Bölüm 251: Siyah Paket

avatar
384 0

My House of Horrors - Bölüm 251: Siyah Paket


Bölüm 251: Siyah Paket

Çeviri: RassNt  


Trafik ışığında beklerken taksici telefonunu çıkartarak chat grubunda mesaj olup olmadığını kontrol etti. Chen Ge'yi biraz önce Huai Hua Caddesinde indirmiş ve yol boyunca dinlediği bir dizi hayalet hikayeleri yüzünden kalbi korkuyla titriyordu.


"Arabada şoför kaydı, üçgenleme sistemi ve güvenlik kanalları var, o yüzden bir sorun olmayacaktır," Chat grubunda cevap verirken arkada oturan yolcunun duyabileceği şekilde konuştu.


"Son birkaç gece son derece kaotikti, dikkatli ol."


"Tamam."


Yeşil ışık yandı ve taksici telefonunu kenara koyarak sürmeye devam etti. Yan taraftaki manzara hızla akıp gidiyordu ve yoldaki araba sayısı azalmıştı. Taksici gizlice arkadaki yolcuya baktı. Çok uzun sayılmazdı ve kırmızı tişörtünün üstüne siyah bir ceket giymişti.


Arabaya aceleyle binmişti ve adresi verdikten sonra hiçbir şey söylememişti. Asıl tuhaf olan ise arabaya bindikten sonra ne ceketini ne de kafasındaki şapkayı çıkarmamıştı. Taksici görebildiği açıdan sadece yüzünün yarısını görebiliyordu.


"Kardeş, gece taksilerinin yazılı olmayan bazı kuralları vardı, normalde bu tarz yerlere gitmeyiz." Taksici korku yüzünden boşboğazlık yapmaya başladı. "Ama madem arabama bindin, seni geri çevirmeyeceğim. Fakat seni adrese yakın bir yerde indiririm. Geriye kalan yüz ya da iki yüz metreyi yürüyerek gidersin, anlaştık mı?"


Chen Ge'yi ilk defa arabasına aldığı zamanki gibi tuhaf davranıyordu. Kalbi çok ürkekti. Daha gideceği yere varmadan önce geri dönüş rotasını kafasında oluşturmaya başlamıştı. Yolcu arabadan indiğinde geri dönecekti.


"Hayır, sadece gidip bir şey almak istiyorum. Evim şehrin içinde." Adam kafasını kaldırdı ve sesi normaldi. "Eğer gidersen beni krematoryumun yanında terk etmiş olacaksın. Şehre nasıl geri döneceğim? Gece vakti taksiciler krematoryuma gelir mi?"


Taksici Zhang bunu düşündü yolcunun haklı olduğunu inkar edemedi.


"Eğer beni oraya bırakıp tekrar geri götürürsen iki kat ödeme alacaksın, boş arabayla geri dönmekten daha mantıklı değil mi?"


Yolcu, Yaşlı Zhang'ı yavaş yavaş ikna etmeye başlamıştı. Cidden, fazladan parayı almaktan vazgeçecek miydi?


Eğer bu olay Chen Ge ile tanışmadan önce gerçekleşseydi hiç tereddüt etmezdi ama şu an temkinliydi. "Bu kulağa iyi geliyor ama seni yolun sonunda beklerim, eşyanı bulduktan sonra gelip beni bulursun."


"Peki, beklemek konusunda sıkıntı yoksa tamamdır." Erkek yolcu ellerini ceplerine götürdü ve güven verici bir adam görüntüsü aldı.


Şapkasını çıkarmamak konusunda ısrar etmesine rağmen son derece normal biri gibi görünüyor... en azından terk edilmiş okula randevuya giden heriften daha normal, Yaşlı Zhang içten içe söylendi. Jiujiang'da birçok gece taksisi vardı, neden sürekli böyle şeyler onun başına geliyordu?


Aynı akıl hastasına iki kez rastlamıştı ve bu zaten yeterliydi, o yüzden artık şans onun lehine dönmüş olmalıydı. Taksici Zhang kendini teselli etmeye çalıştı ama direksiyonu tutan elleri terlemişti.


Arabayı hızlı sürdü ve on dakikada şehrin dış bölgesinde bulunan krematoryum civarına ulaştı. İnsanlar azaldı ve dükkan tabelalarının neon ışıkları artık görülmüyordu. Tenha yolda sadece Zhang'ın taksisi gidiyordu.


"Varmak üzereyiz."


Yaşlı Zhang arkadaki yolcuya ara sıra bakmaya devam etti. Adam sabırla oturuyordu ve seyahat boyunca hiç hareket etmemişti.


