Bölüm 283: Abla O Adamın Arkasında

avatar
299 5

My House of Horrors - Bölüm 283: Abla O Adamın Arkasında


Bölüm 283: Abla O Adamın Arkasında

Çeviri: RassNt  


"Fan Yu diğer çocuklara garip şeyler mi söylüyor?"


Hassas Chen Ge problemin kaynağını fark etti. Fan Yu'nun gözleri hayaletleri görebiliyordu. Oğlan kötü değildi ve söylediği şeyler yetişkinlere garip gelse de büyük ihtimalle çoğu doğru şeylerdi.


"Evet, diğer çocukların tedavilerinin sekteye uğramaması için onları rehberlik için gerçek bir çocuk psikiyatristine göndermek zorunda kaldık. Biliyorsunuz ki biz bir kamu kuruluşuyuz ve bütçemiz sınırlı. Çoğu zaman işlerimizi bağışlar yoluyla gerçekleştiriyoruz." Müdür iç geçirdi. "Çocukları bir ya da iki kez psikiyatriste göndermek zorunda kalsak sorun olmayacak ama böyle devam ederse bunu karşılayamayız."


Ardından müdür kafasını kaldırarak tavrını ayarlamak istercesine Chen Ge'ye baktı. Onun derin düşüncelere dalmış olduğunu gördü. Chen Ge'nin demek istediğini anladığını tahmin ederek rahat bir nefes aldı. Doğrudan konuştu, "Fan Yu'nun şu anki durumuyla evlat edinilme şansı düşük ve siz onun tek ailesi olduğunuzu da düşününce Çocuk Evi gibi bir ortamdan ziyade ailesiyle kalması onun için çok daha uygun olacak."


Odaya bir sessizlik çöktü.


İki dakika sonra Chen Ge kararını verdi. "Fan Yu yanlış bir şey yapmadı."


Müdür tedirgin olmuştu. Kendisini net şekilde ifade edemediğini düşündü. "Bunun Fan Yu'nun hatası olmadığını biliyorum. Sadece onun daha sağlıklı bir ortamda büyümesini umuyoruz, bizi yanlış anlamayın."



"Fan Yu o çocuklara ne söyledi?" Chen Ge ciddi bir ifadeyle müdüre baktı. "Kelimesi kelimesine bana söylemeniz lazım; bu çocuklar tehlikede olabilirler."


"Tehlike mi?" Müdür üç saniye boyunca tedirginlik yaşadı. Dudakları açıldı ve daha öncesinden hazırlandığı konuşma tamamen boşa çıkmıştı. Aynı frekansta değillerdi. Chen Ge'ye baktığında Fan Yu'nun durumunun kalıtsal olabileceğini hissetti.


"Evet, lütfen Fan Yu'nun söylediklerini bana anlatın ve bu çocukların isimlerini ve iletişim bilgilerini verin. Ciddi tehlikede olabilirler," Chen Ge ciddiyetle tekrar etti; dalga geçer gibi bir hali yoktu.


Müdür gülümsemeye çalıştı. "Bay Chen, dürüst konuşacağım. Fan Yu bizim Çocuk Evimize ait hissetmiyor kendini, muhtemelen ailesiyle birlikte olmaktan daha memnun olacaktır. O çok akıllı bir çocuk ama bazı içe yönelik sorunları var. Eğer finansal gücünüz varsa onu yanınızda götürüp resmi ve profesyonel psikologlardan yardım almanızı umuyoruz."


"Şimdilik bu imkansız. Benim bulunduğum ortam güvenli değil." Chen Ge doğruyu söylüyordu. En azından hayalet hikayeleri toplumunun işini bitirene kadar Fan Yu'yu korku evine götüremezdi.


Müdür evlatlık almayı reddederken insanlardan birçok bahane duymuştu ama güvenlik eksiği bahanesi ilk defa oluyordu. "Tamam ama onunla iletişim kurmak için sık sık uğramanız lazım. Elimizden geleni yapacağız."


"Teşekkürler."


Hemşire Chen Ge'yi müdürün odasından çıkardı. Utangaç bir tavırla konuştu, "Fan Yu'yu kovmak gibi bir niyetimiz yok. Oğlan itaatkar ve zeki; sadece garip şeyler yapma eğilimi var."


