82. Bölüm : İspiyoncu Arayışı

avatar
1016 53

My Vampire System - 82. Bölüm : İspiyoncu Arayışı


Çevirmen : Clumsy



Öğrencilere o gün gerçekleşecek olan portal gezisinin iptal olduğu bilgisi verilmişti. Çoğu kişi sebebini bilmiyor olsa da o günkü derse katılmayan iki öğrenciyle ilişkisi olabileceği tahmin ediliyordu.

 

Öğrenciler sebepsiz yere dersleri ekemezdi. Onların tüm hayatı okuldan ve şehirden ibaretti. Önlerindeki iki yıl boyunca bu sınırlar içerisinde yaptıkları şeyler, geleceklerini belirleyecekti.

 

Layla, bilhassa tuhaf davranışları nedeniyle bu konuda Peter’la yüzleşmeyi planlıyordu ancak Peter, ona bu fırsatı tanımadan tabanları yağlamıştı.

 

Layla, "Hadi Erin, nereye saklandığını bulalım." deyip birkaç adım ilerlese de Erin’in peşinden gelmediğini fark etti.

 

"Erin?"

 

"Sizin meselelerinize dahil olmama lüzum yok. O ikisine ne olduğu gerçekten umurumda değil. Onları takımıma seçmeden önce kim olduklarını bile bilmiyordum ki." diye yanıtladı Erin.

 

"O açıdan haklısın. Ama sınıftaki en güçlü takımı yaratmak istediğini söylememiş miydin? Sen ve Vorden bu sınıfın en güçlülerisiniz, o kadarı bariz ve diğer sınıflardaki takımlardan üstün olmak istiyorsanız aynı takımda olmak zorundasınız. Takımımızı çoktan kaydettirdik ve yerlerine başkalarını bulamazsak geziye katılmamıza bile izin verilmeyebilir."

 

Layla'nın son sözlerini işiten Erin’in ansızın gözleri parıldadı.

 

"Ne dedin sen? Gidip o ispiyoncuyu bulalım hadi."

 

Böylece iki kız, Peter’dan bir iz bulmak için okulda gezinmeye başladı ancak onu bulmakta başarılı olamıyorlardı. Yurt odasının kapısına birkaç kez vursalar da yanıt gelmiyordu. Tüm odalar, kulplarındaki parmak izi algılayıcılarıyla açılıyordu.

 

Yani Peter odanın içerisinde olsa bile oraya giremezlerdi. Dışarıda beklemeye devam edebilirlerdi ancak bu süre uzadıkça Layla’nın Quinn hakkındaki endişesi güçleniyordu.

 

Kan bulamazsa neler yapabileceğini ilk elden tecrübe etmişti.

 

Kızlar Peter’ı aramaya devam edip bulamasalar da bir noktada karşılarına yerini bilme ihtimali olan bir grup çıktı. Yani Earl ve beş arkadaşı.

 

"Onları bir iki kez kahvaltıda Peter’la birlikte görmemiş miydim?"

 

Bu grup, antrenman salonlarından birinin içerisindeydi. Özellikle de bu salon, yeni öğrenciler üzerinde kullanılan test ekipmanlarıyla doluydu, ayrıca öğrencilerin makineler üzerinde pratik yapmalarına imkan tanıyan bir mekandı.

 

Güç seviyelerini arttırır veya yeni yetenekler elde ederlerse makineler üzerinde kendilerini test edebilir, skorlarını not edip kol saatlerindeki statülerinin güncellenmesi için görevlilere iletebilirlerdi.

 

Layla tek başına olsaydı bu gruba hayatta yaklaşmazdı ama o anda arkasında Erin vardı.

 

"Hey beyler!" diyerek yüzünde bir gülümsemeyle gruba yaklaştı.

 

Earl ise ona cevap vermeden önce kol saatine baktı ve yalnızca 2. seviye olduğunu gördü.

 

Sonra da "Ne istiyorsun?" diye yanıtladı.

 

Earl’ün rezil tavrını gören Layla'nın kaşları seğirmeye başlasa da bu duruma alışkındı. O da kendi okulunda kötü muamelelerden nasibini almıştı.

