63. Bölüm : Peter Yardım İstiyor

avatar
1186 38

My Vampire System - 63. Bölüm : Peter Yardım İstiyor


Çevirmen : Clumsy



Online forumdaki paylaşım, Quinn’le çarpışan kullanıcıların dikkatini çekmiş ve onlar da videonun hemen altına yorum bırakmaya başlamıştı.

 

"Aynen, onunla ben de karşılaştım ve üzerimde o kırmızı çizgileri kullandı."

 

"Ben saniyesinde yenildim."

 

"Oyunda böyle bir güç var mı cidden?"

 

"Rüzgar kesiğine benziyor ama o çizgiler neden kırmızı ki?"

 

Elbette ki bu paylaşım çok da dikkat çekmemişti. Sonuçta bu tarz paylaşımlar her gün yapılır ve genellikle yenilgiyi kabullenemeyen kişi, karşı tarafın hacker olduğunu düşünürdü.

 

Ama videoyu izleyenler, içerik oluşturuculara videoda görünenlerin gerçek olup olmadığını sormaya başlamıştı. Tabii ki bu durum karşısında oyunun yönetimindekilerden biri öne çıkarak videoyu kontrol etmişti, lakin bu kişi sıradan bir personel değildi, Logan Green adlı bir okul öğrencisiydi.

 

Logan’ı sıradanlıktan uzaklaştıran şeyse oyunun yaratıcısının oğlu ve bunun yanı sıra baş kodlayıcılardan biri olmasıydı. Bir sorun olup olmadığını görmek için sık sık forumu ziyaret eder ve okulda eğitim alırken bir yandan da o sorunları çözmeye çalışırdı.

 

Derken o gece geç saatlerde gönderinin ilgi çekmeye başladığını fark etmişti. Normal şartlarda böyle şeylerle uğraşmazdı ama gönderiye etiketlenen personel sayısı normalden fazlaydı.

 

Videoyu izledikten sonraysa dikkati çekilmişti. Videonun gerçek olduğunu anında anlamıştı. Hızlıca oyundaki iki kullanıcının kimliklerine bakmış, sonra da maç bilgilerini incelemeye karar vermişti.

 

İşte bu incelemeyi yaptığı anda, videoda sorgulanan oyuncunun hiçbir özel güç seçmemiş olduğunu gördü.

 

"Yok artık, gerçekten hacker mıymış?"

 

Logan maçı daha derinden inceleyip her şeyi kontrol etmeye başladı. Ancak oyun logaritmalarını ve maç süresince yazılmış her şeyi kontrol etse de doğru olmayan tek bir şey bile bulamadı.

 

Açıkçası rahatlamıştı, oyun o güne dek başarılı olduysa bu yalnızca özel güçleri doğru şekilde taklit edebilmesinden değil, henüz hacklenmemiş olmasından da kaynaklanıyordu.

 

Bu bilgiyi edinen Logan’ın videoda yaşananların o şahsın özel gücüyle ilişkili olduğunu düşünmekten başka şansı kalmamıştı. Orijinallerin özel güçleri oyuna kopyalanamıyor olsa da üretebildiği tek yanıt buydu.

 

Yine de geriye kalan bir soru vardı, o da Kan Evrimcisi kimliğinin ardındaki kullanıcının kim olduğuydu. Veriler onun bile ulaşamayacağı şekilde karıştırılmış durumdaydı. Ama bu, Logan’ı durdurmayacaktı.

 

****

 

Ertesi gün gelmişti ve dövüş dersleri normal şekilde devam ediyordu. Layla’nın takımı kaydettirmeye gittiği Del bile listede yazan isimler karşısında şaşkına dönmüştü.

 

Takımları tüm sınıfın sohbet konusu olmuştu. Sonuçta üyelerin güç seviyeleri arasında büyük bir fark vardı. Daha önce okulda böyle bir şey hiç görülmemişti.

 

Dövüş dersi geldiğinde öğrencilere bireysel olarak idmana devam edebilecekleri ya da kibarca sordukları takdirde bir partnerle eşleşip dövüşebilecekleri söylenmişti. Leo da aralarında dolaşıyor ve öğrencilere elinden geldiğince tüyolar veriyordu.

 

Dersler sonlanıp akşamüstü olduğundaysa Quinn, günlük rutinine devam etmek için sanal gerçeklik odasına geçti. Ve önce düşük seviyelilerle yüzleşip sonra kendini eğitme rutinini sürdürdü.

 

<275/800>

 

Ancak Quinn’in karşılaştığı insanların sayısı arttıkça forumdaki gönderinin görülme sayısı da artıyordu ve Quinn tüm bunlardan bihaberdi. Oyunun bir online forumu olduğunu bile bilmiyordu. Daha önce bu tarz konularla hiç ilgilenmemişti.

 

TV ve internete erişimi olsa da oyunlar hakkında hiçbir bilgisi yoktu. Bildiği her şeyi, Vorden’ın verdiği eğitime borçluydu.

 

Bir gün daha geride kalırken Quinn aynı süreci tekrarladı.

