13. Bölüm : Okul Hiyerarşisi

avatar
1666 59

My Vampire System - 13. Bölüm : Okul Hiyerarşisi


Çevirmen : Clumsy



Ertesi gün sabah 8:00da öğrenciler, yurt odalarında çalan bir alarm sesiyle uyandı. Bu, herkesin kalkıp giyinmesi için bir işaretti. Herkes hazır olduğunda kahvaltı için birlikte kantine gideceklerdi.

 

Quinn, uyandığı sırada sistemden gelen hoş bir sürprizle karşılaştı.

 

<Günlük görevinizi tamamladınız>

 

<8 saat boyunca doğrudan güneş ışığından kaçındınız>

 

<Ödül 5 Exp>

 

<75/100>

 

Günlük görev gece yarısı sıfırlanmış ve Quinn, 8 saat uyuduğu için yeniden tecrübe ödülü almıştı. Halinden memnundu, çünkü bu, yolundan çıkmadan 5 exp kazanabileceği anlamına geliyordu.

 

Derken karnından kuvvetli bir gurultu yükseldi.

 

"Nedense her zamankinden daha çok acıktım, belki de bedenim o savaşta cidden bayağı enerji harcamıştır." diye düşünen Quinn, kantine yöneldi.

 

Kantin büyük bir salon olsa da son derece boştu. Hatta ortalıkta dolaşan Quinn’in fark ettiği üzere okulun büyük bir çoğunluğu boş ve sadeydi. Düz beyaz duvarlarda ne resim çerçevesi ne de başka bir şey vardı, sadece ara ara pencereler göze çarpıyordu.

 

Dünyanın aldığı modern, şık ve temiz görünüme uygundu. Kantin, her birine üç kişinin oturabileceği büyüklükte masalarla doluydu. Ancak Quinn, içeri girer girmez bir şeyi fark etti.

 

Kantinde sabit bir düzen yoktu, yani öğrenciler istediği yere oturmakta özgürlerdi. Bu, hemen hemen her okulda bir bölünmeye yol açardı. Düşük seviyeliler düşük seviyelilerle, yüksek seviyelilerse yüksek seviyelilerle otururdu.

 

Quinn, Peter ve Vorden’la birlikte sırada beklediği esnada sonradan gelen bir öğrenciyi fark etti. O öğrenci çoğu kişiyi geride bırakarak sıranın en önüne geçti. Ve hiç kimse çıkıp tek kelime bile etmedi, sebepse gayet basitti, seviyesi diğerlerinden yüksekti.

 

Quinn bu tarz hareketlerden nefret ederdi ama şu anda yapabileceği hiçbir şey yoktu. Yemeklerini alan üçlü grup, oturup yiyecek bir yer aramaya başladı.

 

"Neden şu tarafa gitmiyoruz?" diyen Vorden boş bir masayı işaret etti.

 

"Emin misin Vorden?" dedi Peter. "Orası birinci seviyelerin bölgesi, istemiyorsan bizimle oturmak zorunda değilsin, öyle değil mi Quinn?"

 

"Aynen, kendini zorlama." diye yanıtladı Quinn.

 

"Saçmalamayı keser misiniz, biz arkadaşız, ortadaki bu aptalca seviye hiyerarşisi umurumda bile değil."

 

Böylece üçlü grup, diğer düşük seviyelilerle birlikte bir masaya yerleşti. Bölge yavaş yavaş dolmaya başlıyor ama hiç kimse onların yanına oturma kararı almıyordu. Bunun sebebi de gayet basitti, Vorden’dan korkuyorlardı.

 

Onun yüksek seviyesini görüyor ve uzak durmak istiyorlardı.

 

Yemekler masaya yerleştirildiği anda Quinn, kendisine verilen ne var ne yoksa yemeye koyuldu, normal şartlarda yemediği şeyleri bile es geçmedi.

 

"Hey, yemeğini bitirmeyeceksen alabilir miyim?" diye sordu.

 

Peter ise "Tabii, buyur." dedi.

 

Böylece Quinn, yalnızca kendi tabağındakileri yemekle kalmadı, diğer ikisinin bıraktıklarını da yedi. Üstüne üstlük görevini bir an önce bitirmek istediği için 8 şişe suyu da mideye indirdi.

 

Geçen sefer güneşin altındayken normalden çok terlediğini ve önceden içtiği sular sayesinde susuz kalmadığını fark etmişti. Yeniden dışarı çıkacak olursa bu suların bir hayli yardımı dokunacaktı.

 

"Cılız bir tip için onca yemeği mideye iyi indirdin cidden." dedi Vorden.

 

Quinn bariz şekilde fazla yemiş olsa da nedense açlığı hala tam olarak dinmemişti. Neyse ki katlanılabilir bir histi ve çok fazla rahatsız etmiyordu.

 

<Bir günlük görev tamamlandı. İki litre su içildi.>

 

<Ödül 5 exp>

 

<80/100>

 

Quinn’in seviye atlamasına sadece 20 puan kalmıştı ve çok yakında bunun nasıl bir faydası olacağını görecekti. Bu sırada dün edindiği inceleme yeteneğini hatırlayarak Vorden’ın üzerinde kullanmakta karar kıldı.

 

<HP 10/10>

 

<Irk: İnsan>

 

<Özel Güç: Yok>

 

<Kan Grubu: O->

 

Quinn bir müddet duraksayarak gördükleri üzerine düşündü. Nedense sistem, Vorden’ın bir gücü olmadığını söylüyordu.

 

"Hey, Vorden, hala Erin’in buz güçlerini kullanabiliyor musun?"

 

"Vaay, benimle ilgilendiğini bilmiyordum.” dedi Vorden, ensesini ovuşturarak. "Aslına bakarsan gücüm her gün sıfırlanıyor ve bugün hiç kimseye dokunmadım. Tabii ki siz ikiniz hariç, ama siz de benim yeteneğim için iş görmüyorsunuz."