 

"Bela aramıyoruz, yalnızca Peter’ın nerede olduğunu bilip bilmediğini merak ediyoruz." dedi yapmacık bir gülümsemeyle.

 

Erkek grubuysa aralarındaki bakışmalar sonrası kahkaha atmaya başladı.

 

Bunu gören Layla, "Anlaşılan gerçekten arkadaş değillermiş, bir şeyler döndüğünü biliyordum zaten." diye düşündü.

 

"Peter mı?" dedi Earl. "O çocuk şimdiye şehir dışına kaçmaya kalkışmış olursa hiç şaşırmam."

 

"Aynen Earl, gerçekten bunu yapmış olduğuna inanamıyorum, onun yerinde olsaydım yaptığım şeyin suçluluğuyla asla yaşamaya devam edemezdim." Earl’ün yanındaki oğlanlardan biriyse böyle söyledi.

 

Ancak Earl hemen kafasını çevirerek azarlayıcı bir bakış attı.

 

Oğlan da "Pardon, Earl." dedi.

 

"Neyse, hadi basın gidin, size tek kelime dahi etmeyeceğiz. Peter’ı bulmak istiyorsanız gidin kendiniz bulun."

 

Layla’nın canı sıkılmış olsa da yapabileceği hiçbir şey yoktu, duruşunu belli edip ondan zorla bilgi almak istese de Earl 4. seviyeyken arkasındakiler Layla’yla aynı seviyeydi.

 

Dönüp Peter’ı aramaya devam etmekten başka şansı yoktu. O döner dönmez grubun kahkahaları yükseldi ama Layla, Erin’i geride bıraktığı saniyede genç kızın peşinden gelmediğini fark etti.

 

"Nereye gidiyorsun?" dedi Erin.

 

"Peter’ı bulmaya, bu herifler bize bir şey söylemeyecek."

 

"Artık Peter’ı aramamız için bir sebep göremiyorum." diye yanıtladı Erin.

 

"Ne demek istiyorsun?"

 

"Ehh, az önceki konuşmalarına bakılırsa Peter’ın ne yaptığını ya da hiç değilse Vorden ve Quinn’in nerede olduğunu biliyorlar." diyen Erin, beşli gruba doğru yürümeye başladı. "Vaktimi daha fazla ziyan etmek istemiyorum."

 

O saniyede ellerinin üzerinde sisler ve buzlar belirmeye başladı ve ansızın biz buz mızrağı şekillendi. Ve Erin, diğer öğrencilere tepki verme fırsatı bile tanımadan mızrağını Earl’ün omzuna fırlatarak onu insanların gücünü tespit etmek için kullanılan davullardan birine yapıştırdı.

 

Earl'ün bedeni davula çarparken beliren sayılar yirmiye ulaşıncaya dek yükseldi. Bu olayı izleyen grup Erin’in güçlü olduğunu biliyor olsa da makine, korkularını teyit etmişti.

 

Gücünü gördükten sonra ondan aşağı olduklarını anlayan grubun Erin’e karşılık vermek gibi bir niyeti yoktu.

 

Lakin bu, Erin’in umurunda değildi. İki elini de yere koyuşuyla birlikte beliren buzdan hat, en nihayetinde grubun bacaklarına ulaşıp hepsini donduruncaya dek zeminde ilerledi.

 

Ve Erin, "Şimdiii, ilk önce hanginiz bana bildiklerini anlatmak ister?" dedi.

 

#Erin güçlü bir kız, aşırı kibirli ve umursamaz olsa da hiç değilse gücü işe yarayabiliyor. Kibri de zamanla azalacaktır ve iyi bir müttefik olacaktır diye umuyorum. Bakalım genç kızlarımızın gerçekleri öğrenmesi bir işe yarayacak mı, yani portal olayını öğrenseler bile bir başlarına atlayıp oğlanları kurtarmaları biraz komik olabilir. Neyse okuyup göreceğiz bakalım, hadi bir sonraki bölümde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31673 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42613 Bölüm Sayısı


creator
manga tr