişiyle birlikte kafasını kaldırdığındaysa şaşkınlıktan ağzı açık kaldı. İlginç bir şekilde Quinn, tamamen farklı biri gibi görünüyordu. Taşıdığı enerji bambaşkaydı.

 

Quinn altı yedi santim uzamış, teni inanılmaz pürüzsüz olmuş ve rengi birazcık açılmıştı. Suratıysa daha erkeksi bir hal almıştı.

 

"İşte bunu açıklamak biraz zor olabilir." dedi Vorden.

 

****

 

Vorden odayı terk etmeden önce Ian’ın bedenini kontrol etti. Ama arayıp tarasa da ileri düzey kristallere dair tek bir iz bulamadı.

 

"Yalan mı söylüyordu ki?"

 

Bulduğu şeyse boynundaki iki ısırık iziydi. Quinn şu anda tamamen normal görünüyor olsa da Ian’ın boynundaki ısırık izlerine bakmak, söylediği her şeyin doğru olduğunu anlatıyordu.

 

Etrafı dolaşmaya başlayan ikili, bir noktada bir tuvalete denk geldi ve Quinn, kendisine bakmak için içerideki bir aynanın karşısına geçti. O kişinin Quinn olduğunu anlayamayacağınız kadar çarpıcı bir değişiklik olmasa da 12 haftalık bir model eğitimine girip çıkmış gibi bir hali vardı.

 

Yürümeye devam eden ikili, mücadelenin gerçekleştiği arenaya döndü. Yol açtıkları hengameye baktıkları sıradaysa Quinn Kan Emiciye dönüştüğü anı düşündü, Vorden’sa ufaklığı.

 

Dört bir yana metaller saçılmış, zemin kırık sandalye parçaları ve kanlarla kaplanmıştı. Quinn son öğünü sayesinde şu an için toktu, ayrıca Kan Bankasını da doldurmuştu.

 

Ian'ın verdiği bilgilere göre portalın bu binanın içerisinde olma ihtimali çok yüksekti ve bir yerlerde gizli bir anahtar olmalıydı fakat nerede olabileceğiyle ilgili hiçbir fikrileri yoktu. Bir müddet etrafı arayan ve şansı yaver gitmeyen iki oğlan en sonunda arena zeminine oturdu.

 

Quinn Vorden’a en başta buraya gelme amacını sorarak "Senin peşinden geldim." şeklinde basit bir yanıt aldı. Ancak bu konu üzerinde fazla durmadılar ve Vorden konudan sapıp durdu.

 

Bu noktada Quinn, Peter’la ilgili bir şey olmalı diye düşündü ve an itibarıyla ikisinin de konuşmak istediği son kişi Peter’dı.

 

Derken Vorden’ın karnı guruldamaya başladı; son gıda takviyesini içmesinin üzerinden epey vakit geçmişti.

 

"Acıktın mı?" diye sordu Quinn.

 

Vorden’ın "Sen acıkmadın mı?" demesiyle birlikte de ikili arasında yeni bir tuhaf sessizlik doğdu.

 

"İstersen kanımdan biraz verebilirim?" diye ekledi Vorden.

 

"Normal şeyler de yiyorum, anlarsın ya!"

 

Böylece ikili gülüşmeye ve birkaç konuda şakalaşmaya başlarken zaman akıp geçti.

 

"Okulda özel güçlerini kullanamıyor olman ne kötü. Normal bir özel güç olsaydı ailem sana koruma sağlayabilirdi. Böylece askeriye sana zarar vermeye kalkmazdı."

 

Quinn vampir güçlerini normal bir güç gibi göstermeyi deneyebilirdi fakat buna benzer hiçbir özel güç olmaması şeklinde bir problem söz konusuydu. Yani saniyesinde bir Orijinal olduğu varsayılırdı. Ve şu anda onu daha çok endişelendiren bir şey vardı.

 

Sistemin gösterdiği videodaki sarışın adam, onu aramaya gelenler olacağını söylemişti. Bununla başka vampirleri mi kastediyordu? Eğer öyleyse bu sırrı saklamaya daha da çok dikkat etmesi gerekecekti. Videoda anlatılanlara bakılırsa Quinn’i hoş karşılayacakmış gibi görünmüyorlardı.

 

Derken aklına bir fikir geldi. Vampir yetenekleri haricinde öğrenebileceği bir şey vardı. Yani 6. seviye özel güç kitabı olan gölge kitabı!

 

#Hakikaten gölge kitabını ben de unutmuşum. Bu arada araya karışmış kimliği meçhul vampirler de hem heyecan verici hem korkutucu. Acaba okul sınırlarında daha önce adını sanını duyduğumuz bir vampir olabilir mi? Bizimkini keşfettiklerinde neler yaşanacak? Yeni yeni heyecanlar geliyor! Öyleyse okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31673 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42612 Bölüm Sayısı


creator
manga tr