 

Kahvaltının sona erişiyle sınıflara geçme vakti gelmişti. Sınıf yolunda koridoru arşınlayan Peter ve Quinn’in gözüne Kyle takıldı. Kyle, formunun zirvesinde ve tamamen iyileşmiş görünüyordu.

 

Yanlarından geçtikleri sıradaysa göz temasından kaçınmayı ihmal etmedi.

 

"Sence öğretmene olanları anlatır mı?" diye fısıldadı Peter.

 

"Yo sanmam, kendisinden güçsüz birinden dayak yediğini itiraf etmeye utanır, ayrıca insanların öğrenmesi onu daha bariz bir hedef kılmaktan başka bir işe yaramaz."

 

Günün ilk dersinin vakti gelmişti ve birlikte dersliklere gitmeleri gerekiyordu. O günkü öğretmenleri onlara okulu gezdirmiş olan Del’di.

 

Öğrenciler yerlerine yerleşti ve tıpkı kantinde olduğu gibi herkes aynı güç seviyesindeki kişilerin yanına oturdu, tabii ki Vorden hariç. Vorden bir ve ikinci seviyelerle birlikte, Peter ile Quinn’in yanında sınıfın arka kısmında oturmayı seçti.

 

O saniyede diğer öğrenciler konuşmaya başladı.

 

"O alt tabaka tiplerle oturarak ne yaptığını sanıyor ki!"

 

"Kantinde de onların yanındaydı."

 

"Bu durum okuldaki hiyerarşide sorun yaratmaz mı, ikinci sınıf öğrencileri bir şeyler yapmaya başlamaz mı?"

 

"Aynen, kuralları ihlal etmeye devam ederse meydan okurcasına devreye gireceklerdir."

 

Muamele farkı okula mahsus bir şey değildi, toplumda da mevcuttu. Kişinin seviyesi ne kadar yüksekse o kadar iyi bir iş bulur, o kadar çok para kazanırdı. Yüksek seviyelilerin hükümetten aldığı destek daha çok olurken geri kalanlar unutulurdu.

 

Elbette zirvedekilerin böyle problemleri olmazdı. Düşük güç seviyelerine sahip olanlar bir gün o seviyeleri arttırabilecekleri yeni bir yetenek elde etme umuduyla her şeyi yaparken buna çomak sokmaya çalışanlar hızla susturulurdu.

 

Zaten Safkanlar denen bir grubun var olmasının başlıca sebebi de buydu. Bu sistemle savaşmayı amaçlıyor ve bu yüzden terörist muamelesi görüyorlardı.

 

Del, okul tanıtımı ve büyük savaştan bahsederek dersine başladı.

 

"Dalki Irkıyla verdiğimiz büyük savaşı kaybetmek üzereyken öne çıktılar. Onlara Orijinaller diyoruz. Dünyanın özel güçlerle tanışması bu yolla gerçekleşti. Onlar hiçbirimizin haberdar olmadığı bu güçleri kendilerine saklayarak yüzlerce yıl boyunca yalnızca ailelerine aktardılar.

 

Onlar sayesinde özel güçler insan ırkının diğer fertleriyle paylaşıldı, elbette hepsi bir değildi. Orijinaller diyerek ya bir özel gücü ortaya çıkartan kişilerden bahsediyoruzdur ya da güçlerini dünyanın geri kalanıyla paylaşmama kararı almış bir gruptan."

 

Diyen Del’in surat ifadesi ansızın ciddileşti.

 

"Ancak an itibarıyla savaşın yeniden başlayacağı vakti hiç kimsenin bilmediği bir zaman dilimindeyiz ve sizlerin burada olma sebebi de bu."

 

Dersin bitişiyle birlikte öğrencilerin ara verme vakti geldi. Vorden, Quinn ve Peter üçlüsü de atıştırmalık bir şeyler almak için dışarı çıktı. Tabii Quinn dışarıya adımını attığı saniyede alışıldık mesaj belirdi.

 

<Tüm istatistikler yarıya düşürüldü>

 

Üçlü grup yakınlardaki bir banka otururken Quinn yeniden güçsüz düşmeye başladı.

 

"Hey, sen iyi misin, yine kötü görünüyorsun?" dedi Vorden. "Ve deli gibi terliyorsun."

 

"Aynen, beni çok çabuk sıcak basar." diye yanıtladı Quinn.

 

Üçlü grup, karşılarında altı kişilik bir erkek öğrenci grubu belirinceye dek havadan sudan ve okuldaki tecrübelerinden bahsetmeyi sürdürdü. Gelenlerin her biri, ikinci sınıf öğrencileri olduklarını belirten siyah bir kolluk takıyordu.

 

"Anlaşılan söylentiler doğruymuş." dedi ikinci sınıf öğrencilerinden biri.

 

"Siz üçünüzle konuşacağımız şeyler var, bizimle gelebilir misiniz?"

 

#Vorden için özel gücü yok bilgisinin verilmesi ilginçti. Yani o gün birine dokunup güç kopyalamamış olsa bile sistemin kopyalama şeklindeki gücünü belirtmesi gerekmez miydi? Bu Vorden’da gerçekten bir bit yeniği var ama ne zaman çözeceğimiz meçhul. Bu arada daha geçen bölümdeki notumdan sonra çat diye ikinci sınıfları karşılarında bulmaları mükemmeldi. İnşallah sağlam bir dayak yemezler diyor ve bugünlük susuyorum, yarın yeni bölümlerde görüşmek üzere!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 31673 Üye Sayısı
  • 319 Seri Sayısı
  • 42610 Bölüm Sayısı


creator
manga tr