Bölüm 246: Sigara İzleri

avatar
392 1

My House of Horrors - Bölüm 246: Sigara İzleri


Bölüm 246: Sigara İzleri

Çeviri: RassNt  


10 numara Chen Ge'yi tanıyan ve yardım etmeye çalışan biri olabilirdi ya da Chen Ge'nin gardını indirmesini amaçlayan bir akıl hastası olabilirdi. Gerçek cevabı bulmak için Linjiang Yeni Sistozomyas Kontrol Merkezi'ne gitmeliydi.


Chen Ge gözden bir şey kaçırmadığından emin olduktan sonra odadan çıktı ve asansöre geri döndü.


Kapalı kapıların ardında başka sırlar olmalı. Belki de üyelerin kullandığı gizli çıkış onlardan birinin ardında. Chen Ge çekici yanında getirmediği için pişman oldu, çekiçle kapıları kırabilirdi. Bir dahaki sefere daha dikkatli olmalıyım.


Asansörde numaranın giderek düştüğünü gördü ve en sonunda rahat bir nefes aldı. Satırı tekrar baldırına bağladı ve maskeyi çıkardı. Derin bir nefes aldı. Asansör birinci katta durdu. Dışarı çıkmadan önce konuşma sesleri duydu ve ses tonu sertti.


"Buraya nasıl geldi? Sana soruyorum, buraya nasıl girdi!?"


"Yönetici Huang, gerçekten buraya nasıl gizlice girdiğini bilmiyorum."


"Binamızda bir katil var ve bana hiçbir şey bilmediğini mi söylüyorsun?!"


"Üzgünüm."


"Sana özür dilemen için değil, kiracıların koruman için para ödüyorum! Son zamanlarda kaç kez sıkıntı yaşadık? Kendine bundan pay çıkart!"


Chen Ge asansörün dışına baktı. Köşeye gizlediği Zhu Xiu ortadan kaybolmuştu.


Adam nerede?


Chen Ge etrafa göz attı. Güvenlik üniformalı Gu Feiyu elinde telefonla başı öne eğik bir halde duruyordu. Onun karşısında zarif giyinmiş ama kızgın orta yaşlı bir adam vardı.


"Xiao Gu? Neler oluyor?" Chen Ge oraya doğru yürüdü.


"Sen kimsin?" Orta yaşlı adam Chen Ge'ye döndü. "Tanıdık gelmedin. Kiracılarımızdan biri değilsin, değil mi?"


Ardından bakışlarını Gu Feiyu'ya çevirdi. "Arkadaşın mı?"


Gece yarısından sonra buraya yabancıların girmemesi gerekiyordu, bu yazılı kuraldı. Gu Feiyu başka bir hata daha yaptığını biliyordu. Şapkasını çıkardı ve başıyla onayladı.


"Yönetici Huang." Dışarıdan polis siren sesi geldi ve gündelik kıyafet giymiş orta yaşlı bir adam içeri girdi. "Bu benim arkadaşım."


Chen Ge gördüğü adam karşısında şaşkına döndü. "Müfettiş Lee?"


"Karakoldan ayrılırken bir şeyler olduğunu anlamıştım ama bu adamı gizlendiği yerden çıkaracağını hiç düşünmemiştim." Müfettiş Lee baygın Zhu Xiu'nun yattığı kapıyı işaret etti.


"Karakoldan beri beni mi takip ediyordun?" Chen Ge hiç farkına varmamıştı. Şöyle bir düşününce korkuya kapıldı.


"Yirmi yıldır polislik yapıyorum. Eğer beni fark etseydin boşa polislik yapmış olurdum." Müfettiş Lee Yönetici Huang'a döndü. "Çocuğu suçlamayın, bu sefer iyi iş çıkardı. Suçlu çok kurnaz biri ve polisten kaçıyordu. Sivil polislerimiz bile onu bulamamıştı, bu çocuğun da fark etmemesi gayet doğal."


"Polis bile onu yakalayamadı demek." Yönetici Huang Chen Ge'ye döndü ve tavrını hemen değiştirerek özür diledi. "Demek siz de polissiniz. Hizmetiniz için teşekkürler."


Chen Ge adamı görmezden geldi ve utanç içinde Müfettiş Lee'ye baktı. "Binanın dışında mı bekliyordun?"


"Ne bekliyordun? Seni Yeni Yüzyıl Parkı'nda bir buçuk saat izledim ve ardından Fang Hwa Apartmanlarına kadar takip ettim. O zamandan beri ortaya çıkmanı bekliyordum." Müfettiş Lee omuzlarını salladı. "Şüpheliyle birlikte aşağı indiğinde içeri girmeye hazırdım ama sen tekrar asansörle yukarı çıktın."


