Bölüm 313: Üç Oda

avatar
263 12

My House of Horrors - Bölüm 313: Üç Oda


Bölüm 313: Üç Oda

Çeviri: RassNt  


Işığın aniden gitmesi onların karanlıkta kalmalarına sebep oldu.


"Ne oluyor?" Bay Bai ve Yaşlı Wei ürkmüştü. Chen Ge'nin eli havada kaldı ve kapıya gitmedi. "Emin değilim. Rastlantı gibi durmuyor."


Rüzgar yoktu ve fener fark etmeden birinin uzanıp söndürebileceğinden çok yukarıda duruyordu. Rüzgar olmasa da diğer fenerler de sallandı.


Garip şekilde boğucu bir his vardı.


Chen Ge ve Yaşlı Wei diğer adama döndüler ama o da bunu beklemiyordu. "Geri çekilelim mi?"


İki adım geriledi ve yola baktığında durdu. "Dikkat edin, birisi geliyor!"


"Kim?" Chen Ge Bay Bai'nin baktığı yöne doğru baktı. Sallanan fenerlerin parıltısı altında bulanık insan biçiminde bir gölge yavaşça onlara doğru yaklaştı. "Bize el sallıyor gibi?"


Gölge daha da hızlandı ve Chen Ge nihayet onu iyice görebildi. Koyu renkli ceket giymiş yaşlı bir kadındı. İlerlerken başı öne eğik durumdaydı ve neredeyse Chen Ge'ye çarpmaya yaklaştığında durdu.


"Siz de mi dışarıdan geldiniz?" Yaşlı kadının sesi tuhaftı ve Chen Ge huzursuz oldu.


Kadının sözlerinden sonra Chen Ge karşılık verdi, "Nasıl yani? Daha önce köye giren başka bir grup mu vardı?"


"Evet." Kadın sanki yüzünün görünmesinden korkuyormuş gibi başını öne eğik tutuyordu. Chen Ge'nin aklına Jiang Ling'in ablası geldi. Tabut Köyü'nün insanları anormalliklerle doğmuştu, o yüzden Chen Ge yaşlı kadının yüzüne gizlice bakma kabalığını yapmayacaktı.


"Bizden önce köye gelenler orta yaşlı bir adam ve iki çocuk muydu?" Chen Ge hemen bir takip sorusu sordu ama yaşlı kadın duymamazlıktan geldi. Görünüşe göre oraya Chen Ge için gelmemişti. Başı sanki her an yere düşecek gibi öne eğikti. Fakat bundan rahatsız değil gibi duruyordu. "Gece vakti kapıyı çalma. Kapıyı açan bir insan olmayabilir."


Yaşlı kadının kime konuştuğu belli değildi. Onların yolun ortasında önünü kesmişti ve iki taraftaki fenerler daha da şiddetli sallanıyordu.


"Köyde son zamanlarda işler karmaşık bir hale geldi. Etrafta gezinmeyin. Benimle gelin, sizi kalacak bir yere götüreceğim." Yaşlı kadın geldiği yöne doğru döndü. Adımları ufaktı ama hızlı hareket etti. Buna kafasının neredeyse göğsüne değdiğini de ekleyince tamamen gariplik içindeydi.


"Peşinden gidelim mi?" Yaşlı Wei diğer ikisine döndü. Yaşlı kadının ilk gördüğünde hemen oradan ayrılmak istemişti.


"Şimdilik peşinden gidelim." Konuşan kişi Bay Bai oldu. "Yaşlı kadın tanıdık geldi. Acaba çocukken geldiğimde onu görmüş olabilir miyim?"


Bay Bai önden yürüdü ve diğer ikisi de takip etti. Yaşlı kadın onları Tabut Köyü'nün içlerine doğru götürdü. Yolda birkaç kez yön değiştirdikten sonra durdular. "Bu gece burada kalabilirsiniz. Sabah olduğunda daha detaylı konuşuruz."


Başı hala öndeydi ve ses tonu değişmemişti; sanki kukla gibiydi. "Evde üç oda var. Her biriniz bir odada kalabilirsiniz. Kendi odanızda kalmayı ve odalarınızı paylaşmamayı unutmayın. Penceredeki urgana ya da kapının arkasındaki satıra dokunmayın. Yatakta kalın ve gecenin bitmesini bekleyin."


