76. Bölüm : Portalı Bulmalı

avatar
1012 52

My Vampire System - 76. Bölüm : Portalı Bulmalı


Çevirmen : Clumsy



Quinn önceki mücadelesinde enerjisinin ve kanının büyük bir çoğunluğunu tükettiği için bedeni artık kendisini doğal olarak iyileştiremiyordu. İyileşemeyecek kadar açtı ve kana ihtiyacı vardı.

 

Sistemine bakan Quinn tek bir sayıya takılıp kalmıştı ve kafasının içerisinde duyabildiği tek şey 13 sayısıydı.

 

"Sağlığım 13’se 0’a ulaşmama 13 saat var demektir, o da hiçbir yeteneğimi kullanmaz veya yaralanmazsam tabii."

 

Ne yapacağını gerçekten bilemiyordu. Belki okul peşinden birilerini gönderir diye oturup beklemeli miydi yoksa ortalıkta dolanıp portalı mı aramalıydı? Ama bunu yaparsa yolda karşısına yeni canavarlar çıkabilirdi.

 

"Başka şansım yok, portalı aramayı denemek zorundayım." dedi.

 

Tek seçeneği buydu. Aslında okulun peşine birini göndermiş olma ihtimaline güvenmek isterdi. Arkasında güçlü bir aile dursaydı veya gelecek vaat eden yüksek seviyeli bir kullanıcı olsaydı bu ihtimal gerçek olabilirdi fakat Quinn her iki kategoriye de uymuyordu.

 

Arkasında kimsesi olmayan bir yetimdi ve okul onun özel gücü olmayan 1. seviye bir kullanıcı olduğuna inanıyordu. Ne diye onun gibi biri için hayatlarını riske atma zahmetine gireceklerdi ki? Dolayısıyla yılmayıp çabalamaktan başka şansı yoktu.

 

Quinn’in depodan ayrılmadan önce portalın nerede olabileceğine ciddi ciddi kafa yorması gerekiyordu. Tek bildiği güvenli bir yere inşa edilmiş olması gerektiğiydi. Canavarların ulaşamayacağı bir yer olmalıydı.

 

Barınak pek çok binaya ev sahipliği yapan geniş bir alandı, okulun bulunduğu şehir kadar olmasa da büyüktü. Bir ucundan diğerine gitmek en az iki saatini alırdı ki bunun için de hızlı yürümeliydi.

 

Şehirde yürürken çok dikkatli davranmaya kararlıydı. Temel düzey bir canavara denk gelse bile başına bin bir dert açılabilirdi. Bu yüzden inanılmaz yavaş şekilde yola koyuldu.

 

Arada bir içinde canavarlar bulunan binalara denk geliyordu. Gece görüşü bu tarz durumlarda inanılmaz işe yarıyordu. Bu gezegende yaşayan canavarların da gözleri iyi görüyor olsa da Quinn onlardan da iyi durumdaydı.

 

Binalara giriş yaptığında canavarları karanlığın derinliklerinde fark ettiği oluyor ve hızlıca yön değiştirip gölgelerin içerisine saklanıyor ya da duvarların arkasına geçerek canavarların uzaklaşmasını bekliyor, hazır olduğundaysa tabanları yağlıyordu.

 

Gidecek belli bir yönü olmayan, öylece dolaşan Quinn’in keşfe ayırdığı süre iki saati bulmuştu bile.

 

<11/50 HP>

 

Midesindeki açlık dikkatini dağıtmaya başlıyor ve sağlığı azaldıkça odaklanmakta zorlanıyordu.

 

Derken nihayet nispeten iyi durumda olan yeni bir bina keşfetti. Kubbe gibi, büyükçe bir binaydı. Gezginlerin gelip yeteneklerini test edebileceği ya da yeni ekipmanlarının pratiğini yapabileceği bir antrenman merkeziydi.

 

Antrenman karşılaşmalarının kontrolden çıkması ve başıboş saldırıların dışarıya ulaşması ihtimaline karşın kubbenin dışı özel bir materyalle kaplanmıştı. En güçlü canavarların ve güç kullanıcılarının çoğunun saldırılarına dayanabilecek düzeydeydi.

 

Binaya bakan Quinn, "İyi durumda olmasına şaşmamalı." dedi.

 

Quinn’in portalın sağlam halde tutulabileceğini düşündüğü tek mekan buydu. Hem büyüktü hem de henüz yok edilememiş sağlam bir dış cepheye sahipti.

 

Kubbe şeklindeki binaya yaklaşan Quinn, dışarıda yok edilmiş birkaç makine olduğunu fark etti. İçleri tamamen sökülüp parçalanmıştı.

 

Bunlar savaşta kullanılan güçlü cihazlardı ama güç sağlamak için yüksek düzeyli ve inanılmaz sağlam canavar kristalleri gerekliydi.

 

Yüksek seviyeliler kendi özel güçlerini kullanmayı tercih ederken düşük seviyelilerin böyle bir şeyi asla karşılayamayacak olması gereği tuhaf bir durum söz konusuydu. Bu makinelerin büyük bir çoğunluğu, onları kullanmak için düşük seviyeli gezginleri kiralayan özel şirketler veya askeriye tarafından alınırdı.

 

Ancak bu, düşük seviyeli gezginler için iki ucu keskin bir kılıçtı. Normal şartlarda bir kontrat bağlanır ve makineler zarar görünce bedelini ödemeleri istenirdi. Elbette ki düşük seviyeli bir gezgin hayatı boyunca çalışsa bile o kadar pahalı bir şeyi asla karşılayamazdı. Sonucunda da ilelebet şirketin kölesi olurdu.

 

Bu da Dalki’yle yapılan savaş sonrası meydana gelen değişikliklerden biriydi. İnsanlar savaş sırasında ortak düşmanlarıyla savaşmak adına bir araya gelseler de barış anlaşması imzalanır imzalanmaz açgözlü mizaçları ortaya çıkmıştı.

 

Quinn, Dalki ırkının dünyanın bu dağılmış durumunu gördüğü takdirde bu hallerinden eser kalmayacağından emindi.

 

İşte bu yüzden kendisini koruyabilmek için güçlenmek zorundaydı.

 

Antrenman merkezinin girişine ulaşan Quinn, iki Rattaclaw'ın binanın önünde durduğunu fark etti. Ve içeri girmeden önce başka bir giriş var mı diye koca kubbeyi dikkatlice incelemekte karar kıldı ancak farklı bir giriş bulamadı.

 

Girişe dönen Quinn, girişin otuz metre kadar gerisindeki parçalanmış makinelerden birinin arkasına gizlendi. Ancak otuz dakika kadar beklese de Rattaclawlar hiç kımıldamadı.

 

Belki hareket ederler umuduyla biraz daha beklemeye karar verdi.

 

<10/50 HP>

 

Ancak sağlığının bir kez daha düştüğü bildirimini aldıktan sonra iyice çileden çıktı. Farelerin yakın zamanda oradan ayrılmaya niyeti yokmuş gibi görünüyor ve Quinn’in bir plan yapması gerekiyordu.

 

#Quinn’in maksimum on saati kaldı, o da hiçbir canavara denk gelmez ve en ufak bir hasar almazsa. Ama girmeyi planladığı binanın önünde bile iki faremiz var. Bir şekilde Vorden’lara mı denk gelip kurtulacak yoksa beklenmedik bir şey mi olacak acaba? Cevaplar için okumaya devam!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31673 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42614 Bölüm Sayısı


creator
manga tr