"Lee Amca, bunun ne kadar tehlikeli olduğunu biliyor musun?"


"Eğer aptalca bir şey yapacağından endişelenmeseydim umrumda olur muydu sence?" Müfettiş Lee sesini alçalttı ve Chen Ge'yi kenara çekti. "Zhu Xiu bir çeşit travma yaşamış gibi, onu bulduğunda böyle miydi?"


Müfettiş Lee'nin sesi tuhaftı. Chen Ge müfettişin ifadesine baktı ve kafasına dank etti. Açıkladı, "Evet, onu bulduğumda zaten bu haldeydi. Nedenini anlamak için tekrar yukarı çıktım."


"Evet." Müfettiş Lee başıyla onayladı. "Bu mantıklı görünüyor."


Zhu Xiu'yu polis arabasına götürdükten kısa bir süre sonra bir ambulans geldi. O da üçüncü binanın önünde durdu. Birer birer insanlar ortaya çıkmaya başladı. "Ambulansı kim çağırdı?"


Kimseden cevap gelmedi. Bir süre sonra asansördeki numara harekete geçerek on üçüncü katta durdu.


"Buradaki kiracılar asansörü geceleri nadiren kullanır. Bir şey olmuş." Yönetici Huang ve Gu Feiyung aynı anda asansöre fırladılar. Çok geçmeden asansör açıldı ve yaşlı bir kadın taşıyan orta yaşlı bir adam dışarı fırladı.


"Doktor! Doktor!" Adamın annesi hastalıktan bayılmış gibiydi. Chen Ge ilk başta buna fazla aldırmadı ama yaşlı kadını görünce gözleri şaşkınlıkla doldu. Bu yaşlı kadın daha önce 13. kattan ayrılmayı planlayan yaşlıydı. Onu asansörde gördüğünde kadın homurdanmıştı, "Gecenin bu vaktinde neden asansör bu kadar dolu? Bana yer kalmamış."


Yaşlı kadının kıyafeti Chen Ge'nin daha önce gördüğünden farklıydı. Önceden gördüğü o yaşlının yaşlı kadın mı yoksa onun ruhu mu olduğundan emin değildi.


"Asansöre binemediği için hayata tutunmuş olmalı."


Ambulans gittikten sonra Chen Ge'nin de gitme zamanı gelmişti ama öncesinde yapması gereken bir şey vardı.


"Xiao Gu, gece güvenliği olarak sana aylık ne kadar ödüyorlar?"


“3,000.”


"Oldukça cesur ve iyi bir kişiliğe sahip olduğunu gördüm. Eğer işten ayrılırsan ya da başka bir yere gitmek istersen Batı Jiujiang'ın Yeni Yüzyıl Parkı'na gelip beni bul." Chen Ge telefonunu işaret etti. "Gelmeden beni ara."


Gu Feiyu'nun ilgisini çekmiş gibiydi. "Tamam."


Chen Ge müfettişle vedalaştıktan sonra hemen Yeni Yüzyıl Parkı'na geri döndü. Eve geldiğinde kendini güvende hissetti.


Burada çok daha rahat hissediyorum.


Dikkat etmesi gereken her şeyi not aldı. Hepsini ezberledikten sonra kağıdı yaktı.


Yarın yeni bir gün olacak. İşten sonra zamanım olursa gidip Linjiang Yeni Sistozomyas Kontrol Merkezi'ni ziyaret etmem lazım.


Saat geç olmuştu. Beyaz kediyi besledi ve uyumak için uzandığı anda telefonu çaldı.


Müfettiş Lee mi? Chen Ge Zhu Xiu'nun başına bir şey geldiğini sandı ama çağrının Yüzbaşı Yan'dan geldiğini gördü.


"Chen Ge rahatsız ettiğim için kusura bakma ama seninle konuşmam gereken bir şey var."


Yüzbaşı Yan'ın sesi kibardı ve Chen Ge'nin onu geri çevirmesi kabalık olacaktı. "Tamam, ama biraz çabuk olalım."


"Sana resim gönderdim. Ona bir bak. Bunu Hai Ming Apartmanlarının etrafındaki güvenlik kameralarını kontrol ederken gördük."


Chen Ge tıklayarak resmi açtı. Güvenlik kamerasından alınan bir resimdi ama resim netleştirilmişti.


Ceketli bir adam vardı ve sağ elinde tuttuğu bir telefonla birisiyle konuşuyor gibiydi. Sol elinde ise Chen Ge'nin korku evinin el ilanını tutuyordu. Elinin arkasında küçük yaralar ve sigara izleri vardı.


"Resimdekini tanıyor musun?"






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr