Bölüm 263: Koku

avatar
357 1

My House of Horrors - Bölüm 263: Koku


Bölüm 263: Koku

Çeviri: RassNt  


Yang Chen ve Lee Xue hemen dışarı çıktılar. Üçü birlikte koridorda durdular ve ileri doğru baktılar. Karanlıktan başka bir şey yoktu.


"Ayak sesleri nerede?"


"Gerçekten duydum! Sanki birisi koridorun öbür tarafında zıpladı!"


"Sadece kendini korkutuyorsun, gel bize yardım et."


Lee Xue Wang Dan'ı son odaya sürüklerken Yang Chen bir an dışarıda durdu. Wang Dan'ın sözlerini tekrar etti. "Zıpladı mı?"


Üçlü son yatak odasını iyice aradılar. Yatakların üzerindeki çoğu çöplük ahşap blok ve köpükten oluşuyordu. Kirli ve dağınık görünseler de kokunun kaynağı onlar değildi.


"Bu oda çöpleri depolamak için mi açık bırakıldı?" Lee Xue burnunu kapatmak için elbise kolunu kullandı. "Ama neden şu yatakta şilte var? Böyle pis bir ortamda kim uyur?"


"Şu an düşünmemiz gereken şey burada kimin kaldığı değil." Yang Chen yataktan aldığı bir çöp parçasını burnuna götürerek kokladı. "Gizli senaryoya girdiğimizde havada garip bir koku vardı ve kokunun en şiddetli olduğu yer burası. Yani kokuya neden olan şey burada olmalı. Bu senaryonun gizemini çözmek için onu bulmamız lazım."


"Büyük Yang haklı. Odada çok fazla çöp var ama hiçbirinden koku gelmiyor. Bu çok tuhaf." Wang Dan tek şiltesi olan yatağa doğru yürüdü. "Bu nispeten temiz olan yatak en yoğun koku yayan şey."


Elini şiltenin köşelerinden birine koyduktan sonra hemen geri çekti. Yırtık şiltenin altında korkutucu bir şey yerine sadece bir defter vardı. Wang Dan onu aldı ve okudu.


"Üzgünüm, çok yaklaşmamam lazımdı. Sadece topu almanız için yardım etmek istedim.


"Öğretmenim, gömleğimi isteyerek kirletmedim. Kimse bana zorbalık yapmadı, hepsi benim hatam.


"Baba, daha iyi biri olmak için elimden geleni yapacağım. Lütfen artık bana vurma.


"Üzgünüm, neden gülümseyince bu kadar çirkin göründüğümü bilmiyorum. Bunu yapmayı bırakacağım.


"Nerede hata yaptım? Değişebilirim, gerçekten değişebilirim!


"Sadece onlar gibi olmak istedim, üzgünüm..."


Defter inceydi ama özür yazılarıyla doluydu.


"Yazan kişinin bir sorunu mu var? Niye sürekli özür dilemeye odaklanmış? Eğer birisi zorbalık yapıyorsa karşı koymalıydı!" Wang Dan dalga geçti. Bunları yazan kişinin yaptıklarına ya da yapmaması gerekenlere karşıydı.


"Şuna bir bakın." Lee Xue çöp tenekesinin içinde yırtık bir resim buldu. Bütün parçaları topladı ve onları bir araya getirdiğinde kabataslak bir resim ortaya çıktı. "Bir baba oğul resmine benziyor."


Oğlan tehlikeli düzeyde obezdi ve resimden bile özgüvensizliği belli oluyordu. Kameradan korkuyor gibiydi, o yüzden babasının arkasına saklanmıştı. Babasının kaşları çatıktı. Çocuğa karşı sertti. Bir eliyle oğlanın boynundan tutarak onu öne doğru itiyordu.


"Bu bir üvey baba mı?"


Wang Dan diğerlerinin de okuması için defteri açtı. İlk sayfalar iyiydi ama okudukça huzursuzluk hissi vermeye başladı.


Oğlanın ismi yoktu, bütün öğrenciler ona domuzcuk diye sesleniyordu. Babası, Batı Jiujiang Özel Akademisi'nin sponsorlarından biriydi. Zengin bir aileye mensuptu ama babası ona karşı son derece sertti. Defterde bunun sebebi kesin olarak söylenmese de arada verilen detaylardan nedeni çıkarılabiliyordu. Oğlanın annesi babasına ihanet etmişti ve baba bu kızgınlığı oğluna yöneltmişti.


