Bölüm 244: Görmemen Gereken Şeyler

avatar
381 1

My House of Horrors - Bölüm 244: Görmemen Gereken Şeyler


Bölüm 244: Görmemen Gereken Şeyler

Çeviri: RassNt  


Ekrandaki kırmızı numara oldukça göze çarpıyordu. 24'e geldiğinde asansörün kapısı açıldı. Koridorda ıslak kan lekeleri vardı ve duvarlar çiziklerle doluydu. Sanki korkunç bir şey olmuş gibi havada kan kokusu vardı. Chen Ge baldırına yapıştırdığı satırı çıkardı ve elbise kolunun içine gizledi.


"Girelim."


Chen Ge arkasına bakmadı. Arkasından gelen soğuk hisle birlikte Zhang Ya'nın peşinden geldiğini biliyordu. Koridor sessizdi ve her sesi duyabiliyordu. Koridorun üçte birini yürüdüğünde biçme sesi geldiğini fark etti. Birkaç adım daha attı ve sesin buraya ilk geldiğinde kuş adamın çıkarken gördüğü o odadan geldiğini teyit etti.


Masanın etrafında on sandalye vardı. Onlar muhtemelen ilk on hastayı temsil ediyor ve kuş adam ise pis işlerden sorumlu. Ama onun hayalet hikayeleri toplumundaki rolü tam olarak ne?


Chen Ge biraz düşündükten sonra başını sağa sola salladı. Bunu düşünmeye gerek yoktu. Buraya topluluğu tanımaya gelmemişti, onları mahvetmek için buradaydı. Onlar da üç yıldızlı senaryoyla bağlantılı, o yüzden Zhang Ya onlarla tek başına baş edebilmesi gerekiyor.


Odanın dışında duran Chen Ge kapıdan içeriyi gözetledi ve kaşları istemsizce çatıldı. Kuş adam elinde bazı aletlerle bir köşeye çömelmişti. Önünde yatan yaşlı bir adam vardı ve yan tarafta bir maske duruyordu. Chen Ge bu maskeyi daha önce görmüştü; yeni üye 1 numaranın giydiği maskeydi.


"Ne yapıyorsun?" Chen Ge kapıya gerildi ve aniden konuştu. Aniden gelen sesle kuş adam sıçradı. Adam arkasını dönmedi ve arkası dönük bir şekilde konuştu. "Herkes gitti, sen neden hala buradasın?"


"Yemek servisi ne oldu? Bir süreliğine ayrıldım, hemen bitti mi?" Chen Ge biraz pişman oldu. Bir sebepten ötürü bu geceki plan değişmiş olmalıydı.


"Küçük bir problem vardı. İçlerinden biri başkandan mesaj aldı ve ayrılmak zorunda kaldılar." Kuş adam hala arkasını dönmemişti. Vücudunun üst kısmı donmuş gibiydi. Hala sırtı Chen Ge'ye, yüzü yerdeki yaşlı adama dönüktü.


"Başkandan mesaj mı geldi?" Chen Ge adamın dalga geçtiğini düşündü. Odanın içine girdi. "Nereye gittiklerini söyleyebilir misin?"


"Bir fikrim yok." Adam bir an duraksadıktan sonra ekledi, "Uzak durmanı öneriyorum."


"Koridorun sonunda sadece bir asansör vardı ve ben o asansörden hiç ayrılmadım. Burada başka çıkış var mı?" Chen Ge adamdan olabildiğince fazla ipucu almaya çalıştı. Herkes gittiği için bilgi alabileceği sadece kuş adam kalmıştı.


"İleride seni bu konuda bilgilendirirler ama şimdilik lütfen git." Kuş adamın hareketleri katıydı, sanki bilerek arkasını dönmek istemiyor gibiydi. Chen Ge onunla muhabbet etmek için burada değildi. Kuş adamın dediklerine rağmen ayrılmak bir kenara odanın içinde ilerledi.


"Neden sen de onlarla gitmedin? Burada mı kalıyorsun?" Chen Ge soru sormaya devam etti.


"Ben sadece yemek ve temizlikten sorumluyum."


"İlginç." Chen Ge'nin aklında bu kuş adama dair bazı şüpheler vardı. Bu katta istediği kadar kalabiliyordu ve her yere erişimi vardı. Başkan olabilir miydi? Belki de başkan diğer üyelerden birisi değildi.


Chen Ge bunu kanıtlamak istedi ama biliyordu ki doğrudan sorsa bile kuş adam ona karşı dürüst olmayacaktı. Bu yüzden daha direkt yöntemlere başvurmaya karar verdi. Başkan olsun ya da olmasın sonsuza kadar ortadan kaybolduğu sürece başkan olamayacaktı.


Kuş adam onun yaklaştığını fark etti ve sesini yükseltti. "Çaylak, dışarıda ne yaptığının bir önemi yok, şu an buradasın ve hayalet hikayeleri toplumunun kurallarına uysan iyi olur."


"Kurallar mı? Ama sadece bir kural var, değil mi? Sadece hayalet hikayeleri anlatmam lazım. Diğer kurallar ne?" Chen Ge adamı şüpheli bulduğu için kolayca bırakmayacaktı.


"Eğer görmemen gereken şeyleri görürsen karşılığını vermen gerekecek. Şu an bütün üyeler gittiler, bu katta sadece sen ve ben kaldık." Kuş adam ayağa kalktı ve aynı zamanda bir su akma sesi geldi. Chen Ge adamın vücudunun alt kısmına baktı. Pantolonu kanla yıkanmıştı ve paçalarından kan akıyordu.


"Ne demeye çalıştığını anlamadım. Bütün üyeler gittiyse bu senin için kötü haber demektir." Chen Ge adamın elbisesindeki kanı fark etmemiş gibi ilerlemeye devam etti.


"Öyle mi?" Kuş adam kenara çekilerek yaşlı adamın vücudunu ortaya çıkardı. Yüzü dehşetle doluydu.


"Ara sıra bazı çaylaklar gizemli şekilde ortadan kayboluyor ve herkes buna alıştı." Sanki kendi kendine konuşuyordu ama bunu Chen Ge'nin de duymasını istiyordu. Kuş adam bunun ardından arkasını döndü. Ellerindeki tuhaf aletler ve kanlı elbiselerine rağmen asıl ilgi çekici noktası yüzüydü.


Bir maskeye ihtiyacı yoktu!


Adamın ağzı yüzünden bir gaga biçiminde çıkıntı yapmıştı ve kapının ardındaki canavarlara özgü olan kan damarları yanaklarını kaplamıştı. Bu adam bir insan değildi!


"Sana şans verdim ama bunu değerlendiremedin." Kuş adam tuhaf bir ses yaratmak için ellerindeki aletleri salladı. "İlk karşılaştığımızda bunu istiyordum. Ne yazık ki çok fazla insan vardı ama buraya kendi isteğinle geri geldin."


İşler Chen Ge'nin düşündüğünden farklıydı, bir insanla konuştuğunu düşünmüştü.


Eğer bilseydim bu kadar zaman harcamazdım.


Chen Ge adamın yüzüne baktı. Eğer kapının ardından gelen canavarlar dışarıda hayatta kalmak istiyorsa canlı birine bağlanmak zorundaydılar. Adamın kafasında gelişmiş gibi görünen canavar daha önce hiç görmediği bir türdü.


Onların ilişkisi Xiaong Qing ile ince canavar arasındaki ilişkiye benziyordu. Kapının ardındaki canavar onun üstünde büyüyordu ve insan, canavarın arzularını tatmin ederek belli bir dereceye kadar kontrol sahibi oluyordu.


Hayalet hikayeleri toplumunun bütün gerçek üyelerine bağlanmış bir canavar olacak. Bu zorlu görünüyor, özellikle aralarında bir Kızıl Tayf varsa.


Chen Ge olduğu yerde durarak bu problemi düşündü. Kuş adam onun korktuğunu düşündü ve yüzünde zalim bir gülümseme belirdi. İnsanların çabaladıklarını görmeyi seviyordu, bu hayatta kendine sağladığı küçük bir keyifti. Bu yüzden asansörün etrafında bu kadar kanlı çizik izi vardı.


İnsanları tam umutlandıkları anda umutsuzluğun derin çukuruna çekmeye bayılıyordu.


"Hayalet hikayeleri toplumu bir hayır kurumu değil. Eğer kurtuluşa ermek istiyorsan bedelini ödemen gerek!"


Kuş adam Chen Ge'ye doğru elinde aletlerle fırladı, gaga benzeri ağzından tiz çığlıklar yükseldi.


Aniden boynuna dolanan siyah saçlar onu yerden yukarı kaldırdı. Bacakları umutsuzca sallandı ve kan damarlarının dağılmasıyla yüzü morardı.


"Bu da ne!?"






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18163 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37433 Bölüm Sayısı


creator
manga tr