"Lütfen biraz daha ilerle. Kapıda bırakmana gerek yok, sadece biraz daha ilerle," Arkadaki yolcu konuştu. Sesi gevrek geldi, sanki konuşurken nefes alıyor gibiydi.


Yüzlerce metre çevrede herhangi bir ışık yoktu ve rahatsız edici bir sessizlik hakimdi. Karanlık yolda taksi adeta siyah bir tabut gibi yavaş yavaş ilerledi.


"Burada durabilirsin." Gece rüzgarı pencere aralığından hafifçe içeri sızdı ve Yaşlı Zhang'ın direksiyonu tutan elleri titriyordu.


"Tamam, bana iki dakika ver."


"Bekle, ücret!"


"Geri döndüğümde vereceğim," Yolcu hızlıca cevap verdi. Sesinde farklı bir şey vardı.


"Sen..." Yaşlı Zhang adamı ikna etmek için arabadan inmeyi düşündü; adamın parayı ödemeden kaçacağından korktu. Fakat arabadan ayrılma fikri ona fazla geldi. Tanrım, gece yarısı krematoryuma kim gelir? Burada falan mı çalışıyor acaba?


Yaşlı Zhang saate baktığında 11:56 olduğunu gördü.


Garip garip yerlere gitmek isteyen yolculara rastlayıp duruyorum. Tek iyi yanı trafik olmuyor.


Hızlı uzaklaşan adama baktı. Adamın hareket biçiminin garip olduğunu düşündü, sanki yürümeye alışkın değil gibiydi. Yolcu yan kapıdan krematoryuma girdi. Yaşlı Zhang takside tek başına oturdu. Pencereleri kapattı ve kapalı ortam ona ihtiyacı olan güven hissini sağladı.


Çok uzun sürdü. Yaşlı Zhang on saniye sonra huzursuzlandı. Beni kandırıyor mu? Yoksa gelmeyecek mi?


Bunu düşündü ve yüz ifadesi yavaş yavaş değişti. Dehşet verici bir şey fark etti. Huai Hua Caddesine bıraktığım yolcu da ücretini ödemedi!


Huai Hua Caddesine elli metre kala Yaşlı Zhang aceleyle onu arabadan indirmiş ve daha ileri gitmeyi reddetmişti. Chen Ge arabadan indiğinde borcunu ödemeye hazırlanırken taksici çoktan gitmişti.


Yüzüne hafifçe vurdu. İçten içe homurdandı, İşe bir saat önce başladım ama daha yakıt parasını bile çıkaramadım. Neyse, ona bir daha rastlamadığım sürece bir miktar paranın önemi yok.


Yaşlı Zhang telaşlanmıştı. Dikkati dağılsın diye radyoyu açtı ama daha da gerilmesine sebep oldu. Arabanın dışında krematoryum vardı. Tamamen karanlık ve sessizdi. Arabanın içindeki ses sanki izleniyormuş gibi hissetmesine neden oldu. Şarkı bitmeden radyoyu kapattı ve direksiyonu kavrayarak etrafa bakındı.


Niye hala gelmedi?


Gece yarısına bir dakika kalmıştı. Yaşlı Zhang'ın içinde kötü bir his vardı, sanki kötü bir şey olacaktı. Muskasını eline aldı, birkaç dua okudu ve onu tekrar gömleğini içine koydu.


Tesadüf eseri muskayı koymak için kafasını eğdiği anda gözleri arka koltuğa ilişmişti. Konforlu olması için arkaya bir minder yerleştirmişti ve beyaz minderde hafif bir kan lekesi vardı.


Bu leke daha önce var mıydı? Bu gece işe başlamadan önce böyle bir leke olmadığından eminim.


Yaşlı Zhang arkaya dönüp baktı ve aniden yolcunun garip giyinişini hatırladı. Ceketinin altında solgun kırmızı bir tişört vardı.


Tişörtü tamamen kırmızı değildi, acaba...


Pat! Pat pat!


Birisi arabanın camına vurdu. Yolcu krematoryumdan gelmişti ve ellerinde siyah örtüyle kaplı bir paket vardı. Yaşlı Zhang'ın aklı çıktı ve hemen bakışlarını kaçırdı.


"Eşyamı buldum, şehre geri dönebiliriz." Yolcunun ses tonu öncekinden tamamen farklıydı. Bir şey değişmişti.


Yaşlı Zhang dikiz aynasından adamın tuttuğu siyah pakete baktı. Avuçlarını üstüne sildi, terden sırılsıklam olmuştu.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18424 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37654 Bölüm Sayısı


creator
manga tr