Oğlan, babasının sevgisini istiyordu ama ne yaparsa yapsın, ne kadar itaatkar olursa olsun aldığı tek karşılık şiddet ve azarlanmak oluyordu. Son derece diken üstünde bir hayatı vardı ve sadece yemek yerken tatmin hissiyatı yaşıyordu. Bu yüzden yemek onun stresini atma yolu olmuştu. Bu durum onun kilosunun çocuk olmasına rağmen standardın çok ötesine geçmesine neden olmuştu.


Oğlanın çirkin görünüşü, babanın endişelenmek yerine intikam almak için aceleci davranmasına neden olmuştu. Başka hiçbir işte iyi olmayan oğlan, babasının yüzündeki gülümsemeyi görmek için kendini daha fazla yemeye zorlamıştı. Büyüdüğünde hem beden hem de ruhsal olarak hastaydı.


Okulda, kendi içine kapanmıştı ve kimsenin onunla birlikte oturmak istememesi bu durum için çok uygundu. Eve geldiğinde, dikkatli olmadığı her an babasının tekme ve yumruklarıyla karşılaşıyordu. Yavaş ama emin adımlarla oğlanın kalbi bozulmaya başlamıştı. Diğerlerinin güzel gördükleri şeyler onun gözünde çirkindi, diğerlerinin kaçındığı şeyler onun için hazineydi.


Oğlan sık sık kantinden artık yemek çalmak ve çöpten bir şeyler almak gibi aptalca şeyler yaparken yakalanmaya başlamıştı. Her seferinde babası onu dövüyordu ama oğlan artık kendini durduramıyordu. Dünyaya bakış açısı tamamen değişmişti.


Bunu defalarca tekrar ettikten sonra babası en sonunda onu çok ağır döverek hastanelik etmiş ve polisin dikkatini çekmişti. Kanuni güçlerin tavsiye ve baskısıyla baba nihayet oğlanı okulun yatakhanesine göndermeyi kabul etmişti.


Baba, okulun sponsorlarından biriydi, o yüzden okul oğlan için özel bir oda açmaya hazırdı. Oğlan yatakhaneye taşındıktan sonra diğer öğrencilerle temas halinde olması gerekti. Diğerlerinden özür dileme sayısı çarpıcı biçimde artmıştı ve hastalığı katlanarak artmıştı.


Çok geçmeden onun odasına yakın yaşayan diğer öğrenciler kötü bir koku almaya başlamışlardı. Okul yönetimi bu kokunun kaynağını aramış ve oğlana özel ayrılan odaya zorla girmişlerdi. Odanın kapısı açıldığında herkes şok olmuştu. Normalde tertemiz olan yatak odası her türlü çer çöp ile dolmuştu. Fakat pislik, kokuşmuş çöpler oğlanın gözünde en güzel dekorasyonlardı.


Okul yönetimi odayı temizleme için birini göndermiş, oğlanı cezalandırmış ve babasını konuyla ilgili bilgilendirmişti. Babasının oğlana karşı tavrı hala aynıydı. Bir tur daha ağır bir dayak atmıştı. Defterdeki notlarda o geceki dayak detaylı biçimde anlatılmıştı. Babası o gece yarısı ancak gidebilmişti.


Hayat ne kadar zor olsa da devam etmeliydi. Vücudundaki yaralar iyileştikten sonra kalbindeki yaralar giderek derinleşiyordu. Yine yatakhanenin koridorunda yoğun bir koku oluşmuştu. Okulun yapabileceği bir şey yoktu. Oğlanın babası okulun sponsorlarından biriydi, o yüzden oğlanı kovmak hiç mantıklı olmayacaktı.


Oda defalarca temizlendi ama oğlan değişmemişti. En sonunda, oğlanın odasının yanındaki odaları boşaltmış ve onun odasına birkaç günde bir temizlikçi göndermeye başlamıştı.


Günler haftalara dönerken kötü koku adeta odaya yapışmıştı ve kata ve duvarlara sızıyordu.


O zamanlar Batı Jiujiang Özel Akademisi kızlar yatakhanesinde yaşanan bir ‘kaza’ ile meşgul olduğu için oğlana çok bakamamışlardı. Temizlikçiler bile gelmemeye başlamıştı.


Kalbi bozulan oğlan yatak odasına çöpleri getirmeye devam etmiş ve koku giderek yoğunlaşmıştı.


Bu noktadan sonra oğlanın günlüğü kendini tekrar etmeye başladı. Babasından özür dileyip duruyor ve ondan bağışlanma diliyordu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18424 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37654 Bölüm Sayısı


creator
manga tr