Bölüm 273: Xiao Gu, Koş!

avatar
329 13

My House of Horrors - Bölüm 273: Xiao Gu, Koş!


Bölüm 273: Xiao Gu, Koş!

Çeviri: RassNt  


Soruşturma odasının kapısı saat 11 civarında açıldı. İki polis memuru içeri girdi ve masaya iki tane baskı dosya koydu.


"Wei Wu, gerçek ismi Zhang Wu, erkek, 36 yaşında, bir eczacılık şirketinde çalışıyor. Son altı aydır gece geç vakitlerde dışarı çıktığı tespit edilmiş ve sahte kimliğini kullanarak birçok yeraltı deposu kiralamak için kullanmış. Mülklerine dair soruşturma devam ediyor."


"Kong Xiangming, gerçek ismi Kong Yin. Arananlar listesinde. Xing Hai polisi bu adamı iki cinayetle bağlantılı olduğundan şüpheleniyor."


Masadaki bütün bilgilere bakan Chen Ge sandalyede doğruldu. İşler düşündüğünden daha başarılı gidiyordu. Kong Xiangming aranan bir adamdı. Masum olduğunu kanıtlamak için kendini çok fazla yormasına bile gerek kalmayacaktı.


"Gördünüz mü, yalan söylemiyorum değil mi?" Chen Ge ellerini kaldırdı. "Pardon, aranan birini yakalamanın ödülü ne kadar? Xing Hai, Jiujiang'dan daha büyük bir şehir, yani para ödülü daha yüksektir, değil mi?"


"Para ödülü kamu güvenliği departmanı tarafından belirlenir; bölgenin büyüklüğüyle alakası yoktur." Yüzbaşı Yan yanındaki memurdan Chen Ge'nin kelepçesini çözmesini istedi. Ardından bizzat elleriyle Chen Ge'ye bir bardak su koydu. "Söyle bakalım, bu ikisiyle nasıl karşılaştın?"


"Anlattım zaten. Kurban benim!" Chen Ge surat astı. Onu dinleyen odadaki birkaç polis memuru tüylerinin diken diken olduğunu hissetti.


"Sana inanıyoruz, fakat her şey kanıta dayalı olması gerekiyor." Kimsenin bir şey söylemeyeceğini gören Yüzbaşı Yan ileri yürüdü. "Çok fazla kafana takma, fakat eğer bir daha böyle bir durumla karşılaşırsan yumuşak davran. Eğer kazara birinin canını alırsan işler daha karmaşık hale gelir."


Yüzbaşı Yan sebebini bilmese de bunun daha başlangıç olduğunu hissetmişti.


"Tamam, elimden geleni yaparım."


"Yarın bizzat gidip senin için para ödülünü sorarım, artık bize o ikisinden bahseder misin?" Yüzbaşı Yan Chen Ge'yi artık az çok tanıyordu, o yüzden yem olarak para ödülünü ortaya attı.


"Anlattım zaten, gerçekten kurban benim." Chen Ge'nin sesi ciddiydi. "Akıl hastanesinde insanları hapis tutan deli grubuyla nasıl şans eseri karşılaştığımı hatırlıyorsunuz, değil mi?"


"Evet." Yüzbaşı Yan bir şey hatırlar gibi oldu. "Delilerin elinde senin Yeni Yüzyıl Parkına girerken çekilmiş resmin vardı, yani o ikisinin korku evine işini baltalamaları için gönderildiğini mi söylüyorsun?"


"İşimi baltalamak mı?" Chen Ge başını sağa sola salladı ve iç geçirdi. "Beni öldürmek için gönderildiler."


Bu cümlenin ardından sorgu odasına bir sessizlik çöktü. Soruşturma ve yılların verdiği tecrübeyle memurlar Chen Ge'nin haklı olduğuna inandılar.


"Bu onların benden intikam alma şekli."


"Sadece terk edilmiş akıl hastanesindeki sırlarını ifşa ettiğin için mi? Bu onların seni öldürmek istemesine mi neden oldu?" Masadaki genç görünen bir memur sordu.


"Onların hepsi akıl hastası; dünyaya bakış açısı bizden farklı." Chen Ge bunu düşündü ve polisin gereksiz fedakarlıklar yapmasını engelleyecek şeyleri Yüzbaşı Yan'a anlatmaya hazırlandı. "Kısa bir etkileşimden sonra bu insanların kalplerinin tamamen bozulmuş olduğunu fark ettim. Dünyayı anlamak için kendi çarpık bakış açılarını kullanıyorlar ve en korkutucu şey ise kendilerinin haklı olduğuna ve dünyanın yanlış olduğuna inanıyorlar. Onları normal mantık çerçevesinde değerlendiremezsin; onlar son derece tehlikeli."