"Herkese bir oda mı? Tek odayı paylaşırız; bir geceliğine sorun olmaz." Bay Bai'nin Chen Ge'ye yakın kalması gerekiyordu. Eğer ona göz kulak olmazsa kafasına göre iş yapabilirdi.


"Evde üç oda var. Her biriniz bir odada kalabilirsiniz..." Şaşırtıcı şekilde Bay Bai'nin sözlerinden sonra yaşlı kadın daha önceki talimatları yineledi ama bu sefer ses tonu daha çirkindi.


"Nine, biz buraya iki çocuğu aramak için geldik. Harcayacak zamanımız yok, sabaha kadar bekleyemeyiz. Bizi dışarıdan gelen diğer gruba götürebilir misin?" Chen Ge yaşlı kadının gözüyle süzdü ama onda herhangi bir gariplik sezmedi. Yüzünde mi bir şey vardı?


Yaşlı kadın arkasını dönerken Chen Ge eğilerek onun yüzüne baktı. Yüzü tamamen normaldi.


Gözleri yerinde ve yüzü normal ama nedense bana tanıdık geliyor, Chen Ge kendi kendine düşündü. Yaşlı kadına baktı ve sonra Bay Bai'ye döndü. "Bay Bai, yaşlı kadının tanıdık geldiğini söylemiştin, Lin Guan Köyü'den biri olabilir mi?"


"Yüzünü görmedim ama giyinişine bakınca haklı olabilirsin." Bay Bai kapıyı açtı. İçerisi çok büyük değildi.


"Lin Guan Köyü'nden birisine benziyor ve ikimize de tanıdık geldi." Chen Ge bunu düşündü ve yüzü yavaş yavaş değişti. "Bekle, onun kim olduğunu biliyorum!"


"Kim?"


"Yaşlı Wei, Lin Guan Köyü'ne ilk vardığımızda ziyaret ettiğimiz evi hatırlıyor musun?"


"Evet, sahibi orta yaşlı bir çiftçiydi." Yaşlı Wei'nin hafızası iyiydi.


"Odasında bir mihrap vardı ve üzerinde yaşlı bir kadının siyah beyaz resmi duruyordu." Chen Ge sesini alçalttı. "Bize yol gösteren kadın tıpkı o resimdeki yaşlı kadına benziyor!"


"Bu nasıl olabilir!? Emin misin?" Yaşlı Wei Chen Ge'ye inanmakta güçlük çekti.


"Şimdi sen deyince aklıma geldi, Lin Guan Köyü'nden yaşlı bir kadına benziyor!" Bay Bai zihninde bağlantıyı oluşturdu. "Ama o kadın uzun zaman önce öldü!"


"Ne olursa olsun durum bu." Chen Ge hemen sakinleşti. "Eğer yaşlı kadın canlı biri değilse bize tahsis ettiği evde kalmamız doğru mu?"


Kapıdaki beyaz kağıt dalgalandı. Ne Bay Bai ne de Yaşlı Wei karar veremedi.


"İlk önce içeriye göz atalım. Yaşlı kadının ölmeden önce benimle iyi ilişkisi vardı; bize zarar vermez.


"En azından o vermez."


Grup eve girdi ve diğer evlere benziyordu ama kapısının dışında beyaz fener yoktu.


"Yaşlı kadının dediği gibi değil; burada sadece bir oda var." Chen Ge önden yürüdü ve boş avluyu geçtikten sonra iç kapıyı açtı.


Odadan tuhaf bir koku dışarı yayıldı. Kokuya alıştıklarında odanın içine baktılar ve gözleri şaşkınlıkla doldu. Evin tek odasının içinde üç tane siyah tabut duruyordu.


"Bir ev, üç oda? Yaşlı kadın acaba tabutlardan mı bahsetti?" Yaşlı Wei'nin yüzü tamamen soldu. "Burada cidden bir terslik var; gitmemiz lazım."






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19349 Üye Sayısı
  • 809 Seri Sayısı
  • 39145 Bölüm Sayısı


creator
manga tr