Chen Ge tartışmaya girmek yerine gülümsedi. "Ne demeye çalıştığınızı anlıyorum ama onun söylediklerinin doğru olabileceğini hiç düşündünüz mü?"


Hemşire yavaşladı. Chen Ge'ye bir bakış attı. Bir nedenden ötürü bu adam ona ikna edici gelmişti. "Geldik."


Hemşire daha önce iki oğlanla karşılaştıkları odanın yanındaki kapıda durdu. İki odanın da kapıları açıktı. "Jiang He ve Jiang Jin yine kaçmış."


Odalardan birine aceleyle girdi. Ardından yatak odasından bir cam kırılma sesi geldi. Bir kız ağlamaya başladı, "Abla!"


Sanki kardeş zorbalığa uğruyormuş gibiydi.


"Jiang Jin, Jiang He! Gidip ve duvara yüzünüzü dönün!" Chen Ge kapıda dururken hemşire iki oğlanı azarladı. Resimli karta baktı ve soy isimleri Jiang olan çocuklar arasında Fan Yu'nun ismi gözüne çarptı.


Bu oğlan kesinlikle insanları kendisi hakkında endişelendirmeyi seviyor. Chen Ge yatak odasına girdi ve Fan Yu'nun masada başını eğmiş bir şeyler çizdiğini gördü. Dış dünya ile hiç alakası yoktu. Fan Yu'nun yanında ağlayan küçük bir kız vardı. Küçücük elleriyle gözlerini silmeye çalışsa da gözyaşları durmuyordu. Ablasına sesleniyordu.


Hemşire Jiang Jin ve Jiang He'nin işini bitirdikten sonra teselli etmek için kızı kucakladı ama kız daha da sert ağlamaya başladı. Sulu gözleri kızardı ve parmağıyla Jiang He ve Jiang Jin'i işaret etti. "Onlar kardeşimi öldürdüler! Ablamı öldürdüler!"


Kız sevimliydi ve elbisesi oldukça kalındı. Hemşirenin kucağında adeta bir yün topağı gibi duruyordu. Ama bu tatlı kızın dudağından çıkan kelimeler inanılmaz sertti.


"Jiang Jin, Jiang He! Siz ikiniz ne yaptınız!?" Küçük kıza acıyan hemşire öfkelenmişti.


"Biz sadece onun cam bardağına bakmak istedik ama o vermeyi reddetti. Kazara kırıldı ve birisi yanlışlıkla bardağın içindeki örümceğin üzerine bastı," iki oğlan hoşnutsuz bir şekilde homurdandılar.


"Örümcek? Abla?" Chen Ge dönerek yatak odasının ortasına baktı. Cam bardak kırılmıştı ve kırık parçalar arasında dümdüz olmuş bir örümcek vardı.


Durum netleştikten sonra hemşire iki oğlanı odadan gönderdi ve kızı teselli etmeye odaklandı. Fakat kız dinlemiyordu ve daha da şiddetli ağlıyordu. Hemşirenin kucağından kaçtı ve yere yapışmış örümceği aldı. Hiç iğrenmeden onu avucunda tuttu ve Fan Yu'ya koştu. Umutsuz bir sesle ağladı, "Kardeşimi öldürdüler! Ablam öldü!"


Küçük kız dört ya da beş yaşlarındaydı. Parmak uçlarında bile masaya zar zor yetişiyordu. Çizime odaklanmış olan Fan Yu kızı görmezden geldi.


Fakat en sonunda kız onun sabrını taşırdı. Kalemi koydu ve elini kızın kafasına koydu. "Ablan ölmedi, sadece geçici olarak gitti."


Fan Yu diğer eliyle çizdiği resmi aldı ve kıza gösterdi. "Kardeşin hemen arkandaydı."


Normal kağıtta siyah renkli kalemle çizilmiş küçük bir kız vardı ve kızın arkasında kırmızı kalemle çizilmiş büyük insansı bir canavar duruyordu!


Kızın üzerine doğru yaslanmıştı ve kafası kızın kafasının üzerine uzanmıştı. Kol ve bacakları tıpkı bir örümcek gibi yere doğru kıvrımlıydı. Fan Yu'nun resmini görünce kız nihayet ağlamayı kesti.


Fan Yu kızın saçlarını okşadı ve kapıdaki Chen Ge'ye döndü. "Bak, ablan şu an o adamın arkasında duruyor."






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18317 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37541 Bölüm Sayısı


creator
manga tr