"Akıl hastaları çarpık zihniyetleriyle insanları öldürmek için ortalıkta mı dolaşıyor?" Yüzbaşı Yan hafifçe masaya vurdu. Bu onun derin düşünceler daldığı anda istemsizce yaptığı bir şeydi.


"Dediklerim tamamen doğru. Çok dikkatli olmalısınız; onlar normal akıl hastalarından daha farklı."


"Nasıl farklı?"


"Gündüz vakti inanılmaz normal davranıyorlar. Fakat gece yarısı olduğunda ya da yalnız kaldıklarında hastalıklı tarafları gün yüzüne çıkıyor." Chen Ge, Yüzbaşı Yan'ın ekibine bir uyarı veriyordu. Bu deliler grubu normalden farklıydı ve çoğu normal insanlardan daha akıllıydı.


"Anladım. Çoğu seri katilin mental ve ruhani sağlık açısından eksikliği vardır." Yüzbaşı Yan birkaç şey daha söylemeye hazırlanırken Chen Ge'nin telefonu çaldı.


"Xiao Gu?" Chen Ge telefonuna baktı ve oldukça şaşırdı. "Niye beni arıyor?"


Sorgu odasında gözaltına alındığı için Yüzbaşı Yan'a sordu, "Buna cevap verebilir miyim? Çalışanım arıyor."


"Burada konuşabilirsin." Polis memurları pür dikkat Chen Ge'ye odaklandılar. Kulaklarını iyice kabarttılar. Chen Ge telefonu açtı ve daha telefonu kulağına götüremeden önce Gu Feiyu'nun tam ciğerlerinden gelen çığlığı duyuldu. "Kardeş Chen! Fang Hwa Apartmanlarının üçüncü binası! Wong Amca çoktan..."


Ses aniden kesildi. Xiao Gu'nun telefonu sanki bir şey tarafından çekilmiş ve duvara fırlatılmıştı. Telefondan sadece koşan ayak sesleri geliyordu.


"Fang Hwa Apartmanlarının üçüncü binası mı?" Chen Ge telefonu kapatmadı. Bütün dikkatini seslere vererek daha fazla bilgi kazanmaya çalıştı. Kısa süre sonra ayak sesleri gitti. Xiao Gu'nun başka bir kata mı geçtiği yoksa çoktan başına bir şey mi geldiği meçhuldü.


"Chen Ge, bu neydi?" Birkaç polis memuru öne doğru eğildi.


"Yine üçüncü bina." Chen Ge'nin gözleri oldukça korkutucuydu. "Deliler benim çalışanıma saldıracak kadar ileri gittiler. Fang Hwa Apartmanlarının üçüncü binası!"


Sorgu odasına çöken bir saniyelik sessizlikten sonra herkes harekete geçti. "Yerel karakolu arayın! Hemen harekete geçsinler!"


Eğer bu daha önce olsa Chen Ge polise anlatmazdı. Ne de olsa onun sözlerine dayanarak Yüzbaşı Yan hayalet hikayeleri toplumu üyelerini yakalaması için Chen Ge'ye yardım etmezdi. Ama işler şimdi farklıydı. Polis, Chen Ge'nin yakaladığı iki üyenin birçok suça karıştığını teyit etmişti. Chen Ge yalan söylemiyordu.


"Yüzbaşı Yan, ilk önce beni Yeni Yüzyıl Parkına atabilir misiniz? Önemli bir şey almam lazım."


"Yaşlı Wu, sen Xiao Chen'i götür." Yüzbaşı Yan bir anda sanki bambaşka birine dönüşmüştü. Sorgu odasından çıktı ve bağırdı, "Oyalanmayı bırakın! Gidiyoruz!"


"Bir dakika." Chen Ge adamın peşinden koştu. "Yüzbaşı Yan, bu kadar karmaşaya gerek yok. Bunun önceden düşünülmüş bir plan olabileceğinden korkuyorum."


"Endişelenme."


Chen Ge Yüzbaşı Yan'dan söz aldıktan sonra Yaşlı Wu'nun arabasıyla Yeni Yüzyıl parkına gitti. Teyp ve tükenmez kalemi aldı ve yanında polis olacağı için çekici almadı.


Hayalet hikayeleri toplumunun Xiao Gu'yu hedef almasının sebebi benim. Xiao Gu'yu yem olarak kullanıp beni oraya çekmek istiyorlar. Chen Ge büyük bir risk almayı planlamıyordu. Polis arabasının içinde oturdu ve bunu dikkatlice düşündü. Böyle büyük bir plan hazırladıysan bir tuzak olmalı. Tahmini olarak konuşmak gerekirse Fang Hwa Apartmanlarında en az dört üyenin olmasını bekliyorum.


Chen Ge pencereden karanlık gökyüzüne baktı ve parmağı kasetçaların oynatma tuşuna dokundu. Ama benim polisle birlikte geleceğimi tahmin edemezler.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr