35. Bölüm : İyileştir Beni

avatar
1501 46

My Vampire System - 35. Bölüm : İyileştir Beni


Çevirmen : Clumsy



Yurt odalarından birinin içerisindeki Peter, sabırla Vorden veya Quinn’in geri dönmesini bekliyordu. Normal şartlarda Vorden’la birlikte gitmiş olurdu ama az önceki tavırlarından sonra şüpheye düşmüştü.

 

Vorden Quinn için endişeleniyor olsa bile kapıyı açar açmaz birine saldırmasının hiçbir anlamı yoktu. Mantıksız bir hareketti ve her şey bundan ibaret de değildi, o anda içine bir şey girmiş gibiydi. Hatta adının Vorden olmadığını bile söylemişti.

 

Peter bunun ne anlama geldiğinden pek emin değildi. Bu şekilde diğerleri için endişelenmekle meşgulken ansızın kapı çalındı.

 

"Döndüler mi ki?" diyen Peter, kapıya baktı.

 

Kapıyı açtığı saniyedeyse tekrar kapatmaya çalıştı ama araya giren bir el, kapıyı açık tuttu.

 

"Anlaşılan burada değil?" Momo, odaya bakınarak böyle söyledi.

 

Evet, kapıdaki kişi Momo’ydu ve arkasında iki adet ikinci sınıf öğrencisi daha vardı. Peter bu konuda hiç iyi hislere sahip değildi. Son karşılaşmalarını ve Vorden’ı nasıl uyardıklarını unutmamıştı. Ayrıca Momo’nun arkasındaki ikinci sınıf öğrencilerini de tanıyordu.

 

Vorden toplantı salonuna götürüldüğünde o öğrencilerden biri dışarıda nöbet tutmuş ve Peter’ın içeri girmesine izin vermemişti.

 

"Ehh, madem sadece sen varsın, bizimle gelmeye ne dersin?" dedi Momo. "Bazı planlarımız var ve bize yardımcı olmak için mükemmel bir aday olabilirsin diye düşünüyoruz."

 

Peter, sözlerini dinlemekten başka şansı olmadığını düşünüyordu. Momo altıncı seviye bir kullanıcıydı. Birinci sınıfların hepsinden daha güçlüydü ve onu reddettiği takdirde bir hedef halini alacağını biliyordu. Vorden daha önce kendisine yardım etmiş olabilirdi ama bu heriflerin karşısında işe yaramazdı, çünkü onlar fazla güçlüydü.

 

****

 

Okulun çatısındaki Loop, oraya varır varmaz arkadaşının insansı bir canavar tarafından rehin alındığını görmüştü. Fei, Brandon’la birlikte dersten atıldığı için hangi dövüş sınıfına geçeceklerini konuşmak adına Loop’la çatıda buluşma kararı almıştı.

 

Loop çatıya vardığındaysa arkadaşının kanlar içerisinde yerde yattığını görerek şaşkına dönmüştü. Hava karardığı için net görmek zordu ama canavar Fei’yi kollarına almış şekilde boynunu ısırıyor ve Loop, ışıltılı kırmızı gözlerini görebiliyordu.

 

Ancak onun bir çeşit canavar olduğunu zanneden Loop kaçmayı düşünse de o sözde canavarın kendisiyle aynı üniformayı giydiğini fark etmişti.

 

İşte o saniyede bedeninde bir obje büyümeye başladı. O şey, ufak bir kılıç boyutunda uzun, ince, beyaz bir kemik parçasıydı. O parçayı çekerek Quinn’e fırlattı.

 

Uçan kemik kılıcı dosdoğru Quinn’e ilerledi ama Quinn, eliyle savuşturdu. Neredeyse aynı saniyede ikinci bir kemik parçası uçtu ve hemen arkasından da Loop koşturdu.

 

Loop’un her iki elinde de beyaz kemik kılıçları bulunuyor ve onları Quinn’e doğru savuruyordu. Fakat Quinn, onları yakalamayı başararak hareketlerini durdurdu. Kuvvetini kullanarak kırmaya çalıştığındaysa şaşırtıcı bir şekilde hiçbir şey yaşanmadı.

 

Sebep, güç seviyeleri arasındaki farktı. Loop üçüncü seviye bir özel güç kullanıcısıydı. Vücudundan yaratabildiği özel maddeyse temel düzey canavar silahlarından daha güçlüydü.

 

İkisi bu şekilde kalakalırken Quinn, kendisinin çok daha kuvvetli olduğunu fark ederek Loop’u itmeye başladı. Quinn tarafından itilen Loop ise hızlıca derin bir nefes alıp verdi ve hemen sonrasında tüm bedeninden beyaz, sivri kemik uçları çıktı.

 

Ve o kemik uçları Quinn’in bedenini birkaç farklı noktadan delmeyi başardı, neyse ki kafasından darbe almaktan kaçınabilmişti ve elleri de eldivenler tarafından korunuyordu.

 

<10/20 HP>

 

Güçlü bir saldırıydı ve canı fena halde yanmıştı. Loop, kemikleri bedenine geri çekerek aynı şekilde yeniden saldırmaya hazırlandı. Ama nefesini içine çekerken Quinn’in pençemsi elini salladığını fark etti. Hemen eğildi ve Quinn’in saldırısı ona ulaşacağına kırmızı çizgileri yok oluncaya dek boşlukta ilerledi.

 

"Bakalım o maskenin altında ne saklıyormuşsun." diyen Loop, kemik kılıçlarından birini Quinn’in ayağına saplarken diğerini suratına doğru kaldırdı.

 

Ancak Quinn, ayağını kılıçtan ayırmak için tüm gücünü kullanma kararı aldı. Ayağına saplanan kılıç ayakkabılarını aşıp tenini parçalamış ve ayağı bitap hale gelmiş olsa da hiç değilse özgür kalmıştı.

 

Acısını yok saymak için elinden geleni yapan Quinn, Loop’la arasında mesafe yaratmak için birkaç adım geriye sıçradı.

 

Durum kötüydü, Loop sadece sağlam bir özel güce sahip olmakla kalmıyordu, aynı zamanda Quinn’in daha önce karşılaştığı kişilerin aksine iyi bir savaşçıydı da. Quinn'in uyduruk yetenekleri bu defa onu kurtaramayacaktı. Rakibinden daha güçlü olduğu kesindi ama ona vuramadığı takdirde bunun hiçbir anlamı olmazdı.

 

<5/20 HP>

 

<Kan Bankası otomatik olarak kullanıldı>

 

<10/20 HP>

 

<Kan Bankasında 90 ml kan kaldı>

 

Derken Quinn'in ayağı bir anda iyileşti. Ve o anda bir plan geliştirdi.

 

<20/20 HP>

 

<Kan Bankasında 70 ml kan kaldı>

 

Quinn, kendisini iyileştirmek için kalan kanları da kullandı. Bu sayede yetenekleri arasındaki uçurumu aşabilecekti. Kafasına hayati bir darbe almadığı takdirde sistem tarafından zamanla iyileştirileceği kesindi.

 

Artık yeteneklerini kullanmaktan yana bir çekincesi olmayan Quinn öne atıldı ve kollarını sallayarak Kan Tokadı ardına Kan Tokadı attı.

 

<14/ 20 HP>

 

Büyük bir hızla altı tokadı sıraya dizdi. Tokatlar hızla atılırken Loop’un tek yapabildiği, kendisini kemikleriyle savunmaktı. İlk birkaç saldırıyı engelleyebilmiş olsa da ne denli güçlü olduklarını hissedebiliyordu.

 

<8/20 HP>

 

Loop, ilk altı saldırıya karşı savunma gerçekleştirdikten sonra işi hallettiğini düşünse de hemen arkasından iki Kan Tokadı daha geldi ve kemik kılıçları daha fazla dayanamayarak parçalandı.

 

<18/20 HP>

 

<Kan Bankasında 50 ml kan kaldı>

 

Quinn’in hücuma devam ettiğini ve kemik kılıçlarının kırıldığını gören Loop’un tek bir seçeneği vardı.

 

Derin bir nefes daha aldı ve Quinn yeterince yaklaştığı saniyede nefesini vererek tüm bedeninde sivri uçlu kemikler belirtti.

 

Ancak Quinn hız kesmeden dosdoğru kemiklere doğru koşturdu, onlar bedeninin birkaç noktasını delerken de olabildiğince sert bir yumruk savurarak Loop’u geriye uçurdu. Sonra da yeni bir Kan Tokadı silsilesi gönderdi.

 

<5/ 20 HP>

 

<10/ 20 HP>

 

<Kan Bankasında 40 ml kan kaldı>

 

Loop, kendisine ulaşan her Kan Tokadında bedenini kemikleri aracılığıyla desteklemeye çalışıyordu ancak daha fazlasını kaldıramayarak yere yığılması çok sürmedi.

 

<Rakip mağlup edildi>

 

<50 Exp kazanıldı>

 

<130/400>

 

Bu mücadele Quinn’in düşündüğünden çok daha zor olmuştu. Bu kadar pervasız davranabilmesinin tek sebebiyse Kan Bankasıydı. O yetenek olmasaydı ne yapacağını, nasıl savaşacağını düşünmekten nefret ediyordu.

 

Quinn, ilk önce yerde yatan Fei’ye baktı. Hedefi onun tarafından ısırıldıktan sonra bir müddet uyuyacakmış gibi görünüyordu ki bu da iyi bir şeydi ama artık yeni bir insanla ziyafet çekme zamanı gelmişti.

 

Quinn, Loop’un bedenine doğru yürüyerek İnceleme yeteneğini kullandı.

 

<Loop Savy>

 

<Özel Güç: Kemik Manipülasyonu>

 

<HP 1/25>

 

<Kan Grubu: 0->

 

Quinn nihayet 0 grubu kanın ne işe yaradığını öğrenebilecekti.

 

#Kan Bankası dolu olmasaydı ne yapacaktı merak ediyorum doğrusu. Ayrıca Loop’un ayıldığı zaman ne yapacağını ve saldırganının kim olduğunu anlayıp anlamadığını da. Eh tabii bir de 0 grubu kanın ne işe yaradığını diyerek sonsuz meraklarımı bunlarla sınırlıyor ve sıradaki bölüme geçiyorum. Günün ikinci bölümünde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31688 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42675 Bölüm Sayısı


creator
manga tr