 

<440/800>

 

Hızlıca exp kazanmakla kalmıyor, yeteneklerini daha iyi anlamaya da başlıyordu. Anlık Adım kullanmak için doğru anı anlıyor, ayrıca iki yeteneğini birleştirmeyi de öğreniyordu, bu sayede Çekiç Vuruşu kullanırken kaybolup yeniden belirebilecekti.

 

İki gün içerisinde hazır olacağını düşünüyordu.

 

***

 

Bir grup birinci sınıf, ikinci sınıfların binasına, General Duke’ün ofisine çağrılmıştı. Birinci sınıfların en önündeki kişi Earl’dü. Yani yakın zamanda Peter’la takılan ve parmaklarını kıran oğlan.

 

"O odanın yarın sizin için boş bırakılmasını ayarladım. Dediğimi yaptığınızdan emin olun, onlardan kurtulmanızı istiyorum." dedi Duke.

 

"Emredersiniz efendim, söz veriyoruz."

 

"İyi." diye yanıtlayan Duke, önlerine bir yetenek kitabıyla birkaç canavar kristali fırlattı. "Bu yetenekle 4. seviyeye geçebilecek olmalısın, sıkı çalışmaya devam edersen arkası da gelecek."

 

****

 

Ertesi gün dövüş derslerinin sonlanışı sonrası Peter, Vorden ve Quinn’e doğu tarafındaki antrenman salonuna gelmelerini isteyen bir mesaj gönderdi. O oda portalların depolandığı nokta olduğu için genellikle öğrencilerin kullanımına kapalı olurdu.

 

Ama Quinn ve Vorden ikilisi mesajın içeriğini okur okumaz oraya yöneldi.

 

Çünkü mesajda Peter’ın yardıma ihtiyacı olduğu yazıyordu.

 

Odaya doğru koşturan Vorden ve Quinn ikilisi yolda çarpıştı.

 

"Peter’ın mesajını aldın mı?" dedi Quinn.

 

"Evet, o yüzden geldim, bahsettiği o arkadaşların sağlam ayakkabı olmadığını biliyordum." dedi Vorden. "Quinn, sen geride kal, bu işi ben halledebilirim."

 

"Hayatta olmaz, o benim de arkadaşım, yapacağım son şey olsa bile o heriflerin kıçlarına tekmeyi basacağım."

 

Vorden Quinn’i ikna edemeyeceğini görebiliyordu, böylece yeniden yola koyulan ikili en sonunda antrenman salonuna ulaştı.

 

Oda büyüktü ve ortasında birkaç adet oval şekilli iri, metalik obje vardı. O objelerin her birinin merkezi farklı bir renkle ışıldayan birer çember taşıyordu. Evet, onlar insanları farklı dünyalara taşıyan portallardı.

 

Toplam sayıları 9’du ve her renkten üçer adet vardı, insan gözlerini üzerlerinden alamıyordu.

 

Odaya giriş yapan ikili, Peter’ın fena halde yaralanmış olarak yerde yattığını görebiliyordu. Tam da portallardan birinin önünde uzanıyor ve kımıldayamıyormuş gibi duruyordu.

 

Quinn ve Vorden odaya bakınsa da ortalıkta kimsecikler yoktu. İkisi de hızla Peter’ın yanına koşturdu. Her yeri morarmış ve yara izleriyle fena halde kaplanmıştı.

 

"Ne oldu sana böyle, o birinci sınıfların işi miydi!" diye bağırdı Vorden.

 

"Aynen, beni fena benzettiler. Daha az önce çıktılar, geri döneceklerini sanmıyorum."

 

"Tamamdır, hadi seni kaldıralım." diyen Vorden, Peter’ı elinden tutarak omuzladı.

 

Ona yardım eden Quinn’se tuhaf bir hisse kapıldı. Peter’a yakından bakarken fark ettiği üzere kıyafetleri yırtık pırtık olsa da yürüyemeyecek kadar kötü durumdaymış gibi görünmüyordu. Ayrıca bedenindeki morartılar da normal durmuyor, boyayla yapılmışa benziyordu.

 

<İncele>

 

Peter Chuck

 

HP: 8/8

 

Quinn o saniyede, "Vorden, onu bırak, bu bir tuzak!" diye bağırdı.

 

Ancak Vorden yaşananların farkına dahi varamadan Peter kollarından sıyrılarak Quinn’i var gücüyle itti. Tabii ki itişi güçsüzdü ve Quinn’in canı yanmamıştı ancak yanmasına gerek de yoktu, çünkü Peter’ın amaçladığı şey bu değildi.

 

O ufacık itiş, Quinn’i portala girecek kadar uzaklaştırmaya yetmişti.

 

Vorden, "NE YAPTIN LAN SEN!" diye bağırdı.

 

Quinn’in girdiği portalın rengiyse kırmızıydı.

 

#Peter’ın bizimkilere ihanet edeceğini biliyordum ama bu kadarını da beklemiyordum. Birini tek başına kırmızı portala itmek öldürmek gibi bir şey. Hele bir de güneşli bir gezegen çıkarsa bizimki oradan nasıl sağ çıkar, karşısında neler bulur, ne sorunlar yaşar çok merak ediyorum doğrusu. Neyse ki bugün neler olduğunu az da olsa öğreneceğimiz bir bölümümüz daha var, hadi orada görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31688 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42675 Bölüm Sayısı


